Böcükozmos .......... OYUN
Yediş arkadaki 38 ayağının üzerinde durarak, kalan dört eliyle çenesini sıvazladı.
*Ã?yleyse aramızdan bir karincük gitmeli konuşmaya, Lugi, yürü birader!*
*Ã?yleyse aramızdan bir karincük gitmeli konuşmaya, Lugi, yürü birader!*
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
.
Kubbe’ye bir kişilik daha düşer:
Dronk: Kakalak HP:200 Hız:80 Hasar:4d6+4(+1asit) Zırh:+3 tp:0
Kethuda her zamanki bıkkın tavrıyla çaylağa kuralları açıklar.
Ve karıncükler arası kan davasından da bahseder. “Grup şimdi orada, seni de onlara yetiştireceğim,” der. Daha sonra Yüce Kethuda 5 birim fosfor ile 3 birim şeker tozunu karıştırarak Dronk’un üzerine serper ve “Loadro!” diye hükmeder.
Dronk şaşkınlıktan şok olarak her şeyin gözlerinin önünde eridiğini zanneder. Halbuki eriyen kendisidir ve Yaprak Karıncük Krallığının önündeki grubun yanında beliriverir. Diğerleri de şaşırır. Dronk bir anda uzak mesafeleri düşünce hızıyla aşmış, adeta ışınlanmıştır. (teleport)
Grup yeni gelen arkadaşlarını da bağırlarına basar, tanışırlar, vs.
***
Grup (Dronk, Lugi, Ralf, Tırt, Yediş, Zıp) devasa ana kapıya yanaşır. Nöbetçilere Kethuda adına çalıştıklarına dair belgeleri gösterdiklerinde muhafızlar ekibi Yaprak Kraliçenin başyardımcısı General Kocakıskaç’a götürürler. Yeraltı tünellerinden Komutanın karargahına giderlerken Yaprak Karınca krallığının yeraltındaki şehrinden de geçerler. Herkes bir işi var gibi sağa sola aceleyle koşturmaktadır. Muazzam yeraltı binaları vardır etrafta. Ayrıca şehrin meydanında market, hancı, silahçı dükkanları vs olduğunu da görürler.
Sonunda Kocakıskaç’ın odasına gelirler. General (asker karıncaların belirgin özelliği olan büyük kıskaçlar generalde abartılı büyüklüktedir) belgelere bakıp grubu şöyle bir baştan aşşağıya süzer. “Hımm demek Kethuda adına çalışıyorsunuz.... Garip tipler bir araya toplanmışsınız doğrusu... Peki, bizim termitlere karşı savaşımızda yanımızda yer almaya mı geldiniz? Ã?ünkü onları karınca ezer gibi ezeceğiz!” der.
.
Kubbe’ye bir kişilik daha düşer:
Dronk: Kakalak HP:200 Hız:80 Hasar:4d6+4(+1asit) Zırh:+3 tp:0
Kethuda her zamanki bıkkın tavrıyla çaylağa kuralları açıklar.
Ve karıncükler arası kan davasından da bahseder. “Grup şimdi orada, seni de onlara yetiştireceğim,” der. Daha sonra Yüce Kethuda 5 birim fosfor ile 3 birim şeker tozunu karıştırarak Dronk’un üzerine serper ve “Loadro!” diye hükmeder.
Dronk şaşkınlıktan şok olarak her şeyin gözlerinin önünde eridiğini zanneder. Halbuki eriyen kendisidir ve Yaprak Karıncük Krallığının önündeki grubun yanında beliriverir. Diğerleri de şaşırır. Dronk bir anda uzak mesafeleri düşünce hızıyla aşmış, adeta ışınlanmıştır. (teleport)
Grup yeni gelen arkadaşlarını da bağırlarına basar, tanışırlar, vs.
***
Grup (Dronk, Lugi, Ralf, Tırt, Yediş, Zıp) devasa ana kapıya yanaşır. Nöbetçilere Kethuda adına çalıştıklarına dair belgeleri gösterdiklerinde muhafızlar ekibi Yaprak Kraliçenin başyardımcısı General Kocakıskaç’a götürürler. Yeraltı tünellerinden Komutanın karargahına giderlerken Yaprak Karınca krallığının yeraltındaki şehrinden de geçerler. Herkes bir işi var gibi sağa sola aceleyle koşturmaktadır. Muazzam yeraltı binaları vardır etrafta. Ayrıca şehrin meydanında market, hancı, silahçı dükkanları vs olduğunu da görürler.
Sonunda Kocakıskaç’ın odasına gelirler. General (asker karıncaların belirgin özelliği olan büyük kıskaçlar generalde abartılı büyüklüktedir) belgelere bakıp grubu şöyle bir baştan aşşağıya süzer. “Hımm demek Kethuda adına çalışıyorsunuz.... Garip tipler bir araya toplanmışsınız doğrusu... Peki, bizim termitlere karşı savaşımızda yanımızda yer almaya mı geldiniz? Ã?ünkü onları karınca ezer gibi ezeceğiz!” der.
.
Yediş gülümseyerek hafifçe öne çıkar, aslında o öyle zanneder fakat 40 ayağı aynı anda hareket edince ciddî anlamda ilerlemiştir.
*Biz savaşınızın amacının ne olduğunu sormak istiyoruz izninle GENERAL'İM!*
En öndeki sağ eli ile selam çakmıştı.Anlardı askerlikten.
*Biz savaşınızın amacının ne olduğunu sormak istiyoruz izninle GENERAL'İM!*
En öndeki sağ eli ile selam çakmıştı.Anlardı askerlikten.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
.
"Neden mi savaşacağız? O hilebaz termitler yüzünden tabii ki! Bizim yaprak toplamak için ağacı kullanmamıza izin vermiyorlar. Neymiş, güya ağacın yaprakları bitiyormuş! Halbuki ezelden beri bu yaprakları toplarız asla ağacın yaprakları bitmez, daima yerine yenileri çıkar.
Aksine; o üçkağıtçı termitler ağacın içini oya oya çürütecekler bir gün. Onların kökünü kazımalıyız başka çare yok!"
.
"Neden mi savaşacağız? O hilebaz termitler yüzünden tabii ki! Bizim yaprak toplamak için ağacı kullanmamıza izin vermiyorlar. Neymiş, güya ağacın yaprakları bitiyormuş! Halbuki ezelden beri bu yaprakları toplarız asla ağacın yaprakları bitmez, daima yerine yenileri çıkar.
Aksine; o üçkağıtçı termitler ağacın içini oya oya çürütecekler bir gün. Onların kökünü kazımalıyız başka çare yok!"
.
Yediş yüzünü hafifçe buzuşturarak:
"Hmm, vay terbiyesizleri suçlular işte, fakat eğer yemenize izin verirlerse savaşı bitirir misiniz?"
"Hmm, vay terbiyesizleri suçlular işte, fakat eğer yemenize izin verirlerse savaşı bitirir misiniz?"
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Dronk, gruba yeni katılmanın ve kakalak bedenine alışmaya çalışmanın şaşkınlığı içindeydi. Bu 'ellerle' ellerini önce yumruk yapıp, sonra işaret ve parmaklarını açamıyordu. Yediş'in arkasından generale seslendi: "Hey adamım! Bu termitleri katletmeniz gerek yok, tamam mı? İşte siz karıncaların problemi bu! Siz kardeşsiniz ahbap, termitler de, siz de böcüksünüz! Bunları konuşarak halledebilirsiniz! Yov yov! Yediş akıllı adamdır, bence konuşalım dostum, tamam mı, siz sakin olun!". Bunları derken o yumruklu parmak açma hareketini yapamamıştı; ama ellerini sallaramaya çalışmıştı.
.
General Dronk'a doğru çakmak çakmak gözler bakışını yapar.
Yanlardaki 4 muhafızdan biri öne çıkar ve adeta Yüzünü Dronk'un yüzüne dayayarak herkesin duyabileceği bir tonda hızlı hızlı -güya- fısıldayarak konuşur: "Sen kiminle konuştuğunun farkında mısın? Başkomutan Kocakıskaç'a 'hey ahbap, adamım!' diye hitap etmeye utan mıyor musun!!?"
General tekrar sözü alır: "Evlat sanırım senin iyi bir disipline ihtiyacın var. Seni bizim askeri akademiye götürüp bir güzel eğitmeli," der.
.
General Dronk'a doğru çakmak çakmak gözler bakışını yapar.
Yanlardaki 4 muhafızdan biri öne çıkar ve adeta Yüzünü Dronk'un yüzüne dayayarak herkesin duyabileceği bir tonda hızlı hızlı -güya- fısıldayarak konuşur: "Sen kiminle konuştuğunun farkında mısın? Başkomutan Kocakıskaç'a 'hey ahbap, adamım!' diye hitap etmeye utan mıyor musun!!?"
General tekrar sözü alır: "Evlat sanırım senin iyi bir disipline ihtiyacın var. Seni bizim askeri akademiye götürüp bir güzel eğitmeli," der.
.
Dronk şaşırmış da olsa cevap verebilecek haldedir: "Aman ne yapayım dostlarım! Pardon, dostlarım dememeliydim ama siz hiç mi samimi böcük görmediniz hayatınızda?!" diyebilir. Olmayan kıyafetlerinden tozu silkermiş gibi yapar ve böcük suratı el verdiğince somurtur. İçinden dile getirilmemiş 'adamım', 'dostum' ve 'ahbap'ları söylediklerine eklemiştir.
Yediş tekrar ufacık (en azından ona göre) bir adım öne doğru atar:
*Siz onun kusura bakmayın KUMANDANIM!*
Etkili olacağını düşünerekten elini başına selam niyetine çakar ve ekler:
*General'im, dilediğiniz gibi savaşa son vereceğimize and içeriz!*
diye bağırır.
*Size şart koşmak ne haddime kumandanım, fakat eğer biz gittikten sonra savaş açarsanız, sizin pislik olduğunuzu ve savaş kurallarından kaçan ve şerefsizlik yapan bir general olduğunuzu zannederler.Biz oraya gidelim, elçi niyetine, ve savaşa son verelim!*
*Siz onun kusura bakmayın KUMANDANIM!*
Etkili olacağını düşünerekten elini başına selam niyetine çakar ve ekler:
*General'im, dilediğiniz gibi savaşa son vereceğimize and içeriz!*
diye bağırır.
*Size şart koşmak ne haddime kumandanım, fakat eğer biz gittikten sonra savaş açarsanız, sizin pislik olduğunuzu ve savaş kurallarından kaçan ve şerefsizlik yapan bir general olduğunuzu zannederler.Biz oraya gidelim, elçi niyetine, ve savaşa son verelim!*
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
.
"Sen 40 ayaklı, senden iyi asker olacağını düşünüyorum, hahaha. İstediğinizi yapmakta serbestsiniz ama o süt suratlı termitlerin gıcıklıklarından vazgeçeceğini sanmıyorum. Yine de deneyin şansınızı." der General. Sonra da gruba şöyle bir göz gezdirerek. "Eğer onları ikna edemezseniz; Termit Kraliçesini kaçırıp -ölü ya da diri- buraya getirmeye çalışın. Kraliçeleri olmazsa şavaşamaz hemen teslim olurlar. Kraliçeyi getirirseniz -adam başı- 10bin tp ödül vericem."
.
"Sen 40 ayaklı, senden iyi asker olacağını düşünüyorum, hahaha. İstediğinizi yapmakta serbestsiniz ama o süt suratlı termitlerin gıcıklıklarından vazgeçeceğini sanmıyorum. Yine de deneyin şansınızı." der General. Sonra da gruba şöyle bir göz gezdirerek. "Eğer onları ikna edemezseniz; Termit Kraliçesini kaçırıp -ölü ya da diri- buraya getirmeye çalışın. Kraliçeleri olmazsa şavaşamaz hemen teslim olurlar. Kraliçeyi getirirseniz -adam başı- 10bin tp ödül vericem."
.
Ralf de konusmalar bittikten sonra bir adım öne cıktı.
"Generalim...Ben Ralf, arkadasımızın Dronk'un kusuruna bakmayın.O henüz bu diyarda cok yeni.Acemiligini mazur görün." dedi ve Yediş'in gösterdigi fiziksel nezaketi oda göstermeye çalıstı."Yediş haklı General'im eger bizim konusmamıza izin verirseniz, elimizden gelen en iyi konusmayı sergileyecegimize dair hic bir süpheniz olmasın.Bizler yüce Kethuda tarafından gönderildik ve başarılı olmak icin hic bir seyden kacınmayız." dedi hafif de gururlanarak.Sonra bir adım geriye cekilerek selamladı tekrar General'i.
"Bu işi nasıl başaracagımız konusunda bir fikrin var mı Zıp?" dedi iyice sivrisinege yaklasarak.Sakin görünmeye calısıoyordu Ralf ama Termit'lerinde o kadar cabuk pes edeceklerini düsünmüyordu.
"Generalim...Ben Ralf, arkadasımızın Dronk'un kusuruna bakmayın.O henüz bu diyarda cok yeni.Acemiligini mazur görün." dedi ve Yediş'in gösterdigi fiziksel nezaketi oda göstermeye çalıstı."Yediş haklı General'im eger bizim konusmamıza izin verirseniz, elimizden gelen en iyi konusmayı sergileyecegimize dair hic bir süpheniz olmasın.Bizler yüce Kethuda tarafından gönderildik ve başarılı olmak icin hic bir seyden kacınmayız." dedi hafif de gururlanarak.Sonra bir adım geriye cekilerek selamladı tekrar General'i.
"Bu işi nasıl başaracagımız konusunda bir fikrin var mı Zıp?" dedi iyice sivrisinege yaklasarak.Sakin görünmeye calısıoyordu Ralf ama Termit'lerinde o kadar cabuk pes edeceklerini düsünmüyordu.
Just because you were born a noble, you can act like God? - Griffith (the White Hawk)
Yediş 10k Tp'yi duyunca, bir generalin karşısında olduğunu unutmamaya çalışarak:
*Emredersiniz kumandanım!*
diye bir selam daha çakarken:
*Bilin ki bir hafta içinde askerleriniz yaprakları topluyor olacaklar!*
*Emredersiniz kumandanım!*
diye bir selam daha çakarken:
*Bilin ki bir hafta içinde askerleriniz yaprakları topluyor olacaklar!*
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
O inatçı beyazların ne halt olduğunu tahmin edebiliyoruz Ulu Kocakıskaç. Ama topluluğumuzu gördünüz. Söylediklerimizi yapacak ve bu gidişe bir son verip ağacın sadece onlara ait olmadığını her birine öğreteceğiz. şimdi izninizle huzurunuzdan ayrılabilir miyiz efendim? Tabii bize vermek istediğiniz herhangi bir araç, gereç, bilgi ya da öneri yoksa?
Ve sonbahar gelmeden toprağa düştü yeşil renkli yaprak, geceyi beklemeden ortaya çıkan ayla birlikte.
