Birkaç şeye açıklık getirmeye çalışayım ben de.
Olaylardan altı ay önce, Gabriel Gray isimli saat tamircisi Hindistan'dan gelen bir genetik bilimci olan Chandra Suresh tarafından ziyaret ediliyor. "Patient Zero" (İlk Hasta) olarak adlandırdığı Gabriel ile görüşen Chandra Suresh, konuyu Gabriel'e anlatıyor ve üzerinde araştırmalara başlıyor. Gelin görün ki Gabriel'deki gücü çözemiyor ve gücü olmadığını söyleyerek onu geri göndermeye çalışıyor.
Sylar'ın doğuşu aslında burada diyebiliriz. Yaşamı üzerinde hiçbir kontrolü olmayan ve bütün hayatının ailesi tarafından programlanmasının, kısacası yaşamında bir mahkûm hayatı yaşayan Gabriel, ilk defa kendisini daha büyük bir kaderin beklediğine inanmıştı. Chandra ile orada kavga etti ve eline başka bir kişinin adresi geçti. Gabriel bu kişiyle kendisini genetik bilimci gibi göstererek tanıştı. Sylar ismi ise bu adam ona adını sorduğunda tamir etmekte olduğu saatin üzerinde yazan "Sylar" yazısından aldı.
Bahsi geçen şahıs yüksek bir telekineziye sahipti. Adam bunun iyileştirilmesini istediği sırada Sylar ona sert ve sivri cisimle ense kökünden (Beyincik civarı) vurdu. Gözünüzden kaçan şey şuydu:
Yerde yatan adamın kafası parçalanmıştı ve kan akıyordu. Sylar orada "Bakalım senin beynin nasıl çalışıyor?" dedi ve ardından telekineziye sahip oldu.
Peter'ın güçlerini tasvir etmek için "absorb" sözcüğünü doğu bulmuyorum. Bu kavramda X-Men'deki Rogue gibi çalışmalıydı. Yani güçlerini aldığı kişi, bir süre güçlerini kullanamamlıydı. Bu yüzden Peter'ın güçleri tabiri caizse "copy/paste" mantığında işliyor.
Sylar ise doğrudan beyinleri inceliyor. Güçleri de buradan alıyor.
Anladığım kadarıyla Heroes'taki güçler DNA-Beyin eksininde gitmiş. Kişilerin DNA'larındaki yapı farklılıkları yüzünden beyinlerinde farklı hücreler de aktif hale geliyor ve bunun sonucunda o güce sahip oluyorlar.
Diğer insanlarınkinin aksine Peter ve Sylar'ın DNA'ları çok oynak ve hareketli. Sylar beyinleri incelediğinde bir şeyin nasıl çalıştığını anlaması sayesinde içindeki güçleri öğreniyor. Bunun aslında o aletlerle çok sağlam bir empati kurarak yaptığını düşünüyorum. Bu empati sırasında da DNA, kendisini yeniden biçimlendiriyor ve Sylar'ın beyninin başka bir bölümü aktif hale geliyor.
Mr. Noah Bennet, Sylar yakalandığında "DNA'ndaki bu kadar değişiklik, akıl sağlığını kaybetmene neden olmuş." demişti.
Kısacası herkeste DNA-Beyin koordinasyonu mevcut. Beyin çok önemli bir yer tutuyor zira hatırlatırım ki Chandra Suresh Sylar'a beynin maarifetlerini açıklarken şöyle bir cümle kullamaktan da geri kalmamıştı.
"Eğer gerçekten bir ruh varsa, o zaman mutlaka beyinde olmalı."
Gelelim Peter ve Sylar'ın farklılıklarına.
Diyelim ki benim üç tane gücüm var. Birinci gücüm ve kontrol etmeyi başardığım gücüm suyu kontrol etmek. Suda hafif bir dalga yaratmaktan tutun da bir Tsunami ile New York'u sular altında bırakmaya kadar her şeyi yapabilirim. İkinci gücüm de benzeri bir şekilde havayı kontrol etmek, ama bu konuda bir sadece şüphelerim var. Bunu gerçekten yapabilir miyim bilmiyorum. Kontrolüm de yok. Üçüncü gücüm ise hastalıklara karşı tam bağışıklık sahibi olmam. Ama bu konud en ufak bir bilgim bile yok. Sağlıklı beslenme ve spor sayesinde hastalanmadığımı düşünüyorum.
şimdi önce Peter geldi, benimle konuştu. Sonra Sylar geldi, beni öldürdü. Bakalım neler olur?
Peter'ın önünde suyu hareketlendiririm. Peter gücü benden alır. Havayı alamaz. Bağışıklığı hiçten alamaz. Peter'ın gücü alması için iki şey gereklidir: Birincisi benim, onun önünde o gücü sergilemem, ikincisi ise onun bunu fark etmesi. Bağışıklık bende sürekli aktiftir, ama Peter bunun farkında olmadığından onu alamaz. Suyu hareketlendiririm, Peter bunu görür ve farkına varır. DNA'sı hemen şekil değiştirir.
Sylar gelir. Ã?nünde suyu hareketlendiririm. Hiçbir şey olmaz. Sylar tutar, parmağıyla işaret ederek kafamı yarar. Beynimi alır, inceler. Sonunda suyu kontrol edebilir, havayı kontrol edebilir ve hastalıklara karşı tamamen bağışıklık sahibi olur.
Kısacası Peter'ın güçleri kansız ve vahşetsizdir, ama tüm güçleri alamayacağı gibi hiçbir gücü alamama ihtimali de vardır. Sylar ise kanlı bir şekilde halleder işi, ama bütün güçleri iliklerine kadar alır.
Code: Select all
CNBC-E'de bir sonraki hafta yayınlanacak olan bölümde beş yıl sonrasını izleyeceğiz. Burada Nathan ABD başkanı olmuş, Mohinder onun yardımcısı olmuştur. Detaylara girmeyeceğim. İlerleyen sahnelerde Nathan'ın çoktan öldürüldüğünü ve Thompson (Mr. Bennet'in çalıştığı adam)'ın kızının (şekil değiştiren hatun) güçlerini alması sayesinde Sylar'ın Nathan Petrelli kılığında durduğu görülecektir.
Sezon finali bölümü olan "How to Stop An Exploding Man?" isimli bölümde Sylar, Hiro tarafından katana ile şişlenir. O sırada Peter, fener misali parlamaya başlar. Bunu gören Sylar, karanlığa gömülmeden önce manyak manyak kahkahalar atar. Peter patlamadan önce Nathan gökten gelir, Peter'ı alıp uçurur ve gökte bir patlama olur. Bundan sonra Mohinder'ın sesi ile bir Aftermath söylenir. Ve son sahnede Sylar'ın cesedinin olması gereken yere baktığımızda orada sadece biraz kan ve bir hamamböceğinin olduğunu görürüz. Sylar gitmiştir, yani yaşıyordur.
Hatırlatırım ki Sylar, Peter ile birlikte çatıdan düşmüştür. Peter normalde orada ölmüşken Sylar topallayarak kaçmıştır. Yine Primatech Paper Factory'de Sylar öldü zannedilirken ayağa kalkmıştır. Mr. Bennet'in evinde kurşun yemiştir, bana mısın dememiştir. Bu durumda Sylar'ın daha önce güçlerini aldığı kişilerden birisinin bir tür Damage Reduction etkisi taşıması muhtemeldir. Sylar'ın bedeni uzun vadede kendini toparlayabilmektedir ama Claire'ın bedeni gibi hızla olmamaktadır. Yine dizinin ilk bölümlerinde kızın Dominate etkisinek arşı çıkmasında da bu tür bir direnç söz konusu olabilir.
Bir diğer ihtimal ise Sylar'ın en sık kullandığı gücün telekinezi olması olabilir. Telekinezi ile milletin kafasını yaran bir adam, aynı şekilde haydi haydi kendi yaralarını kaynaştırabilir. Yine aşırı zihinsel bir aktivite olan telekinezi sayesinde tabiri caizse will save'i abarmış olabilir.
Yine de ilki daha muhtemeldir, zira Mohinder'ın verdiği ilaçlara rağmen telekineziyi kullanabilmesi, bedeninin oldukça dirençli olduğunu göstermektedir.
Eksik bir şey kaldı mı?
