Page 3 of 3

Posted: Sun Jan 20, 2008 5:28 am
by Artemis Entreri
Köylüde olsa insan, insandır. :) Huufet öyle her kitap okuyanın peşinden gidecek birisi değil :D şaka bi yana, birşeyler yazdım bakalım Dwaxerın tepkisi nasıl olcak.

Posted: Sun Jan 20, 2008 8:32 am
by dwaxer
:D Artemis, bu Huufet denilen genç Magnus'un (kendisinin bile farkında olmadığı) psionik güçlerinden (bu da yanındakinin hislerini manüple eden bir güç :mrgreen: ) etkilendiği için, ihtiyara korkuyla karışık bir hayranlık ve yakınlık duyması, bülbül gibi ötmesi normaldir. :evil: :schemes: :evillaugh: şaka şaka.

Neyse güzel yazmışsın uyduracağız bir şeyler,

Yalnız ülke ya da diyarın genel anlamda koşullarını bilseydik iyi olurdu. Neredeyiz, etrafta neler var, vs... Bir de benim naçizane önerim hepimizi bağlayan büyük bir düğüm yerleştirmek yani bir olay; örneğin yaşayan ölüler bilmem ne yöresinde katliam yapıyordur, ya da savaş vardır iki grup arasında, ya da bir meteor düşmüştür o topraklarda uğursuz bir şeyler başlamıştır gibi çeşitli şeyler olabilir. Maksat yavaş yavaş kahramanlarımızın o büyük olaylara, bütün dünyayı ilgilendiren olaylara doğru kayabilme alternatifi olsun. Sadece bir öneri. :schemes:

Posted: Sun Jan 20, 2008 3:56 pm
by Tersyuz
Bende katılmak istiyorum.

Boy 75 cm, kilo 15, beyaz saçlı ve sakallı, mavi gözlü görüp görebileceğiniz en küçük ve en sevimli gnome.
Image
Çok zeki, çok meraklı fakat çok dalgın, devamlı kafasında projeler geliştirir bazen de bunları uygulamaya koyar. Alet edavat yapımında ustadır, ufak tefek büyülü eşyalar da imal edebilir.

Aslında çok korkak bir kişi, savaş anında direk kaçıp gizleniyor. Fakat hem arkadaş canlısı olması hem de merakı yüzünden maceraya atılması için az bir teşvik yeterli oluyor.

Kerdox'la ormanda birbirimizi kaybettik nedeni benim oturup Kerdox kafa attığında kafasının acımamasını sağlayacak bir miğfer imal etmek için uğraşmam. Bunun için kağıt üzerinde çizimler ve hesaplar yapıyordum. Kerdox'un olmadığını farkedince koşa koşa yetişeceğim.

Posted: Sun Jan 20, 2008 9:37 pm
by Edmond
Gayet güzel bir başlangıç yapmışsın Tersyuz, baya güzel.

Bu arada, ben bu akşama doğru, herkesi birleştirmeyi düşünüyorum.Sanırım pek zor olmayacak.

Posted: Sun Jan 20, 2008 10:18 pm
by Tersyuz
Sağol Edmond,
biraz paldır küldür girdim haber vermeden ama hemen yazmak istedim o yüzden.

Posted: Mon Jan 21, 2008 12:09 am
by Mark
22 yaşında, dişi ork, siyah cüppesi altında, orkların en güzellerinden sayılmaktaydı, kabilesinden, ayrıldı. Taşlar ona, bulunması gereken yerin orası olmadığını fısıldamıştı.

Cadı Kahin, Ork, Female, Martranna Dragonsbane.

Köyün içinde, genç dişi orkun marifetleri, dilden dile anlatılır, olmuştu. Savaşlara gitmeden, önce ondan tavsiye almaya gelen, erler ve bazen arka odalarına çağrıldığı, suratlarını göremediği ama kehanet gücü sayesinde, kim olduklarını söylediğinde, inanan komutanlara, fetihlerin ve ork ırkını ilgilendiren konularda, görüsünü paylaşıyordu. Ellerinde çevirdiği taşları ve kemikleri fırlatır, sonra güzel suratı eğilerek, geleceğe karışan gözleri, bulutlanırdı.

Görülerinin savaşlarda kulllanılması, genç yaşta olgunlaşmasını sağladı. Bilgelik ve erdem derslerini aldı. Artık orduların kazanmasının yollarını, söylemeyecekti. Taşlara danıştı. Ayrılması gerekiyordu. Daha bilmediği şeyler vardı. Gizemli korunma büyülerine sahipti.

Siyah saçlarını ördü, ve yoldaki işaretlerin yol göstericeğinden emin olarak , ayrıldı.