BILGELIK YOLU (TANRI:YEMİNER) (BİLGİ,KARANLIK,ÖLÃ

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
dekotta
Kutsanmış Kişi
Posts: 233
Joined: Sun Apr 10, 2005 10:00 am
Contact:

Post by dekotta »

Dekotta diyarların tarihi ile ilgili kitaba kendisini çok kaptırmıştı ve etrafta olan bitenlerle ilgisini tamamen kaybetmişti. Bilgi söz konusu olduğunda rahibin gözleri başka bişey görmezdi. Eski kişilerin tarihleirni okuyordu Dekotta, eskiden yaşamış birçok kahramanın hayatını okuyor ve yaptıkları hataları, zekice kararları değerlendiriyordu.

Tarih tekerürden ibarettir derdi eski ustası ve Dekotta bunun gerçekliğini onlarca kez tecrübe etmişti ama Dekotta'nın eski tarih kitaplarını merakla okumasının tek sebebi de bu değildi. Tarih kitaplarında bu günle ilgili gerçekten çok fazla bilgi edinilebileceğini fark etmişti Dekotta ve bu yüzden elinden geldiğince kitapları okuyordu.

Dekotta uzun süre kitap okumuştu ve kulağına gerçekten ürkütücü gelen ve adeta dağın kendisinden gelen yüksek perdede anlamsız ama br o kadarda kafiyeli ve kurallı gibi gelen bir ses ile kafasını kitaptan kaldırdı. Kalbi tarif edilemez bir heyecanla çarpmıştı sesi duyduğunda. Anlam veremediği bir heyecan, korku ve istekle dolmuştu kalbi ve istemeden ayağa kalkmıştı oturduğu yerden.

Ve o anda kütüphanede kendisi ile birlikte olanları fark etti. Bir büyücü, bir şövalye ve de bir kadın vardı. Kadının ne iş yaptığını anlayamamıştı fakat elbisesine bakılırsa rahibe olabilirdi.

Sanırım bu kişilerle tanışsam iyi olur diye düşündü Dekotta fakat daha sonra yarıda kaldığı kitaba baktı. Kimse onunla ilgileniyor gibi görünmüyordu ve biraz daha kitap okumanın bir zararı olmayacağını düşündü Dekotta ve bir kez daha kitaba gömüldü.

Aradan çok uzun geçmemişti ki Dekotta tapınağa bir kişinin daha girdiğini gördü. Bekçi içeriye girmişti ve Dekotta o anda kitabını bırakması gerektiğini biliyordu. Bekçi Yüce'nin en büyük temsilcisiydi burada ve ona saygı duyması gerektiğini biliyordu. Saygıyla ayakta durdu ve onun yaklaşmasını izledi. Birkaç saniye sonra Dekotta düşüncesinde haklı olduğunu anladı. Kadın gerçekten bir rahibeydi.

Karanlığa hizmet eden bir elf rahibe, bu gerçekten karşılaşılmaya değer bir durumdu. Ve birkaç saniye sonra da Bekçi'nin emrini duydu Dekotta, elf rahibeyi ve onu çağırıyordu. Dekotta aradaki birkaç masayı hızla geçti ve Bekçi'nin yanına geldi.

"Emredine fendim. " dedi ve Bekçinin emrini bekledi.
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

"Benimle geleceksiniz Dekotta ve Alcarine, sizinle yapmamız gerekenler var. Genç Sturm, senin görevinse belli. Tamamen hava karardıktan sonra çıkacaksın ve bu geceyi tamamen dışarıda geçireceksin. " dedi Bekçi ve arkasını döndü. Arien kapıda durmuş onu bekliyordu.

"Sanırım kendinize gelebildiniz, tapınağımıza hoş geldiniz. Anladığım kadarı ile bir arayış içerisindesin Arien ve aradığın şeyi bulmak için buraya geldin. " dedi Bekçi düşünceli bir şekilde.

"Lordum arayan kişileri takdir eder ve onlara yardım eder. Umarım sizin arayışınıza da yardım edecek, merak ettiğiniz konuların aydınlanmasına yardımcı olacaktır. "

Bekçi'nin o tanıdık hissi tekrar Arien'i sarmıştı. Korku ve de heyecanla karışık bir his. Kimse bu histen dolayı ondan kaçmazdı fakat onun yanında heyecanlanmadan kalmak ta imkansız gibiydi.

"Bir tanrının lütfunu kazanmak böyle birşey olsa gerek " diye düşündü Arien ve Bekçinin kendisine baktığını anladı. Tamamen zırhlı varlığın gözleri dahi görünmüyordu fakat herhangi birşey yapmadan onun karşısında dikiliyordu kocaman varlık.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Sturm ağaçların arasından sessizce ilerledi ve birkaç metrelik bir tırmanıştan sonra sık çalılıkların arasından bir mağara ağzı görür duruma geldi. Mağaranın dışında iki goblin duruyor, paslanmış kılıçlarına yaslanmış birbirlerine küfür ediyorlardı. İki metreye iki metre çapındaki mağara girişi karanlık ve de boştu. Sadece iki nöbetçi ve aralarından irice olan tehditkar bir şekilde elindeki kısa kılıcı karşısındakinin burnuna doğru sallıyordu. Dağ buradan yukarıya doğru çıkıyor ve yaklaşık 500 metrelik bir yükselişten sonra tapınağın olduğu düzlüğe çıkılıyordu. Heyelan tehlikeisnin oldukça fazla olduğu bu yerde bir mağara ağzı oldukça tehlikeliydi fakat goblinleirn bunu düşündüğünden emin değildi Sturm.

Onu fark etmemiş gibi görünüyorlardı.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Sturm gecenin karanlığında sessizce bekliyordu mağaranın içine doğru düşen goblinin çıkardığı iniltileri beklerken. Başta hiçbirşey olmadı, goblin birkaç saniye içeriye doğru viyaklayarak yuvarlandı, bundan başka ne bir ses ne de ışık vardı fakat birkaç saniye sonra işler değişti. Sturm içerden rahatsız edici sesler duymaya başladı, sanki birileri bağırıp çağırıyor, küfür ediyordu fakat oldukça boğuk gelen sesin ne olduğunu tam olarak anlayamadı Sturm.

Bu ses geldikten birkaç saniye sonra Sturm gerçekten sesle rduymaya başladı, birileri emirler veriyordu ve birkaç ya da bir düzineye yakın ayak sesi de bu sesle birlikte mağara çıkışına doğru hızl ailerliyordu.
-----------------------------****-------------------------------------

Zaly tapınağın içerisinde etrafta dolaşıyordu, bu esnada Dekotta da bağlılığını sunmuş ve de tekrar tapınağın normal kesimine geçmişti. İçinde tarif edilmez bir kötülük hissediyordu, zaten kötü bir kişiydi Dekotta fakat şimdiye kadar hiç bu kadar kötülük yapma arzusu duymamıştı. Karşıdan gelen Zaly'e selam verdi ve de Bekçi ile görüşmek için yoluna devam etmeye karar verdi. Bazı şeyler görmüştü ve de bunlara ancak Bekçi anlam verebilirdi.

-----------------------------*********-----------------------

Genç adam bağlılığımı sunacağım demişti, Bekçi keyifle yağmurun yeni geleni ıslatmasını izledi.

"Bir aday daha, belki de iyi bir savaşçı " diye içinden geçirdi bekçi ve de bir adım geriye çekilirken kalın sesi ile genç adamı içeriye davet ediyordu.

"Bu geç saatte Lordum'a bağlılığını sunmaya geldiğine göre gerçekten bu konuda ciddi ve azimlisin. şimdi içeriye gir, lordum Yeminer'e bağlılığını sunman için zamanın olacak delikanlı. " dedi Bekçi ve beklenti içerisinde genç adama baktı. Daha sonra da onun kendisini takip edeceğini düşünerek içeriye yöneldi.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Sturm_Ardeth
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 562
Joined: Wed May 04, 2005 10:00 am
Location: Yanlýzlýktan..
Contact:

Post by Sturm_Ardeth »

Sturm mağaradan yükselen seslerden önce pek bişi anlamadı ancak yavaş yavaş sesler daha da anlam kazanmaya başladı! mağaranın içine girmenin hata olacağı belliydi. Ã?abuk düşünmesi lazımdı...
Daha sonra kendini hızlı adımlarla ağaçlıkların arkasına gizlendi. çıkabilcek bir düzine goblinden kendini uzağa çekmişti. en kötüsünden ağaçların arkasından daha kolay kaçabilirdi.. " keşke yanımda birileri olsaydı " dedi kendi kendine, uzaklaşıp belkide kaçmayı kabullenemiyordu ancak efendisine daha çok hizmet vermek için zorunlu kalırsa bunu yapmak zorundaydı!
" efendi, bana güç ver! yardım et.."
" Let My Heart Go "
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

GEnç adam kapıların açılması ile içeriye doğru bekçiyi takip ederken söze girdi. "gecenin karanlığı kaplarken bedenlerimizi içimiz hizmet ve intikam kan hasreti ile dolmuştur bile... Azim Hırs pehh bunlar nedirki önemli olan içten gelen şeylerdir..."
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Sturm hızla geriliyordu, karanlık gecede kendisini saklayacak bir ağaç arıyordu ve onu bulmuştu da ama ona doğru koşarken zemine fazla dikket edememişti, zaten karanlık olan dalı gecenin karanlığı iki kat daha görünmez yapmıştı ve Sturm hızla koşarken bu dala takıldı. Sturm ağır zırhlarının içerisindeydi ve bu düşüş onun için oldukça kötü olmuştu. Göğüs plakası hızlı çarpma sayesinde hafif bir şekilde içeriye göçmüştü ama Sturm'ün canını acıtmak için bu bile yeterliydi. Düşüş esnasında oldukça fazla ses çıkmıştı ve yağmur bu sesi goblinlerden gizleyememişti.

Goblinler mağaradan çıkarken Sturm ancak kendisini toparlayabilmiş ve de ayağa kalkmıştı. Goblinler tam mağaradan çıktıklarında çakan şimşek durumu tüm açıklığı ile ortaya koydu. Başlarında cüssece diğerleirnden daha iri olan bir goblin bulunan 10 goblin. İri olan arkada kalmış ve sağa sola bağırıyordu. Diğerleri ise Sturm'e doğru koşuyorlardı.

--------------------************************------------------

Yeni gelen genç adamla birlikte Bekçi tapınağın içerisine doğru yol alıyordu. Bir anda kesilen yağmur ve sesler genç adamı şaşırtmıştı fakat şimdilik Bekçiye bu konuda soru sormayı düşünmüyordu. Bir kale gibi geniş ve büyük taşlardan yapılmış tapınak ve de arada sırada şimşekler sayesinde tüm korkunçluğu ile ortaya çıkan goblenler tapınağa korku verici bir hava katıyordu. Biraz sonra ikisi de tapınağın ana salonundaydılar.

"İçeriye gir edlikanlı " dedi Bekçi kalın sesi ile, devasa boyutları ve insanda uyandırdığı korku ve heyecan onun normal bir insan olmadığını olamayacağını belli ediyordu.

"Ben Bekçi'yim, bu tapınağı korumakla görevliyim ve Kara Bekçilerin başıyım. Efendime hizmet etmeye ve onun takdirini kazanmaya geldiğini gördüm. Seni buraya sürükleyen ne tür bir durumdur bilmiyorum fakat efendimin sana yardımcı olacağını, içindeki intikam ateşini körükleyip san güç vereceğini biliyorum. Ama şimdi dinlen " dedi Bekçi ve salonun girişinin tam karşısındaki kapıyı göstererek

"Buradan gir ve en soldaki koridora git. Orada senin için bir yer hazırlanmıştır. "
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
dekotta
Kutsanmış Kişi
Posts: 233
Joined: Sun Apr 10, 2005 10:00 am
Contact:

Post by dekotta »

Dekotta bağlılığını ilan etmişti ve artık Lord Yeminer'in bir rahibiydi. Bu bağlılık kendisine birtakım değişiklikler kazandırmıştı. Artık daha fazla kötülük yapmak istiyordu, kalbi adeta bunun için coşuyordu. Sapıkça bir düşünceydi fakat Lord Yeminer kötülüğü emrediyordu ve Dekotta da bunu memnuniyetle yerine getirirdi.

"Lordum sizin için her şeyi yaparım"

Dekotta tapınağın gizli bölümünden ayrıldı, Bekçi yi görmesi gerekiyordu. Salonun tam ortasına gelmişti ki Zaly ile karşılaştı.

"Sizi selamlıyorum Zaly " dedi ve yoluna devam ediyordu ki Bekçi yanında birisi ile birlikte geliyordu. Islanmış görünen genç bir delikanlıydı.

"Efendim, sizinle görüşebilir miyim ? Tam olarak benden neler beklendiğini öğrenmek istiyorum. "dedi Dekotta ve Bekçi 'nin cevabını beklemeye başladı.
Logan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1963
Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
Contact:

Post by Logan »

Zaly... TApınaktaki bu hareklenmeye sevinmiştii... Kendisine selam veren yakışıklı rahibe gülümseme ile karşılık verdii...

Ardından bekçinin olduğu yere doğru gitti ama bekçi yerinde yoktu...
İyide buraya gelenleri kim karşılyacaktı...

o arda yanından geçen başka bi kişiyi gördü...

ardında kapının oraya gitti...
dışarda yamur yağıyordu,Zaly küçük bir çıkıntının altına geçti... ama kapıdan gelenleri karşılıyacak şekilde duruyordu...
Herhangi bir tehlikeye karşı tüm büyülerini aklında geçirdi...

Yağmur damlalarının toprağa düşüşünü izledi Zaly, Birkmiş suların bir yerden bir yere akmasını ve tapınağın Ã?atısından şelale gibi aşa inen suları izledi...

Toprağın ,suyun,kanın kokusunu duyuyordu... bir vampir gibi kana açtı Zaly,güçe açtı Zaly...
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Sturm'ün hamlesi savunması düşen goblini yakalamış ve anında yere yıkmıştı, kılıcı çok az hız kesmiş ve yanındaki goblini de yere devirmeyi başarmıştı. İhtişamlı kılıç ikji goblini birden biçtikten sonraq devinimini bıraktı ve Sturm tekrar kılıcını savunma pozisyonuna çekti. Sadece bir iki saniye ve tekrar saldıracaktı yeni gelen goblinler. şimdi üçü ona doğru yaklaşıyordu. Arkadaki iki goblinse gördüklerinden dehşete düşmüş ve artık o kadar istekli koşmuyorlardı.

---------------------**********************------------------------

Bekçi tam yeni gelen delikanlıyla konuşmuştu ki bir an başı ağırır gibi oldu ve daha sonra duydu. Efendisinin çağrısını aldı. Onu yanında istiyordsu ve şimdi burada kalamazdı.

"Beni dinleyin kara bilgenin takipçileri, ben aranızdan bir süreliğine ayrılıyorum. Scythe benim yerime sizi idare edecektir. Lordumun saygıdeğer rahibinin sözü benim sözümdür. Ona saygı duyun ve itaat edin.

---------------------********************---------------

Not:Arkadaşlar bir süreliğine internete erişiminmin neredeyse imkansız olacağı diyarlarda olacağım için yönetimi tapınağımımızın en tecrübeli kişisi olan Scythe'a bırakıyorum. Hepinize iyi eğlenceler. Birkaç gün uğrayamayabilirm.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

BlackDeath kendisini getiren ve pek konuşkan olmayan genç adamla bir odaya kadar gitti. Oda da temizlenmesi ve yatması için gerekli her şey, bir koltuk ve masa vardı. Kahverengi ve de kırmızının birçok tonu olan odanın ahşap mobilyaları vardı. Odada en çok dikkat çeken şeyse adeta üzerinden kan yere damlayacakmış gibi duran ve tavanda bulunan Yeminer rünüydü. Bir kitap , kurukafa ve kana bulanmış bir scythe çaprazlanmıştı ve Scythedan akan kanlar önce kurukafanın sonrada kitabın üzerine damlıyor ordan da yere damlayacakmış gibi görünüyordu.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Erondell
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 137
Joined: Mon Jul 04, 2005 10:00 am
Location: Athilion Ormanları
Contact:

Post by Erondell »

Uzun süre tapınağı araştırdı erondell... Etrafı gezdi... Birçok kişi girip çıkıyordu bu tapınağa. Birçok yeni insan geliyordu Yeminer'e bağlılığını sunmaya.. Yeminer.........

Ve işte savaşçı tekrar goblinlerle savaşmaya gitmişti. Tanrısı için kendisini çok rahat feda edebilecek birisiydi. Tam bir fanatik olduğunu düşündü.. Ama zararsız bir karakteri var. şu elf kızı... Yaşadıkları var, gizliyor, yargıda bulunmak zor....

Kütüphaneye gitmeliydi belki de. Ve kütüphane de bişeyler paylaşıp, konuşacağı birilerini bulmak amacıyla içeri girdi.....
<div>Karanlık, Işık ile dost olduğunda savaşlar kansız bir şekilde yapılacak.....</div>
Thamior_BlackGolden
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 41
Joined: Thu Jul 14, 2005 10:00 am
Contact:

Post by Thamior_BlackGolden »

Thamior dağın eteklerine geldiğinde bekçinin dağın etrafındaki fırtınayı andıran sesiyle ona seslendiğini duydu. Geldiği yoldan hızla tapınağa doğru ilerlemeye başladı...

..."Lordum bekliyorum."
Erondell
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 137
Joined: Mon Jul 04, 2005 10:00 am
Location: Athilion Ormanları
Contact:

Post by Erondell »

Belirli süredir avludaydı Erondell.... Yeni gelen kişiyi görmüştü ve Sturm'ü yaralandıktan sonra tekrar ilk defa görmüştü. Ona yeni bir görev vermişti Bekçi.. "Ne kadar uzun ve dolu bir yaşam bu yaşadığımız hayat....." dedi kendi kendine.... Yeni gelen kişi de katılacaktı Sturm'e..... "Bir arena.... Savaş arenası....." Düşüncelere daldı Erondell. Bu tapınakta geçireceğim çok zaman var diye düşündü....
<div>Karanlık, Işık ile dost olduğunda savaşlar kansız bir şekilde yapılacak.....</div>
Mephishelean
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 63
Joined: Fri Jul 22, 2005 10:00 am
Location: Karanlık
Contact:

Post by Mephishelean »

Mephishelean hala kaybettiği medeniyetin tesiri altındaydı. Ondan başka hiç bir şey düşünemiyordu. Gözlerinin önünde kendi halkı katledilmişti. İşte tam olarkta rüyasında bunu görüyordu. Etrafları sarılmıştı. Davul sesleri derinden ama yakından geliyordu ve yer gök isyan ediyordu sanki bu savaşa.

Ve o ihanet. Atrık yapacağı pek birşey yoktu. Shadow'u alıp kaçmalıydı savaş meydanından.
Yaveri savaşçı cüceyide atının arkasına alıp terketti bu elf diyarını ve arkasını döndüğünde tek gördüğü şey kan ve ateşti. İşte bu sürüklemişti onu Yeminer'e.

Kan ter içerisinde uyandı rüyasından. Son 1 aydır aynı rüyayı görüyordu. Yatağından kalkıp bir duş aldı. Sonra üstüne bişeyler giyip. Odadan çıktı. Tapınağın yolarını tam olarak bilmiyordu. Ama odaya geldiği yolu takip edip ana salona geleceğini düşünüyordu ki, koridarda köşeyi döndüğü anda Dragluin ile karşılaştı.
mana aure mornie lanta mephishelean tul!!!!...
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests