Gordeon Karargahı(pasif rp)

Farklı sistemler ve dünyalar üzerine hazırlanan aktif oyunlarımızın bulunduğu bölümdür.
Locked
Dreamscape
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 718
Joined: Sun May 07, 2006 10:00 am
Location: Kuzeyden Nordland'den...

Post by Dreamscape »

Ethrynoen teğmenin hızlı kılıç hareketlerinden kaçmakta zorlanıyordu.

Birden teğmenle yaptığı ilk dövüş aklına geldi."Evet" dedi içinden.Tıpkı teğmen gibi kılıcın yetersiz kaldığı yerlerde vücut hareketlerinden faydalanacaktı.Teğmenin taktiğini çözsede onun sağlı sollu hareketlerini sol eliyle karşılamakta güçlük çekiyordu.

Teğmen çok hızlı hareket ederken savunmasını kontrol edemiyordu.

Bir adım geriye çekildi.Ardından bir adım daha.

Teğmenin bir açığını farketti sonunda Ethrynoen.Değişik yönlere saldırırken bir çok yeri açıkta kalıyordu.

Teğmenin kılıç oyunundan yorulmuşştu artık.Onun kendisiyle dalga geçtiğini düşünmeye başladı.

Teğmenin bir sonraki hareketinde cevabını aklından geçirdi ve hafifçe gülümsedi.
<div>Kuzey'de yazın sonu gelmez...</div><br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Post by Firble »

Taki kaseyi Mellin'in kafasına geçirdiğinde adam yere yuvarlandı. Hala gözlerinde utanç v öfke karışımı bir duygu hissediliyordu. Ayağa kalkmaya çalıştı. Yere saçılmış soğuk patatese bastı ve ayağı kaydı. Tekrar yere düştü.

NE YAPTIğINIZI ZANNEDİYORSUNUZ BURADA? Ses ana salonun hemen karşısındaki kapıdan gelmişti. Askerlerin hepsi adamın önemli biri olduğunu anlayıp sessizleşmişti. Derken Ana salondaki çavuş da sesi duyup içeri girdi. Yemek salonundaki manzarayı ve komutanını görünce konuşmayı başaramadı. Sadece Binbaşım diyebildi.

Binbaşı başıyla çavuşu susturdu. Doğrusu ilk günden kavga edilmesini beklemezdim. Özellikle de bir gönüllüden.

Gönüllü sözü duyulduğunda odadakilerin Taki ye bakışları değişmişti. Mellin bile saygı ve korku karışımı bir duygu ile gözlerini Taki den kaçırdı.

Asker diye devam etti binbaşı seni odama bekliyorum hemen. Sonra arkasını dönüp odasına doğru ilerlemeye başladı.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Post by Firble »

Ethrynoen in gülümsemesi ipucu veriyordu. Eğer bir düşmanı ile dövüşüyor olsa ya çok ani bir saldırı ya da çok güçlü bir svunma yapmayı düşünürdü teğmen. Ancak bu bir öğrenciydi.

Ayağını geriye aldı. ve kılıcını göğsünün hizsına getirdi. Sonra birden kılıcı aşağıya doğru hareket ettirdi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Gaara of the Sand
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 171
Joined: Fri Mar 23, 2007 10:00 am
Location: istanbul

Post by Gaara of the Sand »

Taki işte şimdi başının belada oldugundan emindi.omzundaki patates parçalarınıeliyle süpürdü.Melvine tehtidkarbir bakış attıktan sonra bir köşeye çökmüş Ellin'in omzuna eliyle dokundu ve bir sorun yok anlamında gülümsedi.Bin başının arkasından odasına dogru ilerledi.
<strong><em>Moedasu youna atsu tamaschi !</em></strong>
Dreamscape
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 718
Joined: Sun May 07, 2006 10:00 am
Location: Kuzeyden Nordland'den...

Post by Dreamscape »

Aşağıdan gelen kılıç darbesi Ethrynoen i şaşırttı.Geriye doğru tökezleyerek çekildi.Teğmenin tecrübeli bir savaşçı olduğunu anladı.Savunma yapmaya çalışması Ethrynoen i bir hayli rahatlatmıştı.

Ethrynoen tekrar gülümsedi.

Teğmen şu an savunma amaçlı saldırı yaptığı için Ethrynoen aradaki mesafeyi biraz daha açtı.Sonra sol elindeki kılıcını aşağı doğru indirdi.

Ve tekrar gülemsedi.

Teğmeni şaşırtmayı amaçlayarak sağ elindeki bezi çekip çıkarttı.

"Siz bunu umursamadınız efendim.Ama çektiğim acı gerçekten çok büyüktü."dedi.

Resmen kan kaynıyordu eli.Beyaz kemiğini göstermeden elindeki kanları teğmenin gözüne sıçrattı ve yapabileceği son hamleyi yapmak için ileri göğsüne doğru kılıcını savurdu.
<div>Kuzey'de yazın sonu gelmez...</div><br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Post by Firble »

Binbaşı kapı kapandıktan sonra Taki ye gülümsedi. İyi dövüşüyorsun savaşçı dedi karşısındakine. Belki tahmin etmişsindir başından beri sizi izliyordum özellikle de seni.

Ben Binbaşı Olen dedi komutanı Taki'ye. şehrin iç güvenliğinden askerlerin toplanması ve sevk edilmesinden ve gönüllülerin eğitiminden sorumluyum. Eğer sakıncası yoksa seni de tanımak isterim.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Post by Firble »

Ethrynoen in kolundan sıçrayan kan damlaları teğmenin gözüne sıçradığında teğmen içgüdüsel olarak kılıcını öğrencisinin kılıcının üzerine indirdi. Hafif kılıcın ağır olanı durdurması beklenemezdi. Ancak kazanılan iki saniyelik sürede teğmen geriye adım atmış. Darbe boşluğa sallanmıştı.

Teğmen gözlerini zorlayarak bulanıkta olsa görmeyi başardı. Sonra boşa sallanmış darbenin etkisi ile savrulmuş öğrencisini bir santim üstünden geçen bir darbe ile görebildiğini öğrencisine göstermişti.

Ciddi bir ses tonu ile düşmanın da kolundaki acıyı umursamayacak öğrenci. Üstelik benim kadar insaflı da olmayacak. Eğer çok acıyorsa gidip revire acını azaltmalarını söyleyebilirsin. Hatta istersen seni bir tapınağa da yollayabilirim.

Ancak ben oldukça yoğun savaşların yaşandığı bir bölgeden geliyorum çok yara gördüm ve senin bu yaraya dayanabileceğini düşünüyorum.

Bir iki saniye durakladıktan sonra ekledi. Sanırım bugünlük eğitimi bitirmek yerinde olur. şimdi git ve soğuk patates yemeğini ye.

Sözleri bittikten sonra teğmen arkasını dönerek binanın üst katına çıkan merdivenlere doğru yürüdü ve çıkıp giti.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Dreamscape
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 718
Joined: Sun May 07, 2006 10:00 am
Location: Kuzeyden Nordland'den...

Post by Dreamscape »

"Soğuk patates... kulağa hiçde kötü gelmiyor ha Ethy" dedi kendi kendine Ethrynoen.Yemekhaneye doğru ilerlemeye başladı.Hayalleri helva gibi etlerdi ama Soğuk patates işde bu dayanılmazdı.

"Ã?ğğğk" diye garip bir ses çıkardı.Patatesten nefret ederdi.Ama şu teğmeni düşündükçe onunla bir daha tartışmak istemiyordu.Sevsede sevmede yemek zorundaydı.

Yemekhaneye girdiğinde içeriden leş gibi ter kokusu geldi burnuna Ethy nin.Ama bunu düşünecek zamanı yoktu.Karnı çok acıkmıştı ve acilen birşeyler yeme ihtiyacı hissediyordu.

Yermekhane alanı geniş sayılırdı ve uzakta köşede bir yerde boş bir masa duruyordu.Oraya oturmaya karar verdi Ethy.Ama önce gidip iğrenç soğuk patatesten yemesi gerekiyordu.

"Acaba teğmenin menüsü nasıldır?" diye iç geçirdi Ethy.Ama teğmenin şerefli bir insan olduğu hissine kapılmıştı.Askerleri soğuk patates yerken o mis kokulu et ve su gibi bira içmezdi.

"İçmesdi değil mi?" dedi yine kendi kendine."Neyse şimdi ben işime bakmalıyım"dedi ve aşçının olduğu yere yaklaştı.Tabağnı uzattığında patatesleri gördü.Patetes yemeğinin en altı ona kalmıştı.şanslıydı çünkü en alt hem yanıktı hemde tuzluydu.Patetesini alıp ilerledi ve önceden gözüne kestirmiş olduğu masaya doğru ilerledi.

Teğmen elindeki acıyı hiçbir zaman bilmeyecekti.Ã?ünkü bunu kimseye anlatmamaya kararlıydı.Ancak o acıyı dindirmek ve kanamasını durdurmak için bir bezden daha fazlasına ihtiyacı vardı ve yemekten sonra onu bulmalıydı aksi takdirde kan kaybından geberecekti.
<div>Kuzey'de yazın sonu gelmez...</div><br>
Gaara of the Sand
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 171
Joined: Fri Mar 23, 2007 10:00 am
Location: istanbul

Post by Gaara of the Sand »

"Böyle bir yerde kavga ettigim için özür dilerim efendim.Ben Kunduz yuvalı Taki efendim.esas meslegim şifacılıktır en azından ailemin meslegi bense bir savaşçı olmak ve saygıyla anılmak için buraya geldim." sonrada heyecanla ekled i"evet dövüşmeyi benimle ve arkadaşlarımla dalga geçenlere karşı savunarak ögrendim ama birkaç çocuk pataklamakla kendime savaşçı diyemem haksızmıyım efendim."
<strong><em>Moedasu youna atsu tamaschi !</em></strong>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Post by Firble »

İyi dövüştün savaşçı...

Ethrynoen yemeği koyarken içeriye kıyafetlerinden teğmen olduğu anlaşılan daha önce görmediği birisi girmişti.

Ben teğmen Beddin. Kuzey bölgelerinde görev yapmıştım. Bir ay kadar önce Gordeon a geldim. şehir güvenliği görevi...

Yemeğin bulunduğu kaptan masada bulduğu boş bir tabağa soğuk patates doldurdu.

Soğuk patates dedi sonra bir iki saniye duraklamanın ardından ekledi. Özellikle kuzey ülkelerinde yiyebileceğin en güzel yemek. Bazen.

Sanırım dövüşmeyi daha önce bir yerde öğrendin yanılıyor muyum? Ama aynı zamanda yeteneklisin de...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Dreamscape
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 718
Joined: Sun May 07, 2006 10:00 am
Location: Kuzeyden Nordland'den...

Post by Dreamscape »

"Merhaba efendim." dedi Ethy.

"Evet savaşmayı öğrenmiştim.Daha doğrusu savaşın yaşattığı acıyı anlayabilmeyi öğrenmiştim.Ben ufak bir köyde çocukken köyümüze sık sık yabancılar gelir.Ailelerimize kadınlarımıza ve mallarımıza zararlar verirdi.Ben ozamanlardan beri savaşıyorum.Köyü savunmak içn sık sık erkekler ölürdü ve yerine yenileri gelirdi.Ve bende seçildim tam 11 yaşındayken..." dedi ve gözünden yaşlar boşaldı.

Ve gülümsedi;

"Kuzey topraklarını severim sanırım bu bana şu patetesi sevmeyide öğretir" dedi.
<div>Kuzey'de yazın sonu gelmez...</div><br>
Dreamscape
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 718
Joined: Sun May 07, 2006 10:00 am
Location: Kuzeyden Nordland'den...

Post by Dreamscape »

Eklemeyi unuttum

NOT; Ethrynoen e Ethy diyebilirsiniz.Zor yazılıyorsa eğer....
<div>Kuzey'de yazın sonu gelmez...</div><br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Post by Firble »

Kimi patakladığından çok nasıl patakladığın önemli savaşçı. Kendinden yeteneksiz biriyle de çok daha yetenekli biriyle de nasıl dövüşeceğini bilmelisin.

Ve evet kavga etmene gelince de hoş bir durum değil. Kavgayı karşı taraf başlatmış da olsa...

Binbaşı bir süre sessizleşti ve gözleri ileride neresi olduğu anlaşılmayan bir yöne odaklandı. Sonra tekrar Taki ye döndü.

Bu askerler Taki başkentin güvenli köylerinden toplandılar. Hepsi birkaç gün içinde farklı bölgelere gönderilecek. Bu gruptaki birçok asker en tehlikeli bölgelere gönderilecek çünkü en çok onlar asker istiyorlar.

şimdi sana bir önerim olacak Taki. Eğer istersen bu askerlerden ikisini senin emrine verebilirim ki özellikle de bunlardan birisinin her giden üç kişiden birisinin dönemediği kuzeye gideceği kesin. Ancak bu iki asker arasındaki sorunları çözmek de senin sorumluluğunda olacak. Mümkün olduğunca kavga etmeden çözmek.

Bunu yapabilir misin?
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Post by Firble »

Patatesi yemek de savaşmayı öğrenmenin bir parçasıdır savaşçı. Yırtık yastık ve yorganla soğuk bir koridorda yatmak da... Daha birçok şey... Aslında bizim tüm öğrettiklerimiz bir yerden sonra yetersiz kalıyor. Ancak sen sanırım zaten savaş görmüşsün. Gerçi... Ne kadar savaş görürsen gör önüne hep daha kanlıları çıkabiliyor.

Tanrılardan birisine inanır mısın? Mesela şu Anadolu'nun Kutsal Anası Kibele'ye...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Gaara of the Sand
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 171
Joined: Fri Mar 23, 2007 10:00 am
Location: istanbul

Post by Gaara of the Sand »

Evet efendim. onları belki kardeş yapamam ama birlikte çalışmayı ögretebilirim efendim!
<strong><em>Moedasu youna atsu tamaschi !</em></strong>
Locked