Gates of Shadow, 0.1 The Gathering (game screen)

Farklı sistemler ve dünyalar üzerine hazırlanan aktif oyunlarımızın bulunduğu bölümdür.
Post Reply
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood

Post by Illyra »

Sessiz şehrin sokaklarında ilerlerken iliklerine kadar ürpermişlerdi. Bu şehirde yaşayan hayvan bile yoktu. Ne sokakta pusu kuran bir kedi, ne de hulayan bir baykuş.

Hana yaklaştıkça aynı sessizlik devam etti. Huor, Dwax için kapıyı açtı. şimdi girdikleri yer ana salondan kısmi bir duvar ile kesilmiş, içinde müşteri giysilerinin olduğu dolapların duvara yaslandığı bir koridordu. Evet, dolaplar insanların giysileri ile doluydu...

Tam karşılarında hanın yukarı kata çıkan merdivenleri gözüküyordu ve barın kenarında turan insanları...

İnsanlar buradaydı. Ama her biri o kadar sessizdi ki, sanki dilleri kesilmişti. Kısmen taburede oturan adamı görüyorlardı. Ã?nünde tahta bir bira kupası vardı. Ama gözlerini kupadan kaldırmıyordu. İçeri girenleri fark etmişti, ama başını kaldırmadan sessizce bakmıştı sadece, gözünün ucuyla. Sandalyesinde o kadar sinmişti ki neredeyse yere düşecekti.

Bu tuhaf sessizliğin ve davranışların arkasında tek bir ses kulaklarında yankılandı, muhtemelen ana salondan geliyordu.

"Lık lık lık..."

(bulunduğunuz nokta 8 - A )

Image
Image
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood

Post by Illyra »

Kız sessizce kara elfin koluna girmiş ağır adımlarla dehlizde ilerlemeye başlamıştı. Korkudan kendini Jarenek'e yapıştırmış bir şekilde karanlıkta tökezleyerek ilerliyordu. Jarenek kızın titrediğini hissediyordu. Yanında o kadar narin ve korumasızdı ki... Mırıldanıyordu..

"Hep aynı kâbuslar... Hep aynı insanlar... Bu sefer ne olacak? Hangi deliliğin içine doğru ilerliyorum. Ama bu sefer farklı gibi. Rüya gibi değil. Nefes aldığımı hissediyorum, üşüdüğümü hissediyorum..."

Bu sırada sesi kesilmişti. Dehlizin sonuna gelmişlerdi. Artık insan gözlerinin görebileceği loş bir ışık içerideki mağara odacığından durdukları yere yansıyordu. Kız hiç başını kaldırmadan koluna giren Jarenek'in eline baktı. Kıpırdamadan fısıldadı.

"Sen rüyalarımdaki kara elf olmalısın. Eğer bu da bir rüyaysa lütfen uyanmama yardım et. Eğer bir rüya değilse... Bir rüya değilse ne olacak bende emin değilim. Hiç değilse şimdi karanlık değil..."

Gözlerini odacığın girişine kaldırdı.

"Lütfen buradan gidelim."

(bulunduğunuz nokta 1 - L)

Image
Image
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Huor Dwax'a göz ucuyla bakarak:

*İçimde kötü bir his var ya!Neyse.*

Ardından sırıttı:

*Galiba bol bol bira içebileceksin, gel hadi.*

Ana salona doğru ilerlemeye başladılar.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Tersyuz
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1426
Joined: Thu Dec 20, 2007 10:00 am

Post by Tersyuz »

şövelyenin ismini öğrenmişti Liero şövalye bulunduğu yeri de söylemişti ve ona da aynı soruları sormuştu. Düşündü acaba daha önce duyduğu bir ismi hafızası ona geri mi veriyordu. Böyle bir isim duyduğunu hatırlayamadı.

Labirentte kaybolduklarını anladılar, Ardeth artık kendini iyice kapana kısılmış gibi hissediyordu. Rüyadan uyanmak için ne kadar çabalasa da başarılı olamamıştı.
Liero'ya "Dur biraz şöyle geri çekil." diye eliyle durması gereken yeri gösterdi.

Eğer tavanı büyüsüyle yıkabilirse belki de açıklığa ulaşabilirlerdi, "Ama gerekli malzemem yok" diye düşündü. Alışkanlıkla elini cebine attı, tam da gereken malzemeler elindeydi artık.
"Evet. Gerçekten de bir rüya." sırıttı.
Yoğunlaştı, bütün enerjisini topladı ve ileride tavanda patlayacak şekilde ateş topunu ellerinden çıkarttı.
Fireball
Wulfgar Snowtiger, Shifter, Barbarian 2/ Ranger 2 /Warshaper 2
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
liero
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 622
Joined: Fri Aug 29, 2003 10:00 am

Post by liero »

Labirentte sıkışmışlardı. Sürekli daireler çizip duruyorlardı. Kimin oyunu bu diye düşünmeden edemiyordu. Ama sabırlı olmak gerekiyordu. Birden buraya gelmişlerdi, bir anda gidebilirlerdi.
"Dur biraz şöyle geri çekil."
Büyücünün uyarısıyla büyücünün gösterdiği yeri geçti. Belki bu büyücünün kendilerini buradan çıkarabilecek bir büyüsü vardı.
WeS_DeX
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 736
Joined: Wed Jan 03, 2007 10:00 am
Location: Grand Line

Post by WeS_DeX »

Düserken son anda kazıklara batmamaları tamamen bir sanstı.Simdi ise her ne kadar kurtulsalarda önlerinde atlanılamayacak kadar bir mesafe vardı.Karsıya gecmelilerdi.Neyin parladıgını cok merak etmişti dogrusu.Ama nasıl gececeklerdi bi fikri yoktu.Micah'a döndü ve aklındaki bir kac soruyu serbest bıraktı "Aslına bakarsan...düsüsümüz pek de rüya gibi değildi...O kazıklara batsaydık gercekten ölür müydük?" dedi ve bir lanet savurdu "Karsıya nasıl gececegimiz konusunda bi fikrin var mı?" dedi ve etrafı incelemeye basladı.
Just because you were born a noble, you can act like God? - Griffith (the White Hawk)
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth

Post by Alenthas »

"Bu bir rüya değil," dedi Jarenek. "Yani umarım değildir. Ama hâlâ buraya nasıl geldiğimizi bilmiyorum. Eğer bu rüya ise...zaten o zaman seninle boşuna konuşuyorum. Rüyada konuşmak," dedi ve her zaman yaptığı gibi ağzını çapraz yaparak sırıttı.

Biraz ilerlediler, kız gelmemeye çalışıyor fakat Jarenek onu sürüklüyordu.

"Peki...eğer bu rüya değilse bana nasıl güveniyorsun?"
Image
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am

Post by dwaxer »

.
Dwax, içerisini daha iyi görebilmek için birkaç adım ilerledi (C5) ve bütün salonu gözleriyle taradı.

.
Mark
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2004
Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
Location: Midkemia, portal/istanbul

Post by Mark »

WeS_DeX wrote:"Aslına bakarsan...düsüsümüz pek de rüya gibi değildi...O kazıklara batsaydık gercekten ölür müydük?" dedi ve bir lanet savurdu "Karsıya nasıl gececegimiz konusunda bi fikrin var mı?" dedi ve etrafı incelemeye basladı.
" Kürem, çalışmıyor. Büyü ile geçebiliriz. " İncik kemiğini ovdu. " Saol, yardımın için. "
Ellerini birleştirip karanlık enerjiyi çağırdı. İlerdeki ışıkla arasında, karanlıktan bir köprü yapmaya yoğunlaştı.
* Dark Way
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood

Post by Illyra »

Huor ve Dwax kısmi duvarı geçip ana salona tamamen hakim görüşlü noktada durdular. Salon tıklım tıklım aynı şekilde korkmuş insanlarla doluydu. Aynı şekilde hiç birisi başını önünden kaldırmıyordu. Ve tüm bu salonun içinde uzun basanın başında oturan birisi vardı ( H 11 ).

Bir Bugbear sandalyesine oturmuş insanların arasında kralmışçasına bir ifadeyle kocaman bir kupadan bira içiyordu. İlk anda dikkatlerini çeken şey aynıydı.

Bugbear’ın ellerinde Huor’un hep rüyalarında gördüğü ışıl ışıl eldivenler takılıydı. Birden içi burkuldu. Bir şekilde o eldivenlerin kendisine ait olduğunu hissediyordu ve onları bu saman beyinlinin ellerinde görmek tuhaf, acımsı bir histi.

Dwax, büyücünün ne hissettiğini anlamış olacak ki gözlerini kocaman açmış manzarayı seyrediyordu.

Bugbear birasını bitirdiğinde ikisine döndü ve sinir bozucu bir kahkaha attı. Ã?enesi bira köpükleri ile kaplıydı ve çirkin gözüküyordu.

“Bana meydan okumak isteyen iki aptal daha ha! Bu insanlara ne oldu sanıyorsunuz? Hepsi beni yenebileceğini zannetti, ama hepsi yanıldı. şimdi ya kayıtsız şartsız bana köle olmayı kabul edin, ya da sizi kabul ettireyim!”

Moradin aşkına! Bu kadarı da fazlaydı artık! Bu iğrenç yaratığın ne kendilerine üstünlük taslamaya ne de buradaki insanları böyle kalıba sokmaya hakkı vardı!
Image
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood

Post by Illyra »

Sir Liero geriye çekilmiş ve büyücünün büyüsünü hazırlayışını seyretmişti. Alışkanlıktan kılıç kemerini düzeltmek için elini beline attığında kabzasını hissetti. Birkaç saniye sonra kılcının yanında olmadığı aklına geldi, ama buradaydı işte! Bu kesinlikle bir rüya olmalıydı.

Bu sırada Ardeth cebinden çıkarttığı malzemeler ile tavana konsantre olmuştu. Kendi iradesi ile kozmik güce istediğini yaptırmak için yardımcı kutsal kelimelerle avuçlarını açmıştı şu anda tüm dış dünya ile ilişkisi kesilmişti.

Sonra kozmik enerjinin kendi iradesine boyun eğdiğini hissetti. Bu tarifi imkânsız bir zevkti. Ellerinde büyüyen ateş topu üzerlerindeki tavana sıçradı ve büyük bir patlama sesi ile alevlerin parlaklığı bir anda odayı sardı. Büyücü ile şövalye birkaç adım geriye çekildiler.

Ses gittiğinde büyülü alevlerde sönmüştü. Ortalıktaki toz dumanı dindiğinde, tavanda açılmış deliği gördüler. Ã?nce Sir Liero, Ardeth’in yukarı çıkması için yardım etti. Sonra aşağıda kalan şövalyeyi kendi yanına çekti.

Ã?evreye baktıklarında, göz alabildiğince uzanan bir boşlukta olduklarını gördüler. Burası labirentin üstüydü. Birkaç adım ilerlemişlerdi ki, Sir Liero Ardeth’i kolundan dürterek ilerideki bir şeyi gösterdi. Bu raylı bir sistemdi. Asıl yoldan ilerlemek için duvarın gizli bir mekanizma ile açılmasını sağlıyordu.

Ve şimdi tekrar tavanı kırıp aşağı inebilir, kolu arayabilir, ve labirent her nereye çıkıyorsa oraya gidebilirlerdi.
Image
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood

Post by Illyra »

Donaef büyücünün konsantre olmaya başladığını görünce iki adım yana çekildi.

Micah’ın iradesi odadaki gölgeleri topluyordu. Sonunda gölgeler bir şekle girmeye başladı ve kazıkların tam üstünde simsiyah bir geçiş yolu oluştu. Desteksiz bir köprü gibiydi. Micah güvenle köprüye bir adım attı ve Donaef hayretle onun gölgenin üstünde durduğun gördü.

Bu kesinlikle bir rüya olmalıydı!

Sonra kendiside gölgenin üzerinden yürüdü, ikisi birlikte odanın ortasındaki kaideye vardılar.

Kaidenin üzerinde duran ise spiral bir sapı olan bıçaktı. Donaef heyecanla bunun hep rüyalarında elinde tuttuğu bıçak olduğunu fark etti.

Micah ise kenarda yerde duran kare kapağı fark etmişti. Halkasından tutup çektiğinde açıldı, aşağı doğru inen demir bir tutmalı merdiven ortaya çıktı…

Bıçak ve yol önlerindeydi....
Image
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood

Post by Illyra »

Jarenek korkan kızı kolundan tutarak mağaranın içine sürüklemişti. şimdi loş mağaranın içinde karşılıklı duruyorlardı ( I 2 ). Raven başını kaldırıp kara elfe baktı. Gözlerindeki ifade ve yüzü Jarenek’in hayatında gördüğü en mükemmel şeydi.

“Senin yanında yürüyorum çünkü bu sadece bir rüya… Daha doğrusu bir kâbus. Sabah uyanınca hepsi bitmiş oluca…”

Hırıltılı bir nefes konuşmasını böldü. İlk defa dönerek mağaranın içine baktılar. Odacık yer yer tavandan sarkan veya yerden fışkıran sarkıtlarla doluydu. İleride kanlı bir kayanın üzerinde kara derili bir ceset vardı. Oda bir anda iğrenç kokular ile doldu. Kurumuş ve ekşimiş klan, çürümüş ceset, yanmış saç ve ten aralardan anlayabildiği birkaç tanesiydi kara elfin.

Bir başka sarkıtlarla çevrilmiş alanın içi ise tamamen katliam gösterisiydi. İnsan, elf, cüce, buçukluk ve kara elf cesetleri bu alanın içine tıklım tıkış doldurulmuştu. Jarenek kuzeye doğru baktığında hala yanan bir kamp ateşi ve dağınık bir yer yatağı gördü.

Ve o anda gelişmiş savaşçı refleksleri kendisini uyardı. Havada vızıldayan ok tam Raven’a çarpmak üzereyken kızı yana çekti ama bu sefer ok kendi elini sıyırmıştı. Ne olduğunu pek anlamayan Raven korkudan Jarenek’in arkasına sinmişti. Bu sırada saldırgan kendisini gösterdi. ( H 9 ) Bu acınacak derecede pis ve zavallı görünüşlü bir cüceydi. Elinde hep rüyalarında Raven’in elinde gördükleri siyah yay vardı.

Cüce önce uludu, sonra olduğu yerde deli gibi tepinerek söylendi.

“Kara efler, hep kendileri benim ayağıma gelirler, yem olmak için. Heppinissden neffreeett edioorrr Khofar. Heppiisinizzden. En çok taa böyle masum insan kılığına girivermiss kara eflerden. Khafor sizi avlamak ve güzelce keessmekk, ıhıh hıh hıh hıhıhı. Lime lime yapmak etlerinisiii. Khofar bütün kara efleri avlamak. Ihıhıhıhıhıhıhıhıhıhı.”
Jarenek karşısındaki cücenin akli dengesinin yerinde olmadığını anlamıştı.

Arkasında cücenin garip diyalektinden ürken Raven’in inlediğini duyabiliyordu. Cüce yeni bir saldırı yapmak için yayına başka bir ok taktı.

“Avlamak! Arındırmak!”
Image
WeS_DeX
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 736
Joined: Wed Jan 03, 2007 10:00 am
Location: Grand Line

Post by WeS_DeX »

Gölgelerle yapılmıs köprüden gecince, artık karsısında sadece o parlayan cisim duruyordu.Yavasca ve hayretle cisime dogru gitti.Büyücü orada başka bir şey ile ilgileniyordu.Donaef sakince yaklasmaya devam etti.Parlayan şeyin rüyalarında gördügü hancer oldugunu görünce şaşırdı ve "Lanet olsun!" dedi heyecanla.Rüyalarında, kendisi icin belki de en önemli olan şey duruyordu.Biraz geriledi.Hancer ne kadar güzel olsa da tuzaga düşmek gibi bir niyeti yoktu.

Yanına baktıgında Micah'ın yerde bir kapakla ugrastıgını gördü.Kapagı actıgında asagıya dogru uzanan bir merdiven cıkmıstı karsılarına.Donaef eliyle büyücüyü garip bir sekilde dürterek dikkatini cekti."Surada gördügün hancer, uzun zamandır rüyalarımda ki tek gercek gibi duruyor.Onu oradan tabi ki bir sekilde alacagım fakat tuzaga düsmek gibi bir niyetim yok" dedi ve düsünmeye basladı."Bir sarmaşık koparıp hanceri oradan yavasca ilerletsek hic de fena olmaz, hem eger bir tuzak varsa... bizde ögrenmiş oluruz" dedi ve büyücüye baktı.Ondan da mantıklı tavsiyeler bekliyordu.
Just because you were born a noble, you can act like God? - Griffith (the White Hawk)
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth

Post by Alenthas »

Jarenek kıza baktı, geldikleri tüneli işaret ederek "Sen saklan, ben hallederim!" dedi.

Kılıçlarını çıkartmadan üzerinde muhtemelen bir kara elf cesedi olan taşa koşmaya başladı. Sonrasında taşın üzerine çıkıp kılıçlarını çekecek, gizlenerek cücenin boş bir anını kollayacaktı. Ve zamanı geldiğinde cücenin üzerine atlayarak onu öldürmeyi deneyecekti.
Image
Post Reply