Page 3 of 8

Posted: Fri Jun 22, 2007 7:51 pm
by Yener
Solaris taşı eline alıp biraz incelediğinde fark etti ki bu bir obsidyendi. Volkanik yerlerde çokça bulunan bir maddeydi.

Yüzbaşı Lyrian birkaç saniyelik bir sessizliğin ardından yeniden konuşmaya başladı.

Yüzbaşı Lyrian:“Solaris ve Sangwa taşta daha fark edemediğiniz bir şey var. Daha dikkatli
inceleyin. O zaman geride kalan sorularınızı cevaplandıracağım.”


-----------------------------------------------------------------------------------------------------------

Gelen Zar :

DC : 15
Solaris Spot gelen zar (toplam): 10

Posted: Fri Jun 22, 2007 7:54 pm
by Yener
Gilreanshlaesila Orcların izini bulmuştu dümdüz güneye iniyorlardı, fakat sayıları hakkında hiçbir fikir sahibi olamamıştı belki de ilk tahmin ettiği gibi yedi belki de on yedi kişilerdi. İşte bu belirsizlik durumu iyice zorlaştırmıştı.

Etrafı dikkatle dinledi bir an bir ses duydu, bu bir orc böğürtüsüne benziyordu, birkaç saniye daha kulak verdikten sonra bu seslerin orcların böğürtülü konuşmaları olduğunu anlamıştı. Sesler yakından geliyordu fakat daha onları görememişti. Birkaç metre kadar ilerisinde olmalıydılar.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

Gelen zarlar :
Track DC (orcların izlerini sürme) : 15 / İzlerden sayı belirleme denemesi (gelen zar) : 1
Track denemesi gelen zar toplam: 18

Listen : 12

Posted: Fri Jun 22, 2007 7:56 pm
by Yener
Thor elindeki meşaleyle ilerleyip kütüğün içerisine baktığı zaman ufak bir kız çocuğu gördü. Kızın deri rengi siyah ve saçları beyazdı bu muhtemelen bir kara elf olmalıydı. İçeriyi görmek için tuttuğu meşale yüzünden çocuk kokmuştu ve gözlerini kapayarak kütüğün içerisinde diğer uca doğru emekleyerek yönelmişti ve kız bir çığlık kopardı.

“Hayırrrrr yaklaşma bana !!! Lütfen canımı yakma !!!”

Kız aynı zamanda ağlamaya da devam ediyordu.

Posted: Fri Jun 22, 2007 10:34 pm
by Sir Gerard
Barbar, ağlayan drow kızını görünce her drow görüşündeki gibi buruşturdu yüzünü öncelikle. Babasının yüzü yeniden gözlerinin önüne geliyordu, tabii elinde tuttuğu kılıçla beraber... Ve sanki barbara kızı o an oracıkta öldürmesini söylüyordu...

Ama hayır, babası o kadar merhametsiz biri değildi, olamazdı da. Kız çocuğunun drow olduğu bir yana bırakılırsa, insan ölçülerine göre fazlasıyla tatlıydı. Kızın korkusunu anlayabildiğini düşündü barbar, onun yerinde olsaydı aynı şeyleri hissedecekti muhtemelen, sadece bir erkeğin o erkeksi cesaretiyle. Birçok zaman hata yapmasına sebep olabilecek bir cesaret, ama aynı zamanda bir erkeğin olmazsa olmazı.

Kız iri adamın varlığından rahatsız olmuştu ve bu gayet normaldi. Ã?ünkü kocaman biri olmasına rağmen Thor da kızı görünce rahatsız olmuştu, aksini söylemek yalan olurdu.

Yine de şimdi kız ona o kadar da kötü görünmemeye başlamıştı. Koruma içgüdüsüyle elini küçük kızın başına koydu-muhtemelen şimdi irkilecekti kız ama ona birşey yapmayacağını bu şekilde belli etmeye çalıştı. Kızın dilini bilse de, konuşmaya gerek duymamıştı şimdiye kadar.

Ona ne yapacağı sadece bir an merak konusu oldu barbar için. Kararı baştan belliydi: Onu tapınağa götürecekti. Gülümsedi dev adam sessizce. Baştaki tahmini yanlış değildi...

Bir çocuk göreceğini tahmin etmişti: Bir çocuk görüyordu.

Bir rahibe göreceğini tahmin etmişti: Bir rahibe görecekti.

Sesini korkutucu çıkarmamak için dikkat ederek: "Benimle gel küçük kız, tapınağa gidiyoruz." dedi (Elfçe) .

Kızı kucaklamak için öne doğru eğilirken zihninde tek bir görüntü vardı dev adamın...

Babası gülümsüyordu...

Posted: Sun Jun 24, 2007 4:16 am
by darkelven
Zaerniss Odlanyer`i gördüğünde yayına bir ok yerleştirmiş ve fırlatmak üzere olduğunu da farketmişti.Okun ucunun nereye doğrulduğuna bakmak için önündeki dalları bir itti ve başını öne doğru uzattı.

Yerde, iki tane okun isabet ettiği bir geyik gördü.Odlanyer işini bitirmek üzereydi.Yay kullananların sinirlerinin aynı yayları gibi gergin olduğunu biliyordu Zaerniss.Ã?ünkü bu iş çok dikkat gerektiriyordu.

Ama Zaerniss`in buna saygı göstermeye niyeti yoktu ! Dostunun keyfini kaçırmaya niyetliydi.Ama bilerek yaptığını da belli etmemesi gerekiyordu.(küçük bi şaka)

Bir anda ağacın arkasında gizlendiği yerden ''HEEyy! ODLANYER ! '' diye bağırdı.Böylece dikkatini dağıtarak hedefi şaşırtmayı planlıyordu.Bu mesafeden geyiği vuramayan Odlanyer komik bir duruma düşerdi.

Dostunun bu arkadaşça şakayı anlayacağını düşünüyordu Zaerniss, nasıl olsa arkadaşlardı.

Posted: Mon Jun 25, 2007 5:30 am
by Gaara of the Sand
"Hööhöyt!" nidasıyla odlanyer oku geyige dogru saldı.Ses tanıdık gelmişti. atışının isabetine bakmadan arkasını döndü sesin geldigi yöne dogru."Dostum sen manyakmısın; yoksa göbegine bir küpemi takmamı istiyosun" Odlanyer böyle kabadayılanarak deminki gerginligi ve sinir boşalmasını üstünden atmak istiyordu.yayını daha çok bir sopaymış gibi tutuyordu elinde sanki ses kimden çıktıysa kafasına geçiricekmiş gibi.

Posted: Mon Jun 25, 2007 5:56 am
by Mark
Oeniaker, Merladi'nin gözlerine bakıp birkaç saniye sessiz kaldı.

Bunu ciddiyetle söylemeliydi, ona.

-" Bunu yapmaktan zevk duyarım, Merladi. "
Sonra, gülümsedi.
-" Hem çok merak ediyorum."

Elini tuttu, esen serin rüzgarda, Gökyüzündeki parlak ayın altında, suya yakın olduğunu bildiği bir yer var mıydı? En iyisi Ayın altında biraz dolaşmak, diye düşündü. Hem Merladi, bugün onu çok şaşırtmış, başka biriyle hiç bu kadar yakın olmamıştı.

Daha başka birşey söylemeye gerek görmedi. Sanki biraz fazla mutluydu.

Posted: Mon Jun 25, 2007 6:44 am
by Swain
Solaris Silverymoon gibi bi yerde böyle bi hırsızlığın hayra alamet olmadığını düşünüyordu. Lakin bunu her kim istiyorsa bilmedikleri bir şeyin peşinde olduğu kesindi. Taşı dikkatlice incelemişti. Hakkında tek anlayabildiği de Obsidian olduğuydu. Birde kardeşinin incelemesi için taşı ona uzattı. Ve yüzbaşıya dönerek sordu?

“Peki yüzbaşım, Hırsız’ı konuşturabildiniz mi?”

Posted: Mon Jun 25, 2007 7:04 am
by Daho
Sangwa taşı kardeşinden aldı ve inceledi ;

küçükken aldığı eğitim sırasında yani kardeşinden ayrıldığı sıralarda kendini doğaya vermişti. dövüşürken her zaman kardeşinin yanında olamayacağını iyice anladığı sıralarda doğanın ona nasıl yardım edeceğini öğrenmişti kardeşi gibi nasıl arkasını koruyabileceğini öğrenmişti... kanında olan wood elf kanı bunu yapmasını daha da kolaylaştırmıştı. o günlerden kalan bazı salt bilgiler kafanında canlandı.

obsidyen selfine hakim olan canlıların içlerindeki olumsuz yanlarını fark ettirirdi. bu sayede ona sahip olanın daha rahat düşünmesini ve doğru karar vermesini sağlardı . bu özelliğiylede pozitifleştiren duyguları güçlendirirdi.(karaciğerede iyi geliyomuş.) ama bu taşı buçukluğun neden çalmaya çalıştığını pek anlıyamamıştı... hala kafası karışık elinde obsidyenle yüzbaşı lyrian ın cevabını bekliyordu.

kendine içindeki öfke ve hırçınlık sayesinde hakim olamadı ve şu sözleri sarfetti :

"ya da bizim hırsızın kendisiyle konuşma yetkimiz var mı - yüzbaşım?"

Posted: Mon Jun 25, 2007 11:19 pm
by Illyra
Kız hafifçe içini çekti ve çevrsine bakındı. belki yüksek bir bir ağaca tırmanırsa gözükmeden tam olarak kaç kişi oldukları hakkında bir fikir edinebilirdi. körlemesine bir savaşa girmeyi istemyordu. boynundaki mielliki madalyonunu hafifçe okşadı ardından çevresinde tırmanabilmek için bir ağaç olup olmadığını kontrol etmeye başladı. dallar ve yapraklar kendisini gizleyebilirdi. evet bu plan gittikçe daha güzek gözüküyordu.

Posted: Thu Jun 28, 2007 2:48 am
by Yener
Odlanyer tam Zaerniss’ e bakmak için arkasını dönmüştü ki geyiğin devrilme sesini ikisi de duydu. Sonunda hayvan canını teslim etmişti.

şimdi iki dost ormanın güney ucunda ucun da karşılaşmıştı. Odlanyer ilk avını yakalamıştı, Zaerniss ise daha yolun başında gibi gözüküyordu, fakat hemen bir av hayvanın izini sürmesi hiçte zor olmazdı.

Posted: Thu Jun 28, 2007 2:52 am
by Yener
Oeniaker kendini o anki mutluluğuna öyle kaptırmıştı ki duyguları dışında bir anda dış dünyadan soyutlanmıştı sanki ve Merladi’ nin ani irkilişiyle kendine geldi.

Merladi : “Oeniaker duydun mu ?”

Oeniaker, Merladi ‘nin ne kastettiğini anlamamıştı çünkü hiçbir şey duymamıştı.

Merladi : “Sesler duydum sanırım birinin yardıma ihtiyacı var !”

Merladi koşmaya başladı.

Merladi : “Ã?abuk Oeniaker ses bu taraftan geliyor”.

Merladi sol kolunun yönünü gösteriyordu.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------

Oeniaker Listen denemesi : 3 (gelen zar) 6 (toplam)

DC : 14

Posted: Thu Jun 28, 2007 3:07 am
by Yener
Solaris sonunda ilk bakışlarında göremedikleri şeyi görmeyi başarmıştı. Taşın üzerine minik bir örümcek sembolü işlenmişti, böyle bir sembolü daha önce görmemişti fakat örümceğin nelerle bağdaştırıldığını çok iyi biliyordu.

Sangwa taşı kardeşinden tekrar aldığında hiç dikkatli incelememişti bu yüzden bu sembolü göremedi. Solaris ‘in Sangwa’ nın sembolü fark edemediğini anlaması uzun sürmedi.

Solaris : “Peki yüzbaşım, Hırsız’ı konuşturabildiniz mi?”

Sangwa : "ya da bizim hırsızın kendisiyle konuşma yetkimiz var mı - yüzbaşım?"

Yüzbaşı iki kardeşin sorularını cevapladı : “Evet konuşturduk ve bir büyünün etkisi altında olduğunu anladık. Hipnoz (charm) edilmiş.”

“Hiç vakit kaybetmeden bir an önce yola çıkmanızın daha iyi olacağını düşünüyorum.”

Posted: Thu Jun 28, 2007 3:13 am
by Yener
Kız barbarın dokunuşlarından dolayı iyice kokmuştu, şimdi kütüğün diğer boşluğundan çıkmak için kütüğün içinde dizlerinin üzerinde emeklerken, sol elini barbarın suratına tuttu.

Thor bir anda gözlerinin tam önünde ışıklanmalar gördü, karanlık kütüğün içerisinde, akşamüzeri aniden gözünün önünde beliren bu ışıklanma gözlerini kamaştırdı. Barbar bu rahatsızlıktan dolayı kafasını ve vücudunu yerdeki kütüğün içerisinden çekmez zorunda kaldı. Ve şimdi barbar bir yandan gözlerini ovalarken kafasının etrafında üç tane ışık topu dönüp duruyordu.

Posted: Thu Jun 28, 2007 3:28 am
by Yener
Gil kısa bir süre içerisinde hemen önündeki ağaca hiç zorlanmadan tırmanmıştı. Bir ateş gördü sönük bir ateş. Yeşil derilerinden ve iri cüsselerinden ateşin etrafındakilerin orc olduğunu anlamıştı. Genç korucu dört orc saymıştı.

Muhtemelen dörtten fazla olmalıydılar, çünkü izlerden daha kalabalık oldukları anlaşılıyordu, ama ateşin etrafındaki dördünden başka orc görmemişti. Ağaçtan görüş çok güzeldi, ok atışı içinde güzel olabilirdi fakat isabetsiz bir atış veya isabetli bir atış yapsa bile sadece bir tanesini vurabilirdi ve diğerleri de bunu fark edip ormanın içine kaçabilirlerdi.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

Zar denemesi :
Climb : 13 (gelen zar) 15 (toplam)
Spot : 10 (gelen zar) 16 (toplam)

DC : 14