Böcükozmos .......... OYUN

Farklı sistemler ve dünyalar üzerine hazırlanan aktif oyunlarımızın bulunduğu bölümdür.
Post Reply
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Yediş de buş'un hemen arkasından gidiyordu.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am

Post by dwaxer »

.

Sivri Naci ikilinin ardından suratsız bir şekilde baktı ve “töbe töbe, cık cık,” der gibi kafasını salladı, “çattık!” der gibi.

***

Yediş ve Buş ilk defa geldikleri bu egzotik Pazar yerini dolaşıp sağa sola bakarken sağ tarafta Batak Han’ı gördüler, sol tarafta ise Ã?dül Avcıları Ofisi vardı.

.
Artemis Entreri
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1521
Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Artemis Entreri »

Buş, peşinde Yedişle beraber Ã?dül Avcıları Ofisine girdi. Bir miktar tp kazanmak için iyi bir yer olabilirdi burası. "Selamlar olsun biraderler." dedi içeri girer girmez.
Been there. Seen that. Got the scars.
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am

Post by dwaxer »

.
“Birader mi, ne biraderi?” diye ciyakladı büyük bir masanın arkasındaki çaçaron sekreter bayan tırtıl. Neon yeşili, tombul bir vücudu vardı. Kalın siyah çerçeveli gözlüklerini düzelterek yeni gelenleri süzdü. Özellikle Buş ile göz temasında bulunurken kırmızı rujlu iri dudakları gülümsesin mi yoksa öpcük mü yollasın kararsızlığının ızdırabını yaşar gibiydi. Ayağa kalkıp Buş’a doğru ellerinden en öndekini –tokalaşmak maksadıyla- uzattı. “Merhaba, ben Melinda. Nasıl yardımcı olabilirim?”

Girişteki bu salonun arka tarafında demir parmaklıklı bir nezarethane kapısı vardır. Ayrıca başka bir ahşap kapının üzerinde ise “şerif” yazmaktadır. Sekreterin masasının yanındaki duvarda, bir panoda arananların kimlik bilgileri, vs asılmıştır.

.
Artemis Entreri
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1521
Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Artemis Entreri »

"Merhabalar güzel bayan..." diyen Buş, bayan tırtılın elini tutarak nazikçe öptü. "Harika gözüküyorsunuz." Bir an donup kaldı. Neden sonra sanki birden hatırlamış gibi, "Ah, pardon, çok saygısızlık ettim. İsmim Buş. Ã?dül aramakla meşgulken, Ã?dül avcıları ofisiyle karşılaştım. Bir kapıdan gireyim dedim ve böcük tanrılarına şükür, girmekle çok iyi etmişim." Buş, Melindaya göz kırptı. Ya da en azından bunu yapmayı amaçlamıştı.
Been there. Seen that. Got the scars.
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am

Post by dwaxer »

.
Tam bu sırada üstünde “şerif” yazan kapı açılarak bir Mantis (Peygamber devesi) çıkar. Deve gibi boy vardır Mantis’de. Yeşil gövdesinin açıkta olan kısımlarında -özellikle yüzündeki- yara izleri hayatının pek de sakin geçmediğinin bir kanıtıdır adeta. Orta yaşlı olmasına rağmen kaslar fışkırmaktadır. Yeşil vücudun üzerine karizmatik, uzun, siyah bir palto çekmiştir ve belinde iki kılıç birden asılıdır.

“Melinda ben kahveye çıkıyorum, haberin olsun...” der.

Sekreter: “Ah, şerif Bey, bu beyler ödül avcılığı yapmak istiyorlarmış,” der çıkmak üzere olan adama.

şerif diğerlerini şöyle bir baştan aşağı süzer. “Sizi ilk defa görüyorum... İyi... Arananların listesi orda asılı, getirdiğiniz anda ödülü alırsınız. Yalnız bu adamlar tehlikelidir ona göre dikkat edin,” der ve ofisten çıkar.

Panodaki listeleri kontrol ettiğinizde, size uygun olanlar şunlardır:

Arananlar:

Kübüst: Kakalak, canlısı 500tp, ölüsü 300tp. Küp şekilli kafası var. En son görüldüğü yer Kuş Ağacı.

Taki: Kırkayak, canlısı 1000tp, ölüsü 500tp. Ensesindeki kurukafa dövmesiyle tanınır. En son Karınca piramidi yakınlarında görülmüş.

Bok-Sör: Buk böcüğü, canlısı 800tp, ölüsü 400tp. Daima boxer şortla dolaşır ve çok terler. En son görüldüğü yer: Ã?imen Ormanı 2.bölge, saat 5 mıntukası.

.
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am

Post by dwaxer »

.
Bu sırada Kubbe’ye yeni tipler düşmüştü. Kethuda elemanların şaşkınlığını aldıktan sonra ortamı, kuralları vs anlattı. Elemanlar Zıp diye bir tırtıl ve Ralf adında bir güveydi.

Zıp tp=0
Tırtıl
HP: 200
Hız: 80
Hasar: 4d6+4
Zırh: +5

Eşyalar:
Nektar likörü: 2
Dirilten aş: 2
Top.Ağırlık: 8

***

Ralf tp=0
Güve
Hp: 220
Hız: 88+20
Hasar: 4d6
Zırh: +2

Eşyalar:
Nektar likörü: 2
Dirilten aş: 2
Top.Ağırlık: 8

“şimdi gidin; Buş ve Yediş’e yetişin,” dedi Yüce Kethuda. “Bataklık bölgesinde sümük hırsızını arıyorlardı, daha büyük ekip olursanız hem daha güçlü olursunuz, hem de sinerji, vs olur”

Diğer ikisi yola çıkarken Kethuda da telepatik kanaldan Buş ve Yediş’e bağlanarak, aralarına yeni arkadaşların katılmak üzere olduğunu müjdeledi.

.
WeS_DeX
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 736
Joined: Wed Jan 03, 2007 10:00 am
Location: Grand Line

Post by WeS_DeX »

Ralf neler oldugunu Kethüda'dan ögrenince biraz şok olmustu.Yaşarken böyle şeylerin olacağına inanırmıydı hiç.Ama hiç değilse yanında ekip olabilecegi bir tırtıl vardı.Hem ayrıca yeni katılcakları bir grubu arıyorlardı.Bir karıncük ve bir tırtıl daha.

Yanındaki tırtıla döndü "Sanırım yola koyulup digerleri aramalıyız arkadasım.Yaşarken güvelerden nefret ederdim.Elbiselerimi yer dururlardı.Simdi ben bir güve oldum.Bakalım belki yırtık bir kumaş parcası bulursam onu yerim." dedi gülerek ve kanatlarına alısmak icin bir kac ucma denemesi yaptı.

Biraz yükselmisti ve alttaki Zıp'a bagırdı."Ucmak gercekten keyifli bir seymis dostum" dedi gülerek "Asagıda basını tehlikeye sokmasan iyi edersin" dedi gülerek fakat yinede Zıp'ın uzagında ucmuyordu.Sonucta ne olursa olsun burada bir arkadasa ihtiyacı vardı.
Just because you were born a noble, you can act like God? - Griffith (the White Hawk)
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Yediş aç gözlü bir şekilde,

*Kakalak öldürmek hoşuma gitmişti, bir daha, ne dersin?*

Ardından duraklayarak.

*şimdi yeni gelen adamlarla da mı paylaşacağız TP'lerimizi?*

diye sordu hafif korkarak.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
liero
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 622
Joined: Fri Aug 29, 2003 10:00 am

Post by liero »

"Benim adım zıp değil, zıpzıp!!" bağırdı zıpzıp. Bulunduğu durumdan - bir böcük olma durumundan - fena halde morali bozulmuştu zaten, bir de ismini yanlış söylemeleri iyice saygısızlıktı.

Tepesinde uçan güveye baktıktan sonra birden kendi durumunu gözden geçirdi. Yerde sürünen bir tırtıldı. "Millet uçuyor, biz sürünüyoruz. Kahretsin." diye söylendi.

"Ã?nceden ben de hiç sevmezdim güveleri" diye cevap verdi Ralf'e. "Sanırım şimdi de hiç sevmicem" diye sessizce mırıldandı.

"Hadi yola koyulalım" dedi ve ilerlemeye başladı, bir taraftan söylenmeye devam ediyordu "Böcük sinerjisiymiş, pöh."
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am

Post by dwaxer »

.
Yediş ve Buş sonunda küp kafalı kakalak Kübüst’ü aramaya karar verirler. Bataklık bölgeden çıkarken Zıp ve Ralf ile buluşurlar, tanışır, kaynaşırlar, vs.

Buş, Ralf, Yediş ve Zıp (alfabetik sıra) “muhteşem dörtlü” misali Kuş Ağacı’na doğru yola çıkarlar.

Sonunda ağaca vardıklarında burasının kendi boyutlarına göre bir şehir büyüklüğünde olduğunu görürler. Buraya kuş ağacı denmesinin sebebi üzerinde çok sayıda kuş yuvası bulunmasıdır. Ağacın dibinde karşılaştıkları bazı böcükler, gruba ağacın dış yüzeyinden seyahat etmenin tehlikeli olduğunu, buna kalkışan her yüz böcükten ikisini (%2) kuşların mideye indirdiğini söylerler. [İstatistiklere göre: Normalde çimen ormanı seviyesinin üstünde uçarak seyahat ederken de bu tehlike vardır (%1) ama Kuş ağacı bölgesinde kuşların çokluğundan ötürü tehlike ikiye katlanmaktadır: (%2 ihtimalle mideye indirilmek suretiyle ölüm)]
Bölgenin yerlileri, her büyük ağaçta olduğu gibi bunda da gövde içinde tüneller ve hatta hanı, marketi, bakkalı, çakkalı, vssi bulunan bir kasaba olduğunu söylemektedir. Grup en azından yukarıdaki dallara yakın olan kasabaya varana kadar ağacın içindeki tünellerden ilerler.

Kuş Ağacının içindeki kasabanın meydanına gelmişlerdir. Meydanın etrafındaki binalar şöyledir: Kuşdili Hanı, Gaga Market, şuk Büyücüsü ve muhtelif evler.

.
WeS_DeX
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 736
Joined: Wed Jan 03, 2007 10:00 am
Location: Grand Line

Post by WeS_DeX »

Ralf etrafını incelerken yeni tanıstıgı arkadaslarıyla da biraz sohbet etmisti.Yanlarında yürüyerek konusmaya basladı "Hic tp mizin bulunmaması durumu berbat bişey!" dedi ve yürümeye devam etti.Grup nereye girerse arkalarından gitmeye hazırdı.
Just because you were born a noble, you can act like God? - Griffith (the White Hawk)
liero
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 622
Joined: Fri Aug 29, 2003 10:00 am

Post by liero »

Zıp "Bence şu hana girelim" diyerek Kuşdili Hanını işaret etti diğerlerine. "Birisini arıyorsak ilk bakılacak yer ne de olsa hanlardır."
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am

Post by dwaxer »

.
Ağacın içinde termitlerin, vs açtığı tüneller vardı ve bu tünellerin kesiştiği bir noktada görece geniş bir açıklık (meydan) bulunuyordu. Meydanın etrafındaki oyuklardan meydana gelen binalardan biriydi Kuşdili Hanı. Dört kafadar hana girdiklerinde masalarda çeşitli tip ve ebatlarda hamam böcükleri, çeşit çeşit karıncükler, tırtıllar vs oturduğunu gördüler. Millet içip sohbet ediyordu.

Hancı Guguk iri yarı, kirli sakallı, göbekli bir buk böcüğüydü; üzerinde deri bir önlükle bar tezgahının arkasında, bir bezle bardak siliyordu.
Kapıdaki fedai Kırkayak Dodge gelenleri süzdü tekin olmayan bakışlarla.

Bu arada grubun yanlarına mavi kanatlı bir kelebek, bayan garson Lili geldi. “Hoş geldiniz, şöyle buyrun,” diye boş bir masaya aldı bizimkileri. Birazdan da sipariş almak istedi. “Ne içersiniz; su, şekerli su ya da nektarlı su?
.
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Yediş dudaklarını büzüştürerek:

*Beş Tp'm yok, sanırım bonkör Buş ısmarlıyor?*

Psikopata benziyordu Yediş, gözleri pörtlek, hareketli bir hâli vardı.Tehlikeli..
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Post Reply