"Evet, sonunda sorunu ENGELEYEBİLECEğİZ.Az önce yaptıklarımız geçici bir sorundu.Yeniden girebilirlerdi fareler.Ama burayı tıkadıktan sonra sorun çözülür.Yani yenisini kazana kadar farecikler."
. Grup tüneli de geçici olarak tıkar. Artık görevi bitirmenin huzuruyla Tobias'ı görmek ve vadedilen ödülleri almak üzere yola çıkarlar. Fakat henüz birkaç yüz metre gitmiştilerdi ki ağaçların ardından Tobias çıktı. Bu sefer üzerinde siyah deri bir kıyafet, belinde de kısa kılıç vardır. "Ah ben de sizi görmeye geliyordum, merak ettim dönmediğiniz için!" der.
Tobias’ın duruşunda, 2 gün öncesine göre bazı farklılıklar seziyorsun. Konuşurken eskisi gibi gözlerinin içine bakmıyor. Ayrıca elleri sana geçen sefer daha kemikli gibi görünmüştü sanki. Bir tuhaflık, bir farklılık var sanki ama tam olarak anlayamadın sebebini. Sanki bu adam o adam değil de ikiz kardeşiymiş filan gibi geldi sana.
Farklılıktan rahatsızlanmıştı. Ona kendi değilmiş gibi gelmişti. Bundan emin olmak zorundaydı."Lanet olası fareler üst katı doldurmuşlar. Neredeyse ölüyorduk. Yukarı çıkan merdivenlerde bayağı kırık döküktü. Orada nasıl birşeyler yapmayı düşünüyorsun?" onu kendine düşürmeyi denedi. Eğer bu bluff checke giriyorsa öyle değiştirebilirsin. Kendine düşütmeyi denedim o yüzden olmayabilir diye dü
şünüyorum.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
"Seninle konuşmamız gereken şeyler var genç adam! Bizi her konuda uyarmadığın için utanmalısın! Sen bize fareler demiştin ama o fareler öküz gibiydi be! Hem sadece fare yoktu, uçan fareler, akrepler, bubi tuzakları! Az kalsın ölüyorduk!"
CLiCKs wrote:Farklılıktan rahatsızlanmıştı. Ona kendi değilmiş gibi gelmişti. Bundan emin olmak zorundaydı."Lanet olası fareler üst katı doldurmuşlar. Neredeyse ölüyorduk. Yukarı çıkan merdivenlerde bayağı kırık döküktü. Orada nasıl bir şeyler yapmayı düşünüyorsun?" onu kendine düşürmeyi denedi. Eğer bu bluff checke giriyorsa öyle değiştirebilirsin. Kendine düşütmeyi denedim o yüzden olmayabilir diye dü
şünüyorum.
Tobias: “Üst kat mı?.. Orada üst kat olduğundan emin değilim ama ben de tam dolaşamamıştım lanet olası fareler yüzünden.”
AlenthasLeasess wrote:"Seninle konuşmamız gereken şeyler var genç adam! Bizi her konuda uyarmadığın için utanmalısın! Sen bize fareler demiştin ama o fareler öküz gibiydi be! Hem sadece fare yoktu, uçan fareler, akrepler, bubi tuzakları! Az kalsın ölüyorduk!"
"Dejavu..."
“Pekala, pekala. Zaten basit bir iş olsaydı sizin gibi kahramanlara değil, sıradan paralı askerlere verirdim görevi. Ama sonuçta çok büyük hazinelerin haritalarını ve başka yerde bulamayacağınız sırları barındıran belgeler kazanacaksınız, inanın ki çektiklerinize değecek!.. şimdi fareleri hallettiyseniz size ödülünüz olan haritaları vereceğim. Haritaları bir sandıkta buraya yürüyerek yarım saat kadar mesafedeki bazı harabelere gizlemiştim. İsterseniz şimdi gidelim, götüreyim sizi de, kavuşun haritalarınıza?”
"Sende gelseydin en azından işimiz daha kolay olurdu. Neyse gidelim." dedi. şüpheliydi. Ama bunu farketmesini istemiyordu Tobias'ın. Ya da ona farklı gelen her kimse! Fazla doğru biliyordu. Ama en azından bir ipucu olabilirdi daha demin söylediği.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Tobias grubu taşa oyulmuş, terk edilmiş bir ev mi, yoksa eskiden kalma bir anıt mezar mı olduğu belli olmayan yapıya götürür. "Siz burada bekleyin ben haritaları alıp geliyorum," diyerek içeriye girer.
Aradan bir dakika bile geçmeden Tobias'ın çığlığı duyulur içeriden: "AAHH! İMDAT, İMDAT KURTARIN BENİİ!!" Daha sonra ise ses kesilir.
"Ne var be! Bir anormallik olması gerekiyordu.şu an Tobias'ın tuzak kurduğunu biliyoruz, öyleyse ne yapmak gerek! Gizlice gireceğiz.Hiç beklemediği bir şekilde!"
"Nathreddas, sen kapının yanında görünmeden duracaksın.Ardından 3 dediğimde içeriye ışınlan, sen ışınlanır ışınlanmaz ben de içeri son hızımla dalayım, sen biraz daha çaba sarfet (Action point kullan) ve içerideki herkesi uyut.Aynı anda ben de içeri dalıp bütün gücümü kullanayım.Benimle birlikte diğerleri de dalsın."
"Daha iyi bir fikrim var. Ben gidip içerideki herkesi buharlaştırıp geleyim ne dersin? Ya da daha iyisi sen girip tek kılıç darbesiyle herkesi öldür... Yapabileceklerim hakkında ben fikir yürütsem daha makul olur sanırım. Ayrıca Tusak kurduğunu nerden biliyoruz. Aaah keşke tartışacak vaktimiz olsaydı. Off başka planı olan?"
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Ã?enesini kaşıyarak konuştu. "Bugün Tobias'ta bir farklılık sezdim. Emin değilim ama güvenmiyorumda. Bana görünüşü de bir garip geldi. Bir kara büyüye maruz kalmış olabilir. Belkide lanet olası zombilerden birine dönüşecek! Elinde sonunda içeri giricez. Ya haritalar için ya Tobias için. Ama haritalar için giriyoruz!" dedi ve kapıdan içeriyi kontrol etmesi için Seyredi'ye işaret yaptı.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein