Page 29 of 39

Posted: Sun Aug 03, 2008 10:08 am
by catboy
Serferal küçük kızı kucağına aldı. Kökler onlara saldırdığında Daylight ortaya çıkmıştı.
"Toprağı dinlemek... Kız haklı!" diye düşündü.
Ama Daylight'ın ardından Miae ve Adrian ortaya çıkınca içini bir endişe kapladı: "Safiel nerede?"
şimdi dryadların çoğu daylight'a ilerliyordu. Serferal birden arkasından birisinin geldiğini gördü. Ya da birilerinin!
Başka dryadlar da geliyordu.

Posted: Sun Aug 03, 2008 10:30 am
by Illyra
Korucu kız bir kaç adım geri çekilmişti, ama eli hala silahlarına gitmemişti.

"Toğrağı dinleyin. şövalye haklı. Varoluşunuza ters düşemezsiniz. Sadece içinizdeki sesi dinleyin, en derinlerinizde çığlık atan sesi. Bu siz değilsiniz. Bu sizin gerçeğiniz değil!!!"

Sonunda bağırdı arkadaşlarına.

"Dağılın, kaçın. Orman bizi koruyacak."

Ama kendisi olduğu yerden bir kıpırdamaya pek niyetli değildi. Hala kralın önündeydi ve eli yavaşça yayına gidiyordu...

Posted: Sun Aug 03, 2008 5:46 pm
by CLiCKs
Daylight'a saldırmaya çalışan en yakındaki dryadın üstüne çılgınca atladı. Yerde bir boğuşma yaşanıyordu. Kristal bıçağı sağ elindeydi diğer eline bıçağını alamamıştı. Artık ağaçlar onları dinlemiyor. Dryadlar kendilerini çıplak hissediyorlardı. Miaé'nin elindeki kristal bıçak parlamaya başladı. Parlıyor, parlıyor elinde büyük ışık toplanıyordu. Zor durumda kalmadıkça dryad'a zarar vermemekte kararlıydı. Elindeki toplanan ışığın gücüyle dryad'a bıçağının kabzasıyla kafasına bir kere vurdu. Dryad ağaçlar onu uyandırana kadar bir uykuya dalmıştı.

Yerden hızlıca kalktı ve daylight'ın sol yanına geçti. Sırt sırta dövüşmek onlara avataj sağlardı. Belki de savaşmalarına gerek kalmazdı ama pek öyle düşünmüyordu. Olaylardan habersizdi oradaki dryadlar. Sonra Daylight'a dönerek "Benim ne düşündüğümü biliyorsun. Kalıp savaşırım." dedi. Kaçmaya niyetli değildi. Tabii ki sağ çıkamayacağını düşünene dek. Kim bilir? Belkide kalıp annesi gibi savaşarak ölebilirdi.

Posted: Sun Aug 03, 2008 6:31 pm
by Edmond
Kral gülümsedi.Savaşta pek etkili olamayacağını biliyordu.Fakat bir şekilde kavgayı onların leyhine çevirecekti.

"Daylight, elini yanından çek, sopalarla savaşacağız.Ã?LDÃ?RMEK!YOK!"

Ölü Dryad'ların (ne yazık ki birkaç tanesi ölmüştü) bıraktığı sopalara uzandı, iki tane aldı.

"Gülümseyin beyler!"

Daylight'a dokunmadan yanından geçti ve geçerken:

"Öldürme, sakın, onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar."

Diye fısıldadı.Savaş değildi bu kez, kavgaydı başlayan.Kaybederlerse ölecekleri belki, ama kazanırsa öldürmeyecekleri.

Sonra Algénia'nın kızına baktı.

"Öldürme, asla!"

Thereon zaten savaşmazdı.Sorun yoktu.

"WANGA, ONLAR MASUMLAR, Ã?LDÃ?RME!"

Aslında Wanga'yı görememişti ama, eğer oradaysa Wanga bir bardardı, öldürmek ile bayıltmak arasındaki farkı bilemiyor olabilirdi.

Sonra Dryad'lara bakarak, Orman Elfi lisanında:

"Ey Dryad'lar, ben Orman Elfi Kralı Huor Tinehtelë.Neden bize saldırıyorsunuz, biz size bir şey yapmadık.Biz dostunuzuz, ağaçları dinleyin, ağaçlar yeniden sizinle konuşacaklar.Bu yaptıklarınızı Olevia affedecek.Ağaçları dinleyin, ağaçlar size doğruyu söyleyecekler.Ben Olevia'dan affınızı dileyeceğim.Ama can dostunuz ağaçları aldatmayın"

Posted: Mon Aug 04, 2008 5:34 am
by catboy
Serferal: "Durun artık. Bu savaş boşuna. Tek yaptığın şey Reksin bulunduğu yerden bize gülmesine neden olmak. O kötülükten zevk alıyor ve siz ona yardım ediyorsunuz." diye bağırdı.
"Çok konuşuyorsun, yaşlı bunak." dedi bir ses arkadan.
Diğer dryadlardan oldukça iri yapılı kapkara tenli bir dryad ortaya çıktı: "Reks olmasaydı bu kadar güçlü olmazdık."
Sonra Serferal'i havaya kaldırdı: "Korkunun yaptıramayacağı hiç bir şey yok, işe yaramaz ihtiyar. Aynen arkadaşlarının korkaklığı gibi!"
"Onlar sadece savaşmak istemiyorlar. Ağaçların huzursuzluğu sizi lanetliyor! Bak ne hale gelmişsin." diye bağırdı Serferal.
Küçük kız iri dryadın bacaklarına sarıldı: "Lütfen bizi rahat bırakın!" diye yakardı.
İri dryad kıza bir tekme savurdu ve küçük kız ağaçlardan birine çarptı. Ama sanki ağaç çarpmanın şiddetini azaltmak için elindne geleni yapmış gibiydi.
Yine de küçük kızın bir kaç kemiği kırılmıştı ve küçük kız acıdan bayıldı sonunda.
"Seni pislik! Artık sizler kurtarılamayacak hale gelmişsiniz. Kötülük damarlarınızdan akıyor, kalbiniz nefretin ve korkunun karanlık gücünü pompalıyor. Lanetinizden kurtuluşunuz yok! Her yaptığınız kötülükte ormanın ve ağaçların lanetinin gücü de artacaktır!" dedi Serferal acıyla.
İri dryad Serferali iyice sıktı. Diğer dryadlara: "Durun sersemler. Onları bana bırakın. Hepsini ben öldürmek istiyorum. Ã?nce bu ihtiyarı sonra da o elf zımbırtısını öldüreceğim sonr a sırayla iri yarılı sersem kas yığınını ve o zarif kokusunu burnumun içine sokmaya züret eden elf dişisini, en son da ormanların gücünü bize karşı kullanan pisliğin icabına bakacağım." diye haykırdı.

Posted: Mon Aug 04, 2008 5:37 am
by Starfell
"Öldürme yokmuymuş. Bunlar bizi öldürcek bee! Bide bana alkolik diyorlar..." adam içinden söylendi ve ardından kimsenin anlam veremediği bir sırıtış yayıldı suratına.

Silahları bıraktığı yerde duruyordu tam da olması gerektiği yerde ateşin başında. Adam sakince ateşe doğru yürüyordu. Yanında kıyamet kopuyordu ama hiç umursamıyor gibiydi. Taki miae ve daylightın adamın önüne fırlattıkları dryad gibi...

Adam ellerini iki yana açmış biraz çömelmişti ve dryadın üzerine gelmesini bekliyordu. Silahsız düşman adama doğru koştu.Adam dryad ın kolunun altına vurarak kenara çekildi. Dryad şimdi daha öfkeliydi. Aldığı darbe kaburgalarından bir kaç tanesini zorlamıştı ve durup biraz soluk aldıktan sonra tekrar iri adamın üzerine koştu adam bu sefer dryadın ayaklarını yerden kesmiş ve omzunun üzerinden yere çakmıştı. Dryad boynun üzerine düşmüştü ve artık etkisizdi.Ya ölmüştü yada felç olmuştu. Adam ateşe doğru yürüyüp uzun kılıcını kınından çekti ve doğruldu. Kılıc sonmeye yüz tutmuş ateşten çıkan alevlerle aydınlandığında üzerindeki işlemeler dikkat çekti. Kılıcın üzerinde birşeyler yazıyordu ve normalde olması gerektiğinden daha parlaktı. Adam kılıcın yanıyla üzerine gelen dryadın ensesine geçirdi ve bayılttı.

Sonradan eklenmiştir:

İri dryadın fırlattığı çocuğun kaburgalarının kırılma sesi Adrianın kulaklarına kadar gelmişti. Adam kızın ağaca çarpma nedenini anlayınca deliye dönmüştü. Ardından iri dryadın aciz öldürme planları...

Adrian gözünü öfke bürümüş bir şekilde iri olanına doğru yürüyordu şimdi. Ã?nünde yerde yatan bir dryad dördü. Adam dryadın göğsüne öyle bi tekme atmıştı ki dryad bir, iki metre sürüklenmişti. Esmer adam geceyi yararak ilerledi. Küçük bir kıza nasıl böyle birşey yapılabilirdi...

Yürürken kılıcını bileğinin etrafında birkaç tur döndürdü. "Hey sen!!" Ardından kılıcıyla demin adamla konuşan dryadın tekini ortadan ikiye böldü. "Hey aptal olan !! Kendi boyutunda biriyle uğraşmaya ne dersin!!" Adam öfkeden deliye dönmüştü. Bir diğer dryadında artık kafası gövdesinde değildi.

Posted: Mon Aug 04, 2008 5:58 am
by Edmond
Kral Adrian'ın çıldırmasıyla savaş hâline girmişti.

"Ã?LDÃ?REBİLİRSİNİZ!"

Fakat o Olevia'ya günah işlememk için öldürmeyecekti.

Ã?nündeki Dryad'lardan birisinin üzerine atlayıp iki sopasını kafasına geçirdi, fakat Dryad etkilenmemişti bile, kralı tuttuğu gibi fırlatmıştı.

Kral ağaca çarptı fakat kız gibi ağaç onu da yavaşlatmıştı.

"Öldürmeyeceğim!"

Sopalarla tekrar koştu ve dryad onu yeniden fırlattı.Fakat ağaca çarpınca yalnızca yere düşmenin acısı vardı.Ve ağacı zorluyor olmanın.

Huor sinirleniyordu.Ağaçlara baktı.Ağaçlar "öldür!" emrini vermişti.E ağaçlar da Olevia adına konuşuyordu.

Kılıçlarını çıkardığı gibi koştu.Dryad arkasına tekrar döndü.

"Gene mi sen, uçmaktan bıkm...."

Kılıçları görmüştü, zaten gördüğü son şeydi.

Posted: Mon Aug 04, 2008 6:03 am
by Illyra
Korucu kız içi acıyla burkularak yere düşmüş küçük kız çocuğunun yanına gitti ve onu yerden kaldırarak kucağına aldı. Korkuyla küçük kızın nefesini kontrol etti, ama yaşadığını anlayınca rahatladı, kıza sıkıca sarılarak artık saldırmayı kesmiş olan dyradların arasından geçerek Miaé'nin kucağına bıraktı ve okunu gererek dyrad ile Serferal'ın arasına geçti.

"O insanlara veya elflere dokunmadan önce benim kanımı sonuna kadar akıtman gerekecek. Ne yaşamlara ne de ağaçlara zarar verebileceksin seni dönek kör yaratık!"

Posted: Mon Aug 04, 2008 6:07 am
by catboy
"Size saldırmayın demiştim aptallar! Hepsi benim. Hepsini leşini be yerlere sericeğim!" d,ye haykırdı iri dryad ve Serferali Daylight'ın üzerine fırlattı.
Serferal yavaşça ayağa kalktı: "Daylight, oğlum Safiel nerede? Belki o bizi bu durumdan kurtarabilirdi."
İri yapılı dryad Adrian'a dönmüştü: "Seni hayvan! Korkunun gücüne şahit olacaksın. Fırsatın varken kaçmalıydın."

Posted: Mon Aug 04, 2008 6:08 am
by Edmond
Huor genç kıza baktı, genç ve tecrübesiti, her hâlinden belli oluyordu, fakat cesurdu.Cesaret bin tecrübeye bedeldi.

Huor Dryad'lara baktı, gerçekten çoklardı.İri olanları ölmeden kavga bitmeyecekti.İriyi Daylight'a bıraktı.

Adrian'a baktı, o sırada Dryad'ların lideri uzakta gibi görünüyordu, en azından kampın tam karşı tarafındaydı:

"Adrian, Dryad'ların liderine saldırıyormuş gibi yaparak Dryad'ları üzerine çek, liderlerini korumak isteyecekler.Oraya kadar hızla koş, senin peşinden gelirlerken, Karrea ile ben, onları beleşe halledeceğiz.Sana vurma fırsatı buldukları anda geri dön ve sen de savaş!"

Adrian'a cesaret için bir şiir okudu içinden, Adrian büyüyü hissetmişti.Dryadlar ise düşmanın gerçekten güçlü olduğunu farketmişlerdi.Ve liderlerinin arkası dönüktü!

"Adrian, KOş!"

Posted: Mon Aug 04, 2008 6:15 am
by Illyra
Bakışlarnı ve okunun ucunu pis dyrad tan ayırmadan cevapladı Serferal'ı.

"Bize bir açıklama yapmadı. Sadece bize yetişeceğini söyledi."

Kıpırdadığı anda okunu fırlatmaya hazır bakıyordu hala..

Posted: Mon Aug 04, 2008 6:57 am
by Starfell
Adam bir savaş narası atmış ve koşmaya başlamıştı ama Huorun dediği yöne değil. Gözünü öfke bürümüştü şu anda onun için karşısındakini cezalandırmak savaşı kazanmaktan çok daha önemliydi.

"Aptalll !! Hırrrrrrrrr !!" Adam kılıcıyla yukarıdan aşağı doğru bir kesme hareketi -öyleki kılıcın havayı yarma sesi metrelerce duyuldu- yaptı.Dryad gayet çabuk bir hareketle eğilip kılıctan kurtulmayı başarmıştı. Adam darbenin verdiği ivmelenmeyle dengesini kaybetmişti. Çok öfkeliydi ve hareketleri kesinlikle taktiksel bir beceri içinde değildi. Dryad elindeki kırbacı adamın sırtında şaklattı. Kırbacın kancalı ucu adamın ince gömleğini yırtmış tenine ulaşmıştı, sırtından ince ince kanlar süzülüyordu esmer adamın.

Bir daha saldırmak için tekrar dryadın üzerine koştu. Ã?nce yukarıdan aşağı havayı yardı. Ardından dryadın kaçtığı yöne doğru büyük bir ustalıkla çevirdi kılıcını ve yere paralel savurdu. Ama karşısındaki şeyde yeteri kadar büyü vardı. Dryad birden toprağın içine girdi.

Posted: Mon Aug 04, 2008 7:58 am
by Edmond
"Lanet olsun!"

diye mırıldanırken eski ozan, Adrian'ın yaptıklarına bakıp sinirleniyordu.

"Ã?yleyse biz de başka taktik deneriz, Adrian, hepsini öldür, deliler gibi!"

Adrian o anki hâliyle eğer dikkat toplayabilirse, Dryad'lar ona yeteri kadar zarar veremeyecekleri için, Dryad'ları meşgul ederdi ve. tak. tak.

Fakat Dryad'lardan birisi yeniden toprağın altına girmişti.Huor artık toprağa karışmadıklarını, toprağın altında olduklarını biliyordu.Havaya son gücüyle zıplayıp, Adrian'ın arkasında toprağa düştü.Düşerken kılıçlarını yere saplamıştı.Bir "ıhh!" sesi duyuldu ve yerden Dryad kanı fışkırdı.

Adrian'ın güçlenmesi için bir büyü daha yaptı, yine güçsüzdü ama, Adrian'a toplamak gerekiyordu Dryad'ları.Kendisi, Dryad'lar Adrian ile uğraşırken, Adrian'a görünmezlik büyüsü yapacaktı ufak çapta.Basit bir ilizyon, neye uğradığını şaşıran Dryad'lar, döküleceklerdi.

Posted: Mon Aug 04, 2008 7:59 am
by Illyra
Artık okunu daha fazla elinde bekletmedi ve iri dyrada gönderdi. Ok tam sırtında bir yere isabet etmişti ve kız kararlı bir şekilde yeni bir ok daha çekti.

Posted: Mon Aug 04, 2008 8:36 am
by Starfell
Adam öfkeden deliye dönmüş gözlerle huora baktı.

"Nedennnn !! Bunu neden yaptın o benimdiii !!" Elf kralı Adrianın gözlerindeki alevi görebiliyordu.

Adam zaten güçlü olan kollarının daha da güçlendiği hissetti. "Sakınn... Bi daha benim öldürceğim adamı..."

O sırada üzerlerine doğru koşan sayısız dryadı gördü. Kılıcını yukarı kaldırdı. Kılıcın üzerindeki yazılar parlıyordu. İri adam olanca cüssesiyle dryadların üzerine koşmaya başladı. İlk karşılaştığına omuz atıp arkasına aldı. İkicisini ise yatay bir kılıç darbesiyle biçti. Adam grubun tam ortasına geldiğinde diğerleride büyük tehlike için deydi çünkü dryadlar sadece adama saldırmıyorlardı.

İri adam saçlarını savurarak arkasını döndü ve kılıcını savurdu. Ã?nünde duran dryadın omzunu kopartmıştı... Ardından yanına döndü ve bir dryad daha öldürdü.

Adrian grubu biçerek ilerliyordu... Hedefi olan biteni uzaktan izleyen iri dryadı...

Ama adam ilerlerken kafasına öyle bir sopa yemişti ki sersemlemiş ve sendelemeye başlamıştı.