Page 21 of 67

Posted: Wed Apr 09, 2008 1:01 am
by Edmond
Huor *Lanet olsun, Lydronk ne yaptın sen!*

Ardından Safir'a doğru koşarken zombilerin işe yaramayacağını farkedip, önce Gerrfer'i bir okla halletti, ardından diğerlerini.Ancak Safir onların yok olduğunu görmemişti.İyileştirebilecek kimse yok gibiydi orada.

Posted: Wed Apr 09, 2008 1:10 am
by Alenthas
"Kendi başına hareket edemezsin demiştim değil mi!" Sonra büyücüye yaklaştı. Yapabileceği bir büyü yoku ama sakinleştirebilirdi. "Kendine gel! Eğer böyle saçmalamaya devam edersen hepimizi öldürteceksin. Sana savaşta ihtiyacımız var!" dedi Safir'in omuzlarından tutup hareket etmesini engelleyerek. Sonra ayağa kalkıp elini safire doğru uzattı.

Posted: Wed Apr 09, 2008 1:12 am
by Lydronk
Lydronk bir anda yarattığı şeyin büyük hatalarını fark etti. Safiel delirmişti. Bütün illüzyonu yok etti bir anda. Zaten Gerrfer gitmişti Huor'un okuyla. şimdi ne diyecekti ki? Pardon dese yaranamazdı, imkansızdı. Kötü şakalar yapmıştı ama hiçibiri bir insanı delirtmemişti! Yani sinirden delirtenler olmuştu elbet...

Telaşlandı bir anda, Huor da ona bir lanet okumuştu. Gerçekten, ne yapmıştı! Kısa bacaklarıyla erişebildiği hızla oraya buraya koştu... Delirenler tayfasına o da katılacaktı yakında. Sonra, Safiel'i rahatlatmak için yapabileceği şeyler aklına geldi. Fakat işleri berbat etmek istemiyordu. Hızla Safiel'in yanına gitti. Pardon dese olmazdı. şaka mı yapmalıydı? Yani esprili olandan. Artık şaka yapmasan iyi olur, dedi gnom kendine. Safiel'e fısıldadı: "Pardon". Bu özür yetmezdi. Uzun bir süre onun peşini bırakmayacaktı, hatasını belki telafi edebilrdi.

Posted: Wed Apr 09, 2008 1:17 am
by Edmond
Huor durakladı, sakin olmalıydı, *KIPIRDAMA KÃ?Ã?Ã?K DOSTUM!*

Ardından şiire odaklandı.

*
İki gözümü de al bir tanem
Yeter ki yaş akmasın gözünden
Ben seni deli gibi severken
Uzaklarda ağlama bir tanem
*

Bunun iyileştireceğini düşünüyordu.

Posted: Wed Apr 09, 2008 1:27 am
by catboy
Annesi birden odaya girdi. Safiel çığlık atmıştı: "Yine geldi, anne!"
"Sakinleş, Safiel. Annen yanında." dedi ama ne fayda Safiel bir türlü annesini bırakmıyordu.
"Artık kocaman adam oldun. Korkmaman gerekli."
"Peki sen o adamla evlenmek zorunda mısın? Her gece rüyama giriyor bana kötü sözler söylüyor. ben bir piçmişim. Babam belli değilmiş."
"Hayır! Senin baban kudretli büyücü Serferal'dı. Ama sen doğmadan öldü. Uzun bir süre sana ben baktım. Ama artık tek başıma yalnız yaşamaktan sıkıldım, Safiel. Bunları konuşmuştuk hem."
"Ama onun bir çocuğu da var." dedi Safiel. Ağlamamak için kendini zor tutuyordu.
"O da senin gibi. Adı Gerrfer. Birbirinizi çok seveceksiniz buna eminim. Siz ikiniz hem kardeş hem de çok iyi bir dost olacaksınız." dedi annesi.
Safir hala duramıyordu. Thereon'un ellerini hissediyordu. Lydronk özür diliyordu. Huor şiir okuyup sakinleştirmeye çalışıyordu. Ama hala sakinleşememişti Safir.
"Anne! Onu sen öldürdün!é dedi Safir öfkeyle ve Thereon'un boğazına yapıştı.

Posted: Wed Apr 09, 2008 1:28 am
by Lydronk
Lydronk hala Safiel'e bakıyordu, Huor'un şiirini bile duymamıştı, sağır, felçli hatta kör gibiydi. Tek yaptığı bakıp, aklından özrünü tekrar etmekti ama kimse duymadıktan sonra bir manası yoktu. Bir an ayağa kalkmayı denedi, en azından öyle sandı. Yüzü toprağa yapıştığında gerçekten ayağa kalkmayı denemiş olduğunu anladı, burnu sertçe çarpımıştı, gözünden o yüzden yaş geliyordu. Yoksa ağlıyor muydu? Yok canım, neşeli bir gnomdu o, neden ağlasındı, sadece burnu çok fena çarpmıştı.

Bir süre daha burnu toprakta açtığı küçük oyukta sabit kaldı, etrafını duyabiliyor, soğuk toprağı hissedebiliyordu. Fakat etrafındakilere bakmaya, tam anlamıyla 'yüzü yoktu'!

Posted: Wed Apr 09, 2008 1:34 am
by Edmond
Huor çaresiz olduğunu anlamıştı, artık kaba kuvvete başvurmalıydı.Fakat son bir deneme daha!

*
Sarı saçların rüzgarla dalgalansın
Özlüyorum seni, sen uzaklardasın
Ağlamamak elde mi, ama ağlama
Ben senin için de ağlarım, ağlama
*

Huor eğer bu kez de iyileşmezse diye çoktan yayını ve okunu çıkarmış, Safir'in topuğuna nişan almıştı.

Posted: Wed Apr 09, 2008 1:44 am
by catboy
Safir birden nerde olduğunu hatırladı. Birden ellerini Thereon'un boğazından çekti: "Ne oldu? Kerrher nerde?"
Yüzğünü çıkarttı hemen ve rahatladı: "Artık her şeyi hatırlıyorum. Annemi Kerrher öldürdü. Gerrfer'in babası. Benim üvey babam. Bu yüzüğü annemden istedi. O da vermedi. şimdi anlıyorum Par-tesa'nın demek istediklerini. Yüzük kutsal nesne. Tüm özel çocuklar sonsuzluğun ülkesinde bir araya gelecekler ve bu yüzüğün sahibi tarafından birer birer kutsanıcaklar. Yüzüğün sahibi ise benim... Annemin neden düzeni tekrar saplamam gerektiğini neden söylediğini anlıyorum. Ben seçildim. Bu yıllar önceden belirlenmişit." dedi hızlı hızlı ve sonra bayıldı.

Posted: Wed Apr 09, 2008 1:48 am
by Lydronk
Huor'un sözlerini duydu, gerçi ona söylenmemişti belki şiir... Biraz sakimleşti. Ayağa kalkacak gücü bulamıyordu kendinde. Safiel, Thereon'u mu boğuyordu? Böyle yüzü gömülü kalamazdı!

Ayağa kalktığı gibi yine düştü. O toprak dışında birşey gördüğü tek an, Huor'un yayını gergin tutup Safiel'in topuğuna nişan aldığına şahir olmuştu. Ateş hattından Ã?ekilmeliydi. Bir an ne yapabileceğini düşündü... Ne yapabilirdi gerçekten? Hiç! Hiç birşey! Her zaman umut vardı ama, olmalıydı! Küçük, yaramaz bir gnom'un illüzyonu nasıl bu işlere taban olmuştu? Thereon Kendini kurtarabilirdi, şüphesi yoktu. Hızla Huor'a koştu, yayını alttan ittirip gökyüzüne doğrulttu. Hep yaptığı hesaplara göre, bu sayede ok çok uzaklara gidecekti. Hem belki elenden yayın telini kaçırır, diyordu bir yandan.

O ara Safiel Thereon'u bırakmış birşeyler geveliyordu. Delirmişti gerçekten. Kerrher neydi, kimdi? Gerrfer'in ismini düzgün telaffuz edememişti, delilikten! Bir an rahatladı. Fakat bayılmıştı Safiel! Hemen diz çöktü yanına. Bekledi...

Posted: Wed Apr 09, 2008 1:56 am
by Edmond
Huor Safir'in söylediklerinin hepsini anlamıştı, bekliyordu böyle bir şeyi, anlık delirmeler sonunda iyi şeyler olabiliyordu.

Huor gülümseyerek baktı Safir'e, Huor'dan kaç yıl küçüktü kim bilir!Tecrübesizdi hayata karşı.Huor sonra gecenin bir yarısı olanlara bakınca, Gnom'u kaldırıp yatağına götürdü, küçük bir çocuk gibi.Diğerleri hala şoktaydı.Gülümsedi Huor,

*Herkes yatacak!Yarın uzun ve zorlu bir gün olabilir.*

Posted: Wed Apr 09, 2008 2:18 am
by Tersyuz
Fujiwara çığlıklar duyunca eski alışkanlıkla kılıcını tutup hızla kalktı.
İhtiyar sesler duyuyordu ama seslerin geldiği yerde herhangi bir varlık olmadığını üstün yeteneği sayesinde anlayabiliyordu. Antreman mı yapıyorlardı yoksa kötü bir şaka mı?
Bunu düşünürken Safir'in bayıldığını duydu. Sessizce Huor'un yanına gitti, kendi usulünce eğilerek selam verdi.
"Huor-San müsaade ederseniz bu tür rahatsızlıklara da iyi gelen atalarımdan kalma yöntemle Safir-San'a yardım edeyim."
Huor bir an şüphe etti ama ihtiyarın samimiyetine güvendi.
İhtiyarın isteği üzerine ağacın altına ufak bir tente gerdiler. İhtiyar bu sırada hoş kokulu tütsüler ve minik mumlar yakmıştı. Safir'i yüzüstü yatırdılar, ihtiyar Safir'in üstünü çıkarttı, elleriyle belirli noktalara dokunarak kontrol etti. Sonra ufak bir kutuyu açtı içinden bir sürü uzun iğneler çıkarttı. Safir'in sırtının belirli bölgelerine, iğneleri sapladı, sonra bağdaş kurup beklemeye başladı.

Posted: Wed Apr 09, 2008 2:31 am
by catboy
Safir birden ayıldığında ne olduğunu anlamadı önce. Sonra irkilerek ayağa kalktı: "Ne yaptın seni ...!"
Adam kördü ama olsun yine de sözlerine dikkat etse iyi olurdu. Onun için devamını getirmedi.

Posted: Wed Apr 09, 2008 2:36 am
by Tersyuz
İhtiyar uykusundan irkildi.
"Ah! Safir-San, lütfen hızlı hareket etmeyin, uzanın yavaşça... evet böyle... bu bizim geleneklerimizde olan çok eski bir tedavi yöntemidir. Rahatlayın."
Fujiwara iğneleri tek tek çıkardı sonra temizleyip kutusuna geri koydu.

"Nasıl kendinizi daha iyi hissediyor musunuz Safir-San?"

Posted: Wed Apr 09, 2008 2:43 am
by Alenthas
Adamın yaptıklarını kafasını yana yatırarak izlemeye koyuldu. Ne garip bir tedavi yöntemi bu? İğneler batırarak yani.. Merakını dindiremeyip kör adama sordu. "Bu iğneler ne işe yarıyor?" diye. Fakat bir süre sorunun cevabını bekledikten sonra hemen "Ah ne kadar kabayım. Ben Thereon ve siz..?"

Posted: Wed Apr 09, 2008 2:56 am
by Tersyuz
İhtiyar ayağa kalkarak ellerini göğsünde birleştirdi ve eğilerek selam verdi.
"Fujiwara Yoshihiro, tanıştığıma memnun oldum Theron-San."
Sonra oturarak konuşmasına devam etti.
"Dünyada herşey birbirine bağlıdır Theron-San. Ã?evremizde olan her şey bizi de etkiler. Safir-San dışarıdan bir çok olumsuz enerjiye maruz kalmış, vücudu bu enerjiyi dışarı çıkaramıyor, bende onun sinir uçlarını uyararak bu enerjinin dışarı çıkmasını sağlıyorum."
Sonra gülümsedi:
"En azından bana bunu öğreten hocam öyle söylemişti."