İlüzyonluk Üzerine Filmler

Buyrun huzurumuza ey güzide müdavimler. Eşsiz ve sonsuz dehlizlerinde savrulurken, bırakalım ruhumuzu dinginliğinin tadını çıkarsın...
Post Reply
Artemis Entreri
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1521
Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

İlüzyonluk Üzerine Filmler

Post by Artemis Entreri »

İlüzyon, sihirbazlık, büyücülük üzerine bildiğiniz filmleri buraya ayrıntılarıyla ve film hakkındaki kendi görüşlerinizle beraber yazarsanız güzel olur. Tabi isteyen de açıklanmış filmler hakkında yorumlar yapabilir. Ben çok sevdiğim bir filmle başlamak istiyorum.


----Prestij----



Image



Yönetmen -- Christopher Nolan
Senaryo -- Christopher Nolan, Jonathan Nolan
Oyuncular -- Hugh Jackman, Christian Bale, Michael Caine, Piper Perabo, Rebecca Hall
Filmin Türü -- Drama, Gerilim
Orijinal Adı -- The Prestige
Yapımcı Firma -- Newmarket Productions, Syncopy
Yapım Yılı -- 2006
Yapım Ölkesi -- ABD, İngiltere
Orijinal Dili -- İngilizce
Filmin Süresi -- 128 dakika
Vizyon Tarihi -- 22.12.2006




Image




Filmin Konusu




Her şey yüzyılın başında, hızla değişen Londra’da başlıyor. Sihirbazların ünlü ve en üst mertebede idol olarak kabul edildikleri bir zamanda, iki genç sihirbaz şöhrete giden yolu çizmeye başlarlar. Gösterişli, sofistike Robert Angier (HUGH JACKMAN) tam bir şovmenken, yontulmamış ve gelenekçi Alfred Borden (CHRISTIAN BALE) sihirli fikirlerini gösterme yeteneğinden yoksun, yaratıcı bir dahidir. Birbirlerini takdir eden arkadaşlar ve ortaklar olarak yola çıkarlar. Ama en büyük numaraları ters gidince, aralarında ömür boyu sürecek bir düşmanlık başlar; ikisi de bir diğerini geçme ve altüst etme niyetindedir. Sürdürdükleri aşırı rekabet, her numarayla, her gösteriyle daha da büyür; ta ki sınır tanımayana, hatta elektriğin yeni ve inanılmaz güçlerini ve Nikola Tesla’nın bilimsel dehasını işin içine dahil edene dek... Herkesin hayatı pamuk ipliğine bağlıdır. El çabukluğuyla sunulan sarsıcı sürprizlerle dolu film; inancın güvenin ve mümkün olanın en uzak, en karanlık sınırlarının keşfedildiği heyecan dolu bir dünyaya dalar.


---Prestij ile ilgili buraya kadar olan kısım bir internet sitesinden alıntıdır.---




Filmin En Başından Alıntı



Her sihirbazlık numarası üç bölüm ya da perdeden oluşur.
Birincisi "Vaat" bölümüdür.
Sihirbaz size sıradan bir şey gösterir.
İskambil destesi, bir kuş, ya da bir insan.
Bu nesneyi size gösterir.
Son derece gerçek, üzerinde oynanmamış, normal bir şey olduğunu görmeniz için nesneyi incelemenizi ister.
Fakat gerçek, farklı olabilir.
İkinci perdeye "Dönemeç" denir.
Sihirbaz olağan bir nesneyi alır ve olağanüstü bir şeye dönüştürür.
Hilenin sırrını arıyorsunuz, ama bulamazsınız.
Ã?ünkü dikkatli bakmıyorsunuz.
Siz sırrı bilmek değil, kandırılmak istiyorsunuz.
Henüz alkışlamazsınız, çünkü bir şeyi yok etmek yeterli değildir.
Onu geri getirmeniz gerekir.
İşte bu yüzden her sihirbazlık numarasında üçüncü bir perde bulunur.
İçlerinde en zorlusu.
Bizlerin deyişiyle, "Prestij"...



Batı'nın Fikri -- Yani Benim


Tek kelimeyle herhangi bir sıfat takmanın yetersiz kalacağını ve hem kurgusuna hem
yönetimine hem de oyuncuların başarısına birer hakaret olacağını düşündüğümden
böyle bir şey yapmayacağım. İzlediğim en güzel 5 film arasına girmeyi başardı. Çok
etkileyici bir finali var. Olayların akışı yönetmen tarafından inanılmaz ayarlanmış.
Oyuncular deseniz hepsi çok şahane oynuyor. Kesinlikle izlenmesi gereken bir film.
Özellikle ilüzyonculuğa, büyüye ve en önemlisi belki de, drama ilgi duyanlar için. Yani
bu film tam benlik. (:
Been there. Seen that. Got the scars.
Khufu
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 18
Joined: Sat Dec 30, 2006 10:00 am

Post by Khufu »

Houdini...
Kendisi dünyanın en ünlü sihirbazları arasında.
Harry Houdini - En ünlü kaçma sihirbazı...
Metamorfoz numarasi (Dönüsüm sandigi) ve kaçma numarasi --ya da kilit açma numarası diyelim-- ona ününü getiren başlica numaraları.

O profesyonel bir sihirbaz olarak anılıyor. Sanırım arattığınız zaman hakkında epey birşey öğrenebilirsiniz. Ancak ben aralarında filmi bulamadım.
Yıllar önce Houdini'nin hayatını ve gösterilerini anlatan bir film izlemiştim. Adı da "Houdini" ydi ama ben ne yazık ki filme dair hiçbirşey bulamadım :???:
Film ben izlediğimde bile çok eskiydi. Yani ilgini çeker mi bilmem ama amacın gösterileriyse bence izle. Tabii filmi bulabilirsen... :)
aransayes
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1861
Joined: Fri Oct 08, 2004 10:00 am
Location: aksaray-izmir

Post by aransayes »

O dediğin filmi bende izledim. Özellikle deli gömleğinden kurtulma sahnesi baya hoşuma gitmişti. İzlenilmesi gereken bir film. Sonuçta gerçek bir hikaye.
Bir tek seni bana çok gördü dünya
İyiler bu savaşı kaybetmiş
Peki ben nası büyük adam olucam
Kötü olmak seni geri getirir mi acaba...
Dreamscape
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 718
Joined: Sun May 07, 2006 10:00 am
Location: Kuzeyden Nordland'den...

Post by Dreamscape »

Criss Angel adlı bir iluzyonist var Houdiniyi sevdiği için deli gömleğinden kurtulma gösterisini oda yapmıştı.suyun içinde bir sürat motoruna bağlı giderken deli gömleğinden kurtulmuştu tam 15 sn içerisinde...(yada daha uzun bir sürede :D )
<div>Kuzey'de yazın sonu gelmez...</div><br>
Artemis Entreri
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1521
Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Artemis Entreri »

---İLÖZYONİST---





Image


[Bu bölüm alıntıdır.]



KONU

Marangoz bir ailenin oğlu olan Eisenheim (Edward Norton), aristokrat bir ailenin kızı Sophia'ya (Jessica Biel) aşık olur; ancak sosyal konumları nedeniyle ilişkilerinin yasaklanması sonucu Avusturya'yı terk ederek dünyayı keşfe çıkar. Eisenheim15 yıl sonra ünlü bir illüzyonist olarak isim yapmıştır; ülkesine döndüğünde eski sevgilisi Sophie Avusturya-Macaristan veliaht prensi Leopold (Rufus Sewell) ile nişanlanmak üzeredir.



[Alıntı sonu.]





Image





Yönetmen: Neil Burger
Senarist: Neil Burge, Steven Millhauser
Tarih: 18 Ağustos 2006 (Türkiye)
Tür: Dram / Gizem / Aşk
Oyuncular:
Edward Norton ... Eisenheim
Paul Giamatti ... Inspector Uhl
Jessica Biel ... Sophie
Rufus Sewell ... Crown Prince Leopold
Eddie Marsan ... Josef Fischer
Jake Wood ... Jurka
Tom Fisher ... Willigut





Image






Fikrim

Ã?oğu kişi İlüzyonist filmiyle Prestiji karşılaştırmaya kalkar. Fakat bence bu düşülebilecek önemli bir yanılgıdır. Ã?ünkü İlüzyonist pek çok açıdan Prestijden farklıdır. Ben film ilk çıktığında gidip izlemiştim. Ve bir Edward Norton hayranı olarak her anından zevk aldım. Kısaca aradaki farkdan bahsetmek gerekirse, prestij filminde ilüzyonluk numaraları ve sihir, hem araç hem de amaç konumunda. İki yetenekli sihirbazın birbirlerinden intikam alması için kullanılan bir araç, ve büyünün kendisinde en üst seviyeye çıkmak amacı. İlüzyonistte ise sadece araç, fakat amaç bu sefer intikam değil, aşk. Sonu da bence çok etkileyici, tahmin ettim etmedim muhabbetine girmeye gerek yok, sadece etkileyici demekle yetiniyorum. Tüm sihir severler izlemeli...
Been there. Seen that. Got the scars.
Bogus
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 864
Joined: Wed Nov 29, 2006 10:00 am
Location: Istanbul
Contact:

Post by Bogus »

şansa bakın ki bu filmi daha dün izledim.

Beklediğimden güzel bir film çıktığını itiraf etmeliyim. Filmin ilk bölümlerinden daha çok keyif aldım. Film ilerledikçe ve sona yaklaştıkça filme olan hevesim giderek azaldı ve en sonunda da açıkcası "püf" dedim.

Üzerinde pek konuşulmaması gereken bir son ama filmin sonunda kamera müfettişin etrafında hızlı hızlı dönmeye başlyor ve buna temposu yavaş yavaş yükselen bir müzik eişlik ediyor. Bana çok klişe geldi. Zaten beklediğiniz bir sonun nasıl olduğunu anlatmakla yetinmişler.

Ama zaten filmin beklenmedik son yapma amacı da yok sanırım.

Yine de dönemi yansıtması, karakterlerin çocukluğuna gitmesi, arada bir hikayeyi anlatırken 3. tekil kişinin ortaya çıkması filmin güzel ve hoşuma giden yanlarıydı.

Filmin en başarılı kısmına gelmek istiyorum. Bir sihirbazın numarasını izlerken aklınızın bir yanı da o numaranın belki de bir numara değil, gerçeğin ta kendisi olduğuna inanmak ister. Bu filmde Edward Norton numaralarını yaparken aklınızın gerçekten çok büyük bir kısmı bunu düşünüyor. Zaten o rolü de büyük ihtimalle ona bu yüzden vermişlerdir.

Bu hissi Star Wars Episode 3 de de yaşamıştım. Anakin o kadar kesin ama yine de her an döndürülebilecek gibi karanlık tarafa çekiliyordu ki, son ana kadar içimde aptal bir umut Darth Vader olmayacak! diye umutlanıp duruyordu. Taa ki küçük Padawanları biçene kadar... :cry:
<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>
aransayes
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1861
Joined: Fri Oct 08, 2004 10:00 am
Location: aksaray-izmir

Post by aransayes »

İLÖZYONİST te Edward N. nun mimikleri yeter bence. Bogus un dediği gibi adam öyle güzel rol yapıyor ki numara değilde gerçek gibi düşünüyor izleyenler.
Bir tek seni bana çok gördü dünya
İyiler bu savaşı kaybetmiş
Peki ben nası büyük adam olucam
Kötü olmak seni geri getirir mi acaba...
Post Reply