Page 26 of 28

Posted: Fri Nov 17, 2006 8:02 pm
by buzdaglarininleydisi
Teşekkür ederek merdivenden odasına çıkmaya başladı Hobbit hanım ve odaya varıp yatağa yaklaştığında ne kadar yorgun olduğunu neden daha önce anlamadığını sorguladı kendini ve yatmaya hazırlanıp kendini yorganın altına gömdü tamamen ne kadar çabuk ısınırsa o kadar çabuk uyuyabilirdi hoş bunu arıycak durumdada değildi anında uykuya dalmıştı huzursuz ama bi okadar derin bir uykuya.

Posted: Mon Feb 12, 2007 7:36 pm
by Firble
Uzun zaman geçmişti. Han o kadar kötü durumdaydı ki. Hobbit kıyamet söylentilerini bile umursamadan uzaklardaki arkadaşlarından birisinin yanına gitmişti.

şimdi bir süre için daha buraya geri dönmüştü. Aslında burada olmasının bir nedeni de artık diyarı terk etmeyi istemesi idi. Ancak bu fırsat çıkana kadar diyarda o muhteşem aşkı yaşadığı handa kalmak istemişti.

Han iyi kötü tamir edilmişti. Artık pencereler tahta oldukları için kırılmaları daha zordu. Yeni saldalyeler ve masalar almıştı. Köyünden yeni içkiler getirmiş bir kısmını da diyarı panik içinde terk edenlerden toplamıştı. Hala evet hala buralarda birçok insan vardı. Kıyamet bu kadar yakınken bile Sporginolü terk etmek zordu.

Anton hanın kapısına YENİDEN AÃ?ILDIK yazısını astı. Sonra smutfağa giderek içki fıçılarını salona taşımaya başladı.

Posted: Tue Feb 13, 2007 12:47 am
by celeraen
aradan çok uzun zaman geçmişti,artık buralı olmuş büyük bir ihtimalle böyle de devam edecekti,işinden daha yeni ayrılmıştı başıboştu öyle gezinip duruyordu ama mutluydu en azından kendisini kovalayan bir geçmişi yoktu artık...neredeyse her gün önünden geçtiği hana bir kez daha baktı geçerken yine her gün olduğu gibi bakışları kayıp geçti üzerinden derken aniden bakışları geri döndü inanamayarak baktı...''peh'' dedi ''herhalde yeni birisi devraldı burayı'' diyerek geçmişe daldı ah ne kadar da zor günlerdi bir elf olarak burada garsonluk yapmaya başlamıştı ama buna ihtiyacı vardı,yadırganmıştı belki ama artık alışmıştı herkes derken han kapandı,uzun zamandır virane haldeydi fakat şu an pek de fena gözükmüyordu hergün çalıştığı küçük mücevher dükkanına g,derken buradan geçerdi ama işinden ayrıldı ayrılalı -yaklaşık bir hafta- buraya ilk defa geliyordu derken içerde küçük bir hobbit gördü

evet bu oydu!!hanın eski sahibi inanamayarak içeri koştu ve seslendi :

''burada eski bir çalışana yer var mı dedi??'' gülerek.....

Posted: Tue Feb 13, 2007 3:44 am
by Firble
Anton gülümsemeye çalışarak karşısındakine baktı. Kafasında onun kim olduğunu bulmaya çalışıyordu ama bu çok zordu. Son bir kaç ay epey bir olay yaşamıştı. Hanı açtığı günler bile artık çok uzak gibi geliyordu ona.

Elbette dedi neşeli gibi çıkartmaya çalıştığı bir sesle. Gerçi burada uzun süre kalmayacağım. Ne kadar bilmiyorum ancak uzun kalmayacam her halde. Ancak bu kalan sürede eski bir çalışanımla beraber hanı işletmek güzel olcak.

Birden aklına onu içten gülümsemesini sağlayan bir fikir geldi. Belki dedi ayrılırken de hanı sana devredebilirim. Eğer istersen tabii. O zamana kadar ki karın yarısını alırım bana yeter. Bölece han da yaşar değil mi? Öle yapabilsek gerçekten güzel olurdu.

Neyse bunları sonra da düşünebiliriz. Hana hoş geldin eski çalışanım.

Posted: Tue Feb 13, 2007 4:07 am
by celeraen
koskocaman bir gülümseme celeraenin suratına yayıldı ve
--tabiki de bundan,kaybolduğum vakit bana yuva olmuş bu yerin sahibi olmak tabiki de bana onur verir sen gidene kadar da bana yatacak yer sağlasan yeter gerisini ayrılırken düşünürüz artık dedi bunu söylerken biraz yüzü solmuştu
--kusura bakmayın ama.....sadece meraktan soruyorum....anlatamzsanız anlarım,niye gidiyorsunuz?belki yardımcı olabilirim dedi daha sonra sanki saçmalamışcasına
--neyse boşverin bunu sormam saçma oldu özür dilerim...şu an yapabileceğim bir şey var mı?aaaa durun size yardım deyim diyerek içerdeki fıçılara koştu
bu arada ''nihayet eskisi gibi'' diye mırıldandı

Posted: Tue Feb 13, 2007 6:09 am
by siliterin
aris son siparişlerini tüketirken çevresinde kendisini izleyen gözler olduğunu hissediyordu. birisi asıl amacını anlamış olabilir miydi. yoksa sadece çevresinde yankesiciler mi vardı. bir yudum daha şarap içti zaman herşeyi gösterecekti.

Posted: Wed Feb 14, 2007 1:31 am
by Firble
Anton yeni hanın ilk müşterisini görünce gülümsedi. Müşteri Aris e doğru ilerleyerek Hoşgeldiniz bayım dedi. Sizi görmek güzel. Acaba bir şey ister misiniz? diye soracaktım. Daha yeni toparlanıyoruz. Ancak kısa sürede size yemek yapabilirim isterseniz bayım.

Posted: Wed Feb 14, 2007 5:41 am
by siliterin
zahmet olmazsa lütfen, sert elf şarabı ve et getire bilir misiniz? diye han sahibi olduğu her halinden belli olan kişiye cevap verdi

Posted: Wed Feb 14, 2007 5:49 am
by celeraen
uzaktan bu sözleri duyan celeraen hobbitten önce davrandı ve hemen geliyor anlamında başını salladı,zaten sabahtan beri çalışan hancıyı daha da fazla yormanın anlamı yoktu kısa bir süre sonra elinde istenilenlerle birlikte geri döndü ve :
-aa sen dedi karşısındakini hayal meyal hatırlayarak
-uzun zaman oldu hem de baya....hangi rüzgar attı yeniden seni buralara dedi tabakları bırakırken

Posted: Wed Feb 14, 2007 8:19 pm
by Firble
Hancı çalışanının adamla ilgilendiğini görünce mutfağa gitti şarapların nerede olduğunu biliyor olmalıydı çalışanı. Ancak et müşteri et demişti. Eti pişirmeliydi. O zaman tavşan yahnisi yapabilirdi. Handa tavşan eti vardı sadece. Anton eti kazana koydu. Sebze ekledi. Biraz da belki şu acı otlardan koymalıydı. Otlardan bir tutam koydu. Sonra ikinci bir tutam koydu. Yemek fazla acı mı oldu diye düşündü bir an sonra acı olmadığına karar verdi aksine güzel olmuştu.

şimdi yarım saat beklemeliydi. Yarım saat sonra yemek hazır olacak acılı yahniyi adama verebilecekti.

Posted: Fri Feb 16, 2007 7:19 pm
by Firble
Yemeği adamın önüne koymuştu. Sonra uzun süren bir sessizlik....

İki üç saat geçmiş gibiydi. Handa çalışanı ve tek müşteri ile oturmuşlardı. Çok sıkıcıydı. Keşke bir ozan olsaydı. Zamanında handa çalışmış olan güzel bayan gibisini bulmak zor olacak gibiydi.

Posted: Sat Feb 17, 2007 12:18 am
by celeraen
celeraen geriye kalmış bir iki işi de bitirdikten sonra yapacak bir şey olmamasından sıkılmıştı handa bulunan 2 kişinin yanına gitti sessizce oturdu ne söyleyeceğini bilmiyordu garip bir sessizlik vardı.....
en sonunda : burası nasıl bu kadar harabeye dönüşebildi? o eski günleri hatırlıyporum da dolup taşardı dedi sıkıntıyla uzaklara daldı gitti

Posted: Sat Feb 17, 2007 2:28 am
by Hildorien
Tozlanmış pelerinini silkeleyip hanın kapısına doğru ilerledi yaşlı savaşçı.Yurdunu terkedeli uzun zaman geçmişti.Bir çok savaşta kaybettiği dostlarını ve yakınlarını düşündü bir an.İçeriye girince orada olacaklarmıydı eskisi gibi.Yoksa yine bir düşman mı bekliyordu onu içeride?Bilmiyordu,ama yinede dinlenmesi gerekliydi,yoksa direncini kaybedecekti.Sessizce atından inip ipini bağladı.
Ã?nündeki en yakın masaya oturdu ve düşünmeye başladı.Geçmişi,geri geliyordu yine..

Posted: Sat Feb 17, 2007 2:41 am
by Firble
Anton yeni gelen müşteriyi görür görmez yanına gitti. Pelerinli bir adamdı. Bir büyücü ya da rahip olabilirdi. İki durumda da pelerindeki tozlar açıklanıyordu. Ne büyücüler ne de rahipler için iyi bir zamandı. Bir de ozan olabilirdi ki bu pek güzel olurdu.

Ancak önce adamı karşılamak daha doğru olurdu. Hobbit hafifçe eğilip zaten kısa boyunu daha da kısaltarak hoşgeldiniz hanımıza dedi.

Bu karmaşık zamanlarda hanımız size sıcak bir ortam sunmaya kararlıdır. Yemek şarap oda istiyorsanız dsoğru yerdesiniz. Müzik henüz yok ama o da olacak yakında.

Posted: Sat Feb 17, 2007 2:45 am
by Artemis Entreri
Anton sanki birşeyler duyar gibiydi. Gaipten sesler... Emin olamadı.

Celerean bir anda kulağına bir şeyler fısıldandığını duyar gibi oldu. Ã?evresine bakındığında konuşan birini görmedi.


Desmond, hanın içine hapsolmuş bir ruh, haykırıyor haykırıyor, sesini duyurmaya çalışıyordu. Nafile... Ama bir an için düşüncelere dalmış kadının bir tepki verdiğini hissetti. Ã?evresine bakınmıştı kadın. Ã?nüne geçti, el salladı. Kolunu kafasından içeri soktu.

"HEEEYYY !!!"

Tepki yok...