Page 21 of 48

Posted: Tue Jun 01, 2004 6:46 pm
by Gorath
Cüce Gorath yeni dostuna sırıtır ve Majentayı göstererek "Düşman tapınağın rahibi!" der. Sonrada Unholy'i göstererek "Bizim tapınak şövalyemiz Unholy'i zaten tanıyorsun!"

Posted: Tue Jun 01, 2004 7:01 pm
by TheoDorus
theodorus o dehset dolu bakıslarını kucumsedigi rahibr cewriir. sonrada onun icindeki gucu hissder ve tiksinir. bakıslarını unholy e cewirir ve" sizi yeniden görmek ne kadar guzel ölümün ve kaosun sövalyesi"

Posted: Tue Jun 01, 2004 7:14 pm
by Unholy
Gelen kirmizi cübbeli adama bakar bir an için Tapınak şovalyesi... Oldukça donuk bir ifade ile boluğa bakmaktadır. Başını önüne eğer ve şarabından bir yudum alır. Adamın sözleri ile birlikte adama doğru döner ve adama başı ile onay verir.

- Hancı şarap getirin lütfen...İki tane olsun...

Posted: Tue Jun 01, 2004 8:00 pm
by Azalin
konuşmaları az çok dinleyen firan, kurnaz ve pekde onun tarzına uygun olmayan sinsi bir gülümseme ile masada oturan 4 kişiye son derece rahatsız edici bakış savurur:

" az kaldı......" der..

ve hanın kapısını büyük bir gürültü ile çarparak çıkar.....

Posted: Tue Jun 01, 2004 8:03 pm
by Gorath
Cüce Gorah Firanın arkasından büyük bir sırıtış ile bakar ve "Evet hakısın!" der. "Az kaldı..." Suratında hiç değişmeyen büyük bir sırıtış vardır...

Posted: Tue Jun 01, 2004 9:51 pm
by TheoDorus
kırmızılara burünmüs olan büyücü kapıyı carparak cıkan adamı tanır. bu firan dı daha onla 1 önce tartısmıstı. simdi ise gelmis kendisinin dunyada tek sahip oldugu arkadasını tehdit ediyordu."eskiden bircok arkadasımı kaybettim. ama bu sefer olmıcak :evil: . ona dokundugun an benim büyümü vücudunda hissedeceksin." dedi. ve yenşden gorath a döndü "korkma yuce arkadasım sana hic bir sey yapamaz." dedi sinirlenerk ve sinirin yumusatmak için sarabından bir yudum aldı. :mad:

Posted: Tue Jun 01, 2004 10:43 pm
by Gorath
Cüce Gorath homurdandı. "Korkmuyorum dostum!" dedi. "Sadece yerine otur ve bekle."

Posted: Tue Jun 01, 2004 11:48 pm
by majenta
majenta sessizce masada oturmuştu.Elinde içi şarap dolu bir kadeh vardı.Hemen hemen hiç içilmemiş gibi duruyordu.Gözleriyse boş bakışlarla karşıya odaklanmıştı.Sonra yavaşça soluklaşçı.Bir süre sonra arkasındaki duvar görünmeye başladı.Gözünden bir damla yaş süzüldü ve soluklaşıp kaybolurken "gerçekten az kaldı...." dedi.Yere düşen bardağın sesiyle tamamen kayboldu.

Posted: Wed Jun 02, 2004 1:10 am
by Gorath
Cüce Gorath ayağa kalktı ve ona çalı gibi kaşlarını çatarak baktı. Kızıl sakalı yeniden alev almış gibiydi. "Sanırım hanının ortamını bozuyoruz eski dostum!" dedi. "Burada daha fazla zaman geçirmeye gerek yok. Seni ve müşterilerini daha fazla rahatsız etmemeliyiz. Ama şunu bil Majenta Firble hak etmişti. O hak ettiği için öldü. Umarım bu başkaları içinde bu şekilde olmaz." Hızla kapıya yöneldi. "Yakında görüşeceğiz eski dostum!" dedi.

Posted: Thu Jun 03, 2004 1:23 am
by NOOB
Lordunun kutsal rahibini görmek ve birazda karnını doyurmak için Ã?atlak lazan hanına doğru yol alır , tam kapıya geldiğinde küçük ve çelimsiz cüceyi görür firbleyi bu hale getireni ve yanında da o kendini beğenmiş ölümün şovalyesini gördü. Küçük görücü bir bakış fırlattı , ikisininde gözlerine bakıyordu , güldü , " cezanızı çekeceksiniz yakında çok yakında lordunuzun yanına cehenneme gideceksiniz ve oradan çıkamayacaksınız" sözleri o kadar sinirli söylemiştiki dilini ısırdığının farkında değildi. Ayaklarına tükürerek hana girdi. Artık huzur bulmalıydı.

Posted: Thu Jun 03, 2004 8:01 am
by Azalin
Diyarın sakinleri kendilerini peş peşe bir duygu selinin ortasında buldular.. herkesin kalbinde ve kafasında sırasıyla en çok korktukları anı, en acı çektikleri olay hatırladılar... ve dünyada en çok nefret edip intikam almak istedikleri varlığı gördüler.. üst süste gelen bu duygular diyarda çok kişinin dizleri üstüne çöküp yığılmasına sebep oldu...

Sonra...

Bir anda diyarın her köşesinde bir ses duyuldu, bugüne kadar duyulmuş en dehşet verici sesti bu:

Diğerleri acı çektirirse, ben kan kustururum...
Onlar kokutursa ben dehşete düşürürüm...
Ve sizden yada başkasından alınması gereken bir intikam varsa BEN alırım.

Sesin susması ile diyarda herkes ruhunda rahatlamayı hisseti..

Posted: Thu Jun 03, 2004 10:24 pm
by Blade3
ortalık bu kadar gergin ve herkes bu kadar sinirliyken şans eseri yolu buraya düşmüş olan bir elf hanın kapısından içeri girer halinden uzun yoldan geldiği anlaşılıyordur çok yorgundur üzerindeki kılyafetin altından parlayan ağır zırh onun kudretli ve görmüş geçirmiş bir savaşcı olduğunu gösteriyordu... diğer elflerin aksine bu bir ork kadar yapılı ve kaslıydı belinin iki tarafından birer kılıç sallanıyordu ayak bileklerinin yan tarafında birer tane bıçak vardı. elf savaşcı handan içeri girdiğinde kısaca gözşeriyle herkesi südükten sonra saygıyla selamladı. dinlenmek isteyen elf hanın sesiz ve kuytu bir köşesine çekilir ve hancıya derinden gelen etkileyici bir sesle "Biraz şarap ve et lütfen !" der ve suskunluğuna devam eder

Posted: Fri Jun 04, 2004 2:34 am
by NOOB
Handa bir masaya geçen NOOB çok acıkmıştır ve hancıya masayı yemekle donatmasını söyler, arkasına yaslanarak gelecek olan ziyafeti bekler , aç bir aslan gibidir.

Posted: Fri Jun 04, 2004 6:13 pm
by Blade3
elf o ilk anki şaşkınlığını ve hana olan yabancılığını üzerinden atmıştır. hancıyı sabırsızlıkla bekliyordur bir an önce yemek yiyip dinlenmek istiyordur çünkü gerçekten çok aç ve yorgundur. savaşcı hancıyı beklerken ettrafındaki kişileri merakla izlemeye başlar. her türden yaratık vardır burda cücesinden insanına kadar... artık elf gözüyle hancıyı aramaya başlamıştır sabırsızlanıyordur uzun zamandır böyle yemek yememiştir savaşlarda böyle yemekler verilmiyor... bu mütevazı yerde ilgisiz kalmayacağından emindir yan masasındanki arkasına yaslanmış heyecanla yemek bekleyen bir kişiye takılır gözleri, izlemeye başlar

Posted: Fri Jun 04, 2004 8:44 pm
by Palisdan
Palisdan normalde bu tip durgun zamanlarda hanın normal atmosferi olan neşeyi getirmek için neşeli bir şarkı söylerdi ama bugün Firble'nin ölümü ardından hiç de bunu yapamıyordu. Kendisi neşelenemiyordu ki hanı neşelendirsin.
Bir şişe şarap ve iki bardak aldıktan sonra yeni gelen elfin yanına gitti. "Merhaba dostum, biraz şarap ister misin?" dedikten sonra yanına oturup iki bardağı doldurdu, kendisininkini içmeye başladı.