Page 1 of 2

Savaşçının Evi

Posted: Fri Nov 04, 2005 11:53 pm
by BrokenBlade
Herşey iyiydi taki sıkılana kadar...Artık mutluluk ve rahat size batıyordu ve güzelim yurdunuzdan ayrıldınız arkanızda zavallı bir anne ve küçük bir kardeş bırakarak....
Hayatınız en güzel maceraları yaşadınız-Çok büyük savaşlar gördünüz-.Artık yorulmaya başladınız.Güzel ve cici bir hanımefendi bulup bir yastıkta kocadınız.Küçü bir kasaba da bir ev sahibi oldunuz.
Bir gün heryerde fısıltılar duyulmaya başlandı.Kuzeyde bir şeyler oluyordu...
Kızıl bir güneş doğarken boruların korku dolu sesleri duyuldu kasabanın her tarafında...Fısıltılar gerçekti,öz kardeşiniz inanılmaz derece güçlü bir ordunun başındaydı.Her yeri istiyordu.Her toprak parçasını...Ve yolu sizin kasabaya düşmüştü.
Üç seçiminiz vardı...Kasabanın yaşlı lordu sizin tecrübenize güvenerek komutanlık teklif etmişti size,ordunun başına geçip doğduğunuz toprakların gençlerine ve -öz- kardeşinize karşı savaşacaktınız,yaşadığınız topraklar ve biricik karınız uğruna...
Kardeşiniz size beraberlik teklif etmişti...Onun ordusunuda komutan olmanızı bekliyordu ama kendinin altında :evil: .
Güney yolu sizi bekliyordu...
Seçiminiz?

Posted: Sat Nov 05, 2005 7:33 am
by Darkgnome
Hangi taraf beni daha çok temsil ediyorsa o taraf. Yani eğerki gelen ordu daha iyi bir yaşam ve kötü kalpli lordu düşürme adı ile geliyorsa kardeşimin tarafı.

Ancak eğer ki, her yeri ele geçirip daha sonrada iyi yürekli pamuk barondan daha kötü bir yönetim getirecek ise o zaman pamuk baronun yanında olurum. Yani çocuklarıma ve geleceğin tüm çocuklarına hangi taraf daha iyisini verecekse o tarafta yer alırım.

Du bakayıom orda kendinin altındamı diyor ne...

Ben kendi ordumu toplar sonrada her yeri ele geçiririm. :P

Posted: Sat Nov 05, 2005 5:04 pm
by Slach
bence bir savaşçının evi olmaz evi olsa olursa artık savaşçı olmaz. Bunu en güzel göstergesi tarihte biz.

Posted: Sun Nov 06, 2005 1:49 am
by KUTBILTUNGA
Kardeşimin nasıl bir adam olduğuna bağlı...Eğer adam toprakları cehalet ve kötülük yolunda ele geçirmek istiyorsa ve halk buna karşı çıkıyorsa,önce edplice konuşur,olmazsa gezmeye çıkma ayağında direnişe katılırdım;hatta kasabalıları varsa kasaba karakoluyla anlaşmalı olarak en güvenli yere kaçırır ve yoluna savaşmadan devam edecek ordunun arkasından milis birliklerin eğitimine başlardım...(Biraz fazla gerçekçi oldu ama) :twisted:
Eğer ki orduya katılmış olan gençler,sapkın düşüncelerle;para beleş kazanç dini vb sapkınlık yolunda değilse ve yine de baron ve kasabanını geri kalanıyla karşı karşıya gelmişse,gidişattta bir abukluk olduğundan iki tarafın savaşmadan anlaşması için aracı olmaya çalışırdım... :roll:
Sonuçta haklının yanında yer alır,fakat ailemi bu olaydan ayrı tutmaya çalışırdım(Güneye yollamak vb.).İki taraf da karaktersiz ve hırs esiri ise bu kasabaya neden yerleştiğimi kendime sorar ve gelecek nesillerin bu şekilde yetişmemesi için buralardan göçerek hikayenin başında yazılmış olduğu üzre kocamış olduğumdan,eli hem kalem,hem de kılıç tutabilen;zeki,çevik ve ahlaklı nesiller yetiştirmek üzre okul açabileceğim diyarlara ailemle birlikte göçerdim... :wink:

Posted: Sat Dec 31, 2005 8:13 pm
by rilley
Bir gezgin, bir savaşçı veya bir kolcu için heryer ev sayılır. Her ağaç, her taş yada her çalılık, onun mekanıdır.

Posted: Wed Jan 04, 2006 4:00 am
by FrontsideAir
1) Eğer konutan olursam elime bir şey geçmez çünkü bu kadar korkulan biri kasabayı da kolayca ele geçirir. Geçiremese bile benim orada olmam bir şey fark ettirmez. Gereksiz.

2) Eğer kardeşime katılırsam -ki BrokenBlade'e göre pek de iyilik amaçlı biri değil kardeşim- hem onun altında olacağım hem de zarar vermiş, onu öldürüp yönetimi ele alsam bile kanlı bir ülke olacak elimde. Hiç sanmıyorum.

3) İşte savaşçının evi: yollar. Vururum kendimi yollara, karımı da iyi bir yere yerleştiririm. Sonra da kardeşimin karşısına teke tek çıkabilirim -tabii bu kişiliğime bağlı. Güzel tercih.

3 seçenekten savaşçı için en zararsızı 3. seçenek. Benim fikrim ve oyum bu yönde.

Saygılar..

Posted: Tue Jan 31, 2006 7:06 am
by ...lwnt....
kesinlikle kendimi yollara atardım savasçı evinde kalırsa dövüşmeyi unutur-caramon gibi-güneye giderdim ben...

Posted: Wed Feb 01, 2006 9:53 am
by Gwindor
Toprakmış, ünmüş, orduymuş, paraymış, pulmuş... söylemesi bile yoruyor adamı. Alıp başımı çeker giderdim...

Posted: Sun Mar 12, 2006 6:48 am
by ussiyiness
her kim ki benim hayatıma, dostlarıma, aileme fazla gerek yokken, yani şart değilken kast ediyorsa, o benim düşmanımdır. buna ailemden herhengi biri de dahil. kafasını şöminemim üzerine de asmam ama. saygılı bi şekilde cenazesinin düzenlenmesini sağlarım! :P

Posted: Sat Mar 25, 2006 8:29 pm
by Stygian
şan şöhret para mal varlıgı tabiiki kardeşimin yanında olurdum tabi zamanı gelince ....

Posted: Mon Apr 24, 2006 3:03 pm
by seraphima
Kardeşler gün gelir birbirine düşebilir, araya kıskançlık girebilir, mevki ve mal hırsı insanların gözlerini kör edebilir.
Kardeş, ana baba yerine göre boş..Yerine göre önemli..Ruhunuzun savrulup gitmek istediği uzak diyarlara bedeniniz de sürüklenmek istiyorsa, niye olmasın??
Bir savaşçı isem, her yer evim.Özellikle adalet ve insanlık adına birşey yapabiliyorsam, arkamdan edilen birkaç güzel kelam, arkamdan anılan güzel anılar yeter de artar..
Sonuçta alır başımı giderim..

Posted: Sat May 06, 2006 8:51 am
by Ensiferum
Açıkçası iki kardeş çok iyi ikili olabiliriz belki.

Posted: Sat May 06, 2006 7:13 pm
by Lord Necros
şöminemin üzeri boş kalmasın. :mrgreen:

Hatta hazır başlamışken kasabanın lordunu darağacında sallandırıp kasabanın yönetimini alırdım. Sonra da ordumu eski anayurduma sürüp orayı da ele geçirirdim. Benim! Hepsi benim! Nihahahahahahahahaha! :evil:

Posted: Sat May 06, 2006 9:43 pm
by Logan
Aha necros kafayı yedi...
Bende olsam... Pılımı pırtımı toplar karımı alır.. kılıcımı kuşanır giderdim...
Ee neden olsa yoruldum artık..:D

Posted: Tue May 16, 2006 3:14 pm
by Aredheliquas
sonuç olarak benim bir hayatım var karım ve cocuklarım. bencillik buradan sonra beni bırakmalı herşey onların iyiliği için olmalı yani savaşırım fakat kaçacak yer kalmadığı zaman. fakat şu anda güneyde güçlü kaleler ve şehirler olduğuna eminim...