Gates of Shadow, 0.1 The Gathering (game screen)
Donaef tam güvenliğinden emin olmuştu ki omzunda bir el hissetti. Gerisine dönüp baktığında hiç tanımadığı bir elfi gördü. Elf parmaklarını dudaklarının üzerine koyarak ona susmasını işaret etti.
Donaef bunun kim olduğunu merak ederken, adamı inceledi. Bir elf olmasına rağmen suratı müthiş kötü yaralar ile doluydu. Sanki her türlü silahla suratına vurulmuştu. Parlayan badem şeklinde zümrüt yeşili gözleri vardı ve siyah uzun saçları sıkıcı toplanmıştı.
Hırsız o anda elfin kim olduğunu anladı. Bu avcı olmalıydı. Ama her zamanki gümüşsü gri pelerin üzerinde değildi. Altında sadece örme bir zırh gözüküyordu. Omzunda ise Raven’in pelerini asılıydı. Yavaşça fısıldadı.
“Hazırlıklı ol şimdi dışarıya çıkacaklar.”
Donaef bunun kim olduğunu merak ederken, adamı inceledi. Bir elf olmasına rağmen suratı müthiş kötü yaralar ile doluydu. Sanki her türlü silahla suratına vurulmuştu. Parlayan badem şeklinde zümrüt yeşili gözleri vardı ve siyah uzun saçları sıkıcı toplanmıştı.
Hırsız o anda elfin kim olduğunu anladı. Bu avcı olmalıydı. Ama her zamanki gümüşsü gri pelerin üzerinde değildi. Altında sadece örme bir zırh gözüküyordu. Omzunda ise Raven’in pelerini asılıydı. Yavaşça fısıldadı.
“Hazırlıklı ol şimdi dışarıya çıkacaklar.”

Jarenek tam suratının ortasına patlayan şiddetli tokatla irkildi.
“Seni geri götüreceğiz ve başımıza açtığın belaları düzeltmen için karanlık kraliçeye verece…”
Ama konuşma kesildi. Tam bu sırada çevredeki eşyalardan birisi devrildi. Jarenek boşluktan faydalanarak etrafa baktığında bir evin bodrum katına benzer bir malzeme deposunda olduğunu fark etti. Yere düşen kutulardan birisiydi ve içindeki çiviler yere saçılmıştı.
Annesi ve iki ablası ne olduğunu anlamak için etrafa bakarken birden bir ıslık sesi duyuldu. Aynı zamanda birden oda o kadar büyük bir aydınlığa büründü ki oradaki dört kara elfte acıdan çığlıklar attılar. Bu neredeyse güneşin ışığına benzer bir ışıktı ve tüm gözlerini yakıyordu. Jarenek annesi ve ablalarının seslerinden uzaklaştıklarını anladı. Bulanık görüşü devam ederken önünde bir şekilde belirdi. Elinde bir bıçak vardı. Kısa sürede ellerini ve ayaklarını bağlayan iplerin kesildiğini hissetti.
“Hadi buradan çıkalım. Pelerinin altına gir. Bizi gözlerden gizleyecek.”
Jarenek, Raven’in sesini duyduğunda güvenini tekrar kazanmıştı…
“Seni geri götüreceğiz ve başımıza açtığın belaları düzeltmen için karanlık kraliçeye verece…”
Ama konuşma kesildi. Tam bu sırada çevredeki eşyalardan birisi devrildi. Jarenek boşluktan faydalanarak etrafa baktığında bir evin bodrum katına benzer bir malzeme deposunda olduğunu fark etti. Yere düşen kutulardan birisiydi ve içindeki çiviler yere saçılmıştı.
Annesi ve iki ablası ne olduğunu anlamak için etrafa bakarken birden bir ıslık sesi duyuldu. Aynı zamanda birden oda o kadar büyük bir aydınlığa büründü ki oradaki dört kara elfte acıdan çığlıklar attılar. Bu neredeyse güneşin ışığına benzer bir ışıktı ve tüm gözlerini yakıyordu. Jarenek annesi ve ablalarının seslerinden uzaklaştıklarını anladı. Bulanık görüşü devam ederken önünde bir şekilde belirdi. Elinde bir bıçak vardı. Kısa sürede ellerini ve ayaklarını bağlayan iplerin kesildiğini hissetti.
“Hadi buradan çıkalım. Pelerinin altına gir. Bizi gözlerden gizleyecek.”
Jarenek, Raven’in sesini duyduğunda güvenini tekrar kazanmıştı…

Ardeth biraz ilerledi, kendisi ile düşmanları arasında arkadaşlarının tehlikeye girmesini istemiyordu. Büyülü kelimeleri fısıldayıp hareketini tamamladığında elinde alev alev yanan minik bir küre belirdi. Küreyi hızla buz fırtınasıyla sersemleyen drowa fırlattı.
Code: Select all
Orb of Fire, Lesser (3d8)
Ray Attack, +5
No save, No resistanceWulfgar Snowtiger, Shifter, Barbarian 2/ Ranger 2 /Warshaper 2
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
Huor, düşmanlarından birisine doğrudan aynı büyüyü yolladı yine
[Melf's Acid Arrow]
[Melf's Acid Arrow]
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Ardeth’in büyüsü tekrardan ellerinden fırlamıştı. Yoğun öfkesini bun alev büyüsüne yüklemiş gibiydi. Büyünün çarptığı kara elf acı ile inleyerek olduğu yerde son nefesini verdi. şimdi karşılarında tek bir drow savaşçısı kalmıştı, arkada duran dişiler ise henüz kendinde değildi.
Huor ayakta kalan diğer drowa aynı asit büyüsünü yolladı. Kara elf çabuklukla yana çekildi ama yinede asit vücudunun yan kısmına değişmiş, zırhını geçerek tenini yakmıştı.
Sir Liero çektiği kılıcı ile ona saldırdığında tekrar çevik hareketlerle darbelerden kıl payı kurtulmayı başardı. Ama ikinci kılıç hamlesi tam koluna denk gelmiş ve zırhında bir başka kesik açmıştı.
Drow bu sefer elindeki kısa kılıçla en yakınına gelen Sir Liero’ya saldırmak istedi, ama kılıcı neredeyse oyuncakmışçasına paladinin zırhından sekti.
Dwax elindeki baltayı fırlattığında, balta tuhaf bir şey yaptı. Arkasında duman benzeri yoğun siyah izler bırakarak havada uçtu ama drow son anda baltayı fark ederek yana çekilse de yüzünün yanını sıyırdı. Tuhaf olanı baltanın sıyırdığı yerin kuytu bir köşeden daha karanlık hatta teninden daha karanlık gözükmesiydi. Sonra balta söz dinlercesine sahibinin elinde geri geldi.
Micah mırıldanıyordu. Elinden çıkan kırmızı enerji okları hızla fırladı ve düşmanının göğsü ile buluştu ve bir inildeme ile onu yere yıktı. Son savaşçıda ölmüştü.
Bu sırada Sir Randillan hafifçe gözlerini araladı ve inlediğini duydular.
Ve aynı zamanda kara elf dişileri artık kendilerine gelmişlerdi.
Jarenek Raven ile merdivenleri çıkmıştı ve şimdi tam arkalarından annesini ve ablalarını görebiliyordu. Raven sessiz olması için ona işaret etti.
Donaef ilgiyle yanındaki yaralı efle bakıyordu. Elf yayına bir ok germişti. şaşkınlıkla elfin Raven’in yayını kullandığını gördü. Ama henüz okunu bırakmamıştı.
Jarenek’in annesi karşısındakileri görünce hemen lanetli bir dua mırıldandı.
Jarenek bunun çok kötü bir lanet olduğunu fark etti. Eğer annesi duasını tamamlar ve kabul edilirse herkes… Ölmekten beter olacaktı…
Ama asla tamamlayamadı…
Avcı’nın siyah yayından fırlayan ok sol elini havaya kaldırmış olan ananın eline tüylerine kadar saplandı. Kan fışkırmaya başlamıştı. Büyük bir panik izledi bunu. Ve diğer iki dişi annelerini aralarına alarak ortadan kayboldular…
şimdi herkes tekti… Meydanın ortasında dört savaşçı cesedi vardı… Ã?evreye baktıklarında insanların pencereden kendilerini izlediklerini gördüler. Olanlar bitmiş gibiydi. şimdilik…
Avcı hızla ilerleyerek Sir Randillan’ı kontrol etti. Konuştuğunda tuhaf aksanını duydular.
“Aranızda onu iyi edecek bir şeyler bilen birisi var mı?”
Bu sırada insanlar evlerinden çıkıp başlarına toplanmaya başlamıştı. Birçoğu geçerken yerdeki kara elf cesetlerini şöyle bir tekmeliyordu. Sonunda aralarından bir tanesi ortaya çıktı ve hepsine hitaben konuştu.
“Siz kara elfleri öldürdünüz. Muhtemelen birçoğumuzun hayatını kurtardınız. İzin verin sizi bu gece evimde ağırlayayım.”
Giyiminden bunun önemli birisi olduğu anlaşılıyordu. Bu sırada Raven, Jarenek’e fısıldadı.
“Sakın bunun altından çıkma ve bizi takip et.”
Sonra kalabalığın içinden hiç fark edilmeden pelerinin altından çıkarak Micah’ın yanına gitti. Özgün gözleri Randillan ve Avcı arasında gidip geliyordu. Sonra Micah’a baktı. Bir elini sanki onun omzundaki Draven’i sevmek istercesine uzattı ama sonra ürkerek geri çekti.
Bu sırada ciddi bir yüzle fısıldayarak sordu Micah’a.
“Neden kötülük var olmak zorunda?”
İnsanlar hayranlık ifadeleri ile çevrelerinde toplanmışken, hepsi birden bu nazik adamın davetini düşünüyordu. Ama en önemli olan Sir Randillan’ın sağlığı idi…
Huor ayakta kalan diğer drowa aynı asit büyüsünü yolladı. Kara elf çabuklukla yana çekildi ama yinede asit vücudunun yan kısmına değişmiş, zırhını geçerek tenini yakmıştı.
Sir Liero çektiği kılıcı ile ona saldırdığında tekrar çevik hareketlerle darbelerden kıl payı kurtulmayı başardı. Ama ikinci kılıç hamlesi tam koluna denk gelmiş ve zırhında bir başka kesik açmıştı.
Drow bu sefer elindeki kısa kılıçla en yakınına gelen Sir Liero’ya saldırmak istedi, ama kılıcı neredeyse oyuncakmışçasına paladinin zırhından sekti.
Dwax elindeki baltayı fırlattığında, balta tuhaf bir şey yaptı. Arkasında duman benzeri yoğun siyah izler bırakarak havada uçtu ama drow son anda baltayı fark ederek yana çekilse de yüzünün yanını sıyırdı. Tuhaf olanı baltanın sıyırdığı yerin kuytu bir köşeden daha karanlık hatta teninden daha karanlık gözükmesiydi. Sonra balta söz dinlercesine sahibinin elinde geri geldi.
Micah mırıldanıyordu. Elinden çıkan kırmızı enerji okları hızla fırladı ve düşmanının göğsü ile buluştu ve bir inildeme ile onu yere yıktı. Son savaşçıda ölmüştü.
Bu sırada Sir Randillan hafifçe gözlerini araladı ve inlediğini duydular.
Ve aynı zamanda kara elf dişileri artık kendilerine gelmişlerdi.
Jarenek Raven ile merdivenleri çıkmıştı ve şimdi tam arkalarından annesini ve ablalarını görebiliyordu. Raven sessiz olması için ona işaret etti.
Donaef ilgiyle yanındaki yaralı efle bakıyordu. Elf yayına bir ok germişti. şaşkınlıkla elfin Raven’in yayını kullandığını gördü. Ama henüz okunu bırakmamıştı.
Jarenek’in annesi karşısındakileri görünce hemen lanetli bir dua mırıldandı.
Jarenek bunun çok kötü bir lanet olduğunu fark etti. Eğer annesi duasını tamamlar ve kabul edilirse herkes… Ölmekten beter olacaktı…
Ama asla tamamlayamadı…
Avcı’nın siyah yayından fırlayan ok sol elini havaya kaldırmış olan ananın eline tüylerine kadar saplandı. Kan fışkırmaya başlamıştı. Büyük bir panik izledi bunu. Ve diğer iki dişi annelerini aralarına alarak ortadan kayboldular…
şimdi herkes tekti… Meydanın ortasında dört savaşçı cesedi vardı… Ã?evreye baktıklarında insanların pencereden kendilerini izlediklerini gördüler. Olanlar bitmiş gibiydi. şimdilik…
Avcı hızla ilerleyerek Sir Randillan’ı kontrol etti. Konuştuğunda tuhaf aksanını duydular.
“Aranızda onu iyi edecek bir şeyler bilen birisi var mı?”
Bu sırada insanlar evlerinden çıkıp başlarına toplanmaya başlamıştı. Birçoğu geçerken yerdeki kara elf cesetlerini şöyle bir tekmeliyordu. Sonunda aralarından bir tanesi ortaya çıktı ve hepsine hitaben konuştu.
“Siz kara elfleri öldürdünüz. Muhtemelen birçoğumuzun hayatını kurtardınız. İzin verin sizi bu gece evimde ağırlayayım.”
Giyiminden bunun önemli birisi olduğu anlaşılıyordu. Bu sırada Raven, Jarenek’e fısıldadı.
“Sakın bunun altından çıkma ve bizi takip et.”
Sonra kalabalığın içinden hiç fark edilmeden pelerinin altından çıkarak Micah’ın yanına gitti. Özgün gözleri Randillan ve Avcı arasında gidip geliyordu. Sonra Micah’a baktı. Bir elini sanki onun omzundaki Draven’i sevmek istercesine uzattı ama sonra ürkerek geri çekti.
Bu sırada ciddi bir yüzle fısıldayarak sordu Micah’a.
“Neden kötülük var olmak zorunda?”
İnsanlar hayranlık ifadeleri ile çevrelerinde toplanmışken, hepsi birden bu nazik adamın davetini düşünüyordu. Ama en önemli olan Sir Randillan’ın sağlığı idi…

"Siz kara elfleri öldürdünüz. Muhtemelen birçoğumuzun hayatını kurtardınız. İzin verin sizi bu gece evimde ağırlayayım."
Ardeth'in bu teklifi kabul etmeye niyeti yoktu. Bu kadar tehlike içindeyken bir yabancıya güvenmek aptallık olurdu. Lafı geçiştirmek için Sir Randillan'a yöneldi.
"Kara Elflerin zehirini geçirtebilecek bir şifacı var mı buralarda?"
Ardeth'in bu teklifi kabul etmeye niyeti yoktu. Bu kadar tehlike içindeyken bir yabancıya güvenmek aptallık olurdu. Lafı geçiştirmek için Sir Randillan'a yöneldi.
"Kara Elflerin zehirini geçirtebilecek bir şifacı var mı buralarda?"
Wulfgar Snowtiger, Shifter, Barbarian 2/ Ranger 2 /Warshaper 2
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
Huor yüzünü buzuştururken, aklından işe yaramaz bir büyücü olduğu gerçeği geçiyordu.Daha bir yaralıyı bile iyileştiremiyordu.
Sonra teklifi düşünürken aklına kısa bir süre sonra hayatının yolculuğuna çıkacağı geldi.Ne zaman yapacaklardı bunu bilemiyordu.Ama yapacaklardı.
Dwax'ın yanına gitti "Söyler misin dostum, şimdi n'apıyoruz?*
Sonra teklifi düşünürken aklına kısa bir süre sonra hayatının yolculuğuna çıkacağı geldi.Ne zaman yapacaklardı bunu bilemiyordu.Ama yapacaklardı.
Dwax'ın yanına gitti "Söyler misin dostum, şimdi n'apıyoruz?*
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
.
Dwax özel baltasının ikinci fırlatışında yaptığı numaraları düşünüyordu aslında; o siyah dumanların çıkması...
"Biz de diğerlerine uyalım, bakalım ne yapacaklar," diye cevap verdi Huor'a. "Bu kara elflerin bize saldırması sanırım arı kovanına çomak soktuğumuzu gösteriyor. Demek ki doğru yoldayız, he hehe..."
.
Dwax özel baltasının ikinci fırlatışında yaptığı numaraları düşünüyordu aslında; o siyah dumanların çıkması...
"Biz de diğerlerine uyalım, bakalım ne yapacaklar," diye cevap verdi Huor'a. "Bu kara elflerin bize saldırması sanırım arı kovanına çomak soktuğumuzu gösteriyor. Demek ki doğru yoldayız, he hehe..."
.
" Kötülük ve iyilik kozmik dengenin her iki tarafı. Onları anladığımız zaman korkmamıza gerek kalmicak. Kötülük dışarı da değil. Hepimizin içinde, raven. İnsan ruhunu arındırmalı, onları ancak saf halde idrak edebililiriz. Kibir, endişe ve korku ruha bir kere yerleşti mi, geriye birşey kalmayana kadar tehdit eder. "
Bir hayli düşünüp konuşmaya başlamıştı, Micah.
" Sana vermem gereken birşey var. "
Belinden çantasını çıkarıp yere koydu. Draven yere konup çantanın kenarından içine bakmaya çalışıyordu.
Micah eğilip, çantanın içine elini soktu. O çektikçe, kocaman bir kasa küçük ağızdan çıkmaya başlıyordu. Döndüğünde, herkes kısa bir şok geçirmişti. Ã?antadan kocaman bir sandık çıkmıştı.
" Raven, senin için birşeyim var. "
Ã?antayı açıp içine gömüldü. Draven de, omuzuna atlayınca içeri düştü. Sandığın kapağı üzerine kapandı.
Bir hayli düşünüp konuşmaya başlamıştı, Micah.
" Sana vermem gereken birşey var. "
Belinden çantasını çıkarıp yere koydu. Draven yere konup çantanın kenarından içine bakmaya çalışıyordu.
Micah eğilip, çantanın içine elini soktu. O çektikçe, kocaman bir kasa küçük ağızdan çıkmaya başlıyordu. Döndüğünde, herkes kısa bir şok geçirmişti. Ã?antadan kocaman bir sandık çıkmıştı.
" Raven, senin için birşeyim var. "
Ã?antayı açıp içine gömüldü. Draven de, omuzuna atlayınca içeri düştü. Sandığın kapağı üzerine kapandı.
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.

