Page 19 of 23
Posted: Wed Mar 11, 2009 12:12 am
by dwaxer
Mark wrote:" Teşekkür ederim. " Ahırın çıkışına yürür.
Durup büyücüye döner, " Garnizona gidemem. "
" Meva ağacının meyvesinin ne işe yaradığını biliyorsundur. Senden yardım istiyorum. "
Büyücü bu sefer Tendrin'in gözlerine daha iyi bakar ve bir an şaşırsa da kendini toparlar. Parmağını çocuğa uzatarak, "dur bakalım hiçbir yere gidemezsin! Kanun namına sorgulanacaksın; kaçmaya kalkarsan suçlusun demektir!"
(kaçmaya kalkarsan büyü atacak belli ki hazır)
Seyis ve Esmeralda korkuyla bir kenara çekildiler
.
Posted: Wed Mar 11, 2009 3:03 am
by Mark
" Oraya gidemem. Neden gidemeyeceğimi biliyorsun. Ã?ocuk olmama aldırmazlar." Anlamasını istiyordu, ona evlat demişti.
" Eğer gidersem beni öldürürler. Küçük olmama aldırmazlar. Sen büyücüsün. Büyüden nasıl korkulduğunu bilirsin. "
Ciddileşti.
" Bırak gideyim. "
Posted: Wed Mar 11, 2009 4:29 am
by dwaxer
Mark wrote:" Oraya gidemem. Neden gidemeyeceğimi biliyorsun. Ã?ocuk olmama aldırmazlar." Anlamasını istiyordu, ona evlat demişti.
" Eğer gidersem beni öldürürler. Küçük olmama aldırmazlar. Sen büyücüsün. Büyüden nasıl korkulduğunu bilirsin. "
Ciddileşti.
" Bırak gideyim. "
Büyücü artık sertleşir: "teslim ol diyorum; son kez uyarıyorum seni!"
(büyüsünü atmak üzere hazırlanmış, artık ya teslim ol ya da sana kuvvet kullanacak)
.
Posted: Wed Mar 11, 2009 5:03 am
by Mark
dwaxer wrote:Mark wrote:" Oraya gidemem. Neden gidemeyeceğimi biliyorsun. Ã?ocuk olmama aldırmazlar." Anlamasını istiyordu, ona evlat demişti.
" Eğer gidersem beni öldürürler. Küçük olmama aldırmazlar. Sen büyücüsün. Büyüden nasıl korkulduğunu bilirsin. "
Ciddileşti.
" Bırak gideyim. "
Büyücü artık sertleşir: "teslim ol diyorum; son kez uyarıyorum seni!"
(büyüsünü atmak üzere hazırlanmış, artık ya teslim ol ya da sana kuvvet kullanacak)
.
" Beni öldürücek misin? Onu öldürmediğimi bildiğin halde. "
Cııızzz
Elinde mavi kıvılcımlar oynaşmaya başladı.
" Hiç kimse beni sevmiyor. "
Ağzını açtı ve sessiz bir çığlk attı.
Code: Select all
pp: 5
5 - 3 Energy Missile (Sonic)= Kalan PP 2
Ahırın temellerini tutan tahta sütunlara, beş sonic ışın gönderiyorum, yıkmak için. Işınları dağıtabilirsin.
http://www.d20srd.org/srd/psionic/powers/energyMissile.htm
Damage(Her bir ışın başına): -3damage & ignore object's hardness +3d6 sonic
Yıkıntının altında kaldıysalar:
" SENİN FARKLI OLDUğUNU DÃ?şÃƒ?NDÃ?M. " Ağlıyordu. Hançerini çekti.
Yıkılsın ya da yıkılmasın büyücü kendindeyse, koşarak kaçmaya başlıyorum.
Posted: Wed Mar 11, 2009 6:13 pm
by dwaxer
Mark wrote:Yıkılsın ya da yıkılmasın büyücü kendindeyse, koşarak kaçmaya başlıyorum.
Attığın sonic enerji ahırın kısmen çökmesine yol açar. İçerdekiler büyük ihtimal yaralandılar ve seni takip edemeyecekleri bir karışıklık ve panik havası oluştu. Fakat bu arada büyücü de sana "Magic Missile" attı ve 11 dmg verdi. (missiller 3 adetti)
Kaçabildin ama insanlar genelde festival alanında ve içki içebilecekleri yerlerde toplanmış olmasına rağmen ahırın çökme gürültüsü dikkat çekiciydi.
Kaçtığına göre şimdi gidebileceğin yerler: 1-han, 2-Kasaba dışındaki buluşma noktanız, 3-başka bir yer?
.
Posted: Wed Mar 11, 2009 10:05 pm
by Mark
kasaba dışındaki buluşma noktasına gidiyorum.
Posted: Thu Mar 12, 2009 3:02 am
by dwaxer
.
Kasabanın dışında, ormanın kıyısında yeşillik ve gözden uzak bir yerde çoğu grup üyeleri buluşurlar. Burada diğerlerine göre daha büyük bir ağaç vardı ve Druid Granrosh kurduyla birlikte buralarda bekleyeceğini, önceden diğerlerine söylemişti zaten. Grup elemanlarının çoğu apar topar kasabadan ayrılmış ve herkesin bu ağaca, Granrosh’un yanına geleceğini tahmin etmişlerdi. Kasabada festival olduğundan fazla farkına varılmadıysa da işler çığrından çıkmıştı.
Druid Granrosh ve bazıları henüz ortalarda yoktu ama tam Tendrin buluşma noktasına varmıştır ki, Granrosh da uzakta, yanında kurdu ve kıllı mıllı, yarı insan yarı kobolda benzeyen, avcı giyimli birisiyle görülür. Yavaş yavaş yürüyerek gruba doğru yaklaşmaktadırlar. Bu arada Liero, Edmond ve Aegron ciddi bakışlarla yanlarına yeni gelen Tendrin’i süzmektedirler.
.
Posted: Thu Mar 12, 2009 3:10 am
by Edmond
"Tamam, sanırım her şey yavaş yavaş düzenleniyor."
Diğerlerine baktı.
"şimdi o kasabada Oswaldo'ya ne olduğu hakkında fikri olan var mı?"
Ardından Granrosh'un gelmesini bekledi.
"Niye geç kaldın?"
Posted: Thu Mar 12, 2009 3:24 am
by Aegron Linwelin
Aegron Tendrine duyduklarının doğru olup olmadığını anlmak için bir müddet baktı ve:
Doğru mu duyduklarım? O adamı sen mi öldürdün?''
dedi.
Kızgın olduğu herhalinden belliydi.
Posted: Thu Mar 12, 2009 8:37 am
by Mark
" Sorduğun için teşekkür ederim. Yaşıyacağım. " Yarasını dikkatle tutarak, büyülü saldırının bıraktığı ize göz atar.
" Beni orda bıraktınız. Kılıç ya da yumruk dövüşü yapamadığıma göre sinsice gelmeye çalıştım. Sizinle küstüm. "
Aegron'un yanına gitti.
" şu da kim? " Garip yaratığı sordu.
Posted: Thu Mar 12, 2009 9:58 pm
by dwaxer
.
Druid Granrosh yanındaki tuhaf yabancıyla grubun yanına gelir. Yabancı diğerlerine pek yaklaşmak istemiyor, belli ki kalabalıktan sıkılıyordu. Bu arada küçük bir yırtıcı kuş uçarak gelir ve bu melez yabancının omuzuna konar. Granrosh, grup üyelerine, “bu arkadaş sabahın erken saatlerinde bir grup adamın, yanlarında kafalarına çuval geçirilmiş esirlerle ormandaki az kullanılan bir patikayı kullanarak, kuzeye gittiklerini görmüş,” der. Ve bu aşırı kıllı yabani adama dönerek, “öyle değil mi Xubi?”
Kıllı yabancı küçük deri çantasından çıkardığı pestile benzer yiyecek parçalarını, omuzuna tünemiş şahinine yediriyordu. Granrosh’un sorusunu sadece kafasını sallayarak tasdik eder.
Ganrosh adamı cesaretlendirmek ister gibi bir tavırla grubun anlamadığı bir dilde Xubi’yle konuşur. Diğeri sonunda, grup elemanlarına dönerek, bozuk bir lisanla, “bu insanlar 5 kişi. Daha önce de gördük. İnsan kaçıranlar. Takip ettik. Kuzeye giderler. Ama ormandan sonra takip etmedik. İnsan kaçıranlar çetesi. Xubi onları öldürmeyi düşündü ama riskli,” der. Ardından Ganrosh’a döndü ve yine o anlaşılmaz lisanla biraz konuştular. Omuzundaki şahin havalanır ve Xubi arkasını dönerek ormanın derinliklerine doğru yürür.
Druid Granrosh arkadaşlarına dönerek. “Xubi bana adamların geçtiği patikayı gösterdi, kurdum onların kokusunu ezberledi bile. Bu kaçırılma olaylarının Oswaldo’nun kardeşinin kaybolmasıyla bir alakası olabilir diye düşünüyorum; belki de aynı çete Oswaldo’nun kardeşini de kaçırmıştır; olamaz mı?” Derken gruba bir göz gezdirir ve “sahi Oswaldo nerede?” diye sorar çatık kaşlarla. Bir yandan da kurdunun boynunu okşamaktadır.
.
Posted: Fri Mar 13, 2009 1:23 am
by Edmond
"Belki aynı çete Oswaldo'yu kaçırmıştır, olamaz mı?"
Diye cevaplar Druid'in sorularını keşiş.
"Maalesef Oswaldo'yu bulduğumuzu düşünüyorum."
Druid'e baktı.
"Oswaldo kayıp, handaki odasında kan izleri var, ama şehirdeki bütün askerler beni arıyor, tabiî şu veleti de (Dharra'yı gösterir)"
Posted: Fri Mar 13, 2009 3:02 am
by Mark
" Dharra onları öldürmeyi düşündü ama riskli. " dedi xubi yi taklit ederek.
" He he he. "
" Nereye gitti ki, o? " Ormana bakındı.
Canı sıkıldı. " Oswaldo ormanda olmalı. Ölen hırsız at çalmıştı. İşim vardı, onun atı mı bakamadım. "
Posted: Fri Mar 13, 2009 3:06 am
by Mark
İçine çekti.
" Ã?f. " Somurttu.
" Neyse. "
Aegron hala cevap isterse.
" Adam hırsızdı. " Toplanan gruba bakar ama erica'yı göremez. Söyleyeceği bir kelimeyi yuttu.
Posted: Fri Mar 13, 2009 4:27 am
by Aegron Linwelin
Aegron hiçde tatmin olmuş gibi görünmyordu. Arkdaşlarına dönerek:
'' Bakalım daha neler göreceğiz? Oswaldoyu bulalım hadi'' dedi.