Ufak bi Öadır
Andero gözleri karardıktan sonra hemen kendine geldi... Kıpkırmızı bir boyuttaydı. Her yer kanla kaplıydı. Andero yaşamını iyiliğe hizmete adamıştı ve kötülüğü hissedebilirdi. Bu boyut kötülüğün özünden yapılmıştı. Korkunç brutal bir ses kulaklarını çınlattı:
"Bütün hayatını bir hiç için harcadın ölümlü..."
Andero kılıcını çekti ve gözleri görünmeyen düşmanını ararken, elindeki kılıç erimeye başladı. Andero korku içinde kılıcı yere düşürürken dehşet verici bir kahkaha zihninde yankılandı:
"Hahahahaha! Benimle savaşamazsın Andero... Tanrıların seni terketti..."
Andero üzerindeki zırhın da yanmaya başladığını farketti. Kor gibi ısınan metali üzerinden çıkarmaya çalıştıysa da başaramadı. Cildi acıyla kavrulup kömürleşirken çığlıkları kan içindeki boyutta yankılandı, kahkahalar yalnızca daha fazla artmış ve gaddarlaşmıştı.
Bir çift alev şeklinde göz kanın içerisinde belirdi:
"Artık senin için geri dönüş yok Andero. Bundan sonra her gece senin ruhun için geleceğim... Ta ki sen beni durdurana kadar... Hahahaha..."
Andero Karanlık Gücün yerini o anda bildiğini farketti. Dulbırakan köyü...
Yavaş yavaş kendine gelmeye başladığında hala kulaklarında o vahşi kahkahalar yankılanıyordu...
"Bütün hayatını bir hiç için harcadın ölümlü..."
Andero kılıcını çekti ve gözleri görünmeyen düşmanını ararken, elindeki kılıç erimeye başladı. Andero korku içinde kılıcı yere düşürürken dehşet verici bir kahkaha zihninde yankılandı:
"Hahahahaha! Benimle savaşamazsın Andero... Tanrıların seni terketti..."
Andero üzerindeki zırhın da yanmaya başladığını farketti. Kor gibi ısınan metali üzerinden çıkarmaya çalıştıysa da başaramadı. Cildi acıyla kavrulup kömürleşirken çığlıkları kan içindeki boyutta yankılandı, kahkahalar yalnızca daha fazla artmış ve gaddarlaşmıştı.
Bir çift alev şeklinde göz kanın içerisinde belirdi:
"Artık senin için geri dönüş yok Andero. Bundan sonra her gece senin ruhun için geleceğim... Ta ki sen beni durdurana kadar... Hahahaha..."
Andero Karanlık Gücün yerini o anda bildiğini farketti. Dulbırakan köyü...
Yavaş yavaş kendine gelmeye başladığında hala kulaklarında o vahşi kahkahalar yankılanıyordu...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Andero uyandı. Hala düştüğü yerdeydi. Ã?şüyordu. Kollarını vücuduna sardı. Gülümsemeye çalıştı. Başaramadı. Tekrar denedi. Yine başaramadı. Kolları vücuduna sarılı şekilde dizlerinin üstüne kalktı. Başını kaldırıp etrafa baktı. Ã?enesi takır takır titriyordu. Soğuktan vücudunu hissetmiyordu. Gözü karşısında duran gruba takıldı. Ona şoka uğramış gibi bakıyorlardı.
Bir an sonra aklına az önce yaşadığı olay geldi, gördüğü düş... Neydi o öyle? Neydi o gördüğü şey? Aslında bu sorunun cevabını biliyordu ama bunu kendine kabul ettirmekten korkuyordu. Hala üşüyordu. Ayağa kalktı. Kendini bom boş hissediyordu. İşe yaramaz, gereksiz biri... Kolları hala vücuduna sarılıydı. Gruba baktı. İrkilmişlerdi. Başını çevirip yandaki aynaya baktı. Gözlerinin beyazı kırmızıya dönmüştü. Korku içinde başını çevirdi.
-Ahhhhh Andero'nun çığlığı tapınakta yankılandı. Tekrar dizlerinin üstüne düştü. Ruhu dağlanıyordu. Acısı ölçülemezdi. Kulaklarında daha önce sadece bir kez duyduğu o kahkayı tekrar duydu.
-Ahhhh.. Bu seferki bir acı çığlığı değildi. Ayağa kalkarken atmıştı bunu. Hırsından attığı bir çığlıktı. Bir an o ruh ızdırabı içinde nasıl olup da ayağa kalkabildiğini merak etti. Sonra bunun sebebinin bu ıstırabın kalkmış olması olduğunu anladı. Kolları hala vücuduna sarılıydı ve hala titriyordu. Kendini ısıtmaya çalışıyordu. Tekrar aynada gözlerine baktı. Sonra delirmiş gibi koşarak tapınaktan ayrıldı.
Bir an sonra aklına az önce yaşadığı olay geldi, gördüğü düş... Neydi o öyle? Neydi o gördüğü şey? Aslında bu sorunun cevabını biliyordu ama bunu kendine kabul ettirmekten korkuyordu. Hala üşüyordu. Ayağa kalktı. Kendini bom boş hissediyordu. İşe yaramaz, gereksiz biri... Kolları hala vücuduna sarılıydı. Gruba baktı. İrkilmişlerdi. Başını çevirip yandaki aynaya baktı. Gözlerinin beyazı kırmızıya dönmüştü. Korku içinde başını çevirdi.
-Ahhhhh Andero'nun çığlığı tapınakta yankılandı. Tekrar dizlerinin üstüne düştü. Ruhu dağlanıyordu. Acısı ölçülemezdi. Kulaklarında daha önce sadece bir kez duyduğu o kahkayı tekrar duydu.
-Ahhhh.. Bu seferki bir acı çığlığı değildi. Ayağa kalkarken atmıştı bunu. Hırsından attığı bir çığlıktı. Bir an o ruh ızdırabı içinde nasıl olup da ayağa kalkabildiğini merak etti. Sonra bunun sebebinin bu ıstırabın kalkmış olması olduğunu anladı. Kolları hala vücuduna sarılıydı ve hala titriyordu. Kendini ısıtmaya çalışıyordu. Tekrar aynada gözlerine baktı. Sonra delirmiş gibi koşarak tapınaktan ayrıldı.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
rahip majentanın bir anda tapınaktan ayrılıp hana gitmesi anderonun çıldırmış gibi olup tapınağı terkeetmesi hepsi bir anda olmuştu ve hangi birine tepki verceğini bir an affalamıştı tapınakta bulunan kişilere bir anlığına göz attı oda rahipin peşinden hana gitme kararı aldı zaten ezakielde rahipin ardından hana koyulmuştu , rahip just_win nin uzun süredir görmüyordu nerde olduğunu merak etti ama o tapınakla ilgilenirdi tekrar etrafına bakındı sonra cüppesinin başlığını göz hizasına kadar indirdi hızlı adımlara tapınaktan çıktı diğerlerinin yanına çatlak kazana gitmek için yola koyuldu.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Elf sonunda herkes'in doğru karar verdiğine inanıyordu... Lysana'nın dışarı yönlendiğini fark ettiğindede hemen onun ardından Tapınaktan çıktı.. Hrisskar ile birlikte seri adımlarla Lysana'ya yetişti...rahibenin yanına ulaştığında elf kendini utanmış hissediyordu biraz.. Lysana'ya döndü utangaç bakışları...
"Lysana.. ben.. tapınakta sana bu kadar sert çıkıştığım için.. özür dilerim.. bazen anlık öfkemi kontrol edemiyorum..."
"Lysana.. ben.. tapınakta sana bu kadar sert çıkıştığım için.. özür dilerim.. bazen anlık öfkemi kontrol edemiyorum..."
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
başrahip Just_wiN tapınakta kalan az kişiden biriydi ama hala tanrısı yüce Dragonfire'dan zamanın we büyünün lordundan bir cewap alamamıştı bu sebeple tekrar sunağın yanına giden başrahip dua we büyüleriyle sunağı doldururken zamanını sadece Dragonfire için harcayarak ondan bir yanıt almayı beklemekteydi...
çok zaman geçti çok şey değişti...
squan bütün olayları bir köşeden izlemişti.Andero nun düşüşünü gördü.O anda andero için büyük acı çekmişti.Büyük acılar çektiğini hissediyordu.Birden elinin kılıcına gittiğinin farkına vardı.Ardından andero ayaklanarak tapınaktan ayrıldı.Peşinden hepsi tapınaktan çıktı.Squan hepsini teker teker gölgelerin içinden izledi.Daha sonra just ın tapınakta olduğunu ve sunağın oraya gittiğini gördü.Squan da yerinden ayrılarak sunağın başına geldi.Eğilip tanrısına dua etti...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
başrahibin yanına birşey yaklaşmıştı hissedebiliyordu güçlü we iyi bir kişiydi ondan sonra bunun squan olduğunu farketti hisleri hala eskisi kadar iiydi duasına kısa bir ara werip squana bakma cüretini buldu kendinde, ardından onun da kendisi gibi dua ettiğini gördü içine biraz su serpilmişti güçlü inançla güçlü irade we güçlü bilek birleştiğinde sağlam bir kale oluşacağını düşündü ancak we ancak böyle ruhların kalelerinde korunabileceğini aksi takdirde yok bile olabileceğini düşündükçe içi kawrulan başrahip tekrar duasına döndü we tanrısı Dragonfire'a yalwarıp yakarırken sawaş hakkında da bir cewap bulabilmek için tanrısına dua etmekteydi...
çok zaman geçti çok şey değişti...
-
FreyaImplorer
- Kullanıcı

- Posts: 408
- Joined: Thu Apr 01, 2004 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Ve Freya uzun bir süre zarfında yolculuk etmişti..Ve sonunda tapınağına geri dönmüştü...Tapınağına girdiğinde saçları pislikten birbirine dolaşmıştı..Fazla yorulmamış çünkü,dinlenerek gelmişti...Ve o koku,güzel büyüleyici koku..Burayla ilgili bütün düşündükleri bitince gözlerini tekrar açtı...Rahibi ve Squan'ı görmüştü...Ne güzeldi tanıdık birilerini daha görmek...Rahibin yanına gitti..Hafifçe reverans yaparak:
-Selamlar başrahip,Freya tekrar hizmetnizde...
-Selamlar başrahip,Freya tekrar hizmetnizde...
Jacta alea est.
squan tanrısına dua sını etmişti.Sunağın başından kalkıp tapınağın çıkışına doğru yöneldi.Ama aklına bir şey gelmişti.Just ile freya birbirleriyle konuşuyorlardı.Ama tapınak çok sessizdi.Gereğinden çok.Etrafı gözleriyle kolaçan etti.Tapınakta hemen hemen kimse yoktu.Herkes gitmişti.Yönünü değiştirerek just ile freya nın yanına doğru yol aldı...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
selamlar freya dedi ayağa kalkan başrahip yine duasına cewap bulamamış yine hayal kırıklığına uğramıştı ama yine de yüzünden en küçük bir şey bile sezilemiyordu hoşgeldin biliyorsun sana kapımız her zaman açık aslını istersen en çok güvendiğimiz kişilerin bile bir anda, birdenbire değişip bizim beklentilerimizi boşa çıkarmasının yanında sen hala bize bağlısın bu da seni onların hepsinden daha inançlı kılıyor biliyor musun freya derken başrahibin gözlerinde bir başkaldırı bir hırs okunmaktaydı dewam eden başrahip squana dönüp şu soruyu sordu : paladinler en yüce tanrı inancı en yüce kişilik we en kırılmaz irade onlarda olmalıdır we onlardadır değil mi komutan oysa başımıza gelenlere bakın paladinler adaletin we iyiliğin koruyucuları bile özlerini kaybetmekte öyleyse biz kimlere güveneceğiz kimlerin kılıcına kimlerin iradesine kimlerin inancına güvenip onlara öğretimizi emanet edebileceğiz
açıkçası bu heyecanlı patlamayı beklemeyen squan cewap weremedi birkaç saniye başrahibin bu öfkesini çözemiyordu zira paladin bile olsalar özgür iradeleri sonucu bir tepki werebilirlerdi (?) just dewam etti sen ki onları eğiten komtan bunu nasıl farkedemedin derken aslında biraz da durumun suçunu komutana yükleyerek isyan etmekteydi ama just da farkındaydı ki kötülük bazen o kadar iyi saklanmaktaydı ki hiçbir güç onu farkedemeyebilmekteydi ardından yere çöken başrahip yaptıklarından söylediklerinden utandığı her halinden belli olarak arkadaşlarına dönüp özürlerini sunmuştu çünkü sinirleri bozulan başrahip iradesine hakim olamamış bütün içinde biriken şeyleri adeta kusmuş içinden atmıştı ardından sakinleştikten sonra ayağa kalkan Just_wiN yan odaya dawet etti arkadaşlarını biraz oturup huzur bulmak rahatlamak için ...
havuzun serinlettiği bahçe-odaya geçen başrahip arkadaşları dak gelirken camdan koltuklar kaldırıp oturmaları için işaret ederken kendi de bir tanesine geçiwermişti
açıkçası bu heyecanlı patlamayı beklemeyen squan cewap weremedi birkaç saniye başrahibin bu öfkesini çözemiyordu zira paladin bile olsalar özgür iradeleri sonucu bir tepki werebilirlerdi (?) just dewam etti sen ki onları eğiten komtan bunu nasıl farkedemedin derken aslında biraz da durumun suçunu komutana yükleyerek isyan etmekteydi ama just da farkındaydı ki kötülük bazen o kadar iyi saklanmaktaydı ki hiçbir güç onu farkedemeyebilmekteydi ardından yere çöken başrahip yaptıklarından söylediklerinden utandığı her halinden belli olarak arkadaşlarına dönüp özürlerini sunmuştu çünkü sinirleri bozulan başrahip iradesine hakim olamamış bütün içinde biriken şeyleri adeta kusmuş içinden atmıştı ardından sakinleştikten sonra ayağa kalkan Just_wiN yan odaya dawet etti arkadaşlarını biraz oturup huzur bulmak rahatlamak için ...
havuzun serinlettiği bahçe-odaya geçen başrahip arkadaşları dak gelirken camdan koltuklar kaldırıp oturmaları için işaret ederken kendi de bir tanesine geçiwermişti
çok zaman geçti çok şey değişti...
-
FreyaImplorer
- Kullanıcı

- Posts: 408
- Joined: Thu Apr 01, 2004 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Freya,buranın güzelliğine hayran kalmıştı..Ne güzel bir yerdi..Sonra Justun gösterdiği koltuklardan birine oturdu,Rahibe dönüp sordu:
-Rahip...Bu günlerde tapınağımız sıkıntılı günler geçiriyor...İnananlarımızın çoğunu kaybettik...Sizce bu tanrımızın bize olan ilgisizliğinden olabilirmi..?
Freya bunları söylerken sahki biraz hüzünlüydü...Olağan durumdan hoşnut olmadığı belliydi...Koltuğa biraz daha yaslandı..Ve rahatladı...
-Rahip...Bu günlerde tapınağımız sıkıntılı günler geçiriyor...İnananlarımızın çoğunu kaybettik...Sizce bu tanrımızın bize olan ilgisizliğinden olabilirmi..?
Freya bunları söylerken sahki biraz hüzünlüydü...Olağan durumdan hoşnut olmadığı belliydi...Koltuğa biraz daha yaslandı..Ve rahatladı...
Jacta alea est.
squan just ın bu çıkışına şaşırmıştı.Just kendisini suçluyordu.Squan bir anda gülmeye başladı.Herşey o kadar karışık ve saçmaydı ki...
squan just a doğru"Beni suçlamanı anlıyorum.Ama ben insanların hür iradesine karşı çıkamam.Ben burada hepsini durdurmak için çabaladım.Direttim.Peki bu kadar beni suçlayacağına sen nerelerdeydin??
Hepsi majentayı izledi.Benim onu durdurmaya gücüm yok.Ã?ünkü o baş rahip...Bu ara adalet ve iyiliğin koruyucusu olarak her zaman buradayım ben.Eğer sen fallen olan paladinlerden bahsediyorsan onların suçlusu bütün paladinler yada ben olamam paladinlik içten gelen bir şeydir.Bunu benim üzerime yükleyemezsin...O zaman sen benden daha fazla suçlu olmuş olursun.Bu yüzden ortada suçlu arıyorsak ikimiz birden suçluyuz..."
squan just a sakin bir ses tonuyla söylemişti sözleri...
squan just a doğru"Beni suçlamanı anlıyorum.Ama ben insanların hür iradesine karşı çıkamam.Ben burada hepsini durdurmak için çabaladım.Direttim.Peki bu kadar beni suçlayacağına sen nerelerdeydin??
Hepsi majentayı izledi.Benim onu durdurmaya gücüm yok.Ã?ünkü o baş rahip...Bu ara adalet ve iyiliğin koruyucusu olarak her zaman buradayım ben.Eğer sen fallen olan paladinlerden bahsediyorsan onların suçlusu bütün paladinler yada ben olamam paladinlik içten gelen bir şeydir.Bunu benim üzerime yükleyemezsin...O zaman sen benden daha fazla suçlu olmuş olursun.Bu yüzden ortada suçlu arıyorsak ikimiz birden suçluyuz..."
squan just a sakin bir ses tonuyla söylemişti sözleri...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
-
FreyaImplorer
- Kullanıcı

- Posts: 408
- Joined: Thu Apr 01, 2004 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Freya ayağa kalktı,normal bir ses tonuyla.."Beyler.."dedi.."şu an tapınakta zaten çok az kişiyiz...Kavga ve tartışmaya mahal vermememiz gerekir..Dragonfire"dedi sessizce.."Dragonfire bize neden ilgi göstermiyor?Benim şu an merak ettiğim o!Farkında değilmisiniz onun inanan kaybetmesi kendi suçu,bizim değil asla!Ona inananlarla ilgilenmiyor tanrımız!Rahip bana gerçeği söyleyin ne zamandır tanrımızla ilgili bir işaret,dualarınıza bir karşılık,bir ufak mucize gördünüz mü!Diyelim siz görmediniz ama inanırsınız!Ama diğer yeni gelen inananlara tanrımızın olduğuna nasıl ikna edeceğiz!Baksanıza hatta bu olay o kadar büyümüş ki rahibe ve başrahibimiz bile tapınaktan ayrıldı!"Freya bir yerden sonra çok kızmıştı.Oturdu,sağlam olmayan bacağı ağrımaya başlamıştı...
Jacta alea est.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests