Page 4 of 14

Posted: Wed Oct 22, 2003 3:14 am
by Dragonfire
1. FR hala bir PP cenneti.
2. Bu küçümseme değildir.
3. İngame karakterler söz konusu.

Posted: Wed Oct 22, 2003 3:28 am
by Norticus
1- katılıyorum
2- eğildir diyorsun ama çoğu kişi bunu söyleyerek fr ı küçümsüyo
3- ingame olması sitede pp olmadığını göstermez. kimseyi tanımayan yeni birine aktif kullanıcıların özelliklerinden bahsetsek herif aşağılık duygusuna kapılıp kaçar

Posted: Wed Oct 22, 2003 5:58 pm
by The_KiRaTh
1- Fr nin PP cenneti olduğuna kimsenin bişi diyebilceğini sanmıorum..
2- Bu bir küçümseme değil, sevmeme durumudur...
3- Senin PP anlayışın nedir? Sitede genelde lvl 20+ karakterler ortalıktadır, ve bunların gücü ister istemez bir noktanın üzerindedir.Ayrıca hemen hepsi epic karakterlerdir. Kimse de böle birşeyden korkmaz...

Sİtede birisi karakterinden bahsederken "benim 1. lvl bi faytırım var, bi kılıç buldum daha kaldıramıorum, gelecekte inşallah" demesini istiosan bence bidaa düşün...

Ayrıca şunu da söliim, 12. lvdan sonra karakterlerin artık yavaş yavaş emekli edilmesi taraftarıyım, iki tane istisnam vardır, biri necrom, onu 20. lvl a kadar oynadım, sonra emekli ettim, ama campaignlerimde villain olarak sürekli kullandım. Bu sayede lvl 27 oldu. Sitede bahsettiim de o dur. Dieri ise assassinimdir o da lvl 17 de emekli oldu.
En son bahsettiim(fear immunitysi olan) karakter ise lvl 1 dir...
PP den de hiç haz etmem... PP isteyenlerin de ya çok yeni başlayanlar, ya da bunu bilgisayar oyunuyla karıştıranlar olduu kanısındayım...

Posted: Thu Oct 23, 2003 5:58 pm
by Quel-Shin
The_KiRaTh wrote:PP den de hiç haz etmem...
Ben de pp'yi sevmem ama sevenlerin yeni başlayanlar olduğu düşüncesine katılmıyorum.

Posted: Fri Oct 24, 2003 5:03 am
by The_KiRaTh
Yeni başlayanlar PP sever demiyorum zaten... Sadece PP ye daha meyillidirler genelde...
Birçok insana sor, ilk oyunlarında (tabi tecrübeli birileri ortamda yoksa) olay PP ye kaymış mı kaymamış mı...

Posted: Fri Oct 24, 2003 4:17 pm
by Quel-Shin
Bu dediğin doğru olabilir.Bence nedeni yeni başlayanların tam olarak oyundan haz alamamaları ve de kendilerini birbirlerine saldırarak tatmin etmeleri olabilir.

Posted: Fri Oct 24, 2003 5:29 pm
by yeminer
ilk başlarda herkes ole oluyo. ama rp nin değerini eninde

Posted: Sat Oct 25, 2003 7:24 am
by Norticus
yeni başlayan herkes böyle deil tabii ama çoğunluğun böyle olduğunu söyleyebilirim
çünkü frp yeni başlamak demek daha rp nin karakter gelişiminin ne anlama geldiğini bilmior olmak demektir
acaba 30. lvl başlamak mı, yoksa karakteri 1. lvldan başlayıp tırnaklarınla kazıyarak ve acı çekerek 30 a çıkmakmı diye sorsam kaç kişi 1. şıkkı seçer?
ben kesnlikle 2. den yanayım

Posted: Sat Oct 25, 2003 8:38 am
by DeMRaN
Bence 2 yada 3. leveldan 30 a getirmek en zevklisi :D

Posted: Sat Oct 25, 2003 9:53 pm
by The_KiRaTh
Ben şahsen 0. lvldan başlayıp önce o karakteri 1. lvla ulaştırmayı(tabi uzun oyunlarda...), ondan sonra da karakteri karakterin amaçları doğrultusunda geliştirip, 15-16. lvl civarı emekli etmeyi çok zevkli buluyorum... (tabi büyücüleri 18. lvla çıkardıım da oluo...)

Posted: Sun Oct 26, 2003 4:34 am
by Norticus
örneğin 0. level çocuk başlayıp seni belli bir meslekte eğitecek birini bulmak yani hiçbişeye hazıra konmadan oynamak ta eğlenceli olabilio

Posted: Sun Oct 26, 2003 9:37 am
by Raistlin
Oradan bakınca kendimi beğenmiş mi duruyorum heh!
Bu arada scythe de Tanrıların ordusuna katılmıştır.
Bir cleric olarak Tanrısının dinini maddesel düzlemde temsil etmek için hayatını riske atacak cesarete, kararlılığa ve sadakate sahiptir.

Harm büyüsünü yapacak adam 14. levelsa zaten spell resistance'ı zor geçer... Ona bakarsanız level 30 bir büyücü de tek başınayken 3-4 14. level kişi tarafından öldürülebilir bir çok durumda...

Powerplay iddialarına gelince bu oyunu uzun zamandır oynuyorum ve 2 senelik karakterim Corax'ı çok severim. Sizler nasıl 20. level hede hödölerinizi burada rol olarak oynuyorsanız bende 20. level savaşçımı roleplay yapıyorum bu kadar basit.

Posted: Mon Oct 27, 2003 2:42 am
by scythe
Harm büyüsünü yapacak adam 14. levelsa zaten spell resistance'ı zor geçer... Ona bakarsanız level 30 bir büyücü de tek başınayken 3-4 14. level kişi tarafından öldürülebilir bir çok durumda...

bu kısmı biraz daha açar mısın raist ...

Posted: Mon Oct 27, 2003 7:25 am
by Shadowmaster
Arkadaşlar PP'ye laf atmayın.Bunun PP ile ilgisi varsa,PP'nin de aksiyonla ilgisi var biraz.Dövüş sahnelerinde atmosfer vermekten uzak dm'ler roleplay'e kayarlar,oyuncular da roleplay manyağı olur,eğer öyle olursa da oyun anlamsız oyuncuların oynadığı bir tiyatro oyununa döner.Ama DM habire zar hesabı yapıp,durmadan,bıkıp usandırmadan PP yaptırtıyorsa oyuncularına oyuncu da ister istemez RP'den soğur,beceremez,cümle kuramaz.

İlk oynadığım zamanlar bende PP'ye bağlanmıştım,ama RP daha güzeldir, oyunun özüdür RP.Adı zaten üstünde : FRP.Ancak,bu oyunda bazı kurallar vardır,bazen atmosfer için dövüş gerekir.Bir dm eğer gnome'u sinirlendirip ettin'i öyle hiç kural kitap dinlemeden dövdürüyorsa orada ben rp'den de zevk almam pp'den de.Ortada birşey kalmaz.

İkisini paralel götürmek lazım,ama çizgiler bizim elimizdedir,hangisinin daha kısa olacağı ya da daha uzun olacağı.

Oyun olarak örnek vereyim,sürekli maceradan maceraya atıldığınız bir Fr oyunu zevkli midir ?

Evet.

Roleplay daha önplanda olan,genellikle konuşma,aksan ve lisan dikkate alınarak oynanan bir DL oyunu zevkli midir ?

Evet.

Dm'in sadece zar hesabı yaparak,dövüş sahnelerinde 'Vurdun,oturdun, trip yaptın' şeklinde anlattığı,atmosefden uzak bir FR oyunu zevkli midir ?

Hayır.

Sözde RP ile,DM'in salt kendi kararlarına bağladığı,zar atılmayan,alakasız bir DL oyunu zevkli midir ?

Hayır,eğer LARP değilse.

Peki bir oyuncu,durmadan PP'ye bok atıyorsa 'Onlar pokemon oyunlarıdır ulayn,PP neymiş olmaz öyle şey,PP kadar salak birşey yoktur' diyorsa,
o oyuncu,PP'den gıdım anlamadığı için komplekse mi girmiştir ?

Evet.

Önemli olan paralelliktir,çizgilerin uzunluğunu belirlemek zaten bizim elimizde.

Posted: Mon Oct 27, 2003 5:38 pm
by Quel-Shin
Shadowmaster wrote:Arkadaşlar PP'ye laf atmayın.Bunun PP ile ilgisi varsa,PP'nin de aksiyonla ilgisi var biraz.Dövüş sahnelerinde atmosfer vermekten uzak dm'ler roleplay'e kayarlar,oyuncular da roleplay manyağı olur,eğer öyle olursa da oyun anlamsız oyuncuların oynadığı bir tiyatro oyununa döner.Ama DM habire zar hesabı yapıp,durmadan,bıkıp usandırmadan PP yaptırtıyorsa oyuncularına oyuncu da ister istemez RP'den soğur,beceremez,cümle kuramaz.
Bu sözlerine katılmıyorum.Her rp manyağı dm pp yapamadığı için oraya kaymamıştır.şahsen ben dmlik yaparken rp manyağı olurum.niye?çünkü herkes zar atıp kılıcımı şunun kafasına indiriyorum diyebiilir.ama herkes rol yapamaz.

PP'de rp nin bir parçasıdır.Neden?Öünkü bi barbarın rolu zaten pp'dir.Veya rp artık orda bir combat zorunlu kılmıştır ve yapılır.işte böyle bi pp yoğurdun kaymağıdır.

Benim idal oyun tarzım combatların sağlam bi rp ile yapılması.Hadiyin ormana gidiyoz diyip ne için ormana geldiği bilmeden yüzlerce adamı biçmek matıklımıdır?
şöyle bir durum daha var.eğer siz bir rogue oynatan dm iseniz zaten bu durumda combat olmaması daha güzel olacaktır.unutmayın savaş sadece kılıçla olmuyor.ama açılmayan kapıları kılıcınız zoruyla deneyebilirsiniz.

Demek istediğim pp yaparken combat içinde bile rp yapılması.Biraz spiderman gibi.yani konuşulup laf atmak falan.neşeli bi mizaçı varsa onu, sinir li bi mizaçı varsa onu yansıtmak.

şöyle bir şey daha var.her karakterin ayrı şavaş sitili olması da bir rp çeşitidir.eğer biri sağlı sollu saltolarla adama girişiyorsa ve bu onun karakteri için belirlediği sitilse rp yapıyor demektir.

Rp yi yalnızca konuşmak falan anlamayın.rp aklındaki karakteri oynuna yansıtmaktır.Buna combat sahneleri de dahil.



iki örnek vereceğim,biri rp ile başlamış bi combat biride öyle olması gerektiği için başlamış bi combat
1- Odaya 10 adet muhafız girer ve rahibenin koluna yapışır.tutuklusun bizimle geliyosun falan derler.Grupta bir de cüce fighter vardır.ama bu kızız fazla tanımıyordur sadece bunun masum ve iyi biri olduğu biliyordur.azcıkta yardımını gömüştür ve yaklaşık iki haftadır dabirlikte yolculuk edeiyorlardır.Cüce gaza gelir ve kimse bi cücenin yanından birini alamaz gibisinden laflar ederek baltasını çeker ve dalar.bir de rogue vardır grupta ama kız falan onun umrunda değildir.mobilyaların arkasına saklanıp gelişmeleri izlemeye başlar.duruma göre o da katılır balki savaşa.
2- Yine aynı durum ama bu sefer kombata giriş şeki farklı.oynayan grup dm'ye"muhafızlara saldırıyoruz" der.ve herkes bi combata dalar.neden?çünkü öyle olması gerekiyordu veya oyuncular kendilerini o zorunlulukta hissettiler ama nedenini bilmiyorlar.


şimdi ikinci durumdaki combat ne kadar ahım şahım olsa bile beni kesmez arkadaş.combatın ortasında düşünürüm"biz niye savaşıyoruz ki?".
ama birinci de olay bam başkadır.grubun rahibesini kurtarmak için sacaşıyor durumdasınız ve sebebinizde ortada.oyunda küfürler savurusunuz tehditler patlatırsınız falan.

kısacası bir oyun ne kadar combat dolu olursa olsun birinci şıktaki gibi olursa ben ona rp ağırlıklı derim.çünkü rp'nin gerektirdiği yapılmıştır.ikinci şıktaki gibi gerektiği için yapılmamıştır...