Page 47 of 48

Posted: Tue Nov 23, 2004 1:33 am
by Squan
Handan içeri hafif zırhlara bürünmüş bir elf girdi.Elf yorulmuşa benziyordu.Biraz soluklandıktan sonra handa yüksek sesle
"Bütün dragonfire inananlarının tapınakta toplanmaları gerekmekterdir.
Acil bir toplantı yapılacaktır.Ve herkesin derhal gelmesi rica olunur."
Elf cümlesini bitirir bitirmez handan acele ile ayrıldı...

Posted: Tue Nov 23, 2004 3:38 am
by wicked_one
Elf sözlerini söyleyip gittikten sonra çevresine baktı...Bİrkaç kişinin ayaklandığını gördü...'Yolunuz açık olsun'dedi ve flüdünü (bir ilahi için ) çalmaya başladı

Posted: Wed Dec 01, 2004 7:33 pm
by Efla
içeri girip çıkan adamı izledi. İlk gördüğünde müşteri olacağını düşünmüştü. Belkide seçildiği amaç için işine yarayabilecek bir kişi. Hemen ayrılması hancıda biraz hayalkırıklığı yaratmıştı. Ne diyordu? Dragonfire inananlarını çağırıyordu. Aklına Efla geldi o da bir Dragonfire inananıydı değil mi? Ama şimdi kimbilir nerdeydi ve ne için gitmişti. Ayrılalalı o kadar zaman geçmemesine rağmen uzun süredir yokmuş gibi geliyordu ona. Hanı da benimsemişti artık. Onun hanıydı burası. Yaşlı çingenenin görüntüsü geldi aklına. Bununla irkildi ve düşüncelerinden uzaklaştı. Yapması gerektiğini hatırlatıyordu zihni ona. Ama nasıl olacaktı ki bu?

Posted: Thu Dec 02, 2004 5:37 am
by calis
Kara cübbeler içerisinde tekrar içerisinde narin vücudu ile bir elf girdi.Buraya 2. gelişi idi daha önce gelmişti fakat acil bir işi çıktığı için geri dönmüştü.Tekrar bo bir masaya oturdu ve hancının servis yapmasını bekledi...

Posted: Thu Dec 02, 2004 5:41 pm
by Efla
içeri giren adamın oturdupu masaya gitti. Bu adamı görmüş müydü yakın zamanda. Bu gün o kadar çok şey olmuştu ki hafızasının artık onla dalga geçtiğini düşünmeye başlamıştı Lemmak. garip görünüşlü elfe bakarak:
-Buyrun efendim ne isterdiniz?

Posted: Thu Dec 02, 2004 11:13 pm
by calis
Gelen hancı yı gören yabancı hancının sorusu üzerine
-Elf çiçeği şarabı eğer yoksa sıcak şarab birazda baharatlı patates dedi ve hancı nın yüzünü fazla görmemesi için kukuletasını burun hizasına kadar indirdi....

Posted: Fri Dec 03, 2004 4:27 am
by wicked_one
Ozan,flüdünden kafasını kaldırdığında,hanın biraz daha kalabalıklaşmış olduğunu gördü...Dikkat etti,bazı gelenlerin daha önceden gelmiş olduklarını gördü...Hancının ortalarda görülmeyişinden onun servis yapmakta olduğunu anladı...Ruhu güçlenip bedeni zayıflarken,uzun zamandır kullandığı içkisini çıkardı cebinden...Bir yudum aldı...Eşyalarını koyduğu köşeye gitti...Eşyalarının arasından barbarlara yaptığı ziyaret sırasında hayatını kurtaran tam-tamları aldı...Bir sandalye çekti...Tam-tamları önüne koyduğunda yeniden bir ilahi çalmaya başladı....Bir savaş ilahisi...

Posted: Fri Dec 03, 2004 5:28 am
by calis
Yabancı bir flüdden çıkan hoş sawaş ilahisini dinledi.İnsana cesaret veren bir ilahiydi.Flüdü çalan ozana baktı ve gözleri bir anda ozanla yabancı at içinde bir korku belirdi.Kimdi bu yabancı die sordu kendi kendine.Yabancının ağzından bi kaç kelime döküldü
-Çok güzel çalıyorsun dedi yabancı.Ozan duymamasına rahmen yabancının sölzerini anlamıştı...

Posted: Sat Dec 04, 2004 2:46 am
by Efla
Hemen mutfağa ilerledi. şarapların olduğu bir dolabı açtı. Parmağını şarapların üzerindeki kağıtlar üzerine gezdirdi. Bir yandan" Elf çiçeği şarabı" diye mırıldanıyordu. Hala herşeyin yerini tam bilmiyordu. SAnırım bir düzenleme yapsam iyi olacak diye düşündü. Başka bir dolap açtı. Biraz taradıktan sonra bulabildi. şişeyi aldı. Tezgahtan bir kadeh aldı ve şaraptan koydu. Yeni pişen haşlanmış patateslerden tabağa koydu.Sıcaktan dolayı yanan eline üfledi. İçeride insanın içine cesaret veren bir tür müziğin çaldığını duydu. şu Efla'nın dostu iyi çocuktu doğrusu. Adamın masasına gitti ve siparişleri bıraktı. "Başka bir arzunuz olursa lütfen çağırın" dedi ve hızlı adımlarla mutfağa gitti yeniden.

Posted: Sat Dec 04, 2004 5:44 am
by wicked_one
Tam-tamlarını yerine koyduktan sonra Granluder yeni gelen e selam verdi,sözleri hoşuna gitmişti...İçerdeki birkaç kişinin siparişini aldıktan sonra içeri gitti...Hancının biraz zorlandığını gördü,yeni gelmiş olmalıydı...Gülümsedi...Ona halen yabancı bir hareketti bu...'Neyse'dedi içinden...Gerekli olanları hemen topladı,içeri götürdü...Bir dakikada geri gelmişti...'Söyle'dedi hancıya...'Neleri arıyorsun?'

Posted: Sat Dec 04, 2004 6:25 am
by calis
Calis hancı ya teşekkür etti ve elf çiçeği şarabından bir yudum aldı.Yudumunu almasıyla gözlerini kapadı.Kendi yurdunu düşündü,arkadaşlarını,gülüp oynayan etrafta koşuşturan elf çocuklarını,kadim valenağaçları geldi aklına calis 'in
Bütün tanıdıklarını özlüyodu.Yurdu adeta burnunda tütüyordu.
Sonra iştahla önünde duran baharatlı patetes ten bir kaşık adlı.
-Hmmmm çok güzel dedi kendince.....

Posted: Mon Dec 06, 2004 9:34 am
by Efla
http://frpworld.com/modules.php?name=Fo ... 02551b6702 den alıntıdır:
Oren_Dautry wrote:Firble sözlerini söyledi ve ifrit ona yanan gözlerle baktı ve pis bir kahkaha attı

"HAHAHAHAHAHA... peki efendi öyle olsun..."

bu sözlerle birlikte hava kararmaya ve kızıl bulutlar 10 kasabnın üzerinde dans etmeye başladı... etraf yavaş yavaş değişiyor ve hava hızla soğuyordu...


erethan tam büyüsüne başlayacaktı ki terin sallanması ve havanın soğuyuşu konsantrasyonunu bozdu.

gökyüzü kan kızılına bürünmüştü etrafta ölümün sessizliği ve soğuğu vardı...

firble burayı tanıyordu. en son geldiğinde sıcak ve gürültülü olsa da burası Oren in cehennemiydi..

(-24 derece) (10 kasaba olduğu gibi Oren in cehennemine çekildi)

rp dışı: Calisin hesabı ödeyip handan çıktığını varsaymak zorundayım. Tapınakta kendini kurban etti. Aynı zamanda burada olamaz


Rp içi:
Birden içeriye soğuk havanın hucüm ettiğini hissetti. Fena derecede soğuktu. İçerideki herkes titredi. İçindeki yaşam enerjisinin soğuduğunu hissetti içeridekiler.. Ani bir titremeyle irkildi Lemmak. Derhal dışarı baktı. Gökyüzü artık normal değildi. Neler oluyordu böyle. şimdi düşünmenin sırası değildi. "A-ateşi besleiyn diyebildi sadece. İçerideki içkiler bile donuyordu. İnsanlar ilk şaşkınlığı atlatamamıştı. Soğuktan mıdır, şaşkınlıktan mı donakalmışlardı. Ne bulursa ateşi besliyordu insanlar hemen ateşin beslenmesine yardım ettiler. Ateş bile yeterli gözükmüyordu. Yiyecekler, içecekler hepsi donmuştu. Kimse ateşin yakınından uzaklaşamıyordu. Bütün kapılar pencereler kapalı olduğu halde ısınmıyordu içerisi.

Posted: Wed Dec 08, 2004 4:40 am
by wicked_one
Gözlerini kapadı Ozan Granluder...Kalbine dolan korku,soğuk gibi tenine işledi...Büyülü olduğu belliydi bu soğuğun...Kıyafetlerini almak için eşyalarının bulunduğu köşeye gitti...İşe yaramayacağını biliyordu...Yine de bu soğukta bir süre daha hayatta kalmasını sağlayabilirdi...İnsanların hüzünleri kalbine işlerken,gözlerini kapadı...Ve bütün tanrılara dua etti elindeki flütle...İçinde korku büyürken...İnsanların çığlıkları artarken,O müziğinin sesini arttırdı...Korkuları kalplerden söküp atmak için çaldı...Tanrıların onu duyması için çaldı...Hanı kurtarmak için çaldı...

Posted: Thu Dec 09, 2004 3:06 am
by Efla
Rp Dışı 10 kasaba artık Oren'in cehenneminde. Burada olmak için çok önceden gelmiş olam gerekirdi. Eğer geldiysen de çıkman biraz zor gözüküyor. Yani bu son measja gerekenin yapılması gerekiyor sanırım.

Posted: Thu Dec 09, 2004 6:56 pm
by Logan
rp dışı ama rp içi bilgi : :D beyler havalar iblisten gelen sıcaklık ile balkanlardaki havanında etkisyle ısınmıştır
bkn. ____> orenin rp si