Gates of Shadow, 0.1 The Gathering (game screen)
Ardeth "Temkinli olmakta fayda var" diye düşündü. Korunma büyülerini yaptı, şahinini de etrafı gözlemesi için bıraktı, ateşin başında sessizce oturup beklemeye başladı.
Mage Armor, Shield
Mage Armor, Shield
Wulfgar Snowtiger, Shifter, Barbarian 2/ Ranger 2 /Warshaper 2
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
Huor Dwax'a bakarak hafiften esnedi.
*Ne yapalım diyorsun?Uykun var mı?*
Ã?ünkü kendisinin acayip uykuya ihtiyacı vardı.
*Ne yapalım diyorsun?Uykun var mı?*
Ã?ünkü kendisinin acayip uykuya ihtiyacı vardı.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Donaef kuleyi görünce sevindi sonunda varmıstı.Burada ki ganimetleri toplayıp oradan uzaklasabilirdi.Gecenin karanlıgında fısıldadı "Ben seçilmiş olmak istemiyorum, tek isteğim paralarla dolu huzur dolu bir yaşamm..." dedi.Dinlenmek icin bir yer ararken, birden baykuşun sesi kulaklarının çınlamasına neden oldu.Refleks olarak bıçagına sarıldı.Baykuşun yukarda uctugunu görünce sinirlendi."Aptal yaratık...Aptal yaratık..!" dedi ve sinirle az ilerde gözünün taklıdıgı ve bir kac sesin duyulmus oldugu yere odaklandı.Kamp yapan birisi varsa belki biraz altınları olabilir diyerek düsünerek sessizce oraya gitmeye basladı.(Hide)
Vardıgında ise baykusun hala tepesinde olması onu sasırtmıstı.Burada bir seyler döndügü kesindi.Dikkatle ilerde gördügü karanlıga dogru ilerledi.Birisi oturuyordu.Daha yakından bakmak icin yaklastı.(sneakly moving)
Sonunda onu görebilecegi bir noktaya ulastıgında ilerideki adamın yüzü sanki tanıdık gelmisti ona.İcinde bir karıncalanma olustu.Bu...Bu...rüyasında gördügü birisiydi.Kulede bulusmak icin toplanmamız gereken gruptan birisi...Lanet olsun...O rüyaların bu kadar da gercek olacagını sanmıyordu.Sessizce ve saskınlıkla yerinde kaldı.
Vardıgında ise baykusun hala tepesinde olması onu sasırtmıstı.Burada bir seyler döndügü kesindi.Dikkatle ilerde gördügü karanlıga dogru ilerledi.Birisi oturuyordu.Daha yakından bakmak icin yaklastı.(sneakly moving)
Sonunda onu görebilecegi bir noktaya ulastıgında ilerideki adamın yüzü sanki tanıdık gelmisti ona.İcinde bir karıncalanma olustu.Bu...Bu...rüyasında gördügü birisiydi.Kulede bulusmak icin toplanmamız gereken gruptan birisi...Lanet olsun...O rüyaların bu kadar da gercek olacagını sanmıyordu.Sessizce ve saskınlıkla yerinde kaldı.
Just because you were born a noble, you can act like God? - Griffith (the White Hawk)
Micah, ravhkan'ın odasının kapısını çaldı. Üstünü başını düzeltip, içeri girdi.
" Usta, birkaç gündür asayı nasıl çalıştırabileceğimi araştırıyorum. Yarına kadar vaktim çok az. Acaba, summon odanızı kullanabilirmiyim? Buz Imp'i belki, asanın nasıl çalıştığını hakkında bana daha çok bilgi verebilir? "
" Usta, birkaç gündür asayı nasıl çalıştırabileceğimi araştırıyorum. Yarına kadar vaktim çok az. Acaba, summon odanızı kullanabilirmiyim? Buz Imp'i belki, asanın nasıl çalıştığını hakkında bana daha çok bilgi verebilir? "
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
Huor sırıtarak, *Dilediğin gibi yap dostum, az biraz uyku da yeter bana.*
Kılıcını veya kıyafetlerini çıkartmadan, olduğu yere uzanıp, kafasını bir taşa yasladı.Eldivenlerini de, kolyesini de çıkartmamıştı.
Kılıcını veya kıyafetlerini çıkartmadan, olduğu yere uzanıp, kafasını bir taşa yasladı.Eldivenlerini de, kolyesini de çıkartmamıştı.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Ardeth bir saldırı için hazırlanmış, Donaef çalılıkların içinde çöküp kalmıştı. Ardeth sadece çalıların arkasında bir şey olduğunu biliyordu. Kısa bir süre öylece durdular bu sırada baykuş bile susmuş gecenin sesi kalmıştı. Ama bunda bir tuhaflık vardı. Gece sessiz olmasına sessizdi, ama fazla sessizdi. İkisinin de içini büyük bir tedirginlik kaplamıştı.
Derken baykuş deminkinden de yüksek bir sesle ötmeye başladı. Ardeth çok büyük bir tehlikenin olduğunu baykuşun sesinden sezinlemişti. Ã?evresine baktı ama hiçbir şey göremedi. Bu sırada Donaef çok ufak bir mırıltı duymuştu ama ne olduğunu anlayamamıştı…
Derken baykuş deminkinden de yüksek bir sesle ötmeye başladı. Ardeth çok büyük bir tehlikenin olduğunu baykuşun sesinden sezinlemişti. Ã?evresine baktı ama hiçbir şey göremedi. Bu sırada Donaef çok ufak bir mırıltı duymuştu ama ne olduğunu anlayamamıştı…

Ravkhan düşünceli bir şekilde bir Micah’a bir de asaya bakıyordu. Birden koltuğundan fırladı.
“Micah acele et. Saldırı altındalar. Onları korumalıyız. Ölmemeliler henüz zamanı değil. Hepsi saldırı altında olmalı. Ã?abuk ben cüce ve büyücünün yanına gideceğim. Sen de Diğer büyücü ve hırsızın yanına gitmelisin. Gerekirse ışınlan. Korluğun güneybatı kısmındalar. Acele et!”
Sonra gözlerini kapattı ve kuledeki diğer iki büyücüye telepatik bir mesaj yolladı. Ardından titreşerek kayboldu. Micah baş büyücünün kaybolduğu yere baktı. Neler oluyordu? Ravkhan asla böyle acele etmezdi. Demek cidden ortada kötü bir şeyler dönmekteydi. Draven onun yerine cevapladı.
“Usta muhtemelen büyücünün yanına gönderdiği Gheea ona zihinsel bir çağrı göndermiştir. Sanırım sen de acele etmelisin.”
“Micah acele et. Saldırı altındalar. Onları korumalıyız. Ölmemeliler henüz zamanı değil. Hepsi saldırı altında olmalı. Ã?abuk ben cüce ve büyücünün yanına gideceğim. Sen de Diğer büyücü ve hırsızın yanına gitmelisin. Gerekirse ışınlan. Korluğun güneybatı kısmındalar. Acele et!”
Sonra gözlerini kapattı ve kuledeki diğer iki büyücüye telepatik bir mesaj yolladı. Ardından titreşerek kayboldu. Micah baş büyücünün kaybolduğu yere baktı. Neler oluyordu? Ravkhan asla böyle acele etmezdi. Demek cidden ortada kötü bir şeyler dönmekteydi. Draven onun yerine cevapladı.
“Usta muhtemelen büyücünün yanına gönderdiği Gheea ona zihinsel bir çağrı göndermiştir. Sanırım sen de acele etmelisin.”

Huor rahatça uyurken, cüce arkadaşı nöbet tutuyordu. Gecenin aşırı sessizliği cüceyi rahatsız etmiyordu, büyük taş salonlardaki sakin dinginliğe alışıktı kulakları ve şimdi sessizlikteki huzuru hissediyordu.
Sonra garip bir şey oldu. Ã?nündeki hava titreşti. Titreşti… Neredeyse canlı bir hal aldı… Ve neredeyse bir saniye süren bir süreç içinde karşısında bir kadın vardı. Bir insana benzemiyordu, kulakları sivriydi, saçları ise kıpkırmızıydı. Karanlıkta hafifçe ışıldayan beyaz bir cüppe vardı üzerinde, başında ise sade altın bir bant. Kadın konuştuğunda sesi alçak olmasına rağmen Huor’u da uyandırdı.
“Ben Ravkhan, baş büyücü. Acele etmelisiniz saldırı altındasınız. Lütfen iki yanıma geçip ellerimi tutun ve bir çember oluşturun. Sizi kuleye götüreceğim. Orada güvende olacaksınız!”
Sonra garip bir şey oldu. Ã?nündeki hava titreşti. Titreşti… Neredeyse canlı bir hal aldı… Ve neredeyse bir saniye süren bir süreç içinde karşısında bir kadın vardı. Bir insana benzemiyordu, kulakları sivriydi, saçları ise kıpkırmızıydı. Karanlıkta hafifçe ışıldayan beyaz bir cüppe vardı üzerinde, başında ise sade altın bir bant. Kadın konuştuğunda sesi alçak olmasına rağmen Huor’u da uyandırdı.
“Ben Ravkhan, baş büyücü. Acele etmelisiniz saldırı altındasınız. Lütfen iki yanıma geçip ellerimi tutun ve bir çember oluşturun. Sizi kuleye götüreceğim. Orada güvende olacaksınız!”

Sir Randillan paladini onayladı.
“Tamam, ilk nöbeti sen al. Dört saat sonra beni uyandırırsın.”
Böylece yemek yenildi. Jarenek, Raven ve Sir Randillan kamp ateşinin başına kıvrıldı. Jarenek birkaç dakika sonra gecenin fazla sessiz olduğunu düşündü. Bu garipti doğrusu…
Sir Liero nöbetini tutarken birden kamp ateşinin iki yanında havadan peydahlanan iki kişiyi gördü. Bunlar beyaz cüppeler giymiş biri bayan diğeri ise erkek olan büyücülerdi. Erkek olan büyücü konuştu.
“Hanımımın bana verdiği talimatlarla buraya geldik. Tehlike altındasınız ve sizi kuleye götürmemiz gerekiyor... Hızlı bir yoldan... Lütfen tedirgin olmayın. Sadece ellerinizi bize verip bir çember oluşturun.”
Jarenek hiç uyumadığı için söylenenleri net olarak anlamıştı. Tıpkı Sir Liero gibi.
Ama uyku mahmuru olan Sir Randillan ve Raven sanki bir rüyaymışçasına inanmadan büyücülere bakıyorlardı…
“Tamam, ilk nöbeti sen al. Dört saat sonra beni uyandırırsın.”
Böylece yemek yenildi. Jarenek, Raven ve Sir Randillan kamp ateşinin başına kıvrıldı. Jarenek birkaç dakika sonra gecenin fazla sessiz olduğunu düşündü. Bu garipti doğrusu…
Sir Liero nöbetini tutarken birden kamp ateşinin iki yanında havadan peydahlanan iki kişiyi gördü. Bunlar beyaz cüppeler giymiş biri bayan diğeri ise erkek olan büyücülerdi. Erkek olan büyücü konuştu.
“Hanımımın bana verdiği talimatlarla buraya geldik. Tehlike altındasınız ve sizi kuleye götürmemiz gerekiyor... Hızlı bir yoldan... Lütfen tedirgin olmayın. Sadece ellerinizi bize verip bir çember oluşturun.”
Jarenek hiç uyumadığı için söylenenleri net olarak anlamıştı. Tıpkı Sir Liero gibi.
Ama uyku mahmuru olan Sir Randillan ve Raven sanki bir rüyaymışçasına inanmadan büyücülere bakıyorlardı…

Jarenek uzandığı yerden ayağa sıçrayarak biraz geri çekildikten sonra "Büyücüler," diye tükürürcesine mırıldandı. Bir büyücüyle savaşmak istemediği için hiç bir ters hareket yapmadan bekledi. Ardından gidecekleri yerin büyücü kulesi olduğunu hatırlayarak diğerlerine baktı. Onlar ne yaparsa onu yapacaktı.
Karsısında kamp yapan tanıdık adama bakarken sanki baska bir yerden fısıltılar geldigini duymustu.Eger kamp yapan adamı görüp saldırcak haydutlarsa bunlar karanlıkta bekleyip onları gafil avlayabilirdi.
Hemen yavasca gerileyerek bir agaca cıkmaya basladı.Agacın tepesinde daha güvenli olabilirdi.Belki de artık kamp yapan adamın yanına cıkmalıydı."Bu sefer farklı bir seyler yapmak hic de fena olmaz" dedi fısıldayarak.
Yavasca calıların arkasından adamın yanına dogru yürümeye basladı.Sonunda karsısındaydı iste.Evet bu rüyalarında ki adamdı.
"Sen...Sen...Rüyalarımda gördügüm insanlardan birisin..." dedi saskınlıkla.Sonra fısıltılar aklına geldi.Temkinli olmak icin etrafınıda süzüyordu."Birilerinin daha oldugundan hic süphem yok..." dedi ve büyücüyü dinlemeye koyuldu.
Hemen yavasca gerileyerek bir agaca cıkmaya basladı.Agacın tepesinde daha güvenli olabilirdi.Belki de artık kamp yapan adamın yanına cıkmalıydı."Bu sefer farklı bir seyler yapmak hic de fena olmaz" dedi fısıldayarak.
Yavasca calıların arkasından adamın yanına dogru yürümeye basladı.Sonunda karsısındaydı iste.Evet bu rüyalarında ki adamdı.
"Sen...Sen...Rüyalarımda gördügüm insanlardan birisin..." dedi saskınlıkla.Sonra fısıltılar aklına geldi.Temkinli olmak icin etrafınıda süzüyordu."Birilerinin daha oldugundan hic süphem yok..." dedi ve büyücüyü dinlemeye koyuldu.
Just because you were born a noble, you can act like God? - Griffith (the White Hawk)

