Page 3 of 9
Posted: Fri Dec 19, 2008 10:53 pm
by dwaxer
Starfell wrote:İri adam homurdanarak kapıyı araladı. "Ne demiriymiş bu saatte" Lambayı adamın suratını daha iyi görebilmek için adama yaklaştırdı. Ve etrafa bakındı.
Dışarıda, kapıya yakın durmasına rağmen yağmurdan sırılsıklam olmuş bir adam var. Traş olmamış bir suratı var ve tuttuğu palto mu battaniye mi olduğu belli olmayan kumaş yüzünden ellerini göremiyorsun.
"Usta at arabamın dingilini tutan cıvata demiri düşüp kaybolmuş, bana uygun bir demir kessen diyorum; parası neyse fazla fazla vereceğime hiç şüphen olmasın... Bu arada içeriye girebilir miyim, donuma kadar ıslandım burada?”
.
Posted: Fri Dec 19, 2008 11:01 pm
by Starfell
"Tabi tabi ama önce şu dingile bi bakmam lazım benim. Nerde araba?"
+ niyet sezme atmak istiyorum +2 insan sarraflığı
Posted: Fri Dec 19, 2008 11:23 pm
by dwaxer
Starfell wrote:"Tabi tabi ama önce şu dingile bi bakmam lazım benim. Nerde araba?"
+ niyet sezme atmak istiyorum +2 insan sarraflığı
"Araba kasabanın dışında biraz."
.
Posted: Sat Dec 20, 2008 12:46 am
by Mark
Apolite, evin ikinci katındaki çalışma odasında önüne çektiği çizelgeyi inceliyordu.
- Marangoz:
Beş adet uzun festival masası,
Elli beş sandalye,
Banklar,
Podyum,
Vali ile görüşülecek ivedi konular:
-Festival güvenliği için garnizon komutanı Richard ile organizasyon ayarla,
-Kasaba evleri boyanması için vali ile konuş,
-Vali aşçısından yemek listesi alınması,
-Değirmenciden tahıl ve avcıdan et temini,
-Organizasyon için alacağım ücret ve gerekli izin belgeleri,
Market
-Kutlama afişleri
Hepsini kontrol edip, aklından çıkan birşey varmı diye inceliyordu. Dışarıda çakan şimşen pencere pervazını aydınlattı. Defteri kapattıktan sonra aşağı kata inen basamakların önünde durakladı. Dışarıdaki fırtınaya rağmen, karşıdaki evin avlusunda bir ışık hareket ediyordu. Pencereyi biraz yukarı kaldırıp kulak kabarttı.
Posted: Sat Dec 20, 2008 2:24 am
by Starfell
"Tamam sen geç içeri. Bende hazırlanıyım. Geliyorum..." dedi. Adamı atolyede tek başına bırakıp evine geçti.
Bu saatte uyandırılmaktan rahatsız olmuştu ama adam iyi para ödeyebilirdi. Sabahlığını yatağın üzerine bıraktı. Üzerini değiştirmişti.Yağmurdan korunmak için kürkünü sırtına taktı. Tam atölyeye gitmek için alt kata iniyordu ki geri odasına döndü. Yatağının yanındaki çekmeceden. Güzelce işlenmiş bir hancer aldı ve kürkünün içine sakladı. Merdivenlerden aşağı adamın yanına geldi. Ã?antasına gerekli eşyalarını koydu ve yolcuya baktı "hadi gidelim".
Posted: Sat Dec 20, 2008 2:44 am
by dwaxer
Starfell wrote:"Tamam sen geç içeri. Bende hazırlanıyım. Geliyorum..." dedi. Adamı atolyede tek başına bırakıp evine geçti.
Bu saatte uyandırılmaktan rahatsız olmuştu ama adam iyi para ödeyebilirdi. Sabahlığını yatağın üzerine bıraktı. Üzerini değiştirmişti.Yağmurdan korunmak için kürkünü sırtına taktı. Tam atölyeye gitmek için alt kata iniyordu ki geri odasına döndü. Yatağının yanındaki çekmeceden. Güzelce işlenmiş bir hancer aldı ve kürkünün içine sakladı. Merdivenlerden aşağı adamın yanına geldi. Ã?antasına gerekli eşyalarını koydu ve yolcuya baktı "hadi gidelim".
Fakat aşağıya indiğinde bir süprizle karşılaşırsın. İçerde 3 kişi vardır. Deminki adam da dahil olmak üzere hepsinin bileklerinde arası zincirli kelepçeler var. Bir tanesi de artık nerden bulduysa balta tutuyor.
Demin seninle konuşan adam:
"Amca sen şu kelepçelerimizi kes de yolumuza gidelim, biz aslında hapisten kaçtık. Acelemiz var biraz anlayacağın!"
Posted: Sat Dec 20, 2008 2:48 am
by Starfell
"Yavaş ol genç adam istediği yapıcam ama sana güvendim evime aldım. Beni baltaylamı tehtit ediceksin hiç yakıştıramadım.şimdi baltayı bırak ve şöyle bi kenara geç." Adam ocağın başına gider ve zincirlerini kırmak için balyoz alacağını hissettirir.
Posted: Sat Dec 20, 2008 2:59 am
by dwaxer
Starfell wrote:"Yavaş ol genç adam istediği yapıcam ama sana güvendim evime aldım. Beni baltaylamı tehtit ediceksin hiç yakıştıramadım.şimdi baltayı bırak ve şöyle bi kenara geç." Adam ocağın başına gider ve zincirlerini kırmak için balyoz alacağını hissettirir.
"Ustam biz yakalanırsak ölücez icabında o yüzden yakalanmamak için ne gerekirse yaparız. Sen arıza çıkarmazsan aynen yolumuza gidecez, sana delikanlı sözü!"
Adamlar işine karışmayacak ama tetikteler. Baltayı bırakmaya niyetleri yok; ayrıca kelepçenin zincirlerini de iki eliyle tutup sarkıtmışlar (bunu da jop gibi vurabilirler)
.
Posted: Sat Dec 20, 2008 3:13 am
by Starfell
"Tamam bakıyım şu zincirlere. Hımmm... Bunlar kalın ısıtmak gerekecek. Ben şu ocağı yakayım birinizde bana dışardan kömür getirsin evin arkasındaki ardiyedeler."
Posted: Sat Dec 20, 2008 3:33 am
by Mark
Daha iyi görmek için perdeyi sağa çekti.
Baltanın gölgesi içerden gelen ışıkta zeminde görünüyordu. Bir gölge daha geçti. Çalışma odasının penceresininden yağan yağmurun dışına başını çıkardı.
"..ne gerekiyorsa yaparız.. "
Basamakları inmeye başladı. şapkasını ve paltosunu hızlıca giydi. Kütüphanenin arka kapısından dışarı çıktı. Gizlenerek demircinin penceresinin altına doğru gitmeye başladı. İçeri baktı.
Posted: Sat Dec 20, 2008 4:17 am
by dwaxer
.
Demirci:
Forge'un isteğini kabul eden kaçak mahkumlardan biri kömür almak için dışarı çıkar. Kapıdan çıkar ve biraz ilerleyerek kütüphaneci Apolit'i görür! "Hey, sen ne yapıyorsun orada?" Adam Apolit'in üzerine yürür bir yandan da.
.
Posted: Sat Dec 20, 2008 5:04 am
by Starfell
Forge ocakta ateş için uğraşır gibi yapıp eski ateşten kalma tozları avuçladı. Elini arkasına saklayarak silahsız adama doğru yaklaştı.
"Biliyormusun her zincirin arasında zayıf bi halka vardır ama dikkat ister evlat getir bakıyım elini" dedi. Ardından adamın bişi yapmasına fırsat vermeden zinciri kavradı. Elindeki tozu ise diğer baltayı tutan adamın gözüne attı.
Posted: Sat Dec 20, 2008 8:07 am
by dwaxer
dwaxer wrote:.
Demirci:
Forge'un isteğini kabul eden kaçak mahkumlardan biri kömür almak için dışarı çıkar. Kapıdan çıkar ve biraz ilerleyerek kütüphaneci Apolit'i görür! "Hey, sen ne yapıyorsun orada?" Adam Apolit'in üzerine yürür bir yandan da.
.
Kütüphaneci Apolite, üzerine gelen adamın saklamaya çalışsa da bileklerinde uzun zincirle birleşen kelepçeler olduğunu görüyorsun ve adamın bakışları hiç tekin değil doğrusu, hapishaneden kaçmış bir cani gibi geldi sana. :schemes:
.
Posted: Sat Dec 20, 2008 8:26 am
by dwaxer
Starfell wrote:Forge ocakta ateş için uğraşır gibi yapıp eski ateşten kalma tozları avuçladı. Elini arkasına saklayarak silahsız adama doğru yaklaştı.
"Biliyormusun her zincirin arasında zayıf bi halka vardır ama dikkat ister evlat getir bakıyım elini" dedi. Ardından adamın bişi yapmasına fırsat vermeden zinciri kavradı. Elindeki tozu ise diğer baltayı tutan adamın gözüne attı.
Demir atölyesinde:
Attığın küller baltalı adamın gözüne kaçar. Adamın canı yanmış ve küfürü basmıştır. Geri geri birkaç adım atar, gözlerini ovuşturuyor, geçici olarak görme yetisini kaybetti. Arkadaşlarına sesleniyor sana vursunlar diye.
Diğeri ise sana vurmak ister ama adamın zincirlerini tuttun ve engelledin.
İkisi de bağırıp çağırıyor, dışarıdaki muhakkak duymuştur bunu
Posted: Sat Dec 20, 2008 8:38 am
by Starfell
Zincirini tuttuğum adamın burnuna kafayı gömüyorum. Ardından yerde duran balyozu alıyorum elime.
Eğer saldırabiliyorsam balyozla baltalıya vuruyorum Turn bitti diyosan lütfen sil bu kısmı.