Ufak bi Öadır
Gnom tapınağa yaklaşıyordu ... Uzun süredir gelmemişti buraya.. Lord Azalinin onu anlandırdığı o ilk günden beri...
Oldukça uzun zaman geçmişti çook uzun bir zaman... Elinde yazdığı yeni bir destan olmasına rağmen buraya gelmesi gerektiğini hissediyordu.. Tapınağa böylece karmaşık duygularla girdi. Yeniden tapınakta olmak öyle farklı bir duygu idi ki.. Ã?evresinde olanları pek farkedemedi. Sadece .. Merhabe dedi insanlara beni karşılayan birisi yok mu?
Oldukça uzun zaman geçmişti çook uzun bir zaman... Elinde yazdığı yeni bir destan olmasına rağmen buraya gelmesi gerektiğini hissediyordu.. Tapınağa böylece karmaşık duygularla girdi. Yeniden tapınakta olmak öyle farklı bir duygu idi ki.. Ã?evresinde olanları pek farkedemedi. Sadece .. Merhabe dedi insanlara beni karşılayan birisi yok mu?
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
FreyaImplorer
- Kullanıcı

- Posts: 408
- Joined: Thu Apr 01, 2004 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Freya çok hiddetlenmişti..Ama sakinleşmeye çalışıyordu..Sonra tapınağa giren birinin sesini duydu..Arkasını döndü,yavaşça ayağa kalktı..Bu kişiyi tanıyıp tanımadığını hatırlamaya çalıştı...Düşündü..Hızla sakat ayağıyla reverans yapmaya çalıştı,şimdi hatırlamıştı bildiği kadarıyla bu Rahip Firble'ydi o bu tapınağa gelmeden önce ki rahip..Ama onu şehir içinde daha önce duymuştu..Ayağa kalkarken Freya,ince bir sesle konuştu:
-Hoş geldiniz tapınağımıza yada tapınağınıza mı demeliydim sayın "Rahip"...Sizi yeniden görmek burada bir onurdur..
Sonra sakat ayağının el verdiğince dizini kırarak ayakta durmaya çalıştı..
-Hoş geldiniz tapınağımıza yada tapınağınıza mı demeliydim sayın "Rahip"...Sizi yeniden görmek burada bir onurdur..
Sonra sakat ayağının el verdiğince dizini kırarak ayakta durmaya çalıştı..
Jacta alea est.
Tapınak hepimizindir diye cevap verdi gnom.. Karşısındaki kişiye bakıp onu tanımaya çalışıyordu. Sanırım sizi ilk defa görüyorum bayım. En son tapınağı terk ettiğimde başrahip Just Win di.
Eğer siz de rahipseniz. Durdu.. Ve karşısındakinin vereceği cevabı bekledi.
Eğer siz de rahipseniz. Durdu.. Ve karşısındakinin vereceği cevabı bekledi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
FreyaImplorer
- Kullanıcı

- Posts: 408
- Joined: Thu Apr 01, 2004 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Sağolun bayım der gnom kendisine yol gösteren adama.. Ve başrahibe doğru ilerler. Yanına geldiğinde ise diz çöker. Uzun zaman oldu başrahip .. Gülümser gerçekten uzun zaman. Ama artık vakti geldi bunu hissediyorum. Bu nedenle geri döndüm. Tabii beni kabul ederseniz.
Geri döndüm çünkü içimde lorduma ait olan o ses bunu yapmamı söylüyordu . Geri döndüm çünkü artık içimde durmadan kanayan o yara ile baş etmeyi daha fazla öğrendim başrahip.. şimdi eğer kabul ederseniz size ve tapınağa hizmetimi sunmak istiorum. Eğer sizin açınızdan bir sakıncası olmazsa en azından bir süre rahiplik güçlerim olmadan .. Henüz buna hazır değilim. Ama bir ozan olarak size ve tapınağa hizmet etmeyi ve vereceğiniz her türlü görevi yerine getireceğimi bilmenizi isterim.
Bir şey daha sayın rahip.. Eğer sizin için sakıncası yoksa.. Görev vermediğiniz zamanlarda eserimi yazarken tapınakta kalmak istiyorum. Dediğim gibi sakıncası yoksa..
Geri döndüm çünkü içimde lorduma ait olan o ses bunu yapmamı söylüyordu . Geri döndüm çünkü artık içimde durmadan kanayan o yara ile baş etmeyi daha fazla öğrendim başrahip.. şimdi eğer kabul ederseniz size ve tapınağa hizmetimi sunmak istiorum. Eğer sizin açınızdan bir sakıncası olmazsa en azından bir süre rahiplik güçlerim olmadan .. Henüz buna hazır değilim. Ama bir ozan olarak size ve tapınağa hizmet etmeyi ve vereceğiniz her türlü görevi yerine getireceğimi bilmenizi isterim.
Bir şey daha sayın rahip.. Eğer sizin için sakıncası yoksa.. Görev vermediğiniz zamanlarda eserimi yazarken tapınakta kalmak istiyorum. Dediğim gibi sakıncası yoksa..
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Başrahip Just_wiN'in gözleri parladı sanki yeşil gözlerinin rengi değilmiş bir yıldırımın aklığı kadar beyaz bir hal almıştı bembeyaz gözlerle firble'a bakan just isteristemez çıkan yüksek sesiyle herkesi şaşırtmıştı "nasıl benden böyle birşey istersiniz büyüğüm"
burası sonsuza dek sizin benliğinizin bir bölümünü içerecekti zaten siz nasıl benden böyle bir şey istersiniz siz zaten buranın bura da zaten sizindir
özdeşleşmiş şeyler hiçbir biçimde birbirinden ayrıştırılamazlar
lütfen ayağa kalkın firble asıl benim eğilmem gerek önünüzde yüksek şahsiyetinizin ayaklarının önünde siz ki bana inancımı kazandıran bana hayatımı anlamlı kılan bana dragonfire'ın başrahibi olma onurunu weren kişi nasıl benden izin istersiniz burası zaten sizindir lütfen bir daha benimle böyle konuşmayınız ben üstlerimin emirlerini we isteklerini gerçekleştirmeye alışığım onlara izin wermeye değil her zaman, ne zaman isterseniz kapımız size açıktır önünüzde eğiliyorum derken firble'ın yüce gnom ozanın, kutsanmış kişinin önünde eğilen Başrahip kendini rahatlamış günahlarından kurtulmuş we kutsanmış hissetmişti
burası sonsuza dek sizin benliğinizin bir bölümünü içerecekti zaten siz nasıl benden böyle bir şey istersiniz siz zaten buranın bura da zaten sizindir
özdeşleşmiş şeyler hiçbir biçimde birbirinden ayrıştırılamazlar
lütfen ayağa kalkın firble asıl benim eğilmem gerek önünüzde yüksek şahsiyetinizin ayaklarının önünde siz ki bana inancımı kazandıran bana hayatımı anlamlı kılan bana dragonfire'ın başrahibi olma onurunu weren kişi nasıl benden izin istersiniz burası zaten sizindir lütfen bir daha benimle böyle konuşmayınız ben üstlerimin emirlerini we isteklerini gerçekleştirmeye alışığım onlara izin wermeye değil her zaman, ne zaman isterseniz kapımız size açıktır önünüzde eğiliyorum derken firble'ın yüce gnom ozanın, kutsanmış kişinin önünde eğilen Başrahip kendini rahatlamış günahlarından kurtulmuş we kutsanmış hissetmişti
çok zaman geçti çok şey değişti...
Lütfen başrahip.. Sözleriniz beni onurlandırdı. Ama başrahip sizsiniz. Ayrıca tapınağın başrahibinden gelen istek benim için bir emir değildir. Emir daha çok isteksizce kalbin ile hissetmeden yaptırılan isteklere yakışıyor bence oysa beni hiç bir şey Lordumun başrahibinin isteiğini yerine getirmek kadar mutlu edemez.
Sonra gnom durdu.. Gülümsemesi daha belirgin hale geldi. Yanımda bir şey getirdim başrahip. Uzun zamandır diyarlardan uzakta lordumun boyutunda duran bir şey.. Ama artık vakti gelmişti diyarlara yeniden inmesinin vakti gelmişti.
Gnom birçok farklı rengi aynı anda yansıtan bir flütü dudağına götürür. Flüdü tanıyanların ağzından aynı sözcük fısıltı gibi çıkar. Zamanın Fısıltısı
Gnom çalmaya başlar. Tapınağı dolduran müzik o anı dondurmuş gibidir. Zaman sanki dile gelmiş ve kendisi şarkı söylemeye başlamıştır.
Zihinlerden onlarca çağın görüntüsü hızla geçer. Aynı anda onlarca yerde olan onlarca olay.. Aralarda yavaşlayıp hızlanarak görünüp kaybolur. Sonra tüm görüntü tek bir yüce varlık haline bürünür. Zamanın kendisi...
Müziğin en coşkulu olduğu andır.
Sonra bütün haline gelmiş zaman bu görüntüsünü tekrar yitirmeye başlar.
Görüntüler tekrar belirir. Yavaş yavaş oradakiler yaşanan ana dönerler.
Ve müzik biter.
Dostların ordumun mücizesi zamanın fısıltısı. Uzun bir zaman önce yine bu mekanda birçok defa kullandığım alet.
O ve ben yeniden tapınağın hizmetindeyiz.
Onu izleyenlere tek tek baktı. İzninizle şimdi biraz oturacağım dedi. Ve altında çıplak duran toprağa oturdu.
RP DIşI NOT: Benim zamanımda öleydi.
Sonra gnom durdu.. Gülümsemesi daha belirgin hale geldi. Yanımda bir şey getirdim başrahip. Uzun zamandır diyarlardan uzakta lordumun boyutunda duran bir şey.. Ama artık vakti gelmişti diyarlara yeniden inmesinin vakti gelmişti.
Gnom birçok farklı rengi aynı anda yansıtan bir flütü dudağına götürür. Flüdü tanıyanların ağzından aynı sözcük fısıltı gibi çıkar. Zamanın Fısıltısı
Gnom çalmaya başlar. Tapınağı dolduran müzik o anı dondurmuş gibidir. Zaman sanki dile gelmiş ve kendisi şarkı söylemeye başlamıştır.
Zihinlerden onlarca çağın görüntüsü hızla geçer. Aynı anda onlarca yerde olan onlarca olay.. Aralarda yavaşlayıp hızlanarak görünüp kaybolur. Sonra tüm görüntü tek bir yüce varlık haline bürünür. Zamanın kendisi...
Müziğin en coşkulu olduğu andır.
Sonra bütün haline gelmiş zaman bu görüntüsünü tekrar yitirmeye başlar.
Görüntüler tekrar belirir. Yavaş yavaş oradakiler yaşanan ana dönerler.
Ve müzik biter.
Dostların ordumun mücizesi zamanın fısıltısı. Uzun bir zaman önce yine bu mekanda birçok defa kullandığım alet.
O ve ben yeniden tapınağın hizmetindeyiz.
Onu izleyenlere tek tek baktı. İzninizle şimdi biraz oturacağım dedi. Ve altında çıplak duran toprağa oturdu.
RP DIşI NOT: Benim zamanımda öleydi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
galadlirim
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 975
- Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Rüzgar..Tinwé aklından bunu geçirmekteydi..Dışarıda rüzgar vardı ve her varlık gibi o da bunun farkındaydı fakat o sadece başının arka kısmındaki saçlarının dalgalanmasından bunu gördü.Vücudu rüzgarı hissetmiyordu.Ayakları toprağa basarken duyduğu huzur onunla birlikteydi çünkü..Rüzgar tekrar esti..Kadının üzerinde kısa kahverengi paçavramsı bir pantolon,göğüslerini saran bir bez vardı.Onun dışında kolları yarıya kadar,beli,bacakları ve ayakları beyaz bandajlarla sarılıydı.Elindeki yürüyüş sopasını toprağa saplaya saplaya yürüyordu.
Rüzgar tekrar esti ve o ilk kez vücudunda bir ürperti hissetti..Bu ürpertinin etkisiyle rüzgarın estiği yöne baktı..Kocaman beyaz bir tapınaktı gördüğü.Hiç tereddütsüz o yöne doğru yürümeye başladı.Ã?şümediği halde kahverengi pelerinini giydi ve kukuletasını de yüzüne çekti.Tapınaktaki kapıdan giren kişinin ayak seslerini kimse duymadı.Ama sopa taşta'tık tık'sesini çıkarıyordu yavaşça..
Rüzgar tekrar esti ve o ilk kez vücudunda bir ürperti hissetti..Bu ürpertinin etkisiyle rüzgarın estiği yöne baktı..Kocaman beyaz bir tapınaktı gördüğü.Hiç tereddütsüz o yöne doğru yürümeye başladı.Ã?şümediği halde kahverengi pelerinini giydi ve kukuletasını de yüzüne çekti.Tapınaktaki kapıdan giren kişinin ayak seslerini kimse duymadı.Ama sopa taşta'tık tık'sesini çıkarıyordu yavaşça..
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Gnom sessizce müziğin etkisini üzerlerinden atmaya çalışanların arasından tapınağa giren keşişi gördü. Sopanın toprağa değmesi ile çıkan ses sanki en eski dostunun bir şarkısı gibi idi kulaklarında. Böylece yerinden kalktı. Yeni geleni karşılamak için. Hoşgeldiniz bayım dedi. Ben Firble tapınakta resmi bir görevim yok henüz .. Yine de bir Dragonfire inanıyım. O halde burası benim de evim sayılır değil mi dedi gülümseyerek.
Size nasıl yardımcı olabilirim. Belki dinlenmek ya da yiyecek bir şeyler istersiniz. Ya da bir şarkı ... Gülümsedi. şarkı istemesi halinde hangi müzik aletini kullanacağını düşünmeye başladı : )
Size nasıl yardımcı olabilirim. Belki dinlenmek ya da yiyecek bir şeyler istersiniz. Ya da bir şarkı ... Gülümsedi. şarkı istemesi halinde hangi müzik aletini kullanacağını düşünmeye başladı : )
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
galadlirim
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 975
- Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Keşiş kukuletasının derinliklerden görünmeyen gözleriyle neşeli yaratığı süzdü.Hiçbirşey söylemeden karşısına oturdu.Monoton bir sesle"Belki biraz yemek..ama bir şarkı dinlemek de isterim.."dedi.Ã?ıplak ayaklarının bandajlı kısımları iplik iplik olmuştu ve grileşmişti.İnce bir bileği vardı adamın.
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Peki efendim dedi. Sonra durdu Ã?nce şarkıyı mı yemeği mi getireceğini bilemedi. Sonra yemeği boş verip şarkıya konsantre oldu..
Bu gece için Zamanın Fısıltısını yeterince kullanmıştı şimdi öbür dostunu eline almalıydı. Hem sonra bana kızarsın değil mi dedi en eski dostu olan flüde.
Böylece çalmaya başladı.. Ve aynı zamanda ozan büyüsünü kullanarak söylemeye.. (ses yanılgısı)
Yolcuyum
Bilmiyorum gittiğim yeri
Yol götürüyor beni gideceğim yere
Bilmiyorum daha ne kadar devam edeceğim yürümeye
Toprak üzerinde uzanan bu çizgi üzerinde
Yolcuyum
Özlüyorum geride bıraktıklarımı
Unutsam da artık yavaşça kim olduklarını
Bilinmedik bir ülkede yaşadığım o yaşamı özlüyorum
Anlasam da artık o çok gerilerde kaldı
Yolcuyum
Olamayan misafirden daha ötesi gittiği ülkelerde
En sadık dostum toprak oldu her yerde
Ben seçtim yolcu olmayı suçlamıyorum kimseyi bu nedenle
Sadece hala taşıyorum ulaşma umudunu o ülkeye hayalimde
Gnom ozan şarkıyı çaldıktan sonra hafifçe eğilir. : )
Bu gece için Zamanın Fısıltısını yeterince kullanmıştı şimdi öbür dostunu eline almalıydı. Hem sonra bana kızarsın değil mi dedi en eski dostu olan flüde.
Böylece çalmaya başladı.. Ve aynı zamanda ozan büyüsünü kullanarak söylemeye.. (ses yanılgısı)
Yolcuyum
Bilmiyorum gittiğim yeri
Yol götürüyor beni gideceğim yere
Bilmiyorum daha ne kadar devam edeceğim yürümeye
Toprak üzerinde uzanan bu çizgi üzerinde
Yolcuyum
Özlüyorum geride bıraktıklarımı
Unutsam da artık yavaşça kim olduklarını
Bilinmedik bir ülkede yaşadığım o yaşamı özlüyorum
Anlasam da artık o çok gerilerde kaldı
Yolcuyum
Olamayan misafirden daha ötesi gittiği ülkelerde
En sadık dostum toprak oldu her yerde
Ben seçtim yolcu olmayı suçlamıyorum kimseyi bu nedenle
Sadece hala taşıyorum ulaşma umudunu o ülkeye hayalimde
Gnom ozan şarkıyı çaldıktan sonra hafifçe eğilir. : )
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
galadlirim
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 975
- Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Keşiş gözlerini yumdu ve söylenen şarkıyı dinledi.şarkı bu keşişe çok şey ifade etmişti ama bunları dışa vurmamamayı tercih etti.Ama bu anlattıkları Ozan hakkında birçok şey söylemişti ona.Ayağa kalktı ve başını eğdi"Burada mı yaşıyorsun?"dedi.
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Sanırım burada yaşayacağım bayım Artık burada yaşayacağım. Ama isterseniz yüce rahiplerin konsantrasyonlarını bozmayacak bir yere gidelim. Buradaki her odayı biliyorum her bahçeyi..
Sonra durdu tabii eğer bazı şeyler değişmemişse..
Yine de gülümse de en sevidiğim yer hala duruyor olmalı. Üstelik oraya gitmek için rahip olmaya da gerek yok. Sadece keşfedebilmek yeterli..
Gidelim mi bayım.
Sonra durdu tabii eğer bazı şeyler değişmemişse..
Yine de gülümse de en sevidiğim yer hala duruyor olmalı. Üstelik oraya gitmek için rahip olmaya da gerek yok. Sadece keşfedebilmek yeterli..
Gidelim mi bayım.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
galadlirim
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 975
- Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Gnom konsantre olmuş rahipleri orada bırakarak keşişle beraberce ilerledi. Bahçede ağaçların arasından geçtiler. Bir süre sonra rahipler uzakta kalmıştı. Gnom yanındaki keşişte kendisine yakın bir şeyler hissediyordu. İkili yavaş adımlarla ilerlediler. Bahçedeki havuzların ve ufak klubelerin arasından.. En sonunda ağaçlarla çevrelernmiş o yere vardılar..
Başlangıçta bomboş toprak kaplı bir alan gibi gözüküyordu. Ama içine girince bundan fazlası olduğu anlaşılıyordu. Alana girer girmez ilk farkedilen masmavi ışıkların çevrelernde yaptığı danstı. Yukarıda gökyüzünde yıldızlar her zamankinden parlak görünüyordu.
Toprağa oturduklarında yumuşak ve rahat olduğunu farkediliyordu. En rahat yastıklardan daha rahattı. Ancak sert bir yere ihtiyaç duyulduğunda aynı toprak kaya gibi sert hale gelebiliyordu.
Sıcaklık girenlerin içlerinden arzuladıkları şekilde değişiyor serin bir bahar havasından sıcak bir yaz gününün ısısı arasında gidip gelebiliyordu.
Her konuk orayı kendi arzuladığı sıcaklıkta hissediyordu.
Yiyecek içecek için ise sadece düşünmek yeterli idi. O anda önlerinde beliriyor ve istedikleri kadar yedikten sonra tabaklar kayboluyordu.
Ama en güzeli masmavi büyü ağının hissettirdiği o farklı dokunuştu. Burası büyünün yoğunlaştığı ve sadece Dragonfire inanları için yarattığı mekandı. Ama onların bile sadece burayı keşfedebilecek olanları için yaratılmıştı burası.
Burada büyü cömert bir şekilde tüm hediyelerini gelenlere sunuyordu. Yukarıda anlatılanları ve daha fazlasını.. Bu tapınağın kuruluşunu görmüş olan gnom bile burada sunulabileceklerin sınırını bilmiyordu. Ancak bildiği tek şey sunulan her şeyin çıkarken geri alındığı idi. Sadece burada hissedilenlerin anısı bir hediye olarak zihinlerde kalıyordu. (rp dışı: buradan çıkarken tüm iluzyonlar yok oluyor tüm kehanetler de unutuluyor. Ã?ağırma ölüm büyüsü gibi şeylerse bu alanın dışını etkilediği için yapılamıyor.
)
Gnom ve keşiş bir süre sessiz kalarak mekanın tadını çıkarttılar. Sonra ilk olarak gnom konuştu sessizce "sanırım bu gee burada kalabiliriz bayım.." dedi. Biraz durdu sonra.." Eğer isterseniz hikayenizi anlatabilirsiniz." Yanlış bir şey söylemiş olmaktan korkarak ekledi: "Tabii eğer isterseniz"
Başlangıçta bomboş toprak kaplı bir alan gibi gözüküyordu. Ama içine girince bundan fazlası olduğu anlaşılıyordu. Alana girer girmez ilk farkedilen masmavi ışıkların çevrelernde yaptığı danstı. Yukarıda gökyüzünde yıldızlar her zamankinden parlak görünüyordu.
Toprağa oturduklarında yumuşak ve rahat olduğunu farkediliyordu. En rahat yastıklardan daha rahattı. Ancak sert bir yere ihtiyaç duyulduğunda aynı toprak kaya gibi sert hale gelebiliyordu.
Sıcaklık girenlerin içlerinden arzuladıkları şekilde değişiyor serin bir bahar havasından sıcak bir yaz gününün ısısı arasında gidip gelebiliyordu.
Her konuk orayı kendi arzuladığı sıcaklıkta hissediyordu.
Yiyecek içecek için ise sadece düşünmek yeterli idi. O anda önlerinde beliriyor ve istedikleri kadar yedikten sonra tabaklar kayboluyordu.
Ama en güzeli masmavi büyü ağının hissettirdiği o farklı dokunuştu. Burası büyünün yoğunlaştığı ve sadece Dragonfire inanları için yarattığı mekandı. Ama onların bile sadece burayı keşfedebilecek olanları için yaratılmıştı burası.
Burada büyü cömert bir şekilde tüm hediyelerini gelenlere sunuyordu. Yukarıda anlatılanları ve daha fazlasını.. Bu tapınağın kuruluşunu görmüş olan gnom bile burada sunulabileceklerin sınırını bilmiyordu. Ancak bildiği tek şey sunulan her şeyin çıkarken geri alındığı idi. Sadece burada hissedilenlerin anısı bir hediye olarak zihinlerde kalıyordu. (rp dışı: buradan çıkarken tüm iluzyonlar yok oluyor tüm kehanetler de unutuluyor. Ã?ağırma ölüm büyüsü gibi şeylerse bu alanın dışını etkilediği için yapılamıyor.
Gnom ve keşiş bir süre sessiz kalarak mekanın tadını çıkarttılar. Sonra ilk olarak gnom konuştu sessizce "sanırım bu gee burada kalabiliriz bayım.." dedi. Biraz durdu sonra.." Eğer isterseniz hikayenizi anlatabilirsiniz." Yanlış bir şey söylemiş olmaktan korkarak ekledi: "Tabii eğer isterseniz"
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests