Page 3 of 9
Posted: Sat Mar 29, 2008 6:14 am
by Firble
Timuru görmek mi? diye sordu Krotis... Olabilir tabii... Ancak tam da savasin olduğu sirada biraz tehlikeli de olabilir belki. Yine de istiyorsaniz neden olmasin gidebiliriz. Belki Trabzona da uğrariz doğuya giderken.. Krotis rakısından bir yudum daha aldı. Simdi neredeymis Timur biliyor musun? diye sordu sonra.
Posted: Tue Apr 01, 2008 3:46 am
by Alenthas
Bir kaç bardaktan sonra kafası bir hayli "iyi" olmuştu."Sanki biraz..acıymış, şarabı daha çok seviyorum, fakat bununda anlayamadığım bir çekiciliği var," dedi elindeki bardağı kaldırarak. Sonra Alperen'e bakarak "Arkadaşım böyle konularda beni şaşırtacak derecede geniş bilgiye sahip her nasılsa. Timur nerede dediydin Alperen?"
Posted: Tue Apr 01, 2008 4:40 am
by Edmond
Huor arkadaşının sarhoşluğundan dolayı yaptığı iltifata gülerek:
*Horasan'da olsa gerek, emmeee, dez vakit Malatya'ya ulaşır deyiler.Horasan'da dediğim de, te Erzurum'daki, Anadolu'daki Horasan.Emmeeee, ordusu çook yavaş, ağaçlardan da filleri tez geçiremiği.
Posted: Tue Apr 01, 2008 10:15 pm
by Firble
O halde kisi doğuda geçirir büyük ihtimalle. Oradan buralara gelmek zordur. Hele senin dediğin gibi buyuk hayvanlari varsa... Savas Anadolu'nun doğusunda olur diye düsünüyorum. Eğer hayvanlar bahsettiğin gibi büyükse o zaman onlarla dağlik bölgede savasmak ister Bayazit. Eh Timur buraya gelmeden oraya gitmek için de ordusunu Sta Boli önlerinden cekmesi lazim. Yani senin dediğin doğruysa yine kurtuldu Konstantiniye.. Krotis hafifçe gülümsedi.
Erzurum Tirabzon'dan çok uzakta değildi. Oraya gitmemiz üc hafta alir büyük ihtimalle... Eğer yürüyerek gidersek. Atlarla gitmemiz bir hafta sürer belki daha da kisa sürebilir. Elbette Timur'un yerini tam olarak biliyorsak...
Eh bu durumda uzun bir yol olacak. Ama o hayvanlari da görmek isterim.
Posted: Wed Apr 02, 2008 4:09 am
by Alenthas
"Hakikattende. Fil mi dediydin ismi, çok merak ettim açıkçası," dedi ve elindeki bardağı masaya koydu. Fakat o sırada dengesiz Louis bardağı düşürerek halıya dökülmesine sebep oldu. Bardağı aldı ve hiç bir şey olmamış gibi konuşmasına devam etti "Gidip şu Timur'u görelim bakalım, önünde bir kaç ezgi çalarız, parasını alıp gideriz. Bakarsın sana da yeni bir halı alırız Krotis, bu eskimiş gibi görünüyor zaten."
"Bu arada daha var mıydı bu içkiden?"
Posted: Wed Apr 02, 2008 7:15 am
by Edmond
Alperen sertçe gülümsedi, *Barasını almak mı?Siz ne değiyiniz?Timur beş guruş vericiğimi mi sanayınız?*
Sonra, *Eyleyse, tez çıkak yola!Haa, Konstantin gene yırttı.Ancaak, kim bilir, Ellehem Beyazıt apayrı bir ordu yollar Timur'a.*
Sonra Louis'in sarhoşluğuna gülümsedi.Ne gerek vardı da zıkkımlanıyorlar diye düşündü sonra.
Posted: Thu Apr 03, 2008 2:26 am
by Firble
Ã?yleyse yola çıkalim bakalim dedi Krotis. Benim yüküm çok fazla değil dedi. Sepetten çıkardığı rakı şisesini giysisinin içine soktu. İste boyle rakisiniz seyahat olmaz derler vre... Neyse haydi cikalim dedi.
Üç gezgin de sanki birkaç saatlik bir köy yoluna gidecekmiş gibi hızla ve hazırlıksız ayaklandılar. Konya'nın bir kasabasından Erzuruma uzanan üç haftaya yakın bir yol vardı önlerinde. O da eğer hızlı bir tempo ile yürürlerse.
................................
Belki bir hafta geçmişti. Krotis normalde hızlı yürümeyi sevmezdi ancak o da bir şekilde ayak uydurmuştu gruba... Yine de bir haftanın sonunda bir gün içinde olsa bir şehrin rahatlığına ihtiyaçları vardı. Bu nedenle üçlü Sivas'a gitmeye karar verdiler. Timur'un bir yıl önce yakıp yıktığı Sivas'a.
Bir önceki yıl ordularını batıya kaydırmış olan Osmanlı artık Timur tehitdini ciddiye alıyordu ve Sivas'a önemli sayıda askeri kaydırmıştı. Timur eğer delilik edip de kışın Doğu Anadolu'yu geçmeye karar verirse onu buradaki birlikler karşılayacaktı.
Bu birliğe ait bir grup Sivas yolunun üzerinde talim yapıyordu. Üç gezgini görünce belki biraz eğlenmek için belki de şüphelendikleri için grubu durdurdular.
Diğerlerinden daha yaşlı olan muhtemelen onların komutanı olan adam sordu.
Söyleyin bakalım ağalar kimsiniz nereden geliyorsunuz?
Tirabzon'a gidiyoruz vre. diye cevap verdi Krotis. Konya tarafindan geliyoruz. Diğer iki arkadasim ozan. Bense tüccarim. Ne zamandir Konya'da yasiyorum ama onlarla memleketimi görmek istedim.
Krotis Timur'la savaş halinde olan Osmanlı devletinin askerinde Timur'un ordusunun konakladığı Erzurum'a gittiklerini söylemek istememişti.
Askerlerden 15 yaşlarında olanı hafifçe gülerek.
Vay be bir rumsun demek dedi. Ucuz kurtuldu sizin Bizans elimizden. Timur olmayaydı şehrinizi alırdı sultanımız.
Evet ucuz kurtuldik gercektende dedi Krotis. Simdi beklemeniz gerekiyor sehri almak icin Timuru yenmeyi.
Sonra konuşmanın istenmeyen yerlere gelebileceğini düşünüp sustu. Zaten en yaşlı asker diğerlerine dönmüştü. Eeee siz anlatın bakalım demek bir ozansınız ve bir rumla Trabzon'u görmeye gidiyorsunuz. Gezgin ozanları severim. Kimsiniz? Siz de Rum musunuz yoksa aslen Osmanlı mısınız? Daha önce nereleri gezdiniz?
RP Dışı: Arkaaşlar istediğiniz gibi devam ettirin. Yarın iki sınavım var. Eğer bir şekilde hikaye ilerlerse beni beklemenize gerek yok. : )
Posted: Thu Apr 03, 2008 4:23 am
by Edmond
Alperen adamlara gülümseyerek:
*Bıre gardaşlar, ben Maraş'lıyam, Elhamdulillah Muhammedî'yem.Beni belki de duymuşsanazdır, bana Alperen derler.Maraş'ta Ermeni baskınında böttün yedi ceddimi şehit eylediler.Beni padişaha saldırlardı, ben gitmeden evvel, çalılardan öçünü dördünü geberttiydim de gittiydim, padişahı da gördüm, sadrazamı da.Beni bilirler de severler de.*
Sonra durakladı.Konuşmak istese de biraz olsun yorgunluğu, onu susturuyordu.
*Bıre gardaşlar, biz Ademoğullarına bir şeyler vericiğiniz mi?*
Posted: Fri Apr 04, 2008 2:56 am
by Firble
Adam bir süre emin olamadan baktı karşısındaki ozana sonra
Tamam o zaman gardaş... Bize konuk olun dedi. Biz de biraz mola veririz. Sonra verdiği bir işaretle adamlar taşları çekerek oturacak yerleri ayarladılar ve büyük bir taşın üzerine de yemekleri koydular. Bir anda sanki bir han masası kurulmuştu yolun ortasında...
O zaman oturalım beraber yiyelim dedi muhtemelen askerlerin komutanı olan adam. Krotis daha kimse oturmadan... Vre oturalim o zaman... Sağolas
RP DIşI: Arkadaşlar kendimi DM gibi hissettim. Siz de yönlendirin askerleri... Konuşturun... Bana birakmayin vre her seyi
Posted: Fri Apr 04, 2008 3:29 am
by Alenthas
"Adım Philippe Louis Valois, arkadaşlarım kısaca Louis ya da Phil derler. Fransa'nın Paris şehrinden geliyorum," dedi Louis. Biraz huzursuz olmuştu açıkçası. Osmanlıya geldiğinden beri alışamamıştı insanlarına bir türlü.
"Ah, demek Fransa'dan geliyorsun! Torunum bir kaç yıl önce Fransa'ya gittiydi, arada mektup atar," dedi ve biraz durduktan sonra ekledi "öve öve bitiremez."
Louis kafasını salladı, adamın nazik olmak için yalan söylediğini düşünüyordu. Sırf laf olsun diye "Neresine gittiydi?" dedi.
"Roçelle mi ne öyle bir şeyler dediydi emmee tam hatırlamiyiram."
"Rochelle mi! Orası İngilizlere çok yakın, torununuza dikkatli olmasını ve en içten dileklerimi iletiniz."
Adam kafasını olur anlamında sallamıştı. Louis konuşmanın hemen ardından onlar için hazırlanmış yere oturdu.
Posted: Fri Apr 04, 2008 3:37 am
by Edmond
Alperen otururken Louis'in ne demek istediğini düşündü.İngilizler'e karşı tedbir mi alıyorlardı?
*La Luyiz, siz din gardaşlarınızdan korkiyi misiniz?* diye sordu, bir yandan yemeğe başlarken.
Posted: Fri Apr 04, 2008 4:42 am
by Alenthas
"Korktuğum söylenemez, ama İngilizler ve Fransızlar arasında süregelen savaş çok hayatların sönmesine sebebiyet verebilir. Her gün, her saat, her dakika bir saldırı olabilir. Bilemezsin. Nasıl Osmanlı Timurla savaşıyorsa bu da onun gibi bir şey, ama o kadar da 'kutsal' olduğu söylenemez.Söylemek istemeselerde herkesin bildiği bir şey var ki, madenler için savaşıyorlar."
Posted: Sat Apr 05, 2008 12:14 am
by Firble
Korkmakta haklilar bence de... İngilizlerin Paris'i aldiklari söyleniyor. Sonra da baska bir büyük sehri kusatmislardi. Alean gibi bir seydi sanirim. Tüccarlardan dinlemistim. Bir ikisi de Fransa da cikan 14 15 yaslarinda bir kizin ingilizlere karsi komutan yapildigini söyledi ama yalandir her halde... Eh Osmanli Timura karsi yenilmedi sonucta degil mi? Avrupanin birlesmis ordularini Nigboluda yenmisken Timur'u da yenebilir Bayazit.
Askerler bu ilginç üçlünün konuşmalarını merakla dinliyorlardı. Ancak komutan biraz da huzursuz olmuş gibiydi. Timur'un ne kadar vahşi olduğunu Sivas'ta herkes görmüştü. şimdi önlerindeki bu tehlike hakkında konuşmak hoş olmayabilirdi.
Eee ağalar buradan Sivas'a gitmeyi planlıyorsanız, size bir birliği verebilirim eşlik etmesi için. Ancak eğer haberiniz yoksa söyleyim. Bir yıl kadar önce Timur şehre saldırdı. Binalar insanlar hatta ağaçlar bile hala saldırının izlerini taşıyor. O nedenle rahat edemiyebilirsiniz belki şehirde... İsterseniz sizi şehrin dışındaki ordugahtada ağırlayabilirsiniz.
Yağmalanmış bir şehri hayal etmek Krotis'i hep korkutmuştu ama kaçmak istemiyordu önündeki gerçekten. O nedenle Aslinda dedi. Sanirim sehre gitmemiz daha iyi olacak. Ancak tabii arkadaslarimin dusuncesi de önemli.
Posted: Sat Apr 05, 2008 12:30 am
by Alenthas
İnsanları düşündü, yardıma hatta gülümsemeye bile muhtaç insanları. Hâlâ hayatta olanları.. "Sanırım gitmemiz herkesin hayrına olucak. Alperen?"
Posted: Sat Apr 05, 2008 12:50 am
by Edmond
Alperen düşündü biraz, *Gideceğek!* dedi ve yol için hazırlığa koyuldular.