Kör eden salgın...

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Kör eden salgın...

Post by Raistlin »

Karanlık geceyi süsleyen yıldızlar ve hilalin altında, ılık yaz meltemiyle fısıldaşan ağaç yapraklarının hışırtıları ve durmadan birbirine sataşmak için bağıran ağustos böcekleriyle dalga geçercesine gıcırdayan kurbağa sesleri huzurlu kasabada yankılanırken, büyük "Oren tapınağı"nın bahçesindeki ayak sesleri sessizliği bozdu.

Tapınağın siyah-kırmızı zırhlarıyla korkunç Kaos Tanrısına hizmet eden nöbetçileri sesi fark ettiklerinde hızla bahçenin arka kısmına yöneldiler. Bütün su ve yiyecek ihtiyacının tapınaktan sağlandığı küçük kasabada güvenlik de üst düzeydeydi. Ellerinde meşalelerle koşturan nöbetçiler kuyunun başında çıkrıktan su çekmekte olan bir kara şovalye gördüler.

Kısa kara saçları olan yakışıklı hatlara sahip adamın kafasında kara bir kukuleta vardı. Üzerinde işlenmiş demirle güçlendirilmiş deri zırhının üstünde ağzı açık çığlık atan bir kurukafa şeklindeki kolye sallanıyordu. Sırtında büyükçe bir kılıç özel kara bir kında duruyordu. Sırtında mor kadife kumaşın üstünde altın işlemelerle süslü pelerinin üzerinde garip rünler vardı. Ayağındaki dev çizili botlar çimende delikler açmıştı. Ellerindeki işaret parmağını açıkta bırakan dikenli zırhlı eldivenleriyle bir kova sudan kana kana içmekteydi.

Nöbetçiler adama bağırdılarsa da o hiç umursamadan su içmeye devam etti:
"Sana diyorum burada ne işin var şovalye! Burası Lord Oren'in tapınağının koruması altındadır ve sen izinsiz girdin!"

Kara şovalyenin dudaklarından bazı sözler döküldüyse de nöbetçiler duyamadılar ve adam kovayı yeniden kuyunun içine düşürdü.

"Tanrımın bahşettiği suyu içmeme de mi karışıyorsunuz köpekler!" diye korkunç karanlık bir sesle konuştu. Nöbetçiler şaşkınlıkla birbirlerine baktılar.
"Kime iman edersin şovalye?"

şovalye kendinden çok emin bir şekilde konuştu:
"Lord Oren tabii ki... Onun mucizelerine inanırım..."

Nöbetçiler şovalyenin gözlerinde yalanın en ufak bir kırıntısını aradılar fakat adamın gaddar gülüşü ve korkunç gözleri onları ikna etmeye yetmişti. Adamdan yayılan garip bir his vardı ve bu her canlıyı rahatsız ettiği gibi onları da etmişti.

"Başka bir isteğiniz var mı yüce şovalye?" diyerek hafifçe geriledi nöbetçilerden biri...

"Evet... Başrahibe vermenizi istediğim bir parşömen var... Fakat Lord Oren'in kutsaması bu parşömendedir... Yarın akşamüstü güneş batarken bu parşömeni vereceksiniz... Eğer daha erken verirseniz ya da bu parşömenden "bahsederseniz bile" hepiniz öleceksiniz!" dedi adam gaddarca...

Nöbetçiler korku içinde titreyerek parşömeni almak için birbirlerinin yüzüne baktılar... İnançlı insanları kandırmak ne kadar da kolay diye düşündü Hellfire içinden...

Nöbetçilerden en çok korktuğu belli olanın eline parşomeni sertçe sıkıştırdı. Adam korkuyla titrerken arkadaşları da bu konudan kimseye bahsetmemek için kendilerine sürekli tembihte bulunuyorlardı...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Salgin korkunç bir sekilde vurdu... Ne oldugunu bile anlayamayan insanlar önce güçten düsüyor sonra görme yetenklerini kaybediyorlardi. Korkunç çigliklar kasabada yankilanirken insanlar tapinaga akin etmis asla cevaplanmayacak dualarini fisildiyorlardi. Lord Oren'in yoklugunda güçlerinin çogunu yitirmis basrahip de kör gözlerini iyilestiremedi. Korku ve aci içinde inleyen insanlari uzaktan izleyen sovalye zevkle kendinden geçmisti.

Parsömeni alan nöbetçi kör oldugunda ilk önce diger iki arkadasinin girtlagini kesti. Onlarin parsömenden baskasina bahsettigini zannetti ve ölecegini zannederek intikamini onlari öldürerek aldi. Nöbetçi bütün kasaba gibi yerlerde sürünerek Oren'in korkunç hismina ugradigini zannederek tapinaga köpekler gibi emekleyerek girdi. Basrahibin ismini çigirarak yolunu bulmaya çalisiyordu. Aksamüstü bastiginda rahibe gözyaslari içinde parsömeni veren adam olanlari birbir anlatti.

Basrahip korkuyla parsömeni aldi ve bir söz fisildayarak büyülü olmadigini farketti. Sanki okuyabilecekmis gibi açti ve dokundugunda parsomenin harflerinin girintili oldugunu farketti.

Basrahip saatlerce o parsömene dokundu fakat bir türlü harfleri çikaramadi ya da dili anlayamadi fakat cesaretini kaybedip gözyaslari içinde inlerken bile denemeyi birakmadi... kağıda dokundukça midesine giren kramplar ve acılara rağmen kendini zorladı...

Basrahip üç saat sonra elinde parsömenle öldü...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

RP Dışı : Özel mesaj atmayı tercih ederdim ama herkesin görmesini istedim. Tapınağın Başrahibi Burock ve bu kadar kolay öleceğini sanmıyorum.


Saygılarımla...[/b]
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

rp dışı:
Ölüm tanrısının rahibi için zaten ölmek o kadar sorun da olmayabilir. Her halde Corax bunu düşünmüştür. Burockla da konuşmuştur her halde... Ama bir başrahip her halde bu kadar kolay yoldan çekilmez. gerçi ben de ölmüştüm bir başrahip olarak.. Ahh ah..
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

RP dışı: Ölen burock değil arkadaşlar. Başka bir tapınaktan bahsediliyor. Mekan 10 Kasaba değil zaten... Burock olsaydı ismi geçerdi...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

açıkçası hiçbi şey anlamadım... bu serbest bi hikaye midir? öyleyse tapınakta ne işi vardır? ya da ben ne diyorum?
War, war never changes...
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

sanırım burda raistin demek istediği..sonuçta bu dünya daki tek OREN DAUTRY tapınağı burock un başrahip olduğu tapınak deil..

gidip başka birine daldı...ve ordaki başrahibi öldürdü...
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Sensei
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 399
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Location: Sakarya
Contact:

Post by Sensei »

benec eğer lord oren'in başka bit tapınağı varsa ki bence bu ya lord oren ya da burock tarafından ölümün tapınağında belirtilmelidir. Yapılmış olan saldırı bir tanrının tapınağına karşı yapılmıştır ve çok büyük bir cesaret ister ama sadece boş bir cesaret ki orenin tek parmağını oynatması raistlinin ölümüne yol açabilir bence çok saçma bir saldırı... :???:
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
galadlirim
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 975
Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by galadlirim »

sanırım corax burada Azalinin yeni savaşçısı olduğu için yeni karakteriyle buna uygun bir öykü yazmak istedi.siteyle ilgili ama bir yandan ilgili olmayan bir yazı..ben beğendim..
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

RP dışı: Arkadaşlar ben bunu RP'mize katkı olsun diye yazdım

Diyardaki onlarca kasabadan birindeki Lord Oren Tapınağında garip bir hastalık insanların kör olmasına neden oluyor. Tapınağın başrahibi (O tapınağın başrahibi) elinde bir parşömenle ölüyor. Fail belli değil. Araştırmak için mükemmel bir senaryo değil mi sizce :???: 8O 8)

Bu arada Tanrı Oren bunu kimin yaptığını öğrenirse ne yapacağı ona kalmış sayın Sensei, ki öğrenebilir mi o da RP ile belli olacaktır. Hadi kolay gelsin, ben gerekli yerlerde müdahale edeceğim...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

rp dışı: demek lord Azalin'inde kendi intikamını alma vakti yaklaşıyor.. çok hoş olmuş Raistlin abicim... tabi başına açacağı belaları da hesaplamışsındır ama teknik olarak çok uygun bir zamanda uygun bir hedefe yapılmış saldırı... tebrikler...
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

açıkçası bu sitenin rpsine katkı olur düşüncesiyle yazıldıysa, bi kat daha vahim bi durumla karşı karşıyayız. ben AZALIN ile konuyu konuştum. Raist'in kendisine danışarak bunu yaptığını söyledi. Yani başına buyruk bi hareket diil. Buraya kadar itirazım yok, tamam, çok güzel. Ancak, sitedeki bi karakter, eline ne idüğü belirsiz bi sıkrol alıp, bi tapınağı basıp, ordaki tüm müritleri, hatta virajı alamayıp başrahibini öldürüyorsa, burda bi yannışlık vardır. O zaman ben de diyarlara kati ölümü yayacak b atraksiyon planlıyım, on kasaba hariç başka yerleri necropolis haline getiriyim, bu olur şey mi allahaşkına?

Olayların başka taraflara çekilmemesi için yazıyorum... bu olayın ölümün tapınağıyla ilgisi olması yüzünden yazmadım bu msjı. Zaten, kaosun, ölümün ve savaşın tapınağındaki yazıları takip etmiş olan kişiler, oren'in ayrılışından sonra benim, tapınağa yönelik bi saldırıyı beklediğimi biliyorlardır. Ama bu son hareket akla mantığa sığmıyor ne yazık ki. Yazı, konu, olay, her neyse... güzel olabilir; ama gerçeklik payına bakılmıyo mu hiçbi şeyin?

Ya da yarın öbürgün -on kasaba haricindeki- şehirleri basıp köyleri yağmalayan karakterleri nasıl engelleyeceksiniz? bu mudur rpye katkı?...
War, war never changes...
Sensei
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 399
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Location: Sakarya
Contact:

Post by Sensei »

bırock tamamamen aynı şeyleri düşünüyoruz ve raistline cevap olarak oren bir tanrı ve bir tanrı gibi düşünmeni önenerek kendi tapınağının etrafındaki küçücük bir karıcanın hareketini bile bilir ve seni bulmaması sadece sana acımasından ve bu olayı örtbas etmesinden kaynaklanor yani karakterine yazık olmasın... ve eğe aktiflleştirelim diyorsan ben de bilinmedik bir kasabaya elimdeki 30.00 kişilik orduyla saldırdım kasabayı haritadam sildim , herkese işkence ettim , yani bunu önlemenibde tek yolu diyar harıtasını çıkarmaktır. Lütfen bu tür saldırırları büyük önem vererek yapalım gerçekçi olsun...
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
erethan
Başbüyücü
Posts: 1000
Joined: Sun Feb 15, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by erethan »

eğer bu iş tasarlanmışsa yapılmadan önce konuşulmuşsa,ucunda scroll'u azalin yeni savaşçısına bu görevi yapması için verdi tarzında bir hikayeye bağlanmışsa,o zaman problem yok,ha durum bu değilse burock haklı...ayrıca bu tip bir girişim bence azalin'in yanında burok'a da sorulmalıydı.
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Doğru ama burada bana kalırsa yanlış bir nokta var arkadaşlar bence yanlış baktığınız bir nokta var. Dünyada çok tanrılı dönemi düşünün. Zeus veya Apollon kendine her hareket eden kişiyi cezalandırıyor mu hayır.. Tanrıların bile karşı çıkamadığı bazı yasalar vardır ve rahipler bunun içindir. Yani bilmiyorum burada kurallar belki farklıdır ama bence tanrılar kendilerine direk meydan okumamış kimseyi direk cezalandırmamalıdır.
Zaten böyle olursa ne tadı kalır ki rpnin... Her tanrı her ölümlüyü öldürecek güce sahip sonuçta.. O zaman örneğin frda Llotha o kadar zarar veren Drizzt yaşamamalı idi. Ama sonuçta şu da var ki bir ölümlü ile ilgili sorunu bizzat çözecek kadar çaresiz kalmak bir tanrıyı epey küçük duruma düşürür benim fikrimce.. İsterseniz bu konuyu ayrı bir başlıkta tartışabiliriz. Site içi rp ya da site dışı sistemde.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests