Page 3 of 5

Posted: Sun Jan 10, 2010 6:02 am
by Lord_Feanor
melkortr wrote:uzaylılara inanmıyorum bence uzay insan ırkı için yeterince küçük evet saçma gelebilir ama gelecekte insan nüfusunun artacağını düşünürsek

neyse sonsuz evrende sonsuz ihtimalde bir olabilecek bir ihtimalle oluşan bir dünyadan ikinci bir tane yada benzerinin oluşabileceğine beni kimse inandıramaz :???:
ne cins adamlar varmış be bu diyarda zamanında. "birader oluşacak yaşam formlarının insanla aynı olması gerekmiyor" dememiş kimse heralde, yazık.. :D

Posted: Sun Jan 10, 2010 6:11 am
by Bogus
İnsan nüfusunun gelecekte artmasını görüyorum ve bakteri "ırkının" -haha ırk kelimesini yanlış kullanmak çok hoşuma gitti- nüfusunun gelecekte artması ile yükseltiyorum...

Posted: Sun Jan 10, 2010 6:40 am
by WeS_DeX
Vardır tabi ya..Sinyal de göndermiş olabilirler (küçük bir ihtimal de olsa) Koskoca evrende bir biz mi varız?
Olmamaları insan ırkı için daha iyi olur diye düşünüyorum ama.
Yoksa ilerde bir gün karşılaştığımızda 2 taraf içinde bir barış durumu olacağını sanmam.
Olup olmadıklarına dair kesin bir bilgiye sahip olmakta çok güzel olabilirdi.

Posted: Sun Jan 10, 2010 9:34 am
by Alenthas
Bence uzaylı vardır arkadaş. Hep bizim aklımıza acayip acayip yaratıklar geliyor ama bunların arasında yapısı insanlara benzeyenler de vardır elbette.

Varsa da, adamlarsa gelsinler yahu. Aksiyon olur azıcık. Okullar tatil olur falan, ne bileyim.

Gelsinler gelsinler :D

Posted: Sun Jan 10, 2010 9:47 am
by WizardOfQuarks
Başka yaşam formlarının olduğuna ben de inanıyorum, bence olmamasını düşünmek yanlış zaten.

Bir zamanlar evrenin merkezinde Dünya var diye kabul ediliyordu ama sonradan aslında hiç de özel olmadığımızı anladık.

Yine de modern toplumun "uzaylı" ve "UFO" yaklaşımını saçma bulduğumu da eklemek istiyorum. :)

Posted: Mon Jan 11, 2010 3:29 am
by Darkgnome
Uzaylı olabilir de, hani ne zamanı da önemli bence. Milyar yıllık dünyamızda insanlığın radyo ile bilinçli geçmişi zamanı ancak 110 senedir. İnsanlığın kendi sonuna 100 sene kadar yaklaştığını düşünecek olursak, bizimle aynı zamanda aynı ya da bir gömlek üstümüzde teknolojik gelişmişliğe sahip zeki bir canlı formunun olması bence oldukça düşük. Ancak ümidimi de kaybetmiyorum.

Posted: Mon Jan 11, 2010 5:07 am
by Lord_Feanor
çok yakınlarda(galaksimizde mesela) bizden çok daha gelişmiş ırklar olduğundan eminim. herkes insanoğlunun yaptığı hataları yapmak zorunda değil. üstelik yakın zamanda çok fazla insan ölecek olabilir, ama bunların hepsi fakirler olacak. insanlığın işine yarayacak olanların başına birşey gelmez.

şu hatırlanmalı ki dünyamızda en az iki kez yüksek seviyelere ulaşan yaşam bir felaket sonucu resetlendi ve yeniden evrimleşmek zorunda kaldı. 5 milyar yıllık dünya da insan henüz 2-2,5 milyon yıldır var. eğer o felaketler olmasaydı akıl sahibi benzer bir tür dünya üzerinde en az 150 milyon yıl önce ortaya çıkabilirdi. yıldızımız ve gezegenimiz oldukça genç; evrende bizden 2-3 milyar yıl daha yaşlı türler olabilir ve sayılarının hiç de az olmadığını düşünüyorum.

Posted: Mon Jan 11, 2010 6:53 am
by Dilbao
Hikaye ile gerçeği birbirine karıştırmayın. İnsan daha önce üstün bir teknoloji seviyesine ulaşmamıştı. Ulaşmış olsaydı kanıtları bulunurdu.

Ve henüz uzaydan herhangi bir radyo sinyali alınmış filan değil. Bu da civarımızdan bizim teknoloji seviyemize ulaşmış herhangi bir uzaylı canlının olmadığının kanıtıdır. Daha bilgisayar dediğimiz şey şu an 50-60 yıllık bir teknoloji iken yaydığımız radyo dalgalarının yoğunluğunu bir düşünürseniz, senelerdir dinlenmekte olan uzaydan çık çıkmaması aslında gayet yalnız olduğumuzu gösterir.

Ayrıca son zamanlarda 4-5 sene öncesinin başlıklarını diriltmek gibi bir huy ortaya çıktı forumda. Eskilerde takılmayın bu kadar. Yaratıcı olun, ileriye bakın.

Posted: Mon Jan 11, 2010 7:15 am
by WeS_DeX
Dilbao wrote:Ayrıca son zamanlarda 4-5 sene öncesinin başlıklarını diriltmek gibi bir huy ortaya çıktı forumda. Eskilerde takılmayın bu kadar. Yaratıcı olun, ileriye bakın.
Evet son zamanlarda sanki kimse yeni bir haberden bahsetmiyor sitede. Konuşulacak, tartışılacak ve bilgi edinilebilecek konular çıkmıyor değil ama yine de oldukça az sayıda olduğunu düşünüyorum. Eskilere takılmak değil aslında konu, eski başlıklar üzerine konuşmak da yeni başlıklarda olduğu gibi güzel oluyor. Ben forumun içini taradıkça, eski başlıkları görüyorum, ilgimi çeken başlıklara yazıyorum. Lord_Feanor kadar olmasada yapıyorum bunu. :) eski mesajlar hakkında konuşmak güzel oluyor. Eski - Yeni farkeder mi? Yıllar önceki başlıklar üzerine hala konuşulabiliyor en azından, bundan güzel bir şey var mı? Unutulmuyor diyar da hiç bir konu, geliyorlar sık sık tekrar gündeme :)

Posted: Mon Jan 11, 2010 7:21 am
by Bogus
Açılan yeni başlıklarda tartışılan konuların daha önce eski başlıklarda da tartışılmış olması çok sık olan bir şey. Aynı konuyu yeni başlıkta tartışmaktansa eski başlıktan devam etmek daha doğru. Tüm başlıkları okuyup yeni bir başlık, yeni bir konu bulduğuna hükmedebilecek baba yiğide de helal olsun.

Sanırım Lord Feanor çok yakında bu konuda fenafillaha erecek.

Posted: Mon Jan 11, 2010 5:58 pm
by Lord_Feanor
Dilbao wrote:Hikaye ile gerçeği birbirine karıştırmayın. İnsan daha önce üstün bir teknoloji seviyesine ulaşmamıştı. Ulaşmış olsaydı kanıtları bulunurdu.

Ve henüz uzaydan herhangi bir radyo sinyali alınmış filan değil. Bu da civarımızdan bizim teknoloji seviyemize ulaşmış herhangi bir uzaylı canlının olmadığının kanıtıdır. Daha bilgisayar dediğimiz şey şu an 50-60 yıllık bir teknoloji iken yaydığımız radyo dalgalarının yoğunluğunu bir düşünürseniz, senelerdir dinlenmekte olan uzaydan çık çıkmaması aslında gayet yalnız olduğumuzu gösterir.

Ayrıca son zamanlarda 4-5 sene öncesinin başlıklarını diriltmek gibi bir huy ortaya çıktı forumda. Eskilerde takılmayın bu kadar. Yaratıcı olun, ileriye bakın.
cevap vermeye kalkmadan önce cevap vereceğimiz metni idrak etmeye çalışırsak iyi ederiz sanırım. daha önce yaşam üst seviyelere ulaşmıştı dediğimde insanı kastetmedim zaten, 150 milyon yıl önce insan mı vardı? 250 milyon yıl önce "permian catastrophe" denilen olay dünyadaki türlerin %96 sını yok etti. 65 milyon yıl önce ne olduğunu herkes biliyor zaten. eğer bu olaylar olmasaydı şu an belki memeliler bile olmayacaktı, çok farklı canlılar hükmediyor olacaktı dünyaya.

ayrıca radyo dalgaları çok ilkel bir teknoloji. ve uzaydaki tüm ırklar bunu kullanmış olmak zorunda değil. kullanmış olanlar varsa bile öylesine uzak mesafelerden gelen radyo dalgalarının çok büyük sapmaları olur. o kadar seyrelir ki yakalanma şansı zaten %0 gibi birşey olur ve biz uzayı dinlemeye başlayalı 50 yıl oldu. eğer bir sinyal alsaydık tüm evrenin en şanslı milleti olurduk.

eski başlıkları dirilttik diye yazmaları için milletin kafasına silah dayamıyoruz ya, istemeyen yazmaz. akıl almak istersek söyleriz zaten..

Posted: Mon Jan 11, 2010 11:52 pm
by Dilbao
Lord_Feanor wrote:250 milyon yıl önce "permian catastrophe" denilen olay dünyadaki türlerin %96 sını yok etti.
Korkulacak birşey yok, o dönemdeki canlılar su altı bitkilerinden çok öte değillerdi. Yok olmasalardı şu an dominant ırk olma ihtimalleri zaten yoktu. Zaten dominant ırk olacak bir ırk böyle şartlarda ölmeyip yaşamayı başarabilendir.
Lord_Feanor wrote:ayrıca radyo dalgaları çok ilkel bir teknoloji. ve uzaydaki tüm ırklar bunu kullanmış olmak zorunda değil. kullanmış olanlar varsa bile öylesine uzak mesafelerden gelen radyo dalgalarının çok büyük sapmaları olur. o kadar seyrelir ki yakalanma şansı zaten %0 gibi birşey olur ve biz uzayı dinlemeye başlayalı 50 yıl oldu. eğer bir sinyal alsaydık tüm evrenin en şanslı milleti olurduk.
şu an kullandığımız, kablosuz tüm teknolojiler, aynı mantık üzerine kuruludur. Bundan sonra kullanacağımız tüm kablosuz teknolojiler de yine aynı mantık üzerine kurulu olacak. Zira bu teknolohilerin tümü elektromanyetik dalgaların enerji taşıyabilmesi üzerine kurulu. Ne kadar gelişmiş bir uygarlık olursan ol, bu yöntem üzerine birşeyler mutlaka kullanılacaktır. Yani teknoloji ilkel filan değil, mantık asla değişmeyecek. En az bizim kadar gelişmiş bir uygarlık mutlaka bunu kullanacaktır.
Ayrıca bunlar dalgadır, ışık değil, yayılırlar doğrusal ilerlemezler. Bu dalgaları dinleyen araçlar da el radyosu değil tahmin edersiniz ki.

Dünya, 50 yıldır uzayı dinliyorsa, bu zaman boyunca hiçbir doğal olmayan dalga görülmemişse bu demektir ki, bizim yakınlarımızda bize yakın uygarlık seviyesinde bir toplum yoktur. Uzaklarda ise bizden önce uygarlık seviyesine ulaşmış bir toplum yoktur ki çoğu kişinin inandığı şey de budur.

Sadece 50 yıl boyunca dünyanın ne kadar gürültülü bir gezegen olduğuna bakın, her bir yerimizden dalgalar saçıyoruz. O kadar fazla ki dünyanın manyetik yapısı bile etkilendi bundan. Ve sadece 50 yıl içinde oldu bunlar. Biz bu kadar hızlı gelişebildiysek ve uzay hala sessiz kalıyorsa, şu an uzayın dominant ırkı olduğumuz barizdir.

Posted: Tue Jan 12, 2010 2:35 am
by WizardOfQuarks
Konunun esas noktasını kaçırmışım gaiba...

Arkadaşlar radyo frekans dalgaları bir teknoloji değildir, elektromanyetik radyasyonun bir spektrumudur. Ya da daha basit tanımıyla görünür ışık dışında kalan dalga spektrumlarından biridir. Bu radyo dalgalarını tespit eden dedektörlere teknoloji diyebiliriz.

Evrende yıldızlardan çok daha soğuk olan cisimler radyo dalgaları yayarlar ve bu cisimleri optik teleskoplarla gözlemlemek mümkün olmadığından radyo telekopları kullanılır. Hatırladığım kadarıyla ilk kuasarlar gözlemlendiğinde bunun uzaylılardan gelen radyo sinyalleri olduğunu söyleyen bir kesim olmuştu, ilk mesajda yazılan şey de bu sanırım. İnanmamak lazım böyle söylentilere...

Posted: Tue Jan 12, 2010 2:48 am
by Lord_Feanor
Dilbao wrote: Korkulacak birşey yok, o dönemdeki canlılar su altı bitkilerinden çok öte değillerdi. Yok olmasalardı şu an dominant ırk olma ihtimalleri zaten yoktu. Zaten dominant ırk olacak bir ırk böyle şartlarda ölmeyip yaşamayı başarabilendir.
ilkel balıklar ve ilk büyük sürüngenler sualtı bitkilerinden çok öte değillerse orasını bilemem ancak ne olursa olsun evrime büyük darbe vurduğu kesin. dönem hakkında ayrıntılı bilgi için;

http://en.wikipedia.org/wiki/Permian%E2 ... tion_event
Dilbao wrote:şu an kullandığımız, kablosuz tüm teknolojiler, aynı mantık üzerine kuruludur. Bundan sonra kullanacağımız tüm kablosuz teknolojiler de yine aynı mantık üzerine kurulu olacak. Zira bu teknolohilerin tümü elektromanyetik dalgaların enerji taşıyabilmesi üzerine kurulu. Ne kadar gelişmiş bir uygarlık olursan ol, bu yöntem üzerine birşeyler mutlaka kullanılacaktır. Yani teknoloji ilkel filan değil, mantık asla değişmeyecek. En az bizim kadar gelişmiş bir uygarlık mutlaka bunu kullanacaktır.
Ayrıca bunlar dalgadır, ışık değil, yayılırlar doğrusal ilerlemezler. Bu dalgaları dinleyen araçlar da el radyosu değil tahmin edersiniz ki.
öncelikle süper düşük(o da belki) ve aşırı düşük frekanstaki radyo dalgaları dışında herhangi bir elektromanyetik dalganın atmosferden çıkamayacağı bilinmelidir. iyonosferden kurtulabilenlerse daha güneş sisteminden bile çıkamadan güneş fırtınaları nedeniyle büyük zarar görüyor. dış uzayda ise çok daha fazla zarar görüyor. çok fazla elektromanyetik kaynak var. muhtemelen bizim zavallı dalgalarımız belki 50 ışık yılı bile gidemeden başkalarıyla karışıyor, zarar görüyor, zayıflıyor ve ya kayboluyor yada yakalansa bile tanınmaz hale geliyor. işte diğerleri tarafından gönderilenler de benzer bir akıbete uğruyor demektir. galaksimizin çapı 110000 ışıkyılı, bizden 50-60 bin yıl ilerde olan uygarlıkların radyo dalgalarını henüz almamızın imkansız olduğu anlamına geliyor bu. kaldı ki en yakın galaksi 2,2 milyon ışık yılık uzakta bulunuyor yani bizden çok daha gelişmiş uygarlıklar pekala var olabilir.
Dilbao wrote:Biz bu kadar hızlı gelişebildiysek ve uzay hala sessiz kalıyorsa, şu an uzayın dominant ırkı olduğumuz barizdir.
yukarda anlattıklarıma göre eğer biz uzayın dominant ırkıysak herhalde bir deniz kabuğu da yaşam tarihinin en büyük teknolojik buluşudur.

Posted: Tue Jan 12, 2010 3:00 am
by WizardOfQuarks
Lord_Feanor wrote:öncelikle süper düşük(o da belki) ve aşırı düşük frekanstaki radyo dalgaları dışında herhangi bir elektromanyetik dalganın atmosferden çıkamayacağı bilinmelidir. iyonosferden kurtulabilenlerse daha güneş sisteminden bile çıkamadan güneş fırtınaları nedeniyle büyük zarar görüyor. dış uzayda ise çok daha fazla zarar görüyor. çok fazla elektromanyetik kaynak var. muhtemelen bizim zavallı dalgalarımız belki 50 ışık yılı bile gidemeden başkalarıyla karışıyor, zarar görüyor, zayıflıyor ve ya kayboluyor yada yakalansa bile tanınmaz hale geliyor. işte diğerleri tarafından gönderilenler de benzer bir akıbete uğruyor demektir. galaksimizin çapı 110000 ışıkyılı, bizden 50-60 bin yıl ilerde olan uygarlıkların radyo dalgalarını henüz almamızın imkansız olduğu anlamına geliyor bu. kaldı ki en yakın galaksi 2,2 milyon ışık yılık uzakta bulunuyor yani bizden çok daha gelişmiş uygarlıklar pekala var olabilir.
13 milyar ışık yılı uzaklıktan radyo frekanslar ve kızılötesi frekanslar alınabiliyor...