Page 7 of 9
Posted: Wed Dec 24, 2008 12:53 am
by dwaxer
Quarion wrote:Başını öne doğru eğdi ve kaldırdı, "Tabikide, emriniz olur."der ve elindeki mektubu alarak yola koyulur.
Cüce dağlarına giden yolun; bakımsız, kulanılmamaktan dolayı âdeta doğa karşısında kaybolup gitmekte olduğu Archibald'ın dikkatini çeker. Kuzeye dönüp orman kısmına girdikten bir süre sonra yol biter gibi olur. Archibald birden kendini tanımadığı, daha önce hiç geçmediği yerlerde bulur. Ormanın içinde kayboldu Archibald!
.
Posted: Wed Dec 24, 2008 1:02 am
by Quarion
Etrafına bakınır nereye geldim ben diye içinden geçirir,
"Lanet olsun. Kimse yokmuuuuu"diye bağırır.
Posted: Wed Dec 24, 2008 1:42 am
by dwaxer
Quarion wrote:Etrafına bakınır nereye geldim ben diye içinden geçirir, "Lanet olsun. Kimse yokmuuuuu"diye bağırır.
Cevap yok.

Posted: Wed Dec 24, 2008 1:48 am
by Quarion
"Bu lanet olası yerde kimse yaşamazmı yaavv"dedi sinirliydi ama sesi komik çıkıyordu.Nereye çıkacağını bilmiyordu ama başka sansı yoktu. Ormana girdiği yerin tam tersine derinliklerine doğru yürümeye başladı.
Posted: Wed Dec 24, 2008 5:04 am
by Aegron Linwelin
Avcı Hunter eskisi kadar macera yaşıyan biri değildir ve artık bir maceranın içine girmek ister. Bu yüzden de iksirci gandalfa gider ve:
'' Toplanması gereken birşey varmı? Yada ilginç birşeyler? Bu aralar sıkkınımda biraz.''
Der.
Posted: Wed Dec 24, 2008 5:27 am
by dwaxer
Aegron wrote:Avcı Hunter eskisi kadar macera yaşıyan biri değildir ve artık bir maceranın içine girmek ister. Bu yüzden de iksirci gandalfa gider ve: '' Toplanması gereken birşey varmı? Yada ilginç birşeyler? Bu aralar sıkkınımda biraz.'' Der.
"şimdilik yok sağol ama olursa haber veririm ben sana" diye cevap verir Gandalf.
Handa:
Avcı Hunter her zamanki gibi hana uğramış bir şeyler içmektedir. Yalnız kaldığı bir anda yanına yabancı biri gelir. "Selam adım Bernard" diyerek tokalaştıktan sonra. "Duyduğuma göre buraların en iyi avcısı senmişsin. Dostum bana bir unicorn yavrusu lazım! Canlı olacak tabe, eğitmek için." Kesesini çıkarıp şıngırdatır, "Duyduğuma göre elf ormanında varmış, bana bir unicorn yavrusu getir sana tiko para 200 altın vereceğim. Ne dersin buna?"
.
Posted: Wed Dec 24, 2008 5:33 am
by dwaxer
Quarion wrote:"Bu lanet olası yerde kimse yaşamazmı yaavv"dedi sinirliydi ama sesi komik çıkıyordu.Nereye çıkacağını bilmiyordu ama başka sansı yoktu. Ormana girdiği yerin tam tersine derinliklerine doğru yürümeye başladı.
Archibald, Çok geçmeden küçük bir gölete varır. Bu gölün çapı 20 metre kadar olmalıydı. Tam ortasında ise 2 metre çapında, tuhaf bir kaya vardır. Kayanın üzerinde ise bağdaş kurup oturmuş, uzun kulaklı, minik (en fazla 50 santim boyunda olabilir) bir adam var. Gözlerini kapatmış meditasyon yapıyor, mutlu mutlu gülümsüyor. Ã?evrede kuş cıvıltıları ve göl kenarındaki kurbağaların vıraklamaları duyulmakta.
.
Posted: Wed Dec 24, 2008 5:36 am
by Quarion
Adamın yüzündeki şapşal ifadeye gülümser,
"Heey kardeş"diye seslenir yavaşça.
Posted: Wed Dec 24, 2008 5:40 am
by dwaxer
Quarion wrote:Adamın yüzündeki şapşal ifadeye gülümser, "Heey kardeş"diye seslenir yavaşça.
Diğeri suratına sinek konmuşçasına bir an yüzünü buruşturdu ama gözlerini açmadı, aynen duruyor.
.
Posted: Wed Dec 24, 2008 5:56 am
by Quarion
Adamın hala aynı şekilde durmasına şaşırdı,
"Sana sesleniyorum kardeş, burada kayboldum yardımına ihtiyacım var"dedi birazcık daha yüksek sesle.
Posted: Wed Dec 24, 2008 7:12 am
by Aegron Linwelin
dwaxer wrote:
Handa:
Avcı Hunter her zamanki gibi hana uğramış bir şeyler içmektedir. Yalnız kaldığı bir anda yanına yabancı biri gelir. "Selam adım Bernard" diyerek tokalaştıktan sonra. "Duyduğuma göre buraların en iyi avcısı senmişsin. Dostum bana bir unicorn yavrusu lazım! Canlı olacak tabe, eğitmek için." Kesesini çıkarıp şıngırdatır, "Duyduğuma göre elf ormanında varmış, bana bir unicorn yavrusu getir sana tiko para 200 altın vereceğim. Ne dersin buna?"
.[/b]
Avcı Hunter Bernard a baktı ve içineki eski avcı ruhunu birkez daha keşfettiğini anlamıştı. Bu onun için çok zor bir görev olacaktı. Bunun için bazı ekipmanlara ihtiyacı vardı. Sonuç olarak bir unicorn yavrusu yakalamk kolay değildi. Birden düşündü ve kaybedecek birşeyi olmadığını farketti. Gülümseyerek adama döndü ve:
'' Kabul ama bunun için bazı ekipmanlar lazım. Bunları temin edebilirsen neden olmasın. Bu biraz uzun sürebilir sonuç olarak unicorn yavrusu yakalamak o kadarda kolay değil.''
dedi ve adamın birşeyler söylemesini beklercesine dik dik ona baktı.
Posted: Fri Dec 26, 2008 5:19 am
by dwaxer
Quarion wrote:Adamın hala aynı şekilde durmasına şaşırdı,
"Sana sesleniyorum kardeş, burada kayboldum yardımına ihtiyacım var"dedi birazcık daha yüksek sesle.
Minik adam gözlerini açar ve yüzünü buruşturarak, "Sen de kimsin? Ama dur! Kim olduğun önemli değil. Ne istiyorsun? Ama dur, o da umurumda değil. Lütfen gider misin! Ormanın ve daha önemlisi benim ayrıca gölümüzün huzurunu bozma!" der. Ve parmağıyla Archibald'a gitmesini işaret eder.
.
Posted: Fri Dec 26, 2008 5:26 am
by dwaxer
Aegron wrote:dwaxer wrote:
Handa:
Avcı Hunter her zamanki gibi hana uğramış bir şeyler içmektedir. Yalnız kaldığı bir anda yanına yabancı biri gelir. "Selam adım Bernard" diyerek tokalaştıktan sonra. "Duyduğuma göre buraların en iyi avcısı senmişsin. Dostum bana bir unicorn yavrusu lazım! Canlı olacak tabe, eğitmek için." Kesesini çıkarıp şıngırdatır, "Duyduğuma göre elf ormanında varmış, bana bir unicorn yavrusu getir sana tiko para 200 altın vereceğim. Ne dersin buna?"
.[/b]
Avcı Hunter Bernard a baktı ve içineki eski avcı ruhunu birkez daha keşfettiğini anlamıştı. Bu onun için çok zor bir görev olacaktı. Bunun için bazı ekipmanlara ihtiyacı vardı. Sonuç olarak bir unicorn yavrusu yakalamk kolay değildi. Birden düşündü ve kaybedecek birşeyi olmadığını farketti. Gülümseyerek adama döndü ve:
'' Kabul ama bunun için bazı ekipmanlar lazım. Bunları temin edebilirsen neden olmasın. Bu biraz uzun sürebilir sonuç olarak unicorn yavrusu yakalamak o kadarda kolay değil.''
dedi ve adamın birşeyler söylemesini beklercesine dik dik ona baktı.
Adam Hunter'a 10 gp peşinat verir ve ödediği miktarı belgeye yazarak avcıya imzalatır. "Tamam, unicorn yavrusunu yakalayınca Samson Kasabası'na getirirsin. "Antikacı Bernard" diye sorarsan rahatlıkla bulursun beni," der. "Hadi bakalım, fazla da gecikme," diye ekleyerek kasabadan ayrılır.
.
Posted: Fri Dec 26, 2008 5:28 am
by dwaxer
dwaxer wrote:Starfell wrote:Demirci gerekli aletleri aldıktan sonra adın zincirlerini kırar. (Bileklerinde kelepçe var ama zincir yok) Ardından kanayan burnunu siler. "Evet sıradaki!"
Mahkumların başı:
"Pekala şimdi gideceğiz ama bu sümsüğü de kasabanın dışına kadar yanımızda götürüyoruz; eğer muhafızlara haber verirsen, kellesini uçururuz şerefsizim!" der. Üçü birlikte kapıdan çıkarken Apolite'i esir almışlardır. "1 saat boyunca bu odadan ayrılmayacaksın ona göre, yoksa arkadaşın ölür!" Ardından kapı kapanır. Yağmur dinmiştir artık.
.
Mahkumlar gerçekten de kasabanın biraz dışında Kütüphaneciyi bırakırlar ama biraz pataklamışlardır. Kuzeye ormana doğru kaçarlar.
.
Posted: Fri Dec 26, 2008 6:07 am
by Quarion
"Bende gitmek istiyorum ama gidemiyorum. Cüce dağlarındaki, cüce kolonilerine nasıl çıkacağımı söylersen hemen giderim."