Page 5 of 14
Posted: Wed Oct 22, 2003 3:52 am
by Quel-Shin
*Karanlıklar arasından bir adam çıkıverir.
Hoşgeldin Dragonfire.Bulman gereken şeyi nerde arayacağını biliyorsun.
*Lord hizmetkarına bakmadan konuştu
Bizi yalnız bırak!
*Segmar söz Quel-Shinin dudakları arasından çıktığı anda yarasa olup açık pencerelerden gökyüzüne süzüldü.
*SAndalyeyi işaret ederek
şöyle otur lütfen.Rahatına bak ne de olsa acelemiz yok.
*içeriye bir kadın girer.Dragonfire göz ucuyla kadını süzer,onun da vampir oduğu soluk teninden bellidir.Kadın elindeki kadehi ve şarap şişesini masaya bırakarak odayı terk eder.
*Quel-Shin yavaşca bir kadeh doldurarak Dragonfire'a uzatır.
1500 yıllıktır.Keni mahzenimden.
Posted: Wed Oct 22, 2003 4:01 am
by Dragonfire
*şarabı ağzına götürdü ve sert dudaklarına temas etmesine izin verdi. Ama kesinlikle yutmadı. Burnundan hafif bir duman çıktı. Altın sarısı gözleri parladı* "Benimle şahsen görüştüğüne göre bu haritanın bedeli düşündüğümdende fazla. Konuşmak istediğin nedir?
Posted: Wed Oct 22, 2003 4:11 am
by Quel-Shin
Konuşma istedği olan sen olmalısın.Haritayı sen arıyorsun ne de olsa.Sadede geliyorum öyle bir haritanın varlğından habarim var hatta daha da fazlası nerde olduğuna dair söylentiler bile duydum.
*Lord konuşmasına biraz ara vererek Dragonfire'ın teğkisin ölçtü.
Ama istersen sein için haritayı bulabilir adamlarım.
*Hafifçe güümsedi
Tabii bir bedel karşılığı.
İstediğm şu;bana damarlarında sıcak kan dolaşan herkesin korkulu rüyası olacak bir kılıç yaratmanı istiyorum.Bir ölümlünün tenine değdimi ölmün soğukluğunu hissettirmeli ona!
Posted: Wed Oct 22, 2003 4:27 am
by Dragonfire
"Görüyorumki efsaneler yanında söylentileride getirmiş. Öyle bir kılıcı sadece duydum. Gücüm dahilinde değil. Senin ölümlüleri düşünmekten daha işlerin olmalı." Hafifçe gülümsedi. "O kılıcın efsanesi soğuk demirinde değil onu tutan ellerde yatar." Gözlerini kısıp hafif bir nefes aldı. "Eminim ki isteğin güçlü yada güce giden birşeyse ozaman bende sana bir takım bilgiler verebilirim." Odaya derin bir sessizlik hakim oldu. Quel Shin sanki karanlık odayı varlığı ile dahada karartıyordu. Dragonfire ise hafif mum ışığında altınsarısı parlıyordu.
Posted: Wed Oct 22, 2003 4:03 pm
by Quel-Shin
Böyle bir şeyin gücün dahilinde olmaması beni şaşırtmadı doğrusu.İstediğim bana efsanevi bir kılıç yaratmandı.
*hafifçe gözlerini kısar
Ama verebilceğin değerli bigileri de geri çevirmeyeceğim.Nihayetinde bilgi güçtür ve bazen kılıcın başaramadıklarını başarabilir.
Posted: Fri Oct 24, 2003 2:29 am
by Dragonfire
"Sana yalan söylemeyeceğim. Böyle bir kılıcı yapmak hem zaman hem güç hemde destek ister. şu an bunları sağlayamam, ama istediğin böyle bir kılıçsa altındağlarında bunun gibi bir kılıç mevcut. Yerini ise sözü geçen haritada bulabilirsin. Ama atalarım korumasında olduğu kesin. Eğer cesaret ve gücün varsa..."
*Sözleri havada kalır. Cümlesini tamalamadan sessizleşir ve karşısındakini derin düşüncelerle bırakır.*
Posted: Fri Oct 24, 2003 5:12 am
by Quel-Shin
Karanlıkta olduğum sürece cesaretim ve gücüm hat safhadadır.Sana haritayı vereceğim ama sen de bana o kılıcı atalarından alıp vereceksin!
*Lord ayağa kalktı ve Dragonfire'a doğru ilerledi.
Anlaştık mı?
*Göz göze gelmişlerdi.
Posted: Fri Oct 24, 2003 5:29 am
by Dragonfire
"Atalarımla buluşabilir ve karşılarına ruhumu teslim etmessem kılıç senindir." Yavaşça ayağa kalkar ve sırtını dikleştirip kapıya yönelr.
Posted: Fri Oct 24, 2003 4:09 pm
by Quel-Shin
O zaman harita da senindir. En kısa zamanda harita eline ulaşacak.Adamların şimdiden aramalara başladı.
*Dragonfire'ın sessizce odayı terk edişini izledi.şimdi suratına hafif bir gülümseme yayılmıştı.Karlı bir anlaşma daha diye düşündü.Ve sonra yarasa şeklini alarak segmar gibi o da açık pencereden uçup giderek gecenin karanlığında gözden kayboldu.
Posted: Mon Oct 27, 2003 3:36 am
by scythe
* scythe odada belirir karanlık gözleri quel shin i arar ama yalnızca içilmeye tenezzül edilmemiş şarap kadehlerini görür masanın üzerinde iki kadeh vardır acaba quel shinle kim ne için burada başbaşa görüşme izni alabilmiştir. kara toprak mutlaka bi karanlık şahsiyete bi karanlık işinde kolaylık sağlamıştır diye düşünür sonra kendi derdi aklına gelir tek çaresi burasıdır yada çaresi her nerdeyse ancak burada bulabilecektir.rüzgar clericin çaresizliğine gülercesine kara cübbesini dalgalandırır . vampirin dinlenmeye gitmiş olduğunu anlar scythe. birilerinin gelmiş olduğu anlaşılsın diye pencereyi kapatır ve başka bir gece geri döneceğine karar vererek ortadan kaybolur. kara toprak mutlaka ona çare olacaktır daha önce de olduğu gibi
Posted: Mon Oct 27, 2003 6:26 pm
by Quel-Shin
Ertesi gece Quel-Shin'e handan bi haber gelir.Diyarların kara rahibi Scyte dün gece hana uğramıştır.Habei veren ise dün gece şarap getiren vampir kadındır.Lord rahibe bir buluşma haberi göndermesi için bir ulak gönderttirir.vampir olmayan birini.Lord rahibin isteğini merak etmiştir tabii bunun karşılığında ne verebileceğini de...
Posted: Mon Oct 27, 2003 8:31 pm
by yeminer
o esnada hana kötü bi koku yayılır. çürümüş et kokusu ve hanın arka tarafında yeminer the lich cisimlenir.
başıyla vampire selam verir ve konuya girer.
"scyte ı gördün mü?"
Posted: Fri Oct 31, 2003 7:08 am
by Quel-Shin
Vampir Lord şeytani lichin aklından neler geçtiğini tahmin etmeye bile tenezzül etmeden gerçeği söyler:
"Hayır görmedim"
Ama geldiğinin haberini aldığını söylememiştri vampir.Önce şu lichin ne aradığını bil yoklamak istiyordur.
"Neden sordun ,ne işin olabilir ki onunla?"
Posted: Mon Nov 03, 2003 7:22 pm
by yeminer
"sana söylemekte bir beis görmüyorum vampir" der lich önemsemez bir tavırla.
"karanlık toplanıyor ve bizim dostlarımıza haber verme vaktimiz geldi."
"düşmanlarımız hakkında bilgi toplayan bilge rahibe ihtiyacım var ve bu diyarlarda bu kimse scyte olarak bilinir"
"onu bekliyeceğim" der" lich ve oturaklardan birine doğru süzülür.
"tabi bi itirazın yoksa" der alaylı bir sesle."
Posted: Mon Nov 03, 2003 8:51 pm
by Quel-Shin
"Öncelik bana 'vampir' diye hitap etme bir daha!Eğer birbirimize 'değer' veriyorsak bunu kelimelerimize de yansıtmalıyız.Burda bkleyebilirsin tabii ki bana zararın dokunmadığı sürece"