10 kasabaya giden yol üzerinde
-
Eldarin
Gergh Morien e baktı.
"Savaş alanına kadar yürüyeceğim.sonra ise kimseyi canlı bırakmayacağım tamam."
bir an durdu...
"Atı isterim tabiiki.onun kanından ve etinden tatmak istiyorum.ben arkandan yollanacağım seçilmiş!Atın ayakları benimkinden daha ince ve daha hızlı!"
"Senin kadar hızlı ilerleyemiyorum şövalye.buna bi çare bulmalısın bence!"
"Savaş alanına kadar yürüyeceğim.sonra ise kimseyi canlı bırakmayacağım tamam."
bir an durdu...
"Atı isterim tabiiki.onun kanından ve etinden tatmak istiyorum.ben arkandan yollanacağım seçilmiş!Atın ayakları benimkinden daha ince ve daha hızlı!"
"Senin kadar hızlı ilerleyemiyorum şövalye.buna bi çare bulmalısın bence!"
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Eldarin wrote:Mabed!!!
Dryad ın yüzündeki değişiklik bir anda farkedilir olmuştu.gözleri kısılmıştı.kasabanın ötesindeki mabedden bahsetmişti bu savaşçı dişi.
yoksa...
Dryad ın aklından binbir düşünce geçmekteydi.şüpheleri doruk noktasındaydı ve nefreti bir kat daha artmıştı.
yine de sakin olmayı tercih etmeliydi.ormanı koruması daha önemliydi şu durumda.Bu şuh dişiyi altedebilirdi.belki güç yoluyla değil ama pekala zekasıyla.
"Kuzum, bu ormandan ayrılman en uygunudur.ama buraya ne alelade girilir ne de çıkılır?senin girmen isteniyordu ve girdin diyebiliriz.gölge orman budur işte..."
Orman perisi akıl oyunlarına başlamıştı sanki.zihninde uçuşan sözler bir bir ağzından çıkmaktaydı.büyünün o eşsiz nefesini solumaktaydı şimdi.
"Ve şimdi çıkman isteniyor .bu sefer benim tarafımdan .Lakin çıkman içinde bazı gerçekleri gözardı edemem.gölge ormanın kuralları vardır.sözünü söylemeden seni buradan çıkaramam.Görülerininde önüne geçemem..."
Reda ormanın sanki gitgide daraldığını hissediyordu şimdi.onun etrafında büzüşüyor ufalıyor gibiydi.Reda gerçekten daralmış hissediyordu kendini.dallar iyice ona uzanmıtı, büyülü yaratıklar karanlık köşelerden kendini izlemekteydi.binbir renk cümbüşü yoktu bu ormanda.
Sadece gölgeler vardı.
Dryad şimdi Reda nın kırmızı pelerinini okşamaktaydı.Reda nın güzelliği onun yanında ölçüştürülemezdi bile.Peri saçlara yaklaştı.nefesi Reda yı kendinden geçiriyordu sanki.derin nefesler ve hoş bir koku etrafını sarmalamaktaydı savaşçının.
Yüzü Reda nınki ile birleşmişti şimdi sanki.Reda bundan acaip rahatsızlık duyuyordu belliki.Dryad umursamadı.bir süre sonra başını geri çekti.
"Hangi adımın en önemlidir Reda?" dedi.ismini biliyordu evet.ama bu nasıl olabilirdi?Reda belki de ömrünün başka bir döneminde bunu anlayacaktı.
"şimdiki adımın mı , Geçmişteki adımın mı , Gelecekteki adımın mı?"
bir bilmece miydi?yoksa bir görüş mü bekleniyordu kendisinden?
bunu bilmiyordu lakin peri şimdi geri çekilmişti.Reda nın etrafında savaşçı dişinin farkedemediği değişik bitkiler gelişmekteydi şimdi.sarı beyaz yeşil bitkiler.Ve onu sarmaktaydılar.
Büyü başlamıştı ve Reda nın cevabına göre şekillenecekti...
Bir an gözlerini kısıp nefretle baktı,ama sinirlerini kontrol etmeliydi bu periler oyunmu oynuyordu? pekala öyle olsundu.Perinin sorduğu soruyu düşündü kısa bir süre,geçmiş adım zaten adı üstüne geçmişti bir önemi kalmamıştı.Gelecek adım henüz atılmamış olan bir adımdı.zaten geleceği belirleyende şimdiki atılan adım olucaktı "şimdiki adım önemlidir" dedi kararla
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
-
Eldarin
şimdiki Adım...
Dallar ve budaklar yavaş yavaş Reda nın etrafından çekilmeye başlamıştı şimdi.daha açık olmak gerekirse Reda etrafta güçlü bir ilüzyonun hakim olduğunu seziyor gibiydi.aslında dallar değil gölgelerdi sanki onu çevreleyen ve şimdi birer birer rahat bırakmaya başlamışlardı Reda yı.
Dryad ise yere yatmış , toprakla bütünleşir gibi öylece uzanmıştı.başını ellerinin arasına almıştı ve çılgınca kıkırdamaktaydı.
Sonra bir ses daha duyuldu Dryad ın ağzından.ona ait değildi sanki ses.çok daha kalın bir sesti çünkü.,
"Doğru bildin savaşçı.şimdi gidebilirsin.gölge orman seni bekliyor olacak...her zaman..."
Reda nın duyabildiği bunlardan ibaretti.etraftaki yeşil beyaz ışıltı şimdi yavaş yavaş kızıllaşıyordu.
Ã?nünde bir adımlık mesafe vardı.şimdiki adımıydı bu onun.ne geçmiş ne gelecek...
Dryad ise ona doğru yaklaşmıştı tekrar.sarmaşıkların arasına dolanmış saçları belli belirsiz görülebiliyordu ve hoş bir gülümseme yüzüne yayılmıştı.Ve gitmeyi istemesini beklemekteydi Reda nın.
Gölge orman da ise işler o kadar da basit sayılmazdı.Reda hala birşeyler yapmalıydı.etrafındaki muazzam büyüsel dalgayı hissedebiliyordu...
Dallar ve budaklar yavaş yavaş Reda nın etrafından çekilmeye başlamıştı şimdi.daha açık olmak gerekirse Reda etrafta güçlü bir ilüzyonun hakim olduğunu seziyor gibiydi.aslında dallar değil gölgelerdi sanki onu çevreleyen ve şimdi birer birer rahat bırakmaya başlamışlardı Reda yı.
Dryad ise yere yatmış , toprakla bütünleşir gibi öylece uzanmıştı.başını ellerinin arasına almıştı ve çılgınca kıkırdamaktaydı.
Sonra bir ses daha duyuldu Dryad ın ağzından.ona ait değildi sanki ses.çok daha kalın bir sesti çünkü.,
"Doğru bildin savaşçı.şimdi gidebilirsin.gölge orman seni bekliyor olacak...her zaman..."
Reda nın duyabildiği bunlardan ibaretti.etraftaki yeşil beyaz ışıltı şimdi yavaş yavaş kızıllaşıyordu.
Ã?nünde bir adımlık mesafe vardı.şimdiki adımıydı bu onun.ne geçmiş ne gelecek...
Dryad ise ona doğru yaklaşmıştı tekrar.sarmaşıkların arasına dolanmış saçları belli belirsiz görülebiliyordu ve hoş bir gülümseme yüzüne yayılmıştı.Ve gitmeyi istemesini beklemekteydi Reda nın.
Gölge orman da ise işler o kadar da basit sayılmazdı.Reda hala birşeyler yapmalıydı.etrafındaki muazzam büyüsel dalgayı hissedebiliyordu...
Reltar butun konsantrasyonunu toplamıştı.Gölge ateşi savaşın kokusunu almış olmalıydı.Ã?ünkü yerinde huysuzlanmaya başlamıştı.İleri doğru atılmak istiyordu.Reltar dizginleri zor bir şekilde tutyordu.atlar genellikle minatourlardan nefret ederlerdi.
Reltar etrafına baktığında herkes saflarını almış gibiydi.Reltar da kılıcını çekerek beklkemeye başladı.Buradaki insanlara ayak uydurmalıydı. Galiba buradaki insanların komutanı,beraber geldikleri savaşçıydı.En iyisi onu belkemekti.Onun yaptıklarına-yada dediklerine -göre hareket etme kararı aldı...
Reltar etrafına baktığında herkes saflarını almış gibiydi.Reltar da kılıcını çekerek beklkemeye başladı.Buradaki insanlara ayak uydurmalıydı. Galiba buradaki insanların komutanı,beraber geldikleri savaşçıydı.En iyisi onu belkemekti.Onun yaptıklarına-yada dediklerine -göre hareket etme kararı aldı...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
-
Eldarin
Arkaine kılıcını iki eliyle sıkıca tutmaktaydı.yüzündeki müthiş sert ifade bir an bile bozulmamıştı.nefretle karşısındakini süzmekteydi.
Kendisine doğru son sürat yaklaşmakta olan yaratığı.şimdi kılıcını öne doğru uzatmıştı.Eğer şansı vardıysa yaratığı bi nebze durdurabilirdi.yine de korku namına hiçbirşey hissetmemekteydi.
"Nyall Knictar Thorgoriath !!!" diye gürlediği duyuldu.Kılıcını yüzüne paralel sağ tarafında tutmaktaydı.alnına yapışmış saçları bir anlığına geriye doğru uçuştu.
Komutan minotaur a saldırmak üzere harekete geçmişti....
-------------------------------------------------------------------
Gergh hırsla kervanı süzmekteydi.Evet öldürecek çok insan vardı görünüşe bakılırsa.
Sonrasında ise onu karşılarına alan savaşçıları gördü.buna üüzlemezdi çünkü güçsüzler onu fazlasıyla sıkardı, güçlüler ise gerçekten uğraşmaya değerdi.megoloman ruhunu akıttığı kanlarla tatmin etmekte üzerine yoktu bu savaş manyağı minotaur un.
Ardından ruhani kılıcın kendisine doğru yaklaştığını gördü.
"Bah !" dedi.bir kılıçla savaşmak.evet bir büyüydü ve Gergh zavallılarla beraber büyü kullanıcılarındanda nefret ederdi.Hızını kesmedi ve doğruca karşısında garip bir duruşla onu beklemekte olan zırhlı savaşçıya doğru ilerlemesine devam etmek istedi.
Masmavi kılıç aldığı emirle beraber havada döne döne ilerleyişine minotaur yönünde devam etti.Güçlü minotaur ondan sıyrılmaya çalışırken , semavi kılıç mavi beyaz ışıklar saçarak minotaur un böbreklerine saplandı.(Gergh -6 hp)
minotaur un nefreti muazzamdı.Kılıçtan öte tarafa kaçmıştı ve ona doğru yaklaşmakta olan savaşçıya hiç düşünmeden şarja geçti.
Arkaine kılıcını yanlamasına tutarak minotaur un kalın koluna indirmek için hazırlanmıştı ki yaratığın kükreyerek kendisine doğru koştuğunu gördü.
Dev yaratık boynuzunu önüne katmıştı.dağdan inerkenki müthiş hızına sahip olmasa da daha önceleri bu hareketi yapmamış değildi.
Ve boynuzlar Arkaine in zırhının göğüs plakalarını parçalayarak komutanı geri uçurduğunda silahını da elinden kaçırmıştı Arkaine.(Arkaine -24 hp)
Bir kükreme dağın öte taraflarına kadar yankılandı.minotaur semavi kılıcın ikinci darbesiyle karşılaşmıştı tam o sırada.yanlamasına çevrilerek göğsünü hedef alan kılıç yaratığın göğsünden aşağı boylamasına yarıverdi(Gergh -3 hp)
Ã?bür taraftan Arkaine in askerlerinden Aramil(harita üzerinde yakında olanı) kılıcıyla Minotaur a bir hamle yapmayı denedi fakat başarısız oldu.
Kendisine doğru son sürat yaklaşmakta olan yaratığı.şimdi kılıcını öne doğru uzatmıştı.Eğer şansı vardıysa yaratığı bi nebze durdurabilirdi.yine de korku namına hiçbirşey hissetmemekteydi.
"Nyall Knictar Thorgoriath !!!" diye gürlediği duyuldu.Kılıcını yüzüne paralel sağ tarafında tutmaktaydı.alnına yapışmış saçları bir anlığına geriye doğru uçuştu.
Komutan minotaur a saldırmak üzere harekete geçmişti....
-------------------------------------------------------------------
Gergh hırsla kervanı süzmekteydi.Evet öldürecek çok insan vardı görünüşe bakılırsa.
Sonrasında ise onu karşılarına alan savaşçıları gördü.buna üüzlemezdi çünkü güçsüzler onu fazlasıyla sıkardı, güçlüler ise gerçekten uğraşmaya değerdi.megoloman ruhunu akıttığı kanlarla tatmin etmekte üzerine yoktu bu savaş manyağı minotaur un.
Ardından ruhani kılıcın kendisine doğru yaklaştığını gördü.
"Bah !" dedi.bir kılıçla savaşmak.evet bir büyüydü ve Gergh zavallılarla beraber büyü kullanıcılarındanda nefret ederdi.Hızını kesmedi ve doğruca karşısında garip bir duruşla onu beklemekte olan zırhlı savaşçıya doğru ilerlemesine devam etmek istedi.
Masmavi kılıç aldığı emirle beraber havada döne döne ilerleyişine minotaur yönünde devam etti.Güçlü minotaur ondan sıyrılmaya çalışırken , semavi kılıç mavi beyaz ışıklar saçarak minotaur un böbreklerine saplandı.(Gergh -6 hp)
minotaur un nefreti muazzamdı.Kılıçtan öte tarafa kaçmıştı ve ona doğru yaklaşmakta olan savaşçıya hiç düşünmeden şarja geçti.
Arkaine kılıcını yanlamasına tutarak minotaur un kalın koluna indirmek için hazırlanmıştı ki yaratığın kükreyerek kendisine doğru koştuğunu gördü.
Dev yaratık boynuzunu önüne katmıştı.dağdan inerkenki müthiş hızına sahip olmasa da daha önceleri bu hareketi yapmamış değildi.
Ve boynuzlar Arkaine in zırhının göğüs plakalarını parçalayarak komutanı geri uçurduğunda silahını da elinden kaçırmıştı Arkaine.(Arkaine -24 hp)
Bir kükreme dağın öte taraflarına kadar yankılandı.minotaur semavi kılıcın ikinci darbesiyle karşılaşmıştı tam o sırada.yanlamasına çevrilerek göğsünü hedef alan kılıç yaratığın göğsünden aşağı boylamasına yarıverdi(Gergh -3 hp)
Ã?bür taraftan Arkaine in askerlerinden Aramil(harita üzerinde yakında olanı) kılıcıyla Minotaur a bir hamle yapmayı denedi fakat başarısız oldu.
-
Eldarin
Kendine itiraf etmekten nefret etsede bu soruyu bildiği için rahatlamıştı bu periyle diolaga girmek ve gölge ormanda bulunmak Redayı epey rahatsız etmişe benziyordu.
Artık biran önce mabede varmalıydı,mabedin karanlık ve kan kokulu havasını solumayalı baya olmuştu,Koridorlara işlenmiş acı çeken figürleri görmek istiyordu
ve Kaos mabedinin Kasvet dolu salonun ortasındaki üzeri kanlarla kaplı dev pentagram, mabede ilk geldiğinde bu devasa pentagramla karşılaşmıştı ve mabedin bu kısmı zihninde epey yer ettmişti.Evet bir an önce varmalıydı.
Artık biran önce mabede varmalıydı,mabedin karanlık ve kan kokulu havasını solumayalı baya olmuştu,Koridorlara işlenmiş acı çeken figürleri görmek istiyordu
ve Kaos mabedinin Kasvet dolu salonun ortasındaki üzeri kanlarla kaplı dev pentagram, mabede ilk geldiğinde bu devasa pentagramla karşılaşmıştı ve mabedin bu kısmı zihninde epey yer ettmişti.Evet bir an önce varmalıydı.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
"Ã?evresini sarın! Korkmayın! YÃ?CE OREN! KARANLIğI PARÃ?ALAMAMA YARDIM ET!"
Cervantes tüm gücüyle yaratığa doğru koştu ve çift eliyle kavradığı mavi kılıcı son adımından önce arkasından alıp öne doğru dev yaratığın göğsünü yarmak için aşağıdan yukarı doğru savurdu.
*Charge + Smite Evil : +4 attack +3 damage -2 AC*
Cervantes tüm gücüyle yaratığa doğru koştu ve çift eliyle kavradığı mavi kılıcı son adımından önce arkasından alıp öne doğru dev yaratığın göğsünü yarmak için aşağıdan yukarı doğru savurdu.
*Charge + Smite Evil : +4 attack +3 damage -2 AC*
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
Eldarin
"Benim yolum kasabanın ilersindeki bir mabed"
Kara Pentagram...
dryad ın hisleri ister istemez reda nınkiyle buluşmuştu.Onun gitmek istediği yer aynen dryad ın zihninde belirmişti.müthiş karanlık ve kasvetin arasında gördükleri onun için dfehşet vericiydi.kara pentagram ve devasa salon aynen zihninde canlanmıştı çünkü.
gölge orman gerçekleştirmişti bunu elbette.gölge Orman ın kasveti hepsinden daha meşumdu.kumulların ortasındaki ilüzyonvari ormanın sırlarını yüzyıllık bilgeler dahi çözemezdi.
Ve şimdi gölge ormanın Reda ile işi bitmişti.Reda nın etrafında dönüp duran sinirbozucu gölgeler onu hapsetmiş gibiydi.ve sinirlerini iyice kaybetmesine yol açan büyüsel dalgalanma da onu çevrelemekteydi.
Reda nın zihninde dolanan düşüncelerle birlikte büyü de harekete geçti.reda kendini boşlukta buluverdi birden.onlarca yıl geçiyor gibiydi ömründen.büyü aktive edilmişti.savaşçı kendini toparlayamadı.etrafındaki büyüsel dalga onun kendine geçmesine sebep olmuştu.
yeniden kendine geldiğinde ise bembeyaz taştan bir köprüde bulmuştu kendisini.etrafında yine meşum ve kasvetli bir hava vardı.
Kaos hizmetkarı kaosun ortasına gönderilmişti...
Derinliklere...
NOT1:Reda -1 Wis +2 Con
NOT2:Lysana nın Reda karakteri RPG den ayrılmıştır.Derinliklere Yolculuk ile birleştirilmiştir...
Kara Pentagram...
dryad ın hisleri ister istemez reda nınkiyle buluşmuştu.Onun gitmek istediği yer aynen dryad ın zihninde belirmişti.müthiş karanlık ve kasvetin arasında gördükleri onun için dfehşet vericiydi.kara pentagram ve devasa salon aynen zihninde canlanmıştı çünkü.
gölge orman gerçekleştirmişti bunu elbette.gölge Orman ın kasveti hepsinden daha meşumdu.kumulların ortasındaki ilüzyonvari ormanın sırlarını yüzyıllık bilgeler dahi çözemezdi.
Ve şimdi gölge ormanın Reda ile işi bitmişti.Reda nın etrafında dönüp duran sinirbozucu gölgeler onu hapsetmiş gibiydi.ve sinirlerini iyice kaybetmesine yol açan büyüsel dalgalanma da onu çevrelemekteydi.
Reda nın zihninde dolanan düşüncelerle birlikte büyü de harekete geçti.reda kendini boşlukta buluverdi birden.onlarca yıl geçiyor gibiydi ömründen.büyü aktive edilmişti.savaşçı kendini toparlayamadı.etrafındaki büyüsel dalga onun kendine geçmesine sebep olmuştu.
yeniden kendine geldiğinde ise bembeyaz taştan bir köprüde bulmuştu kendisini.etrafında yine meşum ve kasvetli bir hava vardı.
Kaos hizmetkarı kaosun ortasına gönderilmişti...
Derinliklere...
NOT1:Reda -1 Wis +2 Con
NOT2:Lysana nın Reda karakteri RPG den ayrılmıştır.Derinliklere Yolculuk ile birleştirilmiştir...
Reltar havada uçan kılıcı,minatourun kervanın başındaki adamı bir boynuz darbesiyle uçuruşunu büyük bir şokla izlemişti.Herşey o kadar çabuk gelişiyordu ki Reltar artık bir şeyi yapması gerektiğini anlamıştı.Ardından beraber geldiği savaşçının bağırtısını işitmişti."Ã?evresini sarın! Korkmayın!"
diye bağırıyordu.Birden savaşçı minatoura doğru atağa geçmişti.
Reltar da gaza gelmişti.Elinde kılıcını tutarak hırsla Gölge ateşi ni minatorun üzerine sürmeye başladı.Kafasına doğru bir hamle yapacaktı minatourun...
diye bağırıyordu.Birden savaşçı minatoura doğru atağa geçmişti.
Reltar da gaza gelmişti.Elinde kılıcını tutarak hırsla Gölge ateşi ni minatorun üzerine sürmeye başladı.Kafasına doğru bir hamle yapacaktı minatourun...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
-
Eldarin
Komutan Arkaine ,minotaur un sert boynuz darbesiyle 3 4 metre geriye uçmuştu ve zırhının orta kısmındaki plakalarda kelimenin tam manasıyla 'dağılmıştı'.Arkaine derinden bir çığlık patlattıktan sonra tekrar kendine gelmeye çalışmaktaydı.başındaki miğferi sağ tarafına ,kılıcı ise sol tarafına uçmuştu.
Ã?nce başını kaldıran şövalye ardından kılıcına yöneldi.bu güçlü yaratığa haddini bildirmeliydi.
Daha önemlisi kervanı ve insanları korumalıydı.*düstur* böyle derdi çünkü...
Ve şövalye tam kılıcını kaptığı anda başını yaratığın olduğu tarafa çevirdi.
Minotaur ,hemen sağındaki Reltar ı gözüne kestirmişti ve iri pençeleriyle ona doğru hamlede bulundu.(success)
Reltar tam minotaur a yönelmişken yaratığın iri pençeleri ile buluşmuştu.Kapkara pençeler Reltar ın boynuna asılarak göğsünden aşağı doğru yardı.(Reltar -14 hp)
Reltar dan derin bir haykırış duyuldu.atı gölge ateşinin üzerinde kontrol daha da zorlaşıyordu onun için.minotaur un ikinci kolu tam Reltar ın boynunu alacaktı ki , savaşçı daha atik davranarak başını sağa kaçırdı.bu sırada çift elli kılıcını da alttan yukarı doğru çevirerek minotaur un boynuna geçiriverdi.(Gergh -17 hp)
bu sırada batan güneşin soluk ışığıyla parlayan zırhlar içersinde Cervantes masmavi kılıcını omzunun arkasından ileri doğru savurarak yaratığın sırtına doğru savurmuştu.Bu sırada kılıçtan dışarı fışkıran belli belirsiz kızıl kıvılcım demetleri de diğer savaşçıların gözünden kaçmamıştı.(Minotaur -23 hp)
minotaur un derin böğürtüsü tüm tepeleri inletirken diğer bir taraftaki altkumandan Tylgoras ın kılıç darbesiyle iyice afalladı dev yaratık.(Minotaur -8 hp)
şimdi tamamiyle kıskaca alınmıştı minotaur Gegh ve her taraftan güçlü darbeler alıyordu.Seçilmişin neden ona yardıma gelmediğini bir türlü anlamamaktaydı.düşünecek vakti de yoktu zaten.
Beynine kan sıçramıştı bi kere minotaur un ve her tarafa yeterli zararı vermeden ölmeyecek gibi gözüküyordu...yine de bütün vücudu kanlara bulanmıştı ve sıcak havada yapışkan bir hal alan sıvı yoğun kıllı bedeninden aşağı akmaktaydı.
Ve Katliam ;görevini en iyi şekilde yapıyordu her zamanki gibi...
Ã?nce başını kaldıran şövalye ardından kılıcına yöneldi.bu güçlü yaratığa haddini bildirmeliydi.
Daha önemlisi kervanı ve insanları korumalıydı.*düstur* böyle derdi çünkü...
Ve şövalye tam kılıcını kaptığı anda başını yaratığın olduğu tarafa çevirdi.
Minotaur ,hemen sağındaki Reltar ı gözüne kestirmişti ve iri pençeleriyle ona doğru hamlede bulundu.(success)
Reltar tam minotaur a yönelmişken yaratığın iri pençeleri ile buluşmuştu.Kapkara pençeler Reltar ın boynuna asılarak göğsünden aşağı doğru yardı.(Reltar -14 hp)
Reltar dan derin bir haykırış duyuldu.atı gölge ateşinin üzerinde kontrol daha da zorlaşıyordu onun için.minotaur un ikinci kolu tam Reltar ın boynunu alacaktı ki , savaşçı daha atik davranarak başını sağa kaçırdı.bu sırada çift elli kılıcını da alttan yukarı doğru çevirerek minotaur un boynuna geçiriverdi.(Gergh -17 hp)
bu sırada batan güneşin soluk ışığıyla parlayan zırhlar içersinde Cervantes masmavi kılıcını omzunun arkasından ileri doğru savurarak yaratığın sırtına doğru savurmuştu.Bu sırada kılıçtan dışarı fışkıran belli belirsiz kızıl kıvılcım demetleri de diğer savaşçıların gözünden kaçmamıştı.(Minotaur -23 hp)
minotaur un derin böğürtüsü tüm tepeleri inletirken diğer bir taraftaki altkumandan Tylgoras ın kılıç darbesiyle iyice afalladı dev yaratık.(Minotaur -8 hp)
şimdi tamamiyle kıskaca alınmıştı minotaur Gegh ve her taraftan güçlü darbeler alıyordu.Seçilmişin neden ona yardıma gelmediğini bir türlü anlamamaktaydı.düşünecek vakti de yoktu zaten.
Beynine kan sıçramıştı bi kere minotaur un ve her tarafa yeterli zararı vermeden ölmeyecek gibi gözüküyordu...yine de bütün vücudu kanlara bulanmıştı ve sıcak havada yapışkan bir hal alan sıvı yoğun kıllı bedeninden aşağı akmaktaydı.
Ve Katliam ;görevini en iyi şekilde yapıyordu her zamanki gibi...
-
Eldarin
Harbormm ve Vilthas delicesine at sürmekteydiler önlerindeki zırhlı savaşçıya doğru(Zatara).
Vilthas ın gri atının yeleleri batan güneşle beraber artmakta olan rüzgarı etkisiyle sağa sola uçuşmaktaydı ve büyücü de olan biteni oldukça merak ediyordu.
Logan a yetişebilecekler miydi...
Kervanın durumu neydi acaba...
Ve bu savaşçı kimdi?neden bu çorak topraklarda gezinmekteydi.Ve savaşçının hemen önündeki kahverengi toprağı kara -kızıl bir renge bürümüş et ve kemik parçaları gözüne çarpmıştı şimdi.
Evet acıyla kişneyen atın sesi burdan gelmişti ve şimdi atın akibeti belli olmuştu işte.
Toprak alabildiğine koyu kırmızıydı ve tepeliğin hemen başında inleyen rüzgara omzunu çevirmiş savaşçı durmaktaydı.
Pek hoş şeyler olmamıştı burada belli ki.İnleyen rüzgarın getirdiği kılıç ve haykırış sesleri ise ancak Vilthas ın duyabileceği durumdaydı.
Ã?nce güçlü bir çığlık...hemen ardından gürleyen bir böğürtü...iki seste acının tonlarını taşımaktaydı...
Vilthas ın gri atının yeleleri batan güneşle beraber artmakta olan rüzgarı etkisiyle sağa sola uçuşmaktaydı ve büyücü de olan biteni oldukça merak ediyordu.
Logan a yetişebilecekler miydi...
Kervanın durumu neydi acaba...
Ve bu savaşçı kimdi?neden bu çorak topraklarda gezinmekteydi.Ve savaşçının hemen önündeki kahverengi toprağı kara -kızıl bir renge bürümüş et ve kemik parçaları gözüne çarpmıştı şimdi.
Evet acıyla kişneyen atın sesi burdan gelmişti ve şimdi atın akibeti belli olmuştu işte.
Toprak alabildiğine koyu kırmızıydı ve tepeliğin hemen başında inleyen rüzgara omzunu çevirmiş savaşçı durmaktaydı.
Pek hoş şeyler olmamıştı burada belli ki.İnleyen rüzgarın getirdiği kılıç ve haykırış sesleri ise ancak Vilthas ın duyabileceği durumdaydı.
Ã?nce güçlü bir çığlık...hemen ardından gürleyen bir böğürtü...iki seste acının tonlarını taşımaktaydı...
-
Eldarin
Cervantes in oluşturduğu semavi kılıç ilk darbesinde minotaur un ensesini nişan almıştı ve boynunda geri girdi mavi beyaz kılıç.(Minotaur -5 hp).ikinci darbesi ise ıskalamakla kalabildi ancak...
3. Round Sonunda...
*Vilthas ve Harbormm tepelik boyunca at sürerek Oren in karakteri Zatara nın yanına varmışlardır...Aşağı inmeleri için üç karakterinde 1,5 round a ihtiyaçları var...
*Gergh in her tarafı sarıldı.minotaur ise Reltar a dönmüş vaziyette.Cervantes e arkası dönük.çizimini göstermeye gerek duymuyorum.
*Minotaur(bu round -53 hp...toplamda -62 hp aldı.durumu kritik)...
*Reltar -14 hp.kan kaybediyorsun...
3. Round Sonunda...
*Vilthas ve Harbormm tepelik boyunca at sürerek Oren in karakteri Zatara nın yanına varmışlardır...Aşağı inmeleri için üç karakterinde 1,5 round a ihtiyaçları var...
*Gergh in her tarafı sarıldı.minotaur ise Reltar a dönmüş vaziyette.Cervantes e arkası dönük.çizimini göstermeye gerek duymuyorum.
*Minotaur(bu round -53 hp...toplamda -62 hp aldı.durumu kritik)...
*Reltar -14 hp.kan kaybediyorsun...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests