Büyü Konseyi
-
legacy_user_3568
Kapiyi actim ve iceri girdim karanlik basti birden icimi ama yurumeye baslamistim sanki birsey beni iceri dogru cekiyordu kendi mi tutamiyordum. Amacim kuleye gelmekti ve geldim sonunda burdayim ve buranin yetkili birini ariyorum bana yol gosterecek. Benim en buyuk amacim buraya gelmemin kardesimi bulmak. Adi DENIKRON bana biri yardimci olsun. Buranin bas buyucusu kim.
Erethan yeni geleni hissetmişti...kuleyi saran büyülerin uyarıcı uğultusu kulaklarında yankılandı...Erethan gözlerini kapattı bir süre sonra yeni gelenin görüntüsü zihninde belirmişti...tanımadığı birkaç kiş vardı aslında...ve birde şey...tam olarak tanımlayamamıştı bu yaratığı...daha sonra araştırmak üzere bunu zihninin bir köşesine not etti ve odasından çıkarak kulenin girişine doğru yöneldi...bir süre sonra zihninde canlanan yüzü karşısında görmekteydi...
"Hoşgeldin büyücü..."
"Hoşgeldin büyücü..."
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
-
legacy_user_3568
Erethan bu soru karşısında tek kaşını kaldırmakla yetinmişti...
"Bir yere geldiğin zaman saygı göstermen insanlar vardır...şu an bulunduğumuz yerde ise gördüğün herkese saygı göstermek zorundasın...en azından birimiz kibarlığını korumalı sanırım,ben Erethan Konseyin yöneticilerinden birisi ve kırmızı cübbelilerin lideri...şimdi sakıncası yoksa kim olduğunu öğrenmek isterim..."
"Bir yere geldiğin zaman saygı göstermen insanlar vardır...şu an bulunduğumuz yerde ise gördüğün herkese saygı göstermek zorundasın...en azından birimiz kibarlığını korumalı sanırım,ben Erethan Konseyin yöneticilerinden birisi ve kırmızı cübbelilerin lideri...şimdi sakıncası yoksa kim olduğunu öğrenmek isterim..."
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Loş koridorlar geçen karaltıların hafif adım seslerini yutuyordu. Ã?nde sert , ama kesik kesik adımlarla ilerleyen bir gölge ,ve onu arkasından sürüklenircesine takip eden başka bir gölge. Bir de havada süzülen küçük bir şekil.
Uzun zamandır Drow'un peşinden gidiyordu Dareth. Ölümlü etinin bitkinliği içinde dalgınlaşmış , kendini sadece önünde süzülen garip aurayı takip etmeye bırakmıştı. Fazla düşünmüyordu. Zaman ona çok düşünmenin yararlı olmadığını öğretmişti. şimdi , boşalan zihninde Kule'nin örgüsü daha da belirginleşmeye başlamıştı. Ne büyük bir güç! Burası tek bir varlığın eseri olamaz , diye düşündü. Kimse bu kadar gücü tek başına içeremez.
Aniden bu büyük güç dokusunda garip bir titreşim hissetti. Sanki... asıl ritme ait olmayan bir şey. "Dışarıdan" gelen bir şey.
Fryss de aynı şeyi hissetmiş gibiydi. Huzursuzlanmıştı. Narin ve ufak tefek bir cin için çok sıradışı bir şey sayılmazdı bu. Ama Dareth onu uzun zamandır tanıyordu. Duraksadı.
Drow birkaç adım daha ilerleyip durdu. Geri dönüp sessizce duran büyücüye baktı. Kendisini köleleştiren büyünün sisleri arasından bir nefret yükseldi. Bu kadar zayıf bir varlığa hizmet etmek zorunda kalmak...
Dareth garip titreşimi şimdi daha net hissediyordu. Yakın olmalı.
"Yaklaştık mı?" diye sordu Drowa.
"Evet... efendim. Geldik. Kapı , burada."
"Kapı kapalı," diye mırıldandı Dareth.
Kapının büyüsü , arkasında dalgalanan gücün önünde ince bir tül gibiydi.
O yabancı güç Dareth'i fark etti. Gören ve inceleyen bir fark ediş değil. Üzerinden geçip sersemleten ve hor gören , umursamayan bir fark ediş. Dareth sarsıldı. Gücü hissedebiliyordu , ama güçten çok yaklaşan melâneti hissediyordu. İstenmediğini , burada başka hiçbir varlığa yer olmadığını hissetti. Baş edemeyeceği bir güç bunu emrediyordu. Bunu kabullendi.
"Gidelim," dedi Drowa. "İstenmiyoruz."
"Nereye gitmek... istiyorsunuz... efendim."
"Kuleye gelenleri kim kabul eder?"
"Efendi... Eldarin ve ...Efendi... Erethan."
"Buradaki?"
"Efendi... Eldarin'in kapısındayız... efendim."
"O meşgul," diye mırıldandı Dareth. Sonra biraz daha yüksek bir sesle konuştu , "Diğer Efendi'ye gitmemiz lazım."
"Efendim..." diye tısladı ses , içinde her zamankinden daha kara bir zehirle , "...gitmenize... gerek yok. Seslenişinizi duyarlar."
"Biliyorum," dedi Dareth. Ama bu uzun yoldu. Ve zamanım az , diye geçirdi içinden.
"Sadece beni ona götür," dedi. "Ve bu sefer kısa yolu seç. Nefretin bana ait değil. Bu yüzden küçük oyunlarla zamanımı harcama."
Drow yüzünde kasılıp kalmış bir nefretle donakaldı. Sonra , iradesi dışında , dönüp Dareth'in yanından geçti ve hızlı adımlarla geldikleri yönde yürümeye koyuldu.
Dareth bitkinliğini yenmeye çalışarak Drowun peşine takıldı. Bu garip yaratıktan kurtulduğumda çok rahatlayacağım , diye düşündü. Ama şimdilik ona ihtiyacım var. Zavallı Fryss bunca büyünün içinde benim kadar kör. Ve devam etti.
Fryss uzaklaşmaya başlayan efendisinin arkasından baktı. Sonra kapıya döndü. Bir an ifadesiz siyah gözleri buğulandı. Hafif , ürkek bir çığlık attı ve hızla dostunun cüppesinin güvenli karanlığına uçup saklandı.
Dareth yorgun zihninin kuyusunda adım adım rehberini takip ederken , küçük cin hala cüppenin bir köşesinden gitgide uzaklaşan büyük kapıya bakıyordu...
Uzun zamandır Drow'un peşinden gidiyordu Dareth. Ölümlü etinin bitkinliği içinde dalgınlaşmış , kendini sadece önünde süzülen garip aurayı takip etmeye bırakmıştı. Fazla düşünmüyordu. Zaman ona çok düşünmenin yararlı olmadığını öğretmişti. şimdi , boşalan zihninde Kule'nin örgüsü daha da belirginleşmeye başlamıştı. Ne büyük bir güç! Burası tek bir varlığın eseri olamaz , diye düşündü. Kimse bu kadar gücü tek başına içeremez.
Aniden bu büyük güç dokusunda garip bir titreşim hissetti. Sanki... asıl ritme ait olmayan bir şey. "Dışarıdan" gelen bir şey.
Fryss de aynı şeyi hissetmiş gibiydi. Huzursuzlanmıştı. Narin ve ufak tefek bir cin için çok sıradışı bir şey sayılmazdı bu. Ama Dareth onu uzun zamandır tanıyordu. Duraksadı.
Drow birkaç adım daha ilerleyip durdu. Geri dönüp sessizce duran büyücüye baktı. Kendisini köleleştiren büyünün sisleri arasından bir nefret yükseldi. Bu kadar zayıf bir varlığa hizmet etmek zorunda kalmak...
Dareth garip titreşimi şimdi daha net hissediyordu. Yakın olmalı.
"Yaklaştık mı?" diye sordu Drowa.
"Evet... efendim. Geldik. Kapı , burada."
"Kapı kapalı," diye mırıldandı Dareth.
Kapının büyüsü , arkasında dalgalanan gücün önünde ince bir tül gibiydi.
O yabancı güç Dareth'i fark etti. Gören ve inceleyen bir fark ediş değil. Üzerinden geçip sersemleten ve hor gören , umursamayan bir fark ediş. Dareth sarsıldı. Gücü hissedebiliyordu , ama güçten çok yaklaşan melâneti hissediyordu. İstenmediğini , burada başka hiçbir varlığa yer olmadığını hissetti. Baş edemeyeceği bir güç bunu emrediyordu. Bunu kabullendi.
"Gidelim," dedi Drowa. "İstenmiyoruz."
"Nereye gitmek... istiyorsunuz... efendim."
"Kuleye gelenleri kim kabul eder?"
"Efendi... Eldarin ve ...Efendi... Erethan."
"Buradaki?"
"Efendi... Eldarin'in kapısındayız... efendim."
"O meşgul," diye mırıldandı Dareth. Sonra biraz daha yüksek bir sesle konuştu , "Diğer Efendi'ye gitmemiz lazım."
"Efendim..." diye tısladı ses , içinde her zamankinden daha kara bir zehirle , "...gitmenize... gerek yok. Seslenişinizi duyarlar."
"Biliyorum," dedi Dareth. Ama bu uzun yoldu. Ve zamanım az , diye geçirdi içinden.
"Sadece beni ona götür," dedi. "Ve bu sefer kısa yolu seç. Nefretin bana ait değil. Bu yüzden küçük oyunlarla zamanımı harcama."
Drow yüzünde kasılıp kalmış bir nefretle donakaldı. Sonra , iradesi dışında , dönüp Dareth'in yanından geçti ve hızlı adımlarla geldikleri yönde yürümeye koyuldu.
Dareth bitkinliğini yenmeye çalışarak Drowun peşine takıldı. Bu garip yaratıktan kurtulduğumda çok rahatlayacağım , diye düşündü. Ama şimdilik ona ihtiyacım var. Zavallı Fryss bunca büyünün içinde benim kadar kör. Ve devam etti.
Fryss uzaklaşmaya başlayan efendisinin arkasından baktı. Sonra kapıya döndü. Bir an ifadesiz siyah gözleri buğulandı. Hafif , ürkek bir çığlık attı ve hızla dostunun cüppesinin güvenli karanlığına uçup saklandı.
Dareth yorgun zihninin kuyusunda adım adım rehberini takip ederken , küçük cin hala cüppenin bir köşesinden gitgide uzaklaşan büyük kapıya bakıyordu...
lil'grin'brin'
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
Green Erethanın yeni gelen bir kişyle konuştuğunu anladı ve daha fazla bekliyecek sabrı kalmamıştı sinirlenmeye başlamıştı...
""Erethan size bir sorun vardı ve sizin bune cavap vermermesi hiçde zor değildi size sorduğum soru sizin bilidiğiniz bütün soruları bana öğretmenizi istiyorum zor yada kolay umrumda bile değil ben güçü istiyorun ve bunu öğretecek tek kişi sizsiniz vereceğiniz söz bellidir ya ewet yada hayırdır benim işim çırakların işinde hada önemli""
Erethan yeni gelen çırakla ilgilenmeyi bırakarak Green yüzüne doğru balmaya başladı Green kaşları çatmış
biri şakilde Erethanın cevabını beklemeye başladı nekadar bekliyeceğini ancak zaman biliyordu...
""Erethan size bir sorun vardı ve sizin bune cavap vermermesi hiçde zor değildi size sorduğum soru sizin bilidiğiniz bütün soruları bana öğretmenizi istiyorum zor yada kolay umrumda bile değil ben güçü istiyorun ve bunu öğretecek tek kişi sizsiniz vereceğiniz söz bellidir ya ewet yada hayırdır benim işim çırakların işinde hada önemli""
Erethan yeni gelen çırakla ilgilenmeyi bırakarak Green yüzüne doğru balmaya başladı Green kaşları çatmış
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
-
Eldarin
Dareth yoğun duman bulutunun çevrelediği gözlerinin yetisizliğine lanetler fısıldadı ve uzaklaştığı dev kapılardan öte tarafa doğru ilerlemeye başladı.
öndeki drow bir an donakaldı.
"drow..."dedi ses onun zihnine...
çırağı yalnız bırak...şuursuz bedeninle ona rehberlik etmeyi bırak
"emredersiniz usta...''dedi drowun sesi.hızla kulenin alt koridorlarına doğru ilerlemeye koyuldu.Dareth in kulakları bir anda drowun ayak seslerini işitemez olmuştu.
''fryss..."dedi."dostum.çık cüppenin içinden.drowun izini kaybettik.yolu bulamayacağız.kaybolduk..."
buz cini hafifçe başını kaldırdı.
"ussta..."dedi"yolu bilmiyorusssshhh"
Dareth dostuna katılmaktan başka birşey yapamazdı...ama arkalarındaki kapı hala durmaktaydı.
bir köpek sesi duydu ikisi de.onlara doğru yaklaşan bir köpek.
Dareth le buz cinine yaklaştı.uluyarak yanlarına geldi.
"gölge...korkunç bir gölge usssta...korkuyorum...nahapacass usstaha..." dedi fryss .köpek usluca yanlarına yaklaştı Dareth in cüppesine süründü ardından arkasını dönüp gitti.
"nereye gitti fryss?"dedi dareth.
"kapıya....kapıya gitti ussta...büyük kapıya"
rünlerin koruduğu kapı hafifçe açıldı...
Dareth o an anlamıştı.
Eldarin onu bekliyordu...
"girebilirsin içeri..."diye bir fısıltı işlendi beynine.
çift kanatlı kapı Dareth için açılmıştı...
Daerth hafifçe o tarafa doğru yöneldi.etraftaki büyünün akışkanlığını bedeninde hissediyordu.bacaklarından akan güç spiraller oluşturarak kollarından başına kadar bir yol takip etti.
"bu ne güç böyle..."dedi dareth...fryss cüppenin aralığından çıkmıştı dareth in sözlerine uymak için onu bekliyordu.
öndeki drow bir an donakaldı.
"drow..."dedi ses onun zihnine...
çırağı yalnız bırak...şuursuz bedeninle ona rehberlik etmeyi bırak
"emredersiniz usta...''dedi drowun sesi.hızla kulenin alt koridorlarına doğru ilerlemeye koyuldu.Dareth in kulakları bir anda drowun ayak seslerini işitemez olmuştu.
''fryss..."dedi."dostum.çık cüppenin içinden.drowun izini kaybettik.yolu bulamayacağız.kaybolduk..."
buz cini hafifçe başını kaldırdı.
"ussta..."dedi"yolu bilmiyorusssshhh"
Dareth dostuna katılmaktan başka birşey yapamazdı...ama arkalarındaki kapı hala durmaktaydı.
bir köpek sesi duydu ikisi de.onlara doğru yaklaşan bir köpek.
Dareth le buz cinine yaklaştı.uluyarak yanlarına geldi.
"gölge...korkunç bir gölge usssta...korkuyorum...nahapacass usstaha..." dedi fryss .köpek usluca yanlarına yaklaştı Dareth in cüppesine süründü ardından arkasını dönüp gitti.
"nereye gitti fryss?"dedi dareth.
"kapıya....kapıya gitti ussta...büyük kapıya"
rünlerin koruduğu kapı hafifçe açıldı...
Dareth o an anlamıştı.
Eldarin onu bekliyordu...
"girebilirsin içeri..."diye bir fısıltı işlendi beynine.
çift kanatlı kapı Dareth için açılmıştı...
Daerth hafifçe o tarafa doğru yöneldi.etraftaki büyünün akışkanlığını bedeninde hissediyordu.bacaklarından akan güç spiraller oluşturarak kollarından başına kadar bir yol takip etti.
"bu ne güç böyle..."dedi dareth...fryss cüppenin aralığından çıkmıştı dareth in sözlerine uymak için onu bekliyordu.
-
Quisatz_Haderah
- Kullanıcı

- Posts: 167
- Joined: Tue Jul 13, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
"Farklı dünyalar mı? Dış yaratıklar mı? Sanırım benim de biraz bilgiye ihtiyacım var Shinnan'a nasıl geri döneceğim hakkında. Efendi Erethan veya siz Efendi Eldarin buldunuz mu bir yol. Araştıracaktınız sanırım. Birden kaybolunca burada beklemenin daha mantıklı olacağını düşündüm. Konuşmanızı bitirmenizi bekleyecektim ama kendime hakim olamadım. Bu arada" Raistlin'e döner: "Siz Shinnan'ı hiç duymuş muydunuz güzel bayan?"Eldarin wrote:Eldarin glasya nın kendisine aşırı derecede yakınlığını normalde tiksintiyle karşılardı ama glasya farklıydı.
o bir melekti...
glasyanın kokusunu içine çekti.müthiş bir aromaydı etrafa yaydığı koku.
Eli istemsizce glasyanın yanağında dolaştı.sonra birden kendine gelerek elini çekti.parmak uçları dans ediyordu sanki.ellerini yumruk yaptı göğsüne götürdü.
''dış dünyadan varlıklarla ilgili olman benim ilgimi çeker elbette.ki bende dış dünyadan yaratıklara ilgi duyarım.aslında bu benim uzmanlık alanımdır.''
ardından glabrezu nun fısıltısı geldi Eldarin in kulağına.
''Ne !!!'' dedi içinden.bir glabrezu nun ismini mi verecekti bu bayan.
''glasya beni gitgide daha da şüphelendiriyorsunuz.''kendini glasya nın öte tarafına uzaklaştırdı.
''lakin ilgimi çekti diyebilirim.''bir süre olsun kendine gelmiş gibiydi.kendini glasya dan uzakta tutmaya çalışıyordu.bu kişiliğine aykırıydı.konseye olan saygısı bir yana kendisine olan saygısı buna engel olmaya çalışıyordu.
ama nereye kadar.
''biraz daha bahsedersiniz bu konuda,glasya,daha memnun olurum.fikir aklıma şimdilik pek bi uygun geliyor yanlız karşılığı beni daha şimdiden şüphelendiriyor.''
///Edit by Raistlin: Yukarıdaki diyalog gizli bir konuşma olarak geçmektedir lütfen biraz daha dikkat... Konuşmadığınız varsayılmıştır...
-
legacy_user_3568
Kadın çapkın bir bakış takındı ve Eldarin'e baktı:Eldarin wrote:Eldarin glasya nın kendisine aşırı derecede yakınlığını normalde tiksintiyle karşılardı ama glasya farklıydı.
o bir melekti...
glasyanın kokusunu içine çekti.müthiş bir aromaydı etrafa yaydığı koku.
Eli istemsizce glasyanın yanağında dolaştı.sonra birden kendine gelerek elini çekti.parmak uçları dans ediyordu sanki.ellerini yumruk yaptı göğsüne götürdü.
''dış dünyadan varlıklarla ilgili olman benim ilgimi çeker elbette.ki bende dış dünyadan yaratıklara ilgi duyarım.aslında bu benim uzmanlık alanımdır.''
ardından glabrezu nun fısıltısı geldi Eldarin in kulağına.
''Ne !!!'' dedi içinden.bir glabrezu nun ismini mi verecekti bu bayan.
''glasya beni gitgide daha da şüphelendiriyorsunuz.''kendini glasya nın öte tarafına uzaklaştırdı.
''lakin ilgimi çekti diyebilirim.''bir süre olsun kendine gelmiş gibiydi.kendini glasya dan uzakta tutmaya çalışıyordu.bu kişiliğine aykırıydı.konseye olan saygısı bir yana kendisine olan saygısı buna engel olmaya çalışıyordu.
ama nereye kadar.
''biraz daha bahsedersiniz bu konuda,glasya,daha memnun olurum.fikir aklıma şimdilik pek bi uygun geliyor yanlız karşılığı beni daha şimdiden şüphelendiriyor.''
"Karşılığında sen *ne vermezsin* bence bunu kendine sormalısın yakışıklı... Hem belki bu öneriyle senden daha fazla ilgilenecek olanlar da olabilir sanırım bu kulede... Erethan'dı sanırım... Ben bi de onun odasını ziyaret edeyim, belki senden daha sıcak davranır bana
Eldarin'in şaşkın bakışları arasında kadın elini güle güle anlamında sallayarak bir şeyler mırıldandı, fakat bu basit bir bay bay'dan ibaret değildi. Glasya'nın görüntüsü bulanıklaşırken kadın ortadan yok oldu. Eldarin kafasında kadının işveli sözlerini duydu:
"Gece yine gelebilirim..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
legacy_user_3568
-
Quisatz_Haderah
- Kullanıcı

- Posts: 167
- Joined: Tue Jul 13, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Quisatz Haderah Erethan'ı veya Eldarin'i beklerken binanın içinde bir tur atmaya karar verdi. Kilitli olmayan odaları araştırdı ama ilginç bir şeye rastlamadı. Büyücülerden umudu kesip çıkış kapısına doğru ilerlerken Erethan'ın sesini duydu. Kapının tarafından geldiğine kanaat getirdi. O tarafta Erethan'ın biriyle konuştuğunu gördü. Ayak seslerini duyunca ikisi de kafasını Quisatz'a çevirdi. Erethan'a sitem dolu bir sesle: "Sanırım bulamadınız herhangi bir ipucu ha Efendi Erethan? Ben de şu dünyaya alışmaya gidiyordum. Gelmeyeceğinizi düşündüm. Zaten benimle konuşurken birden ortadan kaybolmanız pek de kibarca değildi. Eee? Sonuç var mı? Bu arada burada büyülerimi nasıl yapabileceğimi merak ediyorum. Yoksa Sir Dragonfly ile mi konuşmalıyım?"
Hrisskarın serzenişini işitti Erethan arkasında,hemen sonra önündeki büyücünün yanıtı geldi...
"Ã?yleyse doğru yere geldin büyücü geç içeri istediğin odaya yerleş,istediğin gibi çalışmakta özgürsün,burada..."bu esnada arkasında bekleyen Hrisskar'ı gösterir "...Hrisskar gibi sınavı geçmiş büyücülerimiz var,onlara veya bana istediğin soruları yöneltebilirsin,eğitimin burada devam edecek..."
daha sonra arkasını döndü ve Hrisskar'la yüzleşti"..Evet Hrisskar derdini anlıyorum...ama yeni bir büyücü daha önemli...çünkü yeni bir büyücü,büyü için yeni bir hizmetkar demek,sen ise çoktan diyardaki büyü kullanma hakkını kazandın,gücü bulmak artık senin elinde,bunu kimse sana veremez,ancak sen kazanabilirsin,ben se sana yanlızca yol gösterebilirim..."
"Ah Quisatz,sana yardım edebilmenin hiç bir yolunu bulamadım dostum,dünyandaki büyü dinamiğini açıklayamıyor olman bizim işimizi imkansızlaştırıyor,kendi büyülerin için gideceğin yol kesinlikle doğanın tapınağından geçecektir,belki orada bir çözüm getirebilirsiniz..."
"Ã?yleyse doğru yere geldin büyücü geç içeri istediğin odaya yerleş,istediğin gibi çalışmakta özgürsün,burada..."bu esnada arkasında bekleyen Hrisskar'ı gösterir "...Hrisskar gibi sınavı geçmiş büyücülerimiz var,onlara veya bana istediğin soruları yöneltebilirsin,eğitimin burada devam edecek..."
daha sonra arkasını döndü ve Hrisskar'la yüzleşti"..Evet Hrisskar derdini anlıyorum...ama yeni bir büyücü daha önemli...çünkü yeni bir büyücü,büyü için yeni bir hizmetkar demek,sen ise çoktan diyardaki büyü kullanma hakkını kazandın,gücü bulmak artık senin elinde,bunu kimse sana veremez,ancak sen kazanabilirsin,ben se sana yanlızca yol gösterebilirim..."
"Ah Quisatz,sana yardım edebilmenin hiç bir yolunu bulamadım dostum,dünyandaki büyü dinamiğini açıklayamıyor olman bizim işimizi imkansızlaştırıyor,kendi büyülerin için gideceğin yol kesinlikle doğanın tapınağından geçecektir,belki orada bir çözüm getirebilirsiniz..."
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Dareth bu ani değişimi hiç beklemiyordu.
Drow birden duraksamış , sonra ırkına has bir şekilde karanlığın içinde kayboluvermişti. Aurası da birden kayboluverdi. Fryss'in korkusu cüppenin altındaki rahatsız kıpırdanmalarından anlaşılıyordu.
"Fryss , dışarı gel dostum," dedi , "kaybolduk , rehberimiz bizi bıraktı."
"Usstha , göremiyorum usstha , yolu bilmiyorumm."
Haklısın dostum , diye düşündü Dareth , o zaman burada bekleyeceğiz.
O anda Dareth yaklaşan büyüyü hissetti. Karanlık , gölge üstüne gölge. Dalgalar etrafını sardı. Birden fazla güç hareket halindeydi. Sonra o hırıldamayı duydu. Bir köpek mi? Saçma. Bir illüzyon. Kılık değiştirmiş. Bir sürü şüphe kafasında fır dönerken hafif ayak sesleri bir ulumanın içinde kayboldu.
"Usstha , gölge , korkunç ... korrkuyorum usstha.. ne yapacaısss... geliyor ussta."
Dareth düşünmeye fırsat bile bulamadan köpek yaklaştı , sessizce , ve cüppesine hafifçe sürtünüp yanından geçti gitti.
"Fryss , dostum , sakin ol , nereye gitti , o gölge?"
"Kapı... ussta , kapıya gitti. Büyük gölgeli kapıya."
Arkalarındaki hava hafifçe dalgalandı. Hiçbir ses duyulmuyordu. Ama Dareth melânetin kaybolduğu , ya da en azından uzaklaştığını hissetti. Oradan uzak durmasını emreden o aura kaybolmuştu. Ve kapının gücü de azalmıştı.
"Demek ki şansımız varmış dostum," diye mırıldandı Dareth. "Haydi , bekleniyoruz."
Kapıya doğru ilerledi. En azından bunun için rehbere ihtiyacı yoktu. şimdi açık duran geçidin arkasında yayılan gücü hissedebiliyordu.
Kafasının içinde bir fısıltı yankılandı.
"Girebilirsin içeri..."
Gücün etrafından ve içinden akışını hissetti. Büyü büyüyü çağırıyordu. Ağır bir sis gibi akan büyü ayaklarından yukarı tırmanıp bedenini sardı. Büyü sarmaşıklar gibi bedenini kavradıkça tenini kaplayan yara ve dağlama izleri ışıldamaya , rünler oluşturacak biçimde değişmeye başladı. Çok zayıf düştüm , diye geçirdi içinden , ve bu büyü de çok güçlü . Bu beden daha fazlasına dayanamayacak yakında. Daha fazla beklememeli.
Dareth içeri adım atacakken duraksadı. Fryss , o benden daha hassas.
"Dostum , Fryss ," dedi cüppesinin kenarınadan sarkan cine , "istemiyorsan gelmek zorunda değilsin."
"Ata bana emretti , ussta. Sana yol gösstermeliyim. Ata emretti. Gerekirse gölgelerin içinde bile."
Dareth elini uzattı. Cin eline tırmadı. Dareth cini hafifçe okşadı , ve kaba asasına yaslanarak ilerledi.
Kapıdan geçer geçmez etrafındaki auranın değiştiğini ve kuvvetlendiğini hissetti. Güneşin yerini yüzüne vuran sıcaklıktan bilen bir adam gibi , önünde yayılan ve dalgalanan gücün merkezine yöneldi.
"Efendi... Eldarin'le mi müşerref oluyorum acaba?"
"Evet genç büyücü," dedi karşısındaki adam. "İçeri gel , görüyorum ki yorgunsun. Ve bu da , ah , bir cin öyle mi , sana mı ait?"
"Benim rehberim ve dostumdur Usta. Aynı zamanda da gözlerim."
Dareth başlığını geriye atıp başını kaldırdı. Odanın ışığı boş göz çukularını aydınlatmıyordu. Yüzündeki ve ellerindeki rünler etraflarındaki büyüye cevap vererek parlamaya başlamıştı. Dareth rünlerin verdiği acıyla titredi , ama düşmemeyi başardı.
"Aceleciliğimi hoş görün. Ama etimin zayıflığı artıyor Usta. Bu diyarda gücün efendilerinin bu yerde yaşadığı söylendi bana. Yardımınızı rica etmek için geldim. Sanırım kanımın ve gücümün kaynağını görebiliyorsunuzdur. Bunları başkaları da gördü , ve sanırım bundan korktular." Elleri cüppesini ve altındaki perişan giysileri kavrayıp yavaşça iki yana çekti. şimdi vücudunu kaplayan rünler açık seçik görülebiliyordu. "Bunlar," diye devam etti , "kanımdaki gücü kullanmamı engellemek için yapıldı bana. Gücün ve gücü kullananların koruyucusu ve destekleyicisi olduğunuzu öğrendim. Lütfen... özgür kalmama yardım edin."
Ve yere yığıldı. Etinin bitkinliği sonunda ruhunu yenmişti. Tekrar karanlığın kuyusuna düşmeden önce son hissettiği şey Fryss'în başını çenesinin altına yasladığı oldu.
Drow birden duraksamış , sonra ırkına has bir şekilde karanlığın içinde kayboluvermişti. Aurası da birden kayboluverdi. Fryss'in korkusu cüppenin altındaki rahatsız kıpırdanmalarından anlaşılıyordu.
"Fryss , dışarı gel dostum," dedi , "kaybolduk , rehberimiz bizi bıraktı."
"Usstha , göremiyorum usstha , yolu bilmiyorumm."
Haklısın dostum , diye düşündü Dareth , o zaman burada bekleyeceğiz.
O anda Dareth yaklaşan büyüyü hissetti. Karanlık , gölge üstüne gölge. Dalgalar etrafını sardı. Birden fazla güç hareket halindeydi. Sonra o hırıldamayı duydu. Bir köpek mi? Saçma. Bir illüzyon. Kılık değiştirmiş. Bir sürü şüphe kafasında fır dönerken hafif ayak sesleri bir ulumanın içinde kayboldu.
"Usstha , gölge , korkunç ... korrkuyorum usstha.. ne yapacaısss... geliyor ussta."
Dareth düşünmeye fırsat bile bulamadan köpek yaklaştı , sessizce , ve cüppesine hafifçe sürtünüp yanından geçti gitti.
"Fryss , dostum , sakin ol , nereye gitti , o gölge?"
"Kapı... ussta , kapıya gitti. Büyük gölgeli kapıya."
Arkalarındaki hava hafifçe dalgalandı. Hiçbir ses duyulmuyordu. Ama Dareth melânetin kaybolduğu , ya da en azından uzaklaştığını hissetti. Oradan uzak durmasını emreden o aura kaybolmuştu. Ve kapının gücü de azalmıştı.
"Demek ki şansımız varmış dostum," diye mırıldandı Dareth. "Haydi , bekleniyoruz."
Kapıya doğru ilerledi. En azından bunun için rehbere ihtiyacı yoktu. şimdi açık duran geçidin arkasında yayılan gücü hissedebiliyordu.
Kafasının içinde bir fısıltı yankılandı.
"Girebilirsin içeri..."
Gücün etrafından ve içinden akışını hissetti. Büyü büyüyü çağırıyordu. Ağır bir sis gibi akan büyü ayaklarından yukarı tırmanıp bedenini sardı. Büyü sarmaşıklar gibi bedenini kavradıkça tenini kaplayan yara ve dağlama izleri ışıldamaya , rünler oluşturacak biçimde değişmeye başladı. Çok zayıf düştüm , diye geçirdi içinden , ve bu büyü de çok güçlü . Bu beden daha fazlasına dayanamayacak yakında. Daha fazla beklememeli.
Dareth içeri adım atacakken duraksadı. Fryss , o benden daha hassas.
"Dostum , Fryss ," dedi cüppesinin kenarınadan sarkan cine , "istemiyorsan gelmek zorunda değilsin."
"Ata bana emretti , ussta. Sana yol gösstermeliyim. Ata emretti. Gerekirse gölgelerin içinde bile."
Dareth elini uzattı. Cin eline tırmadı. Dareth cini hafifçe okşadı , ve kaba asasına yaslanarak ilerledi.
Kapıdan geçer geçmez etrafındaki auranın değiştiğini ve kuvvetlendiğini hissetti. Güneşin yerini yüzüne vuran sıcaklıktan bilen bir adam gibi , önünde yayılan ve dalgalanan gücün merkezine yöneldi.
"Efendi... Eldarin'le mi müşerref oluyorum acaba?"
"Evet genç büyücü," dedi karşısındaki adam. "İçeri gel , görüyorum ki yorgunsun. Ve bu da , ah , bir cin öyle mi , sana mı ait?"
"Benim rehberim ve dostumdur Usta. Aynı zamanda da gözlerim."
Dareth başlığını geriye atıp başını kaldırdı. Odanın ışığı boş göz çukularını aydınlatmıyordu. Yüzündeki ve ellerindeki rünler etraflarındaki büyüye cevap vererek parlamaya başlamıştı. Dareth rünlerin verdiği acıyla titredi , ama düşmemeyi başardı.
"Aceleciliğimi hoş görün. Ama etimin zayıflığı artıyor Usta. Bu diyarda gücün efendilerinin bu yerde yaşadığı söylendi bana. Yardımınızı rica etmek için geldim. Sanırım kanımın ve gücümün kaynağını görebiliyorsunuzdur. Bunları başkaları da gördü , ve sanırım bundan korktular." Elleri cüppesini ve altındaki perişan giysileri kavrayıp yavaşça iki yana çekti. şimdi vücudunu kaplayan rünler açık seçik görülebiliyordu. "Bunlar," diye devam etti , "kanımdaki gücü kullanmamı engellemek için yapıldı bana. Gücün ve gücü kullananların koruyucusu ve destekleyicisi olduğunuzu öğrendim. Lütfen... özgür kalmama yardım edin."
Ve yere yığıldı. Etinin bitkinliği sonunda ruhunu yenmişti. Tekrar karanlığın kuyusuna düşmeden önce son hissettiği şey Fryss'în başını çenesinin altına yasladığı oldu.
lil'grin'brin'
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests