Savaşçıların Mabedi(DÖşMÖş TANRI:BUROCK)

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Savaşçıların Mabedi(DÖşMÖş TANRI:BUROCK)

Post by burock »

Yükselişinden sonra Oren'in yanından ayrılan yeni yarı-tanrı BuRock, diyarın tüm savaşçılarını biraraya toplamanın hesabını yapmaktaydı. Bunun için bir mabet kurması gerektiğini biliyordu ve bunun için uygun bir yer arayışındaydı.

Birden aklına çok uygun bir yer geldi. Bundan yüzyıllar önce, Kızıl Ã?ayırlar Savaşı'nın yapıldığı meydan, savaşçılara hitap eden bir tapınak için çok uygun bir yer olabilirdi. Kararını veren BuRock, üzerindeki ağır zırha aldırmadan oraya doğru yürümeye başladı.

Düşündüğü yere geldiğinde, daha önce sadece efsanelerde duyduğu ve gravürlerde gördüğü sahneleri sanki ordaymışçasına yaşamaya başladı. Burada nice yiğit savaşçılar düşmüş, niceleri de kahraman olmuşlardı. Evet, doğru yer seçmişti. Yarı-tanrı, bulunduğu yerde küçük bir bina yarattı, gücünün sınırlarını henüz bilmiyordu. Bina, bir kenarı 20m.den geniş olmayan, taştan, gayet şekilsiz ve estetikten yoksun olmasına rağmen, tanrılık gücünü ilk defa kullanan BuRock, çıkardığı işten tatmin olmuştu.

"Başlangıç için fena değil..."

diye düşündü ve yeni mabedin içine ağır adımlarla ilerledi...
War, war never changes...
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

mabedin içinde ilk birkaç gününü yeni tanrılık gücünü keşfetmeye çalışarak geçirmişti. Oren'e gerçekten minnettardı, onun yükselişine destek olduundan dolayı; ama her tanrı gibi BuRock'un da inananlara ihtiyacı vardı. Oren, BuRock'a savaşçılar üzerinde hak vermişti. Yeni yarı-tanrı, bu hakkını kullanmak konusunda kararlıydı. Bu nedenle, manifestosunu açıkladı:

"Savaşçılar, bu dünyada yaşadığınız sürece iz bırakmanızın tek yolu hem bedenen hem de ruhen güçlü olmaktır.. Ancak bu sayede kendinizi, sevdiklerinizi ve sizi siz yapan gelenekleri koruyabilir, onnarı tehdit edenlerle savaşınızda başarılı olabilirsiniz.

Savaşın, gücün ve koruyuculuğun yeni tanrısı BuRock'un yoluna gelin!"
War, war never changes...
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Ölüm Tapınağına seyahat ederken ruhunda bir yerde onu buraya getiren çağrıyı hissetti. Savaşçı tarafı onun buraya gelmesini istiyor ve kılıcı savaş istercesine onu bu hisse doğru çekiyordu.
Adımlarının onu çektiği yapıyı gördüğünde içindeki karanlıkta bu yapının ona tanıdık gelen özünü hissetti. Yapının içine girdiğinde içine yayılan gücü ve savaşı hissetti. Biliyordu nerede ve neden burada olduğunu biliyordu. Tek dizinin üzerine çöktü ve mırıldandı.

- Savaşın Lordlarından BuRock sana saygılarımı sunmaya geldim... Ölümün Eli eski silah arkadaşın...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

mabede gelen bu ilk kişinin tanıdık biri olması, yeni yarı-tanrıyı memnun etmişti. anholi, burock'un ölümlü zamanlarında bir süre dava arkadaşı olan anholi, ölümün karargahının komutanlığına kadar yükselmişi değerli bi savaşçıydı; ancak, dıragonfayırın başrahibini öldürerek, zamanın tanrısının gazabını üzerine çekmişti ve şeytani bir büyünün marifetiyle onun hizmetine girmişti.

Normal koşullarda, buraya bağlılıklarını sunmaya gelecek olan savaşçılara fiziksel olarak görünmeyi düşünmüyordu; ama anholinin gelişi için bir istisna yapabilirdi.

şekilsiz ve estetikten yoksun binanın derinliklerinden yürüyerek geldi ve kendini gösterdi baltalı tanrı. Ölümlü zamanlarında da fiziksel mükemmeliyetin doruklarında gezen vücut yapısı, ilahi bir mükemmeliyete kavuşmuştu. Parlak metal zırhı, hiçbir zayıflık göstermiyordu. Ve baltası... herhangi bir ölümlünün görüp görebileceği en güzel sanat eserlerinden biri olabilirdi ve burock'un sırtında öölesine çaprazlama asılı duruyordu.

"hoşgeldin anholi, seni burada görmek beni çok memnun etti. Umarım buraya gelmenin tek nedeni saygılarını sunmak diildir. Lütfen otur..."

anholinin durduğu yerin hemen ardında taştan bir yükselti oluştu. bir oturak olmaktan çok uzaktı; ama tanrısal kuvvetler, eski rahibe hala yabancıydı...
War, war never changes...
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Kafasını kaldırdı ve yavaşça ardında oluşan yükseltiye baktı. Olduğu yerde yükseldi ve Yarı-Tanrıya baktığında gözlerinde hiç bir ifade yoktu. Sesi tekrar yayıldı Tapınakta...

- Amacım sadece Saygılarımı sunmak ve sizin yükselişini kutlamaktı... Bir görevim var Savaşın Lordlarından BuRock...

Yavaşça ardına döndü ve sesi tekrar yankılandı.

- Savaşlarda savaşçılarım isminizi söyleyecek ve dua edecekler Lord...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

"Bana dua edecek olan savaşçılar, karşılığını muhakkak ki alacaklardır; Ama benim imanlı ve sadık savaşçılara ihtiyacım var. Bu yüzden, yanımda kalmanı isterdim anholi.
War, war never changes...
User avatar
tifileray
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 153
Joined: Sun Jun 20, 2004 10:00 am
Location: Menzoberanzan
Contact:

Post by tifileray »

Drow Azalin'in tapınağından çıktı ve kendine yapılan çağrıya cevap vermek için mabede girdi"Artık adaletin altılısına girdiğime göre,yarı tanrı burock sana hizmetimi ve kılıcımı sunuyorum!"
___________________________________

Ona sarılıyım mı?
Thibbledorf Pwent
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

anholinin ayrılışından sonra, fiziksel olarak görünmeme prensibini tekrar hayata geçiren savaşçı yarı-tanrı, drow savaşçının tapınaa girişini izledi. kendisine bağlılığını sunan ilk savaşçı oydu.

"Hoşgeldin savaşçı..."

sesi duyuldu, hiçbir yerden ama aynı zamanda her yerden.

"Fakat mabed, şu anda boş. burasını, diyardaki tüm savaşçıların buluşup antrenmanlarını yapacağı, birbirleriyle hikayelerini paylaşabileceği ve dualarını edecekleri bir yer haline getirme emelimden çok uzak. Bu nedenle, seni misyonerim olarak ilan ediyorum. diyarı dolaş ve benim ismimi yay, inancımı yay.

Mabedde yeterince savaşçı olduunda, belki beraber idmanlarımızı yaparız... şimdi, git kara savaşçı."
War, war never changes...
Fallen
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1054
Joined: Sun Jul 04, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Fallen »

Thlyrotel bir arayış içerisindeydi, bu arayışında doğaya duyduğu sevgi hep ön plandaydı ama elf doğaya olan bu saygısına ihanet etmeden başka işlerde yapmak istiyordu.. bu irade sürüklemişti onu buralara, sonuçta oda bir savaşçıydı ve diyarda yükselen bu yeni Tanrı ona rüyasında çağrı yapmıştı, elf bu çağrıya yanıt verecekti...
Bu düşüncelerle çıktı yola, aklı tümüyle boştu, içinde yine o garip heyecan vardı ve mabede yaklaştıkça, bu heyecan artmaktaydı.. yürüdükçe daha güçlü hissetti kendini, sanki bu ulu tanrının iradesi onu kendine doğru çekiyordu ve zaman geçtikçe elf eski efsanevi savaşların hikayelerinin geçtiği bu topraklara geldi, Mabed tüm görkemi ile orada yükseliyordu hızla kapılara doğru ilerledi Thlyrotel, sonra kılıcını çekti ve toprağa sapladı, kabzayı bırakmadan tek dizinin üstüne çöktü...
"Efendim.. saygılarımı ve hizmetimi sunmaya geldim"
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
twi
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 133
Joined: Sun Aug 01, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by twi »

İshtarin mabede girdi. İnançlı bir savaşçıydı. savaşta bilek gücüne kas gücüne zekasına değil Tanrısına güvenirdi. Eğer ölmesi gerekirse ölürdü. Basit bir olaydı ölüm. Ama şimdiye kadar ölmesi gerekmemişti. Bunun şükrünü eda etmeli ve hizmet etmeliydi.

"Yeni bir tapınak" diye düşündü. "Lordum Orenin bir hediyesi."

Saygıyla ve yavaş adımlarla içeri girdi. İçerde 2 kişi vardı. biri dostu drowdu. tanıdık bir yüz görmek hoşuna gitmişti. Başıyla Thlyrotel e selam verdi. Drowun yanından geçerkende hafifçe koluna dokundu. Mabedin uç noktasına gitti. Silahlarını çıkartıp yere koydu. dua ederken onları çıkarırdı hep. Diz çöktü ellerini birleştirdi ve dua etmeye başladı...
BanKai
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Changes kahinin söylediklerini hatırladı zamanı gelince o seni bulacaktır ve karşısında duran görkemli mabede baktı.İçinden bir ses onu çağırıyordu ve bu ses uzun zamandır beklediği sesti.Adeta koşarcasına sütunların arasından geçti merdivenleri tırmandı ve kapıya geldi bu onun için beklediği andı ve çok özel olmalıydı.Diz üstü çöktü henüz içeri girmemişti.Elindeki çekicini ve kalkanını sağ tarafına koydu.Artık hareketleri ve söyledikleri sanki yazılmış bir metinden okunuyor gibiydi.
"O yeni güç doğduğunda bende doğdum,ben de varoldum.Kanım son damlasına kadar,kaderim sonsuza kadar bu güce bağlı ve şimdi onu isimlendirme hakkı istiyorum.Beni içeri al ve kutsa biliyorum ki eğer sen istemezsen savaş kazanılmaz sen istemezsen kan kutsanmaz."
Yerde duran çekicini eline alıp havaya kaldırır ve tek istediği bir kabul belirtisidir.
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

yeni gelen savaşçılar, yarı-tanrıyı memnun kılmıştı. onnarın gelişini uzun zamandır bekliyordu ve mabedin boş kalmasından dolayı oldukça rahatsızdı. Henüz savaşçıların sayısı umut ettiği kadar çok olmasa da, ölümlüler için bazı meselelerin ancak zamanla hallolacağını biliyordu.

Yeni gelen savaşçıları karşılamak için hafif bir rüzgar esti mabedin içinde. En rahatlatıcı nağmeleri fısıldadı kulaklarına, kendilerini evlerinde hissetmeleri için.

Yapı hala şekilsizdi ve savaşçıların burayı yuvaları olarak benimsemesi için gereken detaylara sahip diildi. Bu nedenle savaşçı-tanrı, güçlerini kullanarak, yapıyı biraz daha büyütüp yaşanabilir bi hale getirmeye çalıştı. şaşırtıcı bi şekilde taş, gücünün altında, eskisine nazaran çok daha kolay bir şekilde biçime girerken BuRock şaşırmıştı; ama gücündeki bu ani artışın nedenini anlamakta gecikmedi. İnananlarının ona olan bağlılığı, yeni yarı-tanrının gücüne katkıda bulunuyordu. Bir başrahip olarak bunu bilmesi normaldi tabii; ama bunu bizzat görmek... çok güzel bi deneyimdi.

BuRock, bu düşünceler içinde mabedi biraz daha genişleterek 2 oda ekledi. odaların duvarlarından yere paralel olarak çıkan taş bloklar, savaşçıların döşeklerini serip uyuyacakları yatakları olacaktı. odanın ortasından yükselen taş dikit ise, uyurken yanlarında barındıramayacakları derecede büyük olan silahlarını bırakmaları içindi.

twi, thlyrotel ve changes, gözlerinin önünde meydana gelen bu değişim tamamlandıktan sonra, bu mabedin bundan bööle yuvaları olduunu biliyorlardı.
War, war never changes...
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Changes kabul edilmenin verdiği sevinç ve gururla ayağa kalktı elindeki çekicini yeniden beline astı.Kapıdan içeriye bir adım attı yüzüne çarpan rüzgarla birlikte taşınan nağmeler yüreğinde tuhaf bir kıpırtı oluşturmaya yetti de arttı bile.
Bir an için şaşkınlığını gizleyemedi içeride başkalarıda vardı ve bunlardan bir tanesi bir drowdu.Changes gerçekten çok huzursuz olmuştu ama yüzünü yalayıp geçen o rüzgar içindeki bütün sıkıntıyı aldı ve götürdü.
İçeriye bir kaç adım attıktan sonra sanki hayatı boyunca burada yaşamış kadar rahat hareket ederek ilerledi Changes.İleride silahını çıkartmış dizleri üstündeki savaşçı gözüne ilişti.Ona doğru yavaş adımlarla ilerlerken sol taraftaki odaları farketti ve yönünü o tarafa doğru değiştirdi.
2 oda vardı her bir odada da taştan yataklar.Artık biliyorduki burası onun eviydi ve eğer öyleyse hemen işe koyulmalıydı.Sol dipteki yatağa doğru ilerledi.Ã?antasını indirdi ve içinden geyik postunu çıkarıp yatağa serdi.Ã?antasını başucuna koydu,kalkanını da tam yanına.Tekrar ayağa kalktı diğerleri ile tanışma zamanı gelmişti.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Fallen
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1054
Joined: Sun Jul 04, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Fallen »

Rüzgar esiyordu... Elf'in kulaklarında hiç bilmediği bir melodi yankılanıyordu, ve bu melodi, ona huzur veriyordu...
Artık bir tanrısı olduğunu biliyordu, bu mabed onlar için şekilleniyordu, yanındaki iki kişide Thlyrotel'in yaşadığı şaşkınlığı yaşıyorlardı belliki, değişimin ardından elf yanındakilere göz ucuyla baktı, bakması ile şaşkınlığıda bir kat daha artmıştı... bir Drow, karanlığın iblisi... yanında öylece duruyordu, elf'in kaşları çatıldı o an kendi içinde bir çatışma yaşıyordu, ama elf bu çatışmalardan hep galip çıkardı tekrar disiplinini sağladı, yavaşça ayağa kalktı, dikkati yeniden çevreye yöneliyordu işte tam bu anda arkadan gelen bir ayak sesiyle arkaya döndü elf birisi buraya doğru yaklaşıyordu...
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Geriye döndüğünde onu ilk farkeden duasını henüz tamamlamış olan elf oldu.Yavaş adımlarla elfe doğru ilerledi.Sağ elini yumruk yaparak sol göğsünün üzerine koydu ve selam verdi.Kuzeyde savaşçılar hep böyle selamlaşırdı."Selam sana savaşçı.Ben kuzeyin savaşçısı Changes.Eminim ki benim duyduğum çağrıyı sen de aldın ve buradasın.Bu durumda aynı amaçtayız.şimdi bana adını bağışlarmısın." dedi saygıyla.Sarı uzun saçları yarım şekilde toplanmış ve topuz yapılmıştı geriye kalan kısmı ise omuzlarına düşüyordu.Boyu 195cm civarında kaslı sayılabilecek bir yapıdaydı.Zırhı ile uyumlu olan gümüşi pelerini vardı ve ağır savaş çekici belinde asılıydı.Elfin kendisini baştan aşağı süzdüğünü farketmişti konuşurken.Aslında aynısını oda yapıyordu ne de olsa belkide birlikte savaşacağı bu kişiyi tanımaya çalışıyordu gerçi bunun için çok zamanı olacaktı.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests