frpworld de ruhban olmak
FİRBLE: Ben tanrım yok olmadan çok önce yok olmuştum Ulfgar o nedenle şu ara sizin aranızda olmam zor. Benzer şekilde tanrılarına gerçekten iman etmiş olanlar birer birer yok oldular. Kalanlar az sayıda ruhbansa bu yok oluştan kurtulmak için bir çıkış arıyor.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Birçoğu zaten uzun zamandır yoklar. En son gidenlerdense uzun zamandır haber yok... Onların yükselişini beklemektense onlarsız yaşamayı öğrenmeliyiz belki de.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
Dragonfire
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 2005
- Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
- Location: Abyss
Yeni bir tanrının yükseldiğini de göremiyorum. Korkarım tüm tanrılar Sol Lagnayı sonsuza dek terk etti. Bu yok oluşla baş etmenin yolunu bir şekilde kendi kendimize bulmalıyız.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
Dragonfire
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 2005
- Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
- Location: Abyss
Yeni tanrılar mevcut sadece artık toprak üzerinde değil kendi himayelerine ait görev alanlarındalar(heaven). Ama rahiplerin duaları, büyüleri yanıtsız kalmayacak. En çok ihtiyacı olanlara ve en çok iman edenlere daima elleri uzanacaktır.
"What is locked can be opened; What is hidden can be found; What is yours will be mine."
FİRBLE: Her zamanki gibi ve en çok ihtiyaçları olduğu anda da ellerini çekecek onları bir başlarına bırakacaklar. Artık bu oyuna gelinmemeli. Diyarın ozanları geçmişin anılarını aktarmalılar. Tanrıların nasıl sinsi ve bencil olduklarını aksi taktirde diyar tekrar tekrar aynı kaderi yaşayacak sanırım.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
SQUAN: Bir ruhban olmasa bile bir dragonfire paladin i idi. Ve ona ölene kadar inandı. Belki desteğini göremiyordu. Ama son savaşını yaparken bile ona inanıyordu.
Bunun dışında eski tanrıları beklemenin bencede bir faydası yok. Ã?ünkü eski tanrıların gelebilecek kudreti olsaydı çoktan gelirlerdi gibime geliyor.
Bunun dışında eski tanrıları beklemenin bencede bir faydası yok. Ã?ünkü eski tanrıların gelebilecek kudreti olsaydı çoktan gelirlerdi gibime geliyor.
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
RP DIşI: Ölmüş de olsa karakterinin ağzından konuşabilirsin. Bence bu daha zevkli yapıyor tartışmayı. Ben tüm karakterlerimi dahil etsem başlıbaşına tartışmayı yönetirler her halde...
FİRBLE: Bence eskilerden önce tanrıları beklemek başlı başına yanlış... Diyar tarihinde hangi tanrı kendine güvenin hakkını verdi. Bir tane bile var mı? Tanrıları boş verelim. Bırakalım umursamayalım... Bizim bir inancımız olacaksa bile tanrılardan bağımsız olsun. Hayata bakış açımız olsun bizim inancımız...
Tüm ruhbanlar bunu düşünsünler çünkü gözümüzü açmayı başardığımızda bunu en iyi anlatabilecek olan bizleriz.
FİRBLE: Bence eskilerden önce tanrıları beklemek başlı başına yanlış... Diyar tarihinde hangi tanrı kendine güvenin hakkını verdi. Bir tane bile var mı? Tanrıları boş verelim. Bırakalım umursamayalım... Bizim bir inancımız olacaksa bile tanrılardan bağımsız olsun. Hayata bakış açımız olsun bizim inancımız...
Tüm ruhbanlar bunu düşünsünler çünkü gözümüzü açmayı başardığımızda bunu en iyi anlatabilecek olan bizleriz.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Dekotta : Frible, sana kendine gelmeni salık veririm ! Tanrılarımız olmadan bizler birer hiçiz. Onlar bizden uzak olabilirler ama bizim görevimiz inançlarımıza sıkıca tutunmak ve onlar dönene kadar onların temsil ettiklerini yüceltmektir. Onlar dönemezse bile bu inancımıza kucak açacak ilahi güçler bulacağımız muhakkaktır. Diyarlar ilahi güçlerin varlığından yoksun yaşayamaz, er ya da geç döneceklerdir. Onlar gelene kadar biz hayatımızı yitirirsek de bizi yanlarına kabul edeceklerdir.
Squan: Firble a katılıyorum bazı konularda. Tanrılara körü körüne bağlanmak bence yanlış. Sonuçta onlar burada değiller ve kendi başımızın çaresine bir şekilde bakmalıyız. onlara körü körüne bağlanmak ve onlarsız hiçbirey yapamayız mantığı doğru gelmiyor bana. Evet onları yüceltmeye devam etmeliyiz. Ama bu onlarsız bir şey yapamayacağımız anlamına gelmez.
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
**Bende isim yaziim bari
**
Ulfgar: Hepimiz bu diyarda uzun zamandır yol geziyoruz. Hepimiz uzun zaman öncesini biliyoruz. Eski Tanrılar düştüğünden beri ne doğru gitti buralarda ? Demir bir yumruğun hükmüne girdiğimiz günler dün gibi. O zamanlara bakarsanız düzen vardı. Bir tek zihin yönetirse herşeyi elbette düzen varmış gibi görünür ama bizler ilk bakışın ardına inebilecek kadar tanıyoruz buraları. Savaşları gördük. Onlara katıldık. Onları anlattık. Onları izledik. Ne olursa olsun Savaşlarımız yüce idi. Askerler şerefle dövüştüler. Diplomatlar ustaca konuştular. Peki ya sonra... Gerçek Tanrılar gitti ve diyarımız pisliğe bulandı. Onlar gittiğinde aslen aciz olanlar yükseldiler. Kendilerini tanrı ilan edenler bile oldu. Ancak ne var ki çok uzun sürmedi bu sapkınlık.
Ben derim ki, Ruhbanlara düşen görev sinsice değil mertçe eski tanrıların isimlerini yüceltmektir. Korkmadan, çekinmeden hiç bir kuvvetten. Her köyde her oda da her köşede onların zamanını anlatmak. Ve en nihayetinde zamanı geldiğinde onları tekrar aramıza katmak. Bunu başaramaz mısınız ?
Ulfgar: Hepimiz bu diyarda uzun zamandır yol geziyoruz. Hepimiz uzun zaman öncesini biliyoruz. Eski Tanrılar düştüğünden beri ne doğru gitti buralarda ? Demir bir yumruğun hükmüne girdiğimiz günler dün gibi. O zamanlara bakarsanız düzen vardı. Bir tek zihin yönetirse herşeyi elbette düzen varmış gibi görünür ama bizler ilk bakışın ardına inebilecek kadar tanıyoruz buraları. Savaşları gördük. Onlara katıldık. Onları anlattık. Onları izledik. Ne olursa olsun Savaşlarımız yüce idi. Askerler şerefle dövüştüler. Diplomatlar ustaca konuştular. Peki ya sonra... Gerçek Tanrılar gitti ve diyarımız pisliğe bulandı. Onlar gittiğinde aslen aciz olanlar yükseldiler. Kendilerini tanrı ilan edenler bile oldu. Ancak ne var ki çok uzun sürmedi bu sapkınlık.
Ben derim ki, Ruhbanlara düşen görev sinsice değil mertçe eski tanrıların isimlerini yüceltmektir. Korkmadan, çekinmeden hiç bir kuvvetten. Her köyde her oda da her köşede onların zamanını anlatmak. Ve en nihayetinde zamanı geldiğinde onları tekrar aramıza katmak. Bunu başaramaz mısınız ?
Hani eski bir resme bakarken hani yılları sayar da insan hani gözleri dolar ya birden.. İşte öyle bir şey..
FİRBLE:
Eski tanrılar eski tanrılar diyosun Wulfgar... Hani şu savaşları ile erken bir kıyametin eşiğine getiren tanrılar... Onlar şimdiki tanrılardan daha mı iyilerdi. Ã?ylelerse bile onlar bize layık olmayı neler yaparak başarabildiler.
Daha sonraki tanrılar Dekotta onlar şimdi yok. şimdi hiçbir ilahi güç yok.. Ve biz barız. Diyar parçalanıyor ama bunu da durdurabilirdik.. Eğer yıllarca kendimizi tanrılara muhtaç olduğumuz konusunda kandırmasaydık.
Hiçbir tanrıya ne eski ne yeni muhtaç olduğumuza inanmıyorum artık... İnancı reddetmiyorum. Anlamak keşfetmek ve farkında olmak gerekli bize... Ama bunun da ötesinde var olan her şeyin birliğini yaratmayı amaçlamalıyız biz ruhbanlar. Ã?yle inançlı olmalıyız ki inancımız tanrılara ihtiyaç duymadan diyarı birlik içinde tutabilsin. Ama insanlara farkında olma. keşfetme güdüsünü de aşımalıyız. Onların her şeyi yapacak güçte olduklarını göstermeliyiz onlara...
Bunu ben yapamayacam çünkü yokum. Ama yapacak ruhbanlar olacaktır elbet.
Eski tanrılar eski tanrılar diyosun Wulfgar... Hani şu savaşları ile erken bir kıyametin eşiğine getiren tanrılar... Onlar şimdiki tanrılardan daha mı iyilerdi. Ã?ylelerse bile onlar bize layık olmayı neler yaparak başarabildiler.
Daha sonraki tanrılar Dekotta onlar şimdi yok. şimdi hiçbir ilahi güç yok.. Ve biz barız. Diyar parçalanıyor ama bunu da durdurabilirdik.. Eğer yıllarca kendimizi tanrılara muhtaç olduğumuz konusunda kandırmasaydık.
Hiçbir tanrıya ne eski ne yeni muhtaç olduğumuza inanmıyorum artık... İnancı reddetmiyorum. Anlamak keşfetmek ve farkında olmak gerekli bize... Ama bunun da ötesinde var olan her şeyin birliğini yaratmayı amaçlamalıyız biz ruhbanlar. Ã?yle inançlı olmalıyız ki inancımız tanrılara ihtiyaç duymadan diyarı birlik içinde tutabilsin. Ama insanlara farkında olma. keşfetme güdüsünü de aşımalıyız. Onların her şeyi yapacak güçte olduklarını göstermeliyiz onlara...
Bunu ben yapamayacam çünkü yokum. Ama yapacak ruhbanlar olacaktır elbet.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
Dragonfire
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 2005
- Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
- Location: Abyss
Tanrılarsız yaşayabilirdiniz, eğer;
Tanrılar evrenin cosmic yapısını bir arada tutan güçleri oluşturmuyor olsalardı.
İçinideki duygusal karmaşa ile onların birer kopyası olmayıp, bu boşluğu doldurabilecek kadar bu duyguları çözebilmiş olunabilinse.
Geçmiş: Geçmiş tanrıların ölümsüzlerin yok oluşları, göçleri ve gidişleri ile dolu. Bir inanına gerektiği kadar kol açamayan bir tanrı, ya bunu hak etmiyorsunuz yada tanrınız size erişemiyor.
Tarih kendi becerilerini tanrılara adayanlarla doludur. Burada sorulması gereken tanrılarmı kulları yüceltir yoksa kullarmı tanrıları?
Diyeceğim o ki siz eşeğinizi sağlam kazığa bağlayın sonra tanrıya tevekkül ediniz.
Tanrılar evrenin cosmic yapısını bir arada tutan güçleri oluşturmuyor olsalardı.
İçinideki duygusal karmaşa ile onların birer kopyası olmayıp, bu boşluğu doldurabilecek kadar bu duyguları çözebilmiş olunabilinse.
Geçmiş: Geçmiş tanrıların ölümsüzlerin yok oluşları, göçleri ve gidişleri ile dolu. Bir inanına gerektiği kadar kol açamayan bir tanrı, ya bunu hak etmiyorsunuz yada tanrınız size erişemiyor.
Tarih kendi becerilerini tanrılara adayanlarla doludur. Burada sorulması gereken tanrılarmı kulları yüceltir yoksa kullarmı tanrıları?
Diyeceğim o ki siz eşeğinizi sağlam kazığa bağlayın sonra tanrıya tevekkül ediniz.
"What is locked can be opened; What is hidden can be found; What is yours will be mine."
Squan:Ben ki son savaşıma girerken tanrımı yanımda hissetmedim. Aslında açık konuşmak gerekirse hissettiğim zamanları bile hatırlamıyorum. Sadece tek hissettirdiği sadece varlığının olması. Onu bırakmayı düşünmedim. Ama onu hissetmediğim anda da karaları bağlamadım. Bir şekilde herkes yolundan saptı yada saptırıldı demek daha doğru olur. İçimdeki bazı şeyler bana yardımcı oldu. O da tanrım olmadığı kesin...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
