Page 1 of 2

Yunan Mit. Hakkında...

Posted: Wed Oct 06, 2004 12:19 am
by Daeya
Başlangıçta karanlık, boş, tarifi imkansız bir uçurum biçiminde bir Kaos vardı; Onun içinden Gaia Yer ve Eros yani "Ölümsüz anrıların en güzeli, insanı elden ayaktan düşüren, her tanrıda ve her insanda zekayı ve iradeyi alt eden" Aşk tanrısı çıktı. Yeryüzünün gecesi Niks ve cehennemlerin karanlığı Erebos da Kaos'dan doğdu. Sonra, Erebos ve Niks birbirleriyle birleşerek ölümlüleri aydınlatan Gündüz'ü ve Aiter'i, yani ışığı doğurdular. Gaia yani Yer ise Uranos'u, yani Yıldızlı Gök'ü, sonra dağları ve erkek bir yaratık olan dalgalı deniz Pontos'u doğurdu. Daha sonra, Uranos ile birleşerek Titanları (12 Titan) doğurdu. Dev yaratıklar olan Titanlar birer tanrı olmakla birlikte, doğanın temel güçleriydiler. Bunların en ünlüleri Kronos ile Rea'dır, ilerde Olimpos tanrıları arasında yer alacaklardır. Ã?teki Titanlardan biri Okyanustur. Okyanus aynı zamanda bütün akarsuların babasıdır. Gaia ile Uranos ayrıca dev duvarların yapımcıları olan ve adları şimşek, yıldırım ve gökgürültüsü anlamına gelen Kiklopslar'ı doğurdular. Son olarak da Hekatogheiroi denilen yüz kollu ve elli başlı devleri dünyaya getirirler.
Ama, oğullarından birisinin yerini almak isteyebileceğinden korkan Uranos, onların hepsinin Yer'in derinliklerinde kalmasını ister. Ağırlığını daha fazla hissettiren Gaia oğullarından kendisini kurtarmalarını ve babalarından intikam almalarını ister. Yalnızca Kronos'un kullanmayı kabul ettiği çelikten bir orak yapar ve Gök'ün Yer'i kucakladığı bir anda, bir vuruşla babasının testislerini keser. Yere damlayan kandan yeni yaratıklar, saçları sarmaşmış yılan topakları biçimindeki kanatlı tanrıçalar olan Erinyesler ve dişbudak perileri olan Meliadesler doğar.

Yunan Mitolojisi bu şekilde başlar arkadaşlar. Yunan Mitolojisindeki Tanrılar:

Afrodit = Birçok aşkın Tanrıçası.
Ares = Zeus ile Hera'nın oğlu. Savaş Tanrısı.
Artemis = Av'dan hoşlanır.
Atena = Kahramanların koruyucusu olan Savaş Tanrıçası, Kentlerin de efendisidir.
Apollon = Zeus ve Leto'nun oğlu. şiir ve müzik, ışık ve doğruluk Tanrısı.
Demete = Ekili alanların Tanrıçası.
Dionisos = Zeus ile Semele'nin oğlu. Özüm ve şarabın Tanrısı.
Hades = Yeraltı dünyasının efendisidir.
Hefaistos = Ateşe komuta eder.
Hera = Evli kadınların koruyucusudur.
Hermes = Zeus ve Maia'nın oğlu. Tanrıların habercisidir. Hırsızlık ve Kurnazlığın Tanrısıdır.
Hestia = Aile Tanrıçası. Doğan her bebek aileye kabul edilmeden önce onun huzuruna getirilir.
Poseidon = Deniz ve su Tanrısıdır.
Zeus = Tanrı ve insanların babasıdır.

Son olarak; Hera'ya inek, Zeus'a boğa, Demeter'e domuz kurban edilirdi...

Posted: Wed Oct 06, 2004 1:52 am
by fingolfin
Elbette yunan mit'i iki-üç satıra sığmayacak kadar detaylı ve geniş. O sebepten hereks yazmaya değer bulduğu birşeyi yazarsa sanırım ufakta olsa hepimizi aydınlatıcak bir kaynak olur. Ben en sevdiğim tanrılardan biri olan Apollon hakkında şöyle bir kopya pastası yapayım :)

Bir gün Apollon Thessalia'da kıyıları ağaçlarla gölgelenen Peneus ırmağı kenarında, güzel genç bir kız gördü. Bu güzelin adı Daphne idi ve Apollon görür görmez ona aşık olmuştu.

Daphne ormanların derinliklerinde dolaşmaktan zevk alıyordu, ay ışığında yabani hayvanları kovalamak avlamak en büyük eğlencesi idi. Yalnız başına dolaşmayı çok seviyordu. Dahası Daphne hayatı boyunca yalnız yaşamaya yemin etmişti. Erkeklerden nefret ediyordu bu yüzden evlenmeyi kesinlikle istemiyordu. Fakat Apollon ona delicesine tutulmuş peşini bırakmıyordu.

Ormanda karşılaştıklarında Tanrı Apollon güzeller güzeli bu kızla konuşmak istedi ancak Daphne ondan korkarak koşmaya başladı. Apollon ne dediyse onu durmaya ikna edememişti, Daphne korkmuştu bir kere. Yorgun düşene kadar koştu koştu, daha fazla koşacak gücü kalmadığında yere yıkıldı ve toprak anaya yalvarmaya başladı. "Ey toprak ana beni ört beni sakla, kurtar" Toprak ana onun yakarışını duymuştu, az sonra Daphne yorgunluktan ağrıyan bacaklarının sertleştiğini, odunlaşmaya başladığını hissetti. Gri renginde bir kabuk göğsünü kapladı. Güzel kokulu saçları yapraklara dönüştü ve kolları dallar halinde uzandı, küçük ayakları ise kök olup toprağın derinliklerine doğru indi.

Apollon sevdiği kıza sarılmak isterken bu Defne ağacına çarpınca şaşırdı. O günden sonra Defne ağacı Apollon'un en sevdiği ağaç oldu, ve defne yaprakları genç tanrının saçlarının çelengi oldu.

Re: Yunan Mit. Hakkında...

Posted: Wed Oct 06, 2004 2:02 am
by Ares
konunun çok çok disi=

cilek wrote:Ares = Zeus ile Hera'nın oğlu. Savaş Tanrısı.
yani bu adi bosuna seçmemi_iz :D

Posted: Wed Oct 06, 2004 2:12 am
by fingolfin
Valla mitolojideki Ares pek iyi bilinmez. Savaş Tanrısı da olsa, ölümlüler tarafından bile alt adilir. Herakles şamar oğlanı yapar, Diomodes Athena'nın eliyle onu yaralar, ismini hatırlayamadığım iki kardeş onu sihirli bir küpe hapsder - Hermes gelip onu kurtarana kadar orda kalır. Bu ezikliklerinin yanı sıra, kendisi ikiyüzlü ve hesapçı bir tanrı olarak tanınır. :)

Posted: Wed Oct 06, 2004 3:19 am
by Firble
Benim favori tanrımı unuttun Pan.. Tanrılar içinde neşeyi en iyi bilen ve hisseden tanrı... Her ne kadar günümüzün yozlaşmış görüşü onun müziğini aşağılayıp Apollonun kini övsede Bildiğim kadarı ile gerçek hikayeden onun daha güzel çaldığı kabul ediliyor.

Posted: Wed Oct 06, 2004 5:47 pm
by Blasted
İşte size ZEUS'un hikayesi. Ama benim favori tanrım Poseidon :)

Kronos ile Rhea'nın evliliklerinden Hestia, Demeter, Hera adlarında üç kızla, Hades, Poseidon, Zeus adlı üç erkek çocuk dünyaya geldi. Babası Uranos'u öldürüşünü unutmayan Kronos, kendisinin de oğullarından aynı karşılığı göreceğinden korkuyordu. Bu yüzden karısının her yeni doğurduğu çocuğu yutup, karnında saklıyordu.

Rhea, yalnız Zeus'u onun elinden kurtarabildi. Tanrıça, gecenin karanlığından faydalanarak çabucak koşup Girit Adası'nda İda Dağı'nın tepesine çıktı. Ã?ocuğunu da beraber götürmüştü. Gaia, çocuğu aldı ve onu bir mağaranın dibine sakladı.

Rhea, kocaman bir taşı kundak bezlerine sarıp Kronos'a verdi. Kronos bu taşı da hemen yuttu, oğlunun dünyada yaşadığını bilmiyordu. İlerleyen zaman içinde oğlu büyüyüp yenilmek nedir bilmeyecek, sıkıntı nedir duymayacak, gücü ve kuvveti ile babasını kendisine boyun eğdirecek, onun bütün imtiyazlarını, şan ve şerefini elinden alacak, onun yerine bütün ölmezlerin başı olacaktı.

Gerçekten Zeus, ormanların sık dalları arasında büyüdü; keçi sütünü emdi; bağırmalarını babası duymasın diye Kuretoslar da onun başında kalkanlarını çarparak gürültüler çıkardılar.

Olgunluk çağına gelince saklandığı mağaradan çıktı. Kronos'u yuttuğu tanrıları ve taşı çıkarmaya zorladı. Sonra onu gökten kovup dünyanın ta dibine, yerin ve denizin alt tabakasının daha da altına attı.

Zeus, karısı Hera, çocukları, kardeşleri ve öbür tanrılarla birlikte Olympos Dağı'na yerleşip saltanat sürmeye başladı. Fakat bu sefer de karşısına; Gaia ile Uranos'un Othrys Dağı'na yerleşmiş oğulları Titanlar çıktı. Her iki taraf, ellerine kocaman kayalar alıp savaşmaya başladılar. Titanlar, Pelion Dağlarını Ossa Dağı'nın üzerine yığarak Olympos'a tırmanmaya çalıştılar. Savaşın gürültüsünden gökler, yerler, denizler sarsıldı, Tartaros yani cehennem bile o yaygara ile çalkalandı. Fakat Zeus'un Tanrısal silahına, yıldırımına hiçbir şey dayanamadı.

Bereketli toprak titreyerek yanıyor, her şey kaynıyordu. Yerler parçalandı, dağlar eridi ve Titanlar yenilerek Tartoros'a atıldılar. Hepsi de zincirlere vuruldu ve üzerlerine üç yüz kaya yuvarlandı.

Helland, toprağı, yüksek dağları, derin uçurumları ile karmakarışık bir manzaraya sahipti. Eski Yunanlılar, bunu Zeus'un Titanlarla olan savaşına bağlar. Bundan sonra ilk zamanlardaki karışıklık sona erdi. Kâinat düzen buldu. Tabiatın kaba, vahşi ve kör kuvvetleri; Tanrısal zeka tarafından yenilmiş ve emir altına alınmış oldu.

Kronos ile Rhea'nın evliliklerinden Hestia, Demeter, Hera adlarında üç kızla, Hades, Poseidon, Zeus adlı üç erkek çocuk dünyaya geldi. Babası Uranos'u öldürüşünü unutmayan Kronos, kendisinin de oğullarından aynı karşılığı göreceğinden korkuyordu. Bu yüzden karısının her yeni doğurduğu çocuğu yutup, karnında saklıyordu.

Rhea, yalnız Zeus'u onun elinden kurtarabildi. Tanrıça, gecenin karanlığından faydalanarak çabucak koşup Girit Adası'nda İda Dağı'nın tepesine çıktı. Ã?ocuğunu da beraber götürmüştü. Gaia, çocuğu aldı ve onu bir mağaranın dibine sakladı.

Rhea, kocaman bir taşı kundak bezlerine sarıp Kronos'a verdi. Kronos bu taşı da hemen yuttu, oğlunun dünyada yaşadığını bilmiyordu. İlerleyen zaman içinde oğlu büyüyüp yenilmek nedir bilmeyecek, sıkıntı nedir duymayacak, gücü ve kuvveti ile babasını kendisine boyun eğdirecek, onun bütün imtiyazlarını, şan ve şerefini elinden alacak, onun yerine bütün ölmezlerin başı olacaktı.

Gerçekten Zeus, ormanların sık dalları arasında büyüdü; keçi sütünü emdi; bağırmalarını babası duymasın diye Kuretoslar da onun başında kalkanlarını çarparak gürültüler çıkardılar.

Olgunluk çağına gelince saklandığı mağaradan çıktı. Kronos'u yuttuğu tanrıları ve taşı çıkarmaya zorladı. Sonra onu gökten kovup dünyanın ta dibine, yerin ve denizin alt tabakasının daha da altına attı.

Zeus, karısı Hera, çocukları, kardeşleri ve öbür tanrılarla birlikte Olympos Dağı'na yerleşip saltanat sürmeye başladı. Fakat bu sefer de karşısına; Gaia ile Uranos'un Othrys Dağı'na yerleşmiş oğulları Titanlar çıktı. Her iki taraf, ellerine kocaman kayalar alıp savaşmaya başladılar. Titanlar, Pelion Dağlarını Ossa Dağı'nın üzerine yığarak Olympos'a tırmanmaya çalıştılar. Savaşın gürültüsünden gökler, yerler, denizler sarsıldı, Tartaros yani cehennem bile o yaygara ile çalkalandı. Fakat Zeus'un Tanrısal silahına, yıldırımına hiçbir şey dayanamadı.

Bereketli toprak titreyerek yanıyor, her şey kaynıyordu. Yerler parçalandı, dağlar eridi ve Titanlar yenilerek Tartoros'a atıldılar. Hepsi de zincirlere vuruldu ve üzerlerine üç yüz kaya yuvarlandı.

Helland, toprağı, yüksek dağları, derin uçurumları ile karmakarışık bir manzaraya sahipti. Eski Yunanlılar, bunu Zeus'un Titanlarla olan savaşına bağlar. Bundan sonra ilk zamanlardaki karışıklık sona erdi. Kâinat düzen buldu. Tabiatın kaba, vahşi ve kör kuvvetleri; Tanrısal zeka tarafından yenilmiş ve emir altına alınmış oldu.

[/b]

Posted: Wed Oct 06, 2004 6:43 pm
by Blasted
Kusura bakmayın ikikere pastlamışım mod.lardan düzeltimesini dilerim..

Posted: Fri Oct 08, 2004 8:11 pm
by astarte
yaaa inanamıyorum :(

gerçekten son mu,:(

ben o adamı bi daa nerde görcem

Posted: Sun Oct 10, 2004 9:35 am
by The_Exile
Biz bunları ders olarak görüyoruz.
Hatta Zeus kızıyor bir ara sel yaratıyor millet ölüyor 2 tane günahsız karıyla kocası kalıyor.Kocası fırsattan istifade "eee insanlığı devam ettirmeliyiz canım"diyor sonra taş falan atıyorlar aslana,insana falan dönüşüyor bu taşlar ve şimdiki insan soyu yaratılıyor.
Dersi dinlemediğim için aklımda kalanlardı bunlar.

Germen mitolojisini tek geçerim tabii.Yunan yanına yaklaşamaz Germenin.

Hele beleşçi devin bütün sütünü sağıp içmesi yüzünden sefil olan ve mineral almak için taşı yalıyan ineğe hastayım mütemadiyen.

Posted: Mon Oct 11, 2004 7:34 am
by Lysana
Dl nin başlangıca yunan mit.lere benzemiş sanki :roll:

Posted: Mon Oct 11, 2004 11:30 pm
by Hükümlü
başka bir başlığa yazdığım helios profili :) bende bir şeyler karalamak isterdim aslında ama ne halim var ne de canım istiyor :D öle kaldı yani...


HELİOS!!

Helios herşeyi görendir. o güneşin asıl temsilcisidir! Apollon ile karıştırlmamalıdır. Helios hergün pırıltılar içersindeki şatosundan ayrılır ve gürbüz atların çektiği arabasına atlayarak gökyüzünü baştan başa kateder. ondan sonra atlarını okeanos'un suyunda yıkar ve bir kayıkla tekrar doğuya gider. BU böylece deavm eder. Helios aynı şekilde apollon gibi çok yakışıklı, kaslı bir delikanlı olarak gösterilir. saçları güneş ışınlarından oluşmuştur. o herşeyi görür. Afrodit'in Ares ile olan kaçamağını hephaistos'a söyleyen odur, demeter'in hades tarafından kaçırılan kızı persephoneyi haber veren yine odur. onuın gözündan hiçbir şey kaçamaz! o her zaman parıltılı sarayında oturur ve herkesi, herşeyi görür. Tanrılar bile onun gözündan kaçamaz. Aynı zamanda alçakgönüllüdr helios. Tanrılar, titanlar ila yapılan savaştan çıktıklarında dünyayı paylaşırken helios yanlışlıkla es geçilmiş ve ona bir yer bırakılmamıitır. bundan üzülen zeus paylaşımın tekrar yapılmasını ister ama helios her hangi bir huzursuzluğa yol açmamak için bunu kabul etmez. o sırada yeni oluşmuş bir adayı gözüne kestirir ve orayla yetinir. bu ada Rodos adasıdır. dediğim gibi helios alçakgönüllü olduğu gibi adildirde. bu görüş yetisini hiçbir zaman kendine lehine kullanmamıştır.

Aslında mitoloji karizmatik kişiler geçidirir aslında. hepsi kendine özgüdür.
Hermes, Zeus, dionysos, artemis, hera...hepsi hepsi
ama benim favorim

HELİOS'TUR! GÃ?NEşİN ASIL VE ASİL TEMSİLCİSİ:

Posted: Sat Dec 24, 2005 5:01 am
by Asasin
bence de yunan mitolojisi çok geniş ve detaylıdır. ve farklı kaynaklar farklı açıklamalar yapar. ben bi ara ciddi ciddi yunan mitolojisine kafa yormuştum. benimde favorim poseidondur. atı kendisi yaratmıştır ( mitolojide tabiiki ) tridenti vardır falan filan

İskandinav mitolojisi de süperdir. orada da Loki, korkunç kurt fenrir (lokinin canavar oğludur kendisi) ve thoru severim
harry potter 6. kitapta da fenrir greybek diye bi karakter vardır (kurtadam olarak, çok hoşuma gitmişti ) :twisted: :twisted:

Posted: Sat Dec 24, 2005 7:47 am
by Darkgnome
Yunan mitolojisi aslında çevredeki bütün efsanelerin alnarak birleştirildiği bir destanlar bütünüdür. Sadece yunanlılara ait değildir. O yüzden zaten çok sevilmiştir. Tek bir halkın değil pek çok halk ve ırkın bileşiminden oluşmaktadır.

Posted: Sat Dec 24, 2005 9:53 am
by mefistofeles
bunlar çok iyi oldu bizde eski yunanistanda geçen ve bu tanrılarla bu mitosların yuaşandığı bir rp panın flüdü hepinizi bekleriz .Ozanlar ve efsanelerle karışık bir oyun .....

Posted: Sat Dec 24, 2005 6:40 pm
by Selkinemus
Pandoras kutusunu bileniniz varsa beni bilgilendirebilir mi???