Gazi kaldırımdan karşıya geçerken bu gizemli ufak kadının söyleyeceklerini merak ediyordu. Tüm dikkatini kadına verdiği sırada boğazına dayanan keskin metali hissettiğinde şaşırmıştı. Fakat kendisini metalden daha çok rahatsız eden bir şey varsa bu da arkasında ki adamın iğrenç kokusuydu ve kokunun kaynağı şu an da arkasında kendisine dokunuyordu.
"cebinizde para etcek ne varsa verin yoksa yemin ediyom acımayız hiç birinize” gazi tam sakince buradan arazi olmalarını öğütleyecekti ki adam Gazi’yi sarsarak "sende kıpırdanma keserim vallaha gırtlağını bırakırım bi köşeye"
Gazi kaşlarını çatarak gözlerini kıstı. İtilip kakılmayı, hem de böyle rezil bir insan tarafından, kendisini sinirlendirmeye yeterde artardı bile. O öfke anında ne Süleyman’ın dediğini ne de kendisine baktığını fark edemedi. Dişlerini sıkarak bir eliyle boğazına dayanmış bileği sıkıca tutacak sonra yarım tur dönerek boşta ki koluyla da arkasında duran adamın suratını dirseği ile dağıtacaktı.
Vampire: tMasq. Gehenna & Golconda (RP)
-
WizardOfQuarks
- Kullanıcı

- Posts: 757
- Joined: Sun Nov 28, 2004 10:00 am
- Location: Ankara
Kendisini son derece iyi hissediyordu Muallâ. Hiçbir şey bu durumu bozamazdı. O kadar mutluydu ki yanındakilere saldıranları gördüğü zaman sadece gülümsedi.
"Hey, yakışıklı gençler! Değerli şeyler mi istiyorsunuz? Yanlış kişilere saldırdınız korkarım. Bana gelmeliydiniz. Gördüğünüz gibi üzerimde her ne kadar pazar malı gibi görünse de oldukça değerli mücevherler taşıyorum."
Boynundaki uzun kolyeyi, her parmağına en az bir tane taktığı yüzükleri, kolundaki bilezikleri ve küpeleri gösterdi.
"Bunun dışında da cebimde yeteri kadar para var. Neden hâlâ onlarla uğraşıyorsunuz ki? Bir gün, hiç unutmam, yine arkadaşlarla böyle gece gezmesine çıkmıştık..."
Saldırganların ısrarla Gazi ve Süleyman'ı bırakmaması ve onların da karşılık vermeye hazırlanması sonucunda hayal kırıklığına uğramıştı. Suratını asıp dudaklarını abartlı bir biçimde büktü.
"Iııımm... Düşündüm de hikayeyi daha sonra anlatacağım. Bütün hevesim kaçtı. Ben dururken onlara saldırmanız gerçekten çok zoruma gitti. şimdi icabınıza bakacaklar zaten. Bunu hak ettiniz çoktan."
Arkadaşlarının saldırganların elinden kurtulma girişimlerini yüzündeki incinmiş ifadeyle izledi.
"Hey, yakışıklı gençler! Değerli şeyler mi istiyorsunuz? Yanlış kişilere saldırdınız korkarım. Bana gelmeliydiniz. Gördüğünüz gibi üzerimde her ne kadar pazar malı gibi görünse de oldukça değerli mücevherler taşıyorum."
Boynundaki uzun kolyeyi, her parmağına en az bir tane taktığı yüzükleri, kolundaki bilezikleri ve küpeleri gösterdi.
"Bunun dışında da cebimde yeteri kadar para var. Neden hâlâ onlarla uğraşıyorsunuz ki? Bir gün, hiç unutmam, yine arkadaşlarla böyle gece gezmesine çıkmıştık..."
Saldırganların ısrarla Gazi ve Süleyman'ı bırakmaması ve onların da karşılık vermeye hazırlanması sonucunda hayal kırıklığına uğramıştı. Suratını asıp dudaklarını abartlı bir biçimde büktü.
"Iııımm... Düşündüm de hikayeyi daha sonra anlatacağım. Bütün hevesim kaçtı. Ben dururken onlara saldırmanız gerçekten çok zoruma gitti. şimdi icabınıza bakacaklar zaten. Bunu hak ettiniz çoktan."
Arkadaşlarının saldırganların elinden kurtulma girişimlerini yüzündeki incinmiş ifadeyle izledi.
"Ã?n yargıları yıkmak, atomu parçalamaktan daha zordur..." Einstein
Mualla henüz söyleyeceklerini bitirmemişti ki, Süleyman'a saldıran adam ilk yumruğu yedi. Birbirlerinden haberleri yokmuş gibi hareket etmelerine rağmen günü kurtarmışlardı aslında. Gazi'nin adamın bileğini kıvırmasıyla bıçak yere düştü. adam acıyla ik ibüklüm olacakken yüzüne aldığı darbeyle yere yıkıldı Burnu kırılmıştı ve yüzü tamamen kan içinde kalmıştı."Bunun dışında da cebimde yeteri kadar para var. Neden hâlâ onlarla uğraşıyorsunuz ki? Bir gün, hiç unutmam, yine arkadaşlarla böyle gece gezmesine çıkmıştık..."
Süleyman; adeta kendini kaybetmiş bir biçimde vurduğu adamın muhtemelen bir iki kaburgasını kırmış olsa gerekti; adam Mualla'nın ayakları önünde ağzından kan gelmiş vaziyette yatıyordu.[/quote]
-Fac fortia et patere-