Gates of Shadow, 0.1 The Gathering (game screen)
.
Dwax pörtlek bakışlarıyla Huor'u süzer. "Senin kafana saksı mı düştü! Hatırlamıyor musun sen benim yaşadığım yere yakın kamp yapmıştın da karşılaşmıştık. Sonra da birbirimizi gördüğümüz tuhaf rüyalardan dolayı tanımıştık YA! Beraber çıkmadık mı bu maceraya? Bilmiyormuş gibi 'neden çıktın?' diye soruyorsun... Bana bak hadi yola çıkalım böyle oturup kalmayalım, siz büyücüler akıllı geçinirsiniz, hadi söyleyin ne tarafa gidiyoruz şimdi?"
.
Dwax pörtlek bakışlarıyla Huor'u süzer. "Senin kafana saksı mı düştü! Hatırlamıyor musun sen benim yaşadığım yere yakın kamp yapmıştın da karşılaşmıştık. Sonra da birbirimizi gördüğümüz tuhaf rüyalardan dolayı tanımıştık YA! Beraber çıkmadık mı bu maceraya? Bilmiyormuş gibi 'neden çıktın?' diye soruyorsun... Bana bak hadi yola çıkalım böyle oturup kalmayalım, siz büyücüler akıllı geçinirsiniz, hadi söyleyin ne tarafa gidiyoruz şimdi?"
.
Huor sırıttı:
"O zeka dediğinden olsa ne olur?Bir ejderin zekaya ihtiyacı olmaz, güç damarlarda saklı, güç büyüde saklı.Aslında biz gücün maddeleşmiş hâliyiz."
Sonra sırıtmasını kesti:
"Ne tarafa gidebiliriz ki?Ã?teki dünyaya geçiş yapacağız, bunu yapmak için neresi gerekiyorsa oraya gideceğiz.Gerekirse cehennemin dibine geçeriz, ama en önemlisi, birlikte geçeceğiz."
"O zeka dediğinden olsa ne olur?Bir ejderin zekaya ihtiyacı olmaz, güç damarlarda saklı, güç büyüde saklı.Aslında biz gücün maddeleşmiş hâliyiz."
Sonra sırıtmasını kesti:
"Ne tarafa gidebiliriz ki?Ã?teki dünyaya geçiş yapacağız, bunu yapmak için neresi gerekiyorsa oraya gideceğiz.Gerekirse cehennemin dibine geçeriz, ama en önemlisi, birlikte geçeceğiz."
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Ardeth "şu yıkık tapınağa göz atmaya ne dersiniz?" dedi eliyle işaret ederek. Ã?öle uygun elbiseleri yüzünden oldukça üşüyordu, burada rüzgar yiyip hastalanmak istemiyordu doğrusu. Ateş topu atarken hapşırmak pek güzel sonuçlar vermezdi büyük ihtimalle.
Asasına dayanarak gösterdiği yöne doğru ilerlemeye başladı.
Asasına dayanarak gösterdiği yöne doğru ilerlemeye başladı.
Wulfgar Snowtiger, Shifter, Barbarian 2/ Ranger 2 /Warshaper 2
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
Huor sırıtarak Ardeth'in peşinden ilerlerken mırıldandı Dwax'a bakarak:
"Sanırım gerçekten göreve başlama zamanımız yaklaşıyor."
Huor'un eski neşesi kalmamaya başlamıştı.Galiba artık kötü zaman geliyordu.Kötü olacaktı, hissediyordu bunu.
"Sanırım gerçekten göreve başlama zamanımız yaklaşıyor."
Huor'un eski neşesi kalmamaya başlamıştı.Galiba artık kötü zaman geliyordu.Kötü olacaktı, hissediyordu bunu.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Uluyan kurtların sesine kalktı. Kalkışı ile kendisine dönen Celt'in bakışlarına bu sefer aldırış etmeden seslerin geldiği yönü kendisi de anlamaya çalıştı. Ancak hala bakışların kendi üstünde olduğunu biliyordu. Narin sesinde kesin bir kararlılık ile konuştu.
"Benim vücuduma diğer bütün erkekler gibi baktığını görüyorum. Ancak ben senin hayal ettiğin gibi bir kız değilim!"
En azından Celt'in dikkatli incelemelerinden bir süre kurtulacağını umud ediyordu bu konuşmayla. Ayrıca Raven'ın yanında olduğu sürece Celt ona bakmamak için Raven'dan da uzak durabilecekti.
Elini kılıcına götürdü ve çekmeye hazır beklemeye başladı. Duyularını ise sonuna kadar kabarttı (Listen, Spot). Bir kedi gibi fırlamaya hazır bir şekilde bekliyor ve seslerin kaynağının yakında olduğunu anladığı anda o tarafa dönüp kılıcını çekmek için hazır bekliyordu. Yolculuk boyunca sürekli kullandığı için büyülerine pek güvenemezdi.
"Benim vücuduma diğer bütün erkekler gibi baktığını görüyorum. Ancak ben senin hayal ettiğin gibi bir kız değilim!"
En azından Celt'in dikkatli incelemelerinden bir süre kurtulacağını umud ediyordu bu konuşmayla. Ayrıca Raven'ın yanında olduğu sürece Celt ona bakmamak için Raven'dan da uzak durabilecekti.
Elini kılıcına götürdü ve çekmeye hazır beklemeye başladı. Duyularını ise sonuna kadar kabarttı (Listen, Spot). Bir kedi gibi fırlamaya hazır bir şekilde bekliyor ve seslerin kaynağının yakında olduğunu anladığı anda o tarafa dönüp kılıcını çekmek için hazır bekliyordu. Yolculuk boyunca sürekli kullandığı için büyülerine pek güvenemezdi.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Sessiz şehrin içinden ilerleyerek yıkık çan kulesinin olduğu tapınağa doğru ilerlemeye başladılar. Kar şiddetini gittikçe arttırıyordu.
Ã?an kulesini gözden kaybetmeden sokakların arasında ilerlemeye devam ettiler, sonunda yıkık tapınağa varmışlardı. Kapıları aralıktı.
İçeriye girdiklerinde, yüksek tavanlı tapınağın ana bölümünü gördüler. Vitraylar yer yer kırılmıştı, toz her yerde iki parmak yüksekliğindeydi. Aralık kapılardan ve kırık camlardan giren kar, çoğu yerde tozu balçığa çevirmişti. Havada eski kutsal bir koku kalmıştı, tapınaklarda yakılan günlüklerin silinip giden bir anısı.
İbadet sıraları hiç bozulmamış düzeniyle duruyordu, tam karşıda üzerinde eski bir kitap olan sunak vardı. Sunağın üzerinde paslanmış şamdanlar ile erimiş mum kalıntılaro gözüküyordu.
Sunağın iki yanında ise, tapınağın diğer bölümlerine açılan iki kapı vard...
Ã?an kulesini gözden kaybetmeden sokakların arasında ilerlemeye devam ettiler, sonunda yıkık tapınağa varmışlardı. Kapıları aralıktı.
İçeriye girdiklerinde, yüksek tavanlı tapınağın ana bölümünü gördüler. Vitraylar yer yer kırılmıştı, toz her yerde iki parmak yüksekliğindeydi. Aralık kapılardan ve kırık camlardan giren kar, çoğu yerde tozu balçığa çevirmişti. Havada eski kutsal bir koku kalmıştı, tapınaklarda yakılan günlüklerin silinip giden bir anısı.
İbadet sıraları hiç bozulmamış düzeniyle duruyordu, tam karşıda üzerinde eski bir kitap olan sunak vardı. Sunağın üzerinde paslanmış şamdanlar ile erimiş mum kalıntılaro gözüküyordu.
Sunağın iki yanında ise, tapınağın diğer bölümlerine açılan iki kapı vard...

Sesler kuzeyden geliyordu, kendisi gibi bunu anlayan Celt artık uyanmış olan Raven'e ve Felis'e oldukları yerde kalmasını işaret ederek gerdiği yayı ile ulumaların geldiği tarafa doğru karanlığın içinde kayboldu...
Randillan çok yorgun olmalıydı çünkü hala uyuyordu.
Felis, Raven'in da üzerinde bir pelerin geçirdiğini ve yayını eline aldığını gördü. Raven tam kendisine bir şe söylemek üzereyken sessizce donup kaldı...
Celt'in gittiği taraftan değilde, kamplarının güney tarafından gelen hafif çıtırtıyı Felis'te duymuştu...
Randillan çok yorgun olmalıydı çünkü hala uyuyordu.
Felis, Raven'in da üzerinde bir pelerin geçirdiğini ve yayını eline aldığını gördü. Raven tam kendisine bir şe söylemek üzereyken sessizce donup kaldı...
Celt'in gittiği taraftan değilde, kamplarının güney tarafından gelen hafif çıtırtıyı Felis'te duymuştu...

Bu kadar harap bir yerde hala bir kitabın bulunmasının tek manası olabilirdi.
"Durun ve hiç bir şeye dokunmayın sakın."
Ã?öl adamı o sert ve emredici sesiyle konuşmuştu tekrar. Eliyle havaya şekiller çizerek büyüsünü yaptı. (Detect Magic)
Gözlerini kısarak baktı ve kendi kendine mırıldandı.
"Tahmin ettiğim gibi."
Sunağın yanına büyü ile parlayan objeye doğru yaklaştı.
"Durun ve hiç bir şeye dokunmayın sakın."
Ã?öl adamı o sert ve emredici sesiyle konuşmuştu tekrar. Eliyle havaya şekiller çizerek büyüsünü yaptı. (Detect Magic)
Gözlerini kısarak baktı ve kendi kendine mırıldandı.
"Tahmin ettiğim gibi."
Sunağın yanına büyü ile parlayan objeye doğru yaklaştı.
Wulfgar Snowtiger, Shifter, Barbarian 2/ Ranger 2 /Warshaper 2
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
Huor ise yürümesinin bile etrafa zarar verebileceğinin farkındaydı.
Yanındaki çöl adamı ise liderliğini ortaya koymuştu bariz bir şekilde.
Gülümseyerek etrafa göz gezdirmeye çalıştı, belki kimsenin farkedemediği bir şeyi farkederdi.
Yanındaki çöl adamı ise liderliğini ortaya koymuştu bariz bir şekilde.
Gülümseyerek etrafa göz gezdirmeye çalıştı, belki kimsenin farkedemediği bir şeyi farkederdi.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Felis, Raven'ı elinden tuttu ve Randillan'ın yanına doğru ilerledi. Ellerine dıkunmak sanki suya dokunmak giiydi. Huzur verici ama asla senin olamayan.
Randillan'ın başına eğildi ve sarsmaya başladı.
"Efendim! Lütfen efendim uyanın!"
Bir yandan etrafını kolaçan ediyor ve gözüne çarpacak herhangi bir tehlikeyi fark etmeye çalışıyordu.
Randillan'ın başına eğildi ve sarsmaya başladı.
"Efendim! Lütfen efendim uyanın!"
Bir yandan etrafını kolaçan ediyor ve gözüne çarpacak herhangi bir tehlikeyi fark etmeye çalışıyordu.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka



