Shikaku-Mon (Oyun Ekranı)

Farklı sistemler ve dünyalar üzerine hazırlanan aktif oyunlarımızın bulunduğu bölümdür.
Post Reply
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Miyamoto telefonu açmanın absürt bir hareket olacağını biliyordu.Hele hele kendisiyle dövüşen iki robot -çocuk- varken.

Kıza yumruk atmanın anlamsızlığını farkettiğinden durumun tersliğine rağmen silahı kıza ateşledi hemen dibinden.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Androner
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 808
Joined: Wed Jan 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul

Post by Androner »

miyamoto, hızlı bir şekilde kızı çarpıp devirdikten sonra ateş etti.

_miyamoto ateş, 15 başarısız_

o andaki ivmeden olsa gerek miyamoto kızın kafasının üzerine ateş etti, yerden seken kurşun tiz bir ses çıkardı. bu sırada telefon çalmaya devam ediyordu.

- miyamoto 7 mermi harcadı, şarjörde daha 10 mermisi var_
Image
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Miyamoto artık çocuklarla dövüşmenin umutsuzluğunu farketmişti.Kızı yerde tutacak şekilde telefonu açtı.Ya da açmaya çalıştı.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Androner
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 808
Joined: Wed Jan 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul

Post by Androner »

Androner wrote:
Androner wrote:İsveç...

Andrew saatine bakıyordu. Omzuna kadar inen sarı ve düz saçları, mavi gözleriyle tam bir İsveçliydi. Erken geldiği için kendisine lanet etti, bu tehlikeli şehirde uzun süre hareketsiz kalmak yakalanmaya davetiye çıkarmaktı. Lanet olası saati geriye almayı unutmuştu. Kafasındaki düşüncelerden kurtulamadı. Tabancasındaki kurşunları kontrol etti, doluydu tabancası “ lazım olmaz gene de, ama” diye düşündü.
Uyuşturucu işi yapmak özellikle Stockholm’de, herkesin cesaret edebileceği bir şey değildi. Andrew’in de avantajları vardı kendince, bir kere dataweave’i iyi biliyordu. Orda tanıştığı yetkili kişilere kendini sevdirmişti, bir yandan hükümet için çalışırken bir yandan da kendine kolaylık sağlatıyordu. Tabii suçüstü yakalanması onu idamdan kurtarmazdı ama polisler –nedense- onun iş yaptığı yerlere fazla uğramıyordu.
Gece karanlık, hava her zamanki gibi kirliydi, Andrew öksürmemek için kendini zor tuttu, etraftaki hasarlı ve dökük binalar ve şehrin pis havası…
“Gitmeliyim buradan, hem de çabuk, yeter artık”.
Brezilya da geçirdiği güzel günler aklına geldi, Cartano Abrantes’in yöneticileriyle anlaşıverseydi ne olurdu ki?
Raylı taksinin gıcırdayan sesiyle irkildi, şehiriçi yolların üzerindeki kendilerine ayrılmış şeritte ilerleyen şoförsüz araçlar… Fransadan ithal, şehrin haritasının ve yer bilgilerinin yüklü olduğu, tarif üzerine istediğiniz yere giden son teknoloji ürünleri. İstemeden de olsa bir anlığına hayran hayran baktı üzeri çizilmiş ve yer yer vurulmuş olan araca.
Beklediği kişiler gelmiş miydi? Artık elindeki tüm uyuşturucuyu satıp bu lanet ülkeden kurtulmak istiyordu? Ã?ıkış için gerekli bağlantıları sağlamış mıydı? Tam emin değildi, ama burada yaşamak ölmekten beterdi.
aracın kapıları açıldı, iki tane siyah pardasülü adam indi. Muhtemelen sırtlarına takılı olan makyajların kalın kabloları, kulak arkalarından beyinlerine bağlanıyordu. çok soğuk davranışları vardı. Sanki karanlık ve soğuk bir mahzende uzun yıllar kalmış gibiydiler.

Andrew ürktü, bir problem vardı belli ki, ama adamların elindeki siyah ve tozlu çantaların parayla dolu olduğunu anlamak için zeka arttırıcı makyajlara gerek yoktu.

susturuculu bir silah sesi duyar gibi oldu.
- mallar yanında mı? diye sordu sol tarafından gelen adam.
sesinde beklenmedik bir boğukluk vardı, Andrew ürktü bir yanlışlık vardı.
- neden bahsettiğinizi anlamıyorum, ben sadece burdan geçiyordum
- geçmediğini ikimizde biliyoruz ahbap, parayı istiyor musun, istemiyor musun?
andrew özgürlüğünü düşündü, bu para onun özgürlüğe açılan kapısıydı, riski almaya değerdi. karşısındaki polis olacak değildi ya.
- tamam mallar bende, gelin şu dar sokakta.

adamlar Andrew'i takip etmeye başladılar, hava soğuk ve dumanlıydı. bunlar yetmezmiş gibi bir de kar yağmaya başladı. havanın kirliliğinden grileşmiş kar taneleri.

dar sokağın kenarına çantayı koymuştu andrew, sokak kameralarının olması gereken yerlere baktı, genelde bina köşelerinde olurlardı. fakat görmedi onları, zaten gelmeden önce de bakmıştı ama bir kere daha bakmaktan kendini alıkoyamadı.

eğildi ve çantayı açmaya başladı, bu arada içindeki endişeden mi yoksa ufak bir metal sesi duyduğundan mı olsa gerek bir an irkildi.

- hahah nereye kadar gideceğini zannettin Andrew, Klöse'nin peşini bırakmayacağını bilmeliydin.
andrew faka bastığını anlamıştı, birden yüzüne hücum eden kan onu sıcaklatmış ve titremesine sebep olmuştu fakat soğuk kanlılığını koruyarak seri bir hareketle çantayı adamların kafasına doğru attı.
adamlar beklemedikleri bu hamleden ötürü bir anlık sersemlediler.
bu süre Andrew'in karanlık sokaklara dalıp gözden kaybolması için yeterliydi, aniden koşmaya başladı. fakat koşarken ıslak yere basması sonucu ortaya çıkan ses, onu çok kolay eleverebilirdi.
Image
Androner
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 808
Joined: Wed Jan 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul

Post by Androner »

Miyamoto telefonu açtı,
diğer tarafta sert bir erkek sesi vardı.

-başın belada miyamoto, yanındakiler insan değil, onlar robot. bir an önce ordan kurtulmaya bak.
Image
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Miyamoto altındaki robota iki el daha ateş etti.

"şaka yapıyor olmalısın"

dedi telefondakine.

"Hâlbuki kadınla sevişmiştim, hiç de robotumsu bir hâli yoktu!"

Aklına kadının ölmeden önce kafasından çıkan duman geldi.Ya da bozulmadan önce.

"Ben de tam çocuklara ninni söylüyordum.Uyutmak için."

Ölmemek için çabalıyordu bir yandan da.

"Ee, peki ne önerirsin?Kapatma düğmeleri nerede bunların?"
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Androner
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 808
Joined: Wed Jan 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul

Post by Androner »

- durum ciddi, bay kenashiyle görüştüm şimdi, fransız adam seni tuzağa düşürmüş, Andrew Juten adlı uyuşturucu kaçakçısını bul, dataweave'de Taillora caddesindeki chat kafede oluyormuş genelde ona ulaşmalısın.

yere düşmüş olan robot kız çocuğundan pek bir tepki gelmiyordu, fakat diğerinin nerde olduğu şu an için belli değildi.
Image
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

"Peki"

Der Miyamoto sinirle altındaki elemandan kurtulmaya çalışırken.

Ayağa kalkıp silahını doldurmak ister robot kızın bir şekilde bozulduğunu düşündüğü için.

Arabanın bagajına doğru dikkatle ilerler çocuğa dikkat ederek.Ã?ocuğu gördüğü yerde beynine ateş edecektir.Ã?ocuğu göremezse daha güçlü bir silah çıkartacaktır.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Post Reply