Page 26 of 37

Posted: Fri Mar 30, 2007 2:51 am
by haldor_goraxe
Etrafına bakındı Piijek, cüceler tükenmişti. Bacağındaki yaraya baktı. Küçük önemsiz bir şeydi. Tüniğinden bir parça koparıp bacağına sardı. Ama lanet olsun bu pantolonu cok seviyordu. Tamir edebilecek birini bulmalıydı daha sonra. Ama bu yeraltında bunu başaramazdı. Yer altında olduğu aklına geldi bir anda. Susy'ye baktı. Orda duruyordu. Ardından Piijek'in gözleri Susy'nin arkasındaki Khedan'a ilişti. Uyanmış gözüküyordu. Hatta ayaklanmış son cüceleri kendisi öldürmüştü.

Piijek kılıcındaki kanı temizledi ve etrafa bakındı hançerleri için. Bulabildiklerini aldı ve Susy'nin yanına gitti.

Posted: Fri Mar 30, 2007 4:37 am
by Edmond
Edmond gittikten sonra her şeyin bitmiş olduğunu farketti.*Bu ne yaa, sadece bu kadarcıklar mıydı?Ben bir sürü bekliyordum.Boşu boşuna geldim şimdi* dedi ve geriye döndü.Sonra ne yapacağını bilemedi bir an.Savaşamamıştı hiç.Zaten siniri bozuktu.Sonra kadının yanına gitmeye başladı.Bakalım o ne alemde diye düşünüyordu.Sonra aklı Clesnyé ile Argay'a takıldı.Acaba onlar ne yapıyorlardı.Clesnyé onunla ölüme gelmemişti.Sorun değildi onun için.Yani kaç insan 1 saatlik birisi için ölebilirdi ki?Tekrar aklına kadına geldi.Geriye doğru yürümeye başladı.Kadını bulup doğru Khedan'ın yanına gidecekti.

Edmond *Boşu boşuna mı büyü için hazırlandım ben?* diye sordu kendi kendine.Ama en azından artık canı güvendeydi.Kadını bulmak için yürümeye başladı

Posted: Fri Mar 30, 2007 5:22 am
by C_Deschain
Clesnyé etarfına bakındı.Sanırım savaş büyücünün gönderdiği büyülü mermilerle son bulmuştu.Ã?evresini iyice bir kolaçan etti..Evet bütün cüceler öldürülmüştü.şimdilik bu küçük savaşı onlar kazanmıştı...
Ã?evresine bakındı,tanımadığı bir sürü kişi vardı..Sonra gözü savaş başlamadan önce tanıştığı kolcuya (Elanora) takıldı..Kadın gerçektende iyi savaşmıştı..Ortalığı biçmişti ve kendisinden önce savaşa atlamıştı..Suratına bi gülümseme yerleşti hoşuna gitmişti.Deli gibi savaşıp durmuştu soluk almadan.Etrafta kendisinden başka kaçık akıllıların olması onu sevindirmişti.Bu kolcuyla anlaşabilceği düşünüyordu.Yanına gidip konuşmaya karar vermişti.Zaten tanışmışlardı ama bu sefer peşlerinde bekleyen bir savaş yoktu daha rahat bir ortamdaydılar ve ne yapacaklarına karar vermeleri gerekiyordu.Etrafı hakkında da yeterli bilgisi yoktu.Bilgili birileri çok da işine yarayabilirdi..
Kadına doğru yöneldi,ağır adımlarla yürümeye başladı.YAvaşça yanına yaklaştı.

"Deliler gibi savaştığınızı gördüm.Çok cesurdunuz...Savaştan kısa bir süre önce tanışmıştık.Ama ben genede kendimi tanıtıyım.Ben Clesnyé...Tanıştığımıza memnun oldum.Sizin gibi cesur bir savaşçının yanında savaşmaktan gurur duydum.Başka savaşlarda da yanımda olursanız geriye pek bir korkum kalmıyacak...Umarım yanınızda durmamın bi mahsuru yoktur.." dedi ve her zamankinin aksine ciddi bakışlarla kadını süzmeye başladı..

Bir an aklına Edmond geldi.Acaba o ne yapmıştı.Umarım sağ sağlim kurtulabilmiştir bu savaştan diye düşündü.Ã?ünkü kötü birisine benzemiyordu ve iyi,güvenilir birilerine ihtiyacı olacağını düşünüyordu.Hiç olmazsa bu kadar kişnin arasında az da olsa tanıdığı tek kişi Edmond'du..
Hemen düşüncelerinden sıyrılıp yeniden tüm dikkatini karşısındaki kolcuya yöneltti.Ve sabırla bekledi...

Posted: Fri Mar 30, 2007 8:23 am
by Mark
Susy ;
-"Yaralanmışsın."
Gelen piijek'in, beline kolunu doladı.
Endişelendi. Yürüyebliyormuydu ? Acıyor muydu?
yardım etmeye çalışıyordu. Bir yandan, piijek in yarasına bağladığı bandajı inceledi. Yarasının üzerini elinden geldiğince, düzeltmeye çalıştı.
Khedan a bakıyordu, piijek.
"Khedan'a gidelim." Özüntülüydü, piijek için iyi duygular hissediyordu. Yürürlerken etrafındaki olaylara bakıyordu.

Posted: Fri Mar 30, 2007 6:45 pm
by esen
Amora çok tedirgin olmuştu yaşlı büyücünün arkasından koşarken aklında hep aynı sözler dolanıyordu, "İnsan kendi kaderini, kendisi belirler" ne olursa olsun bunu unutma... Sözler beyninde sürekli yankılanıyordu. Korktuğu şeyin ölmek olmadığını biliyordu, korkusu sonsuz bir ızdırap çekmekti. Bu korkunun neden kaynaklandığını o an için anlamasada, bu yere geldiğinden beri içindeki şeyin bu olduğunu biliyordu. Bu duyguların yoğunluğu yüzünden olsa gerek elindeki taşı çok fazla sıkmıştı, bir an elinin acısıyla düşüncelerinden arınıverdi. Bu esnada kızıl cüppelinin bir şeyler dediğini farketti, adam kendi kendine konuşmaya başlamıştı. Yoksa büyümü yapıyordu, tabi ya bu garip sözler, ancak büyü sözleri olabilirdi. Koşmayı bırakmıştı olduğu yerden kızıl cüppeliye bakıyordu, kızıl cüppeliyi son gördüğünde daha farklı işaretleri vardı ama şu anda anlamını bilmediği garip şekiller büyücünün başının üstünde dönüyordu. Amora bir an için kendisini garip hissetti, böylesine güçlü bir his onu kötü etkiliyordu. Gözlerini kapatıp derin bir uykuya dalmayı arzuladı. Peki büyücü ne olacaktı? Yaşlı adamı korumalıydı, kendisini zorda olsa toparladı ve yaşlı büyücünün arkasından gitmeye devam etti. Tünellerin ikisi yıkılmıştı, ortalıkta sadece bir elin parmakları kadar düşman ya vardı yada yoktu. Amora buna rağmen tedbiri elinden bırakmadı. Mağranın geneli bir ölüm yuvası gibiydi... Cesetler her yana saçılmıştı, parçalanmış vücutlarından akan kan yüzünden zemin kaygan ve balçık şeklindeydi. Görüntü insanın kanını donduracak türdendi, Amora daha fazla bakmaya dayanamadı yaşlı büyücünün olduğu yere doğru yavaş ama dikkatle yürüyordu. şimdi ne olacaktı, yoksa bu olanlar daha bir başlanğıçmıydı...

Posted: Sat Mar 31, 2007 12:54 am
by Rhalazarn
Kara cüppeli, zihninden başlayıp tüm bedenine yayılan keskin acıyla yaratığın zihniyle olan bağının kesildiğini hissetti ve bulunduğu yere döndü. Ölümün acısını hissetmişti, kutsal bir şey olan ölümün kutsallığını fark etmişti bir kez daha... Ölümü kutsal yapan acıydı… Acı, canlılara var olduklarını hatırlatır, onlara yaşadıklarının gerçek olduğunu söylerdi. Ancak tuhaf bir şekilde ölüm acısı, canlıya artık burada yaşamayacağını anlatıyordu.
Büyücü, hızla silkelendi-şimdi felsefenin sırası değildi. Zihnindeki düşünceleri olabildiğince çabuk toparladı ve etrafta yaratık olmadığını gördükten sonra-en azından canlı yoktu-bakışlarını kızıl cüppeliye çevirdi.
O da büyüsünü bırakmıştı anlaşılan, şu anda o da buradaydı-ayık bir şekilde. Xardas, ona yöneldi hızla ve kararlı, uzun adımlarla. Yaklaştığında kukuletasını çıkardı-saygısızlık olmasın diye-ve ölü gibi beyaz tenini gözler önüne serdi. Siyah, beline kadar uzun saçları vardı ve toplu değillerdi, çok kabarıklardı. Gözleri de siyahtı ve bakışları derindi… Burnunun biraz sivri olması dışında yüzünde pek hata da yoktu-eğer iskelet kadar zayıf olmasaydı yakışıklı sayılabilirdi, ama böyleyken bir ölü gibiydi… Yüzü gibi kemikli olan ellerinden birini kızıl cüppeliye uzatarak;
"Merhaba kızıl efendi…"dedi önce gür ama yumuşak sesi ve yüzünde dolgun, teniyle tezat oluşturan kızıl dudaklarının ufak ve samimi bir tebessümüyle,”ben kara cüppelilerden Xardas… Buraya gelene kadar sadece bizim gizliden plan kurduğumuzu düşünürdüm, nedense fikrim değişti… Beni biraz olsun aydınlatmaya-ya da kızartmaya-çalışırsınız umarım…”

Posted: Sat Mar 31, 2007 2:26 am
by devolet
Balamir ortalığa baktı etrefta başka cüce yoktu. Silahlarını yerine koydu ve bi köşeye oturmaya gitti yorgundu ve yaralanmıştı

Posted: Sat Mar 31, 2007 7:13 pm
by Kathranis
Kathranis attığı ok hedefini bulunca tuhaf bir coşku hissetti kendinde. Biraz sonra ise coşku yerini utanca bıraktı, hiçbir yaratığı öldürmek istememişti. Yavaşça ilerleyerek mağaranın taş duvarına yaslandı. Nedense kendini gerçekten korkunç derecede yorgun hissediyordu.

Yayını sırtına astı. Biraz gerindi ve tekrar mağaranın ortasına kadar gitti. Yorgun druid ilerde Khedanı görebiliyordu. Büyücüye sormak istediği birkaç şey vardı ancak bu koca mağarada yorgunluk ve savaş duygularını altüst etmişti. Yalnız kalmak istemiyordu.

İlerde Piijek i ve Susy i gördü. Belki henüz arkadaş diyemezdi ancak onlarla birlikte olmanın yalnızlıktan iyi olduğu kesindi. Piijek e doğru yürüdü.
"Piijek yaralarını iyileştirmemi ister misin? " diye sordu savaşçının bandajına bakarak. Büyüleri dilinin ucuna getirdi. Ancak söylemedi efsunlu kelimeleri bazı insanların büyüden nefret ettikleri bilinen bir gerçekti.

Posted: Sun Apr 01, 2007 5:30 am
by darkelven
Kılıcı vasıtasıyla fışkıran kanın görüntüsü Shruiak`ı memnun etmişti.Öldürmekten zevk alan bir melezdi.
Ve kaçırdığı iki vuruşa öfkelenmesine rağmen sinirine hakim olmaya ve çöken mağara tavanının sesiyle şaşıran cüceye doğru hamle yapmaya girişti.

Diğer cücelerin mağara tavanı altında ezildiğini görmüştü soluklanmaya fırsat bulduğunda.
Yazık ki daha az savaş olacaktı.Gerçi bu mağarada kalmayı tercih ederdi su ve yiyecek bulabilseydi.Ama bu şeyler beni veya herhangi birini rahat bırakmaz diye düşündü.Hele bi şunları biçeyim, Ondan sonra ne yapacağıma karar veririm diye düşündü.

Sol palasını önden dümdüz savurdu fakat bu bir aldatmacaydı.Daha önce yaptığı hatayı tekrarlamayacaktı.Ã?fkeyle saldırmak yarar getirmiyordu.Yaratığın hamlelerini gözleyerek sağdaki kılıcını indirdi.Daha temkinliydi bu sefer.Sağdaki atağın ardından etrafında dönerek savurdu kılıçlarını.

Bacağındaki acı artmaya başlamıştı belki ama bu yalnızca lanet cüceyi biçmesi için onu heveslendiren bir şeydi.

Posted: Sun Apr 01, 2007 8:52 am
by EldariL
Son kılıç darbesini de indirmiş yeni bir hedef için etrafına bakınıyordu. Etrafta, ayağının dibindekiler gibi cüce cesetleri vardı ama anlaşılan canlı düşman kalmamıştı. Rahatladı. Sonunda biraz dinlenebilecekti. Cesetlerin üstüne basarak tünelin ağzından çekildi ve yorgun bedenini duvara yaslayarak yere oturdu.

Taş zemin, ağrıyan kaslarına kuş tüyü bir yatak kadar rahat gelmişti. Gözlerini bir an için kapadı. Sızlayan yarası bu kısacık anı ondan çalmak istercesine kaşındı.

"Ah pekala!" diye söylendi kaşlarını çatarak. Pelerininin ucundan hançeriyle şerit halinde bir parça kesti.

Oturduğu yerde yarasını sarmaya başladı.

Posted: Mon Apr 02, 2007 6:53 am
by Lupus Nigra
Yüzünde savaş heyecanından kaynaklanan bir gülümseme ile nefes nefese elf başka düşmanlar aramak için etrafına bakınıyordu.

Her cüce ölü yada ölmek üzereydi.

Ã?nündeki savaşçıya gözkırmarak "Güzel dövüştü değilmi?" Aklına şimdi gelmiş gibi bir an gözleri büyüdü. "Aaa bu arada ben Alestralis... Hizmetinizdeyim..."

Kendi kılıcı az önce öldürdüğü cücenin kanı ile kıpkırmızı kesilmişti. Cabinden bir parça bez çıkarıp kılıcını temizlemeye başladı. Yeterince temizlendiğine karar verdiğinde etrafına bakınmaya başladı.

Tekrar savaşçı kadına dönüp "Senden bir şey isticem... Ben şu tünelin sonuna kadar gidip bi bakıcam bakalım nereye gidiyormuş... Bu sırada sen de burada beklermisin tünele birilerinin girmesini engelle ses çıkmasını istemiyorum. Tabi bir de... " gülümseyerek ekledi " Eğer uzun süre gelmezsem birilerinin benden haberdar olması iyi olur."

Pelerinine sarınıp tünelin içinde ilerlemeye başladı. Ara ara duruyor sesleri dinliyordu.

Posted: Tue Apr 03, 2007 12:00 am
by Logan
Cody etraftaki cücelerin hepsinin öldüğünden emin olunca ARkasını döndü ve büyücüye doğru ilerlemeye başladı...

Yolda diyer silah arkaşlarına bakıyor etrafı dikkatlice kesiyordu herhanig bir süprizle karşılaşmamak için temkili bir şekilde ilerliyordu...

eee bu cehenlemde bu olması lazım olan bir davranıştı...

Büyücünün yanına kadar gitti hala etrafını kesiyor...

Kılıcını kalkanını indirmemiş
Büyücünün gözlerine bakarak...

''Eeee başka süprizlerle karşılaşmadan cıkartacakmısın bizi ? büyü yapman için koruduk seni eee Bir kapı yada onun gibi bir şey yok mu ''

Cody Bir kez daha sağına soluna baktı

'' bu cehenlemden cıkartacaksın dimi?''

Posted: Tue Apr 03, 2007 2:49 am
by Illyra
en sonunda yakınındaki birinci derece tehlikeyi atlatmıştı. adam büyü yapıordu ve kendisini farketmediği belliydi.

geriye doğru baktığında, sarışın kızın yaralı arkadşını taşıdğını gördü. ona yardıma gitmelimiydi? kararsız kaldı. ne yapabiilir di ki?

yavaş fakat dikkatli adımlarla istikamet ini kızın yönüne çevirdi. sadece bir göz atacaktı. artık bu mağara canını sıkmaya başlamıştı. burdan nasıl çıkacaklardı?

kızın yanına gittiğinde yaralı adamın yarasına şöyle soğuukanlı bi bakış attı. sonra kıza baktı

"çevrede pek kimse kalmadığına göre şimdi nasıl dışarı çıkacağımız hakkında bir fikrin var mı?"

sebebini bilmiyordu ama fısıldamıştı..

Posted: Wed Apr 04, 2007 8:00 am
by aransayes
Saelnir tüm cücelerin yerde kıpırtısız kaldığını gördükten sonra rahat bir nefes aldı. Bunu da atlatmışlardı ve daha neler çıkacaktı karşılarına bilmiyordu. Etrafına baktığında alegria’in oturmuş pelerininden kopardığı anlaşılan bezle yarasını sarmaya çalıştığını gyere çökmüş olduğunu ördü ve hızla ona doğru yürümeye başladı.
“Bırak ben bakayım” dedi Saelnir ve elini kadının bacağına koyarak dikkatle inceledi. Onu buraya güvende olması için zorla getirmişti ama şimdi yaralandığını görmek kalbine azap veriyordu. Yavaşça duasını okumaya başladı.
(yaranın durumuna göre Cure Moderate Wounds veya Cure Light Wounds okuyorum )

Posted: Wed Apr 04, 2007 8:34 am
by EldariL
Yere oturmuş beceriksizce yarasını sarmaya çalışırken, üzerine düşen gölgeye başını kaldırdı. Savaş başladığında onu gözden kaybetmiş sonra da neredeyse unutmuştu. Ama işte elf yine karşısındaydı ve kaygılı gözlerle yarasına doğru eğilmişti hemen.
“Bırak ben bakayım” dedi Saelnir ve elini kadının bacağına koyarak dikkatle inceledi.
Bir anda mahçup olmuştu.
"Sadece bir sıyırık kendim halledebilirim" diye mırıldansa da elf çoktan dua etmeye başlamıştı bile.

Alışık olmasa da birinin onunla ilgilenmesine itiraz etmedi. Zaten çok yorgundu. Tekrar kayalara yaslandı ve gülümseyerek "Teşekkürler," diye fısıldadı.