Cüceler Str. değil Con.'larına alıyorlardı. Str.'lerine +1 alanlar sanırm half ork ve benzeri daha vahşi sayılabilecek ırklardı.
20 Con. ve üzerinde karakterin kendiliğinden iyleşme özeliğine sahip oluyordu, ki 2nd Ed. için oldukça güzel bir özellik.
2nd Ed'de 16 sonrası alınan her güç artırıcı değer sadece %10 ekliyordu. Yani 16 Str'li biri 18'e çıkmak için +20 Str kazanmalıydı. Ancak oyunda iş bu şekilde işlemiyor. Sanırım bu kuralı gerçek anlamda kullanmaya Icewind Dale'in ek paketinde başlamışlardı.
Baldursgate oyununda olmasa da, ability'ler NWP (Non weapon proficiency) (tekerlek yapımı, yemek yapımı, ip üstünde yürüme, sıçrama.... ) için hayati öneme sahipti. atılan 20'lik zarda o abilityden düşük getirmen gerekiyordu.
Baldursgate'i klasik yapanlardan biri bence sesler. şehre girdiğinde, kulağa boş bir şehir olmadığı hissettiren çocuk, havlayan köpek, akan su, malını satmaya çalışan pazarcıların sesleri ve bunların sesin kaynağına yaklaştıkça çıkması bence harikaydı.
Ayrıca herkesin dediği gibi, oyuncu olmayan tüm karakterlerin kendilerine has karakterlerinin oluşu ayrı bir hava katıyordu. Mesela, oyunlarda dinlenmeyi hiç sevmediğimden, benim için çok önemli olan savaşçılık yeteneklerini geliştiren ozanımın, durum biraz kötüleşince
"Ben savaşçı değil aşığım!"
diyerek kaçması. Ya da oyundaki en babayiğit savaşçı olan Minsc.'in, aşkı olan büyücüyü kurtarmak için gruba katılması, uzun süre ilgilenmezsen söylenmeye başlanması ve hatta sana saldırması. Diğer replikleride ünlüdür.
"İyilik için kıç tekmeleme!" , "Gırtlaklarına saldır Boo. Gırtlağına!"
Code: Select all
Boo'nun gerçekten de hamster kılığında bir uzaylı olduğu kaç kişi biliyor? FAQ'larda yazıyordu sanırım onun uzaylıya değişimi. :D
Karakterler hakkında daha fazla bilgiyi, diğer karakterlere sorarak elde edbiliyorsun. Bu dünyanın senin etrafında dönmediği hissine daha çok yaklaştırıyor. Her karakterin gerçekten derin, hüzünlü ve onları bu hale gelemeye iten sebeplerle dolu hikayeleri var. Pek çok masaüstü oyunda dahi arkadaşlarınızın bu kadar derin hikayeler oluşturduğunu görmezsiniz. Hikayeleri çakışan, birbirlerinde nefret eden, hatta grupta bir süre bulunduktan sonra bazı diğer grup üylerinin bazı davranışlarını size şikatyet eden karakterler de oluyor. Gerçekten masaüstü oyunu havasına yaklaştırıyor.
Peki masa üstü oyunlarında ilerisine götüren ne derseniz. Baldurs gate bölgesi, hafif Arap kültürüne yakın bir bölgedir. Khalid ve Jahera'da bu bölgenin yerlileri oluyorlar. Mesela Khalid bu sebeple Halit ismine benziyor. Ancak asıl güzel olan seslendirilme biçimleri. Konuşma biçimleri kesinlikle o her zaman kullanılan Arap İngilicesi ile değil, kesinlikle aksanlı ama içinde elflerin melodikliğini de koruyan bir şekide yapılmış.
Son olarak Baldurs gate ile Forgotten realms hakkında bazı bilgiler edinenler oldu. 2nd Ed. Forgotten realms'te Mystra'nın doğumunu bilen oyuncu bulmak zordu. Hatırladığım kadarıyla o zamanların en baba FRP oyuncularından olan FRP&Magic dergisinin yazarları dahi, bu oyundaki bir tapınak yıkıntısından çıkan, Mystra'nın doğumunu anlatan kitaptan öğrenmişler bu bilgiyi. O zamanlar için bulunmaz nimet olmasının en büyük sebeplerinden biri ve Fallout gibi bir klasiği gerçek anlamda geçmeyi başardığı bir bölümdür bu.
Kim ne derse desin, bence bu oyunun tam çözüm ve FAQ'larını indirip oku. Oyunu bitirip bunları okumazsan neleri kaçırdığını asla bilemezsin.