Öykü yoğunluklu d20 oyunu ... Yorumlar (yazmayı se
BEnde sanmıştım ki Dwaxer bize oyun oynatacak. Ama sanırım o bizim duygularımızla oynayarak sadistçe bir zevk alıyormuş sadece.

Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Darkgnome wrote:BEnde sanmıştım ki Dwaxer bize oyun oynatacak. Ama sanırım o bizim duygularımızla oynayarak sadistçe bir zevk alıyormuş sadece.![]()
.
bu sadece oyunlar için geçerli değil ki kimse ocakbaşına öykü, şiir yazmaz oldu. sitenin geneli sadece yaz için değil kıştan beri durgun ve daha da kötü gidiyor... oyunlar en azından sürüyor, insanlar oyunlara katılıyorlar ama ocakbaşı bölümünde hiç hareketllilik yok artık. bir ortak öykü bile başlatamıyoruz kaç aydır, lütfen diğer bölümlere de bir bakın sadece tek bir bölüme odaklı siteye girmeyin. bu bölüm kaç aydır siteyi taşıyan tek bölüm, sadece 2 haftadır durgun diye hemen moralinizi bozmayın, benim kıştan beri moralim bozuk ocakbaşı eskisi gibi değil diye...
Saç sakal beyazlayınca seni genç göztermiş Dwaxçım. (Avatar değişti, üslüp değişti
)
Dwaxer,Duvak ser, Dıbıkser, Du wak wak ser... Ehühehehehe...
Yazdan önce finaller giriyor, o sebeple sanırım bu durgunluk. Logan yok ortada diyar durdu, Saco tek başına. Devrimk gitti, Androner bıktı, Illyradan haber bile yok. Hepside oyunları oynatanlar. Firble kayıp, Efla ölü (gibi) kağıt kalem Catboy'da.
Darkgnome zararlı bu siteye. Sebebi benmiyim acaba? Acaba herkese Dıvakser gibi davranıyorum da artık beziyorlar mı? Yoksa benim gibi herşeye ilgsiz, geyik başlıklara gelemeyen ve her başlıkta geyik yapan kişilerden mi sorun kaynaklanıyor. Gözünde gözlük, yaşlı ejderha avatarım var şu halime bak. Bunalıma girdim.
Dwaxer şu oyununu açsan da biraz neşemiz yerine gelse. Bak Catboy hikaye yazmak istiyor, ben de oyun oynamak. Senin oyun her ikisini de kapsıyor.
Dwaxer,Duvak ser, Dıbıkser, Du wak wak ser... Ehühehehehe...
Yazdan önce finaller giriyor, o sebeple sanırım bu durgunluk. Logan yok ortada diyar durdu, Saco tek başına. Devrimk gitti, Androner bıktı, Illyradan haber bile yok. Hepside oyunları oynatanlar. Firble kayıp, Efla ölü (gibi) kağıt kalem Catboy'da.
Darkgnome zararlı bu siteye. Sebebi benmiyim acaba? Acaba herkese Dıvakser gibi davranıyorum da artık beziyorlar mı? Yoksa benim gibi herşeye ilgsiz, geyik başlıklara gelemeyen ve her başlıkta geyik yapan kişilerden mi sorun kaynaklanıyor. Gözünde gözlük, yaşlı ejderha avatarım var şu halime bak. Bunalıma girdim.
Dwaxer şu oyununu açsan da biraz neşemiz yerine gelse. Bak Catboy hikaye yazmak istiyor, ben de oyun oynamak. Senin oyun her ikisini de kapsıyor.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Darkgnome wrote:Saç sakal beyazlayınca seni genç göztermiş Dwaxçım. (Avatar değişti, üslüp değişti)
Dwaxer,Duvak ser, Dıbıkser, Du wak wak ser... Ehühehehehe...
YDwaxer şu oyununu açsan da biraz neşemiz yerine gelse. Bak Catboy hikaye yazmak istiyor, ben de oyun oynamak. Senin oyun her ikisini de kapsıyor.
Oyunu açtık zaten, koskoca giriş yaptık devamını getiren olmadı, senden başka da karakter hazırlayan olmadı. Ama böylesi işime geldi; gerçekten benim de ilgilenmem gereken başka şeyler var, zamanımı senaryo düşünmeye ve harita çizmeye ayırmamam lazım.
Çok oyun açan oldu aslında benim 2 senedir gördüğüm kadarıyla. Yeni başlangıçlar yapmak, karakter hazırlamak filan bir yere kadar eğlendirdi milleti ama dikkat ederseniz sonu gelmedi hiçbirinin ve son aylarda bu sene içinde hiçbir oyunun devamı da gelmedi. Kişisel almayayım diyorum ama benim başlattığım pek çok oyun daha giriş bölümünde terk edildiğine göre ben DM'liği pek beceremiyorum herhalde. Bazı kişiler özel hayatlarındaki duruma göre bir uzaklaşıp bir yaklaşıyorlar gerçi. Ama yine de özellikle geçen sene güzel oyunlarımız oldu değil mi.
.
şahsen ebnim olmadı. Ben geldiğimde RP başlıkları yavaş yavaş kapanıyordu ya da benim geldğim oyunlarda insanlar RP yapmak istemiyordu. İkincisi kuvvetlendiren olay girdiğim tüm oyunlrda meydana gelen yavaşlama ve sonrasında durması oldu. Hele Illyra'nın karaelfli bir oyunu son hız giderken ben gelince birden durdu.
Dwaxer: Avatarını değiştir bence. Sen öyle yaparsan avatarını benim tabut yapmama gerekecek. Genç hissedelim biraz.
Dwaxer: Avatarını değiştir bence. Sen öyle yaparsan avatarını benim tabut yapmama gerekecek. Genç hissedelim biraz.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Darkgnome sen bile öyle diyorsan, benim yüzümden Tersyüz ayrıldı siteden
Ama ben sorunu kendime bağlamıyorum
Mesela vaktiyle Slickblade vardı sitede, ilk Monk karakterimi onun oynunda oynatmıştım, sonra oyunu bırakıp tümüyle siteden ayrıldı, görene aşk olsun.
Ayrıca Dwaxer senin oyunlardan ben çıkınca yavaşladı galiba oyunlar
Musibet Ã?etesi vs.
Bence birileri oyun açmalı, çünkü ben geri döndüm
I want play!
Mesela vaktiyle Slickblade vardı sitede, ilk Monk karakterimi onun oynunda oynatmıştım, sonra oyunu bırakıp tümüyle siteden ayrıldı, görene aşk olsun.
Ayrıca Dwaxer senin oyunlardan ben çıkınca yavaşladı galiba oyunlar
Bence birileri oyun açmalı, çünkü ben geri döndüm
I want play!
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Darkgnome wrote:Dwaxer: Avatarını değiştir bence. Sen öyle yaparsan avatarını benim tabut yapmama gerekecek. Genç hissedelim biraz.
Sen kaç yaşındaydın merak ettim şimdi?
Edmond'un hakkını yemeyelim oyunlara çok emeği geçmiştir ama gıcık oyun stiliyle de çok müşteri kaçırttı sağolsun.
Kayda değer süre oynanan oyunlardan Kardeşlik vardı Devrimk'nın (sırra kadem bastı yine kendisi) Böcükosmos, Wahşi Batı, Musibet Ã?etesi... şimdilik hatırladıklarım bunlar uzun süren, bir de Arenalar filan.
Bu arada;
Darkgnome Fallout oynatacaktı güya, o yattı
Illyra 100 tane oyuna başladı devamını getirmedi
Androner 30 tane Grups oyununa başlayacaktı güya olmadı
Bunların dışında uzun süreli oyun ben pek hatırlamıyorum 2 seneden beri. Ben ilk defa 2 sene önce takılmaya başladım bu siteye. Fakat arşiv oyunlarına bakıyorum, her oyuncunun çok emek harcayarak, uzun uzun yazdığı oyunlar var, öyle ki roman mı yazmışlar yoksa oyun mu oynamışlar anlamak zor, çünkü atılan zarlara filan rastlayamıyorsun birkaç sayfa boyunca.
Ã?te yandan pek çok kendimce güzel olduğunu sandığım, kafa yorup hazırladığım, epik olabilecek senaryonun da ilgi görmemesi beni hayal kırıklığına uğrattı. Halbuki ne entrikalar planlamıştım; bir Hakmarun, bir Islanda, hatta Faroptown konseplerinin kimse yüzüne bakmadı.
En üzüldüğüm nokta şu bölümde, şöyle uzun soluklu, 3.levelden başlayıp epik levellere kadar uzanacak bir d&d oyununun olmayışı. Bir diyar konseptinin kıyısında köşesinde maceracı grubun bir arsa kapması, çorak topraklardaki terk edilmeye yüz tutmuş bir kasabayı sahiplenmeleri ve kaleler kurup buraları yaşanır hale getirmelerini konu alan, arada pek çok kısa maceralar olsa da, kötü bir krala karşı mücadele vs gibi yüksek bir amacı da olan, vs vs bir hikayede oynayıp durmak güzel olurdu bence.
.
catboy wrote:benim öykü yazarken en büyük eksiğim tasviri pek tutturamamak, aslında ben de bu kusurumdan kurtulmak için katılmayı çok isterdim ama becerebileceğimi sanmıyorum çünkü karakter kağıdı hazırlamakta bile zorlanıyorum bu yüzden ben hiç karışmayayım en iyisi...
Catboy sen de yakalandın, hem de kendi ağzınla!
Catboy “Grimburg” başlığını oku; ister oradaki karakterlerden birini, istersen de kendi kafandan uyduracağın bir karakter hazırlayıver.
Unutmayalım edebiyat yarışması yapmıyoruz. Güzel mesaj atan olursa bonus alacak ama sadece edebi açıdan değil, esprili yazılar ve zeki hamleler de buna dahil. Mesajı atarken ciddiye aldığınızı göstermeniz başlı başına puan demek sizin için.
.
catboy wrote:pekala, eğer stat, ability, item gibi öğeleri de katmayacaksak karakter kağıdına yani özgeçmiş, görünüş, hayattaki amaçları gibi bilgiler içerecekse (daha da açarsak sayı ya da bonus değerleriyle değil yazı ile belirteceksek karakter bilgilerini) bunu becerebilirim herhalde ve katılmayı çok isterim çünkü ortak öyküden daha heyecanlı geliyor kulağa. Yani sen bir hamle yapıyorsun ama hamlenin sonucunun ne olduğunu bilmiyorsun acaba hamlen başarıya ulaştı mı diye bekliyorsun, bu kulağa eğlenceli geliyor...
Aynen öyle.
Hiçbir sayıyla uğraşmana gerek yok, sadece nasıl bir karakter oynatmak istediğini söyle gerisini biz hallederiz.
........
Bu arada Darkgnome, senin gönderdiğin karakter özgeçmişlerini Grimburg - Oyun altına alıntılayacaktım ama sen kendin düzenleyip mesaj atsan daha iyi olur. Tanıtımın çok güzeldi ve sana 1 defaya mahsus kullanabileceğin +10'luk zar jokeri kazandırmıştı. Bunu sonucundan emin olmak istediğin bir hareketini bonuslamak için kullanabilirsin.
Tanıtımı at ve aksiyonlu mesajını da atabilirsin ardından. Başlasın bakalım hikaye!
.
İşim çıkmasa hemen şimdi yazmaya başlardım ama söylediğim gibi zaman bulmakta zorlanıyorum şu sıralar. Yarına hemen istediğin şekilde oyuna atarım hemen de başlarız.
Ben de oyun başlasa hemen Catboy'a psikolojik baskıya başlayacaktım. Ama bu şekilde kendi ayaklarıyla geldi tuza.. yani oyunumuza
Ben de oyun başlasa hemen Catboy'a psikolojik baskıya başlayacaktım. Ama bu şekilde kendi ayaklarıyla geldi tuza.. yani oyunumuza
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Grimburg içinde yaşayanların pek çoğu bilemez ama aslında bu surların dışında çok daha büyük bir dünya vardır. Çok daha çeşitli, çok daha renkli, belki daha tehlikeli ama yaşama elverişli. Bu surlar bir şeyi dışarıda tutmaktan çok insanları içeride tutmak içindir. Bu askerler dışardan gelen tehtitlerden çok içeridekileri önlemek içindir. Bu şehrin sakinleri azılı suçlular, bu krallık ise onların hapsidir.
Ben de bir suçlu olarak başladım hayatıma bu duvarların ardında. Suçlununda suçlusu, en suçlu oldum burada. Hırsızlık yaptım, adam dövdüm ve tecavüz ettim elflere. Adil cüceleri suçladım yok yere, kendilerini savunamadıklarını biliyordum. Bir korkağım, ama kafam çalışır. Bir suçluyum ama iyi kaçarım, bir insanım ama kanımda elfler dolaşır.
Hırsızlıkla suçlandım ve çok hızlı kaçtım. O kadar hızlı ki benimle rüzgar yarıştı. O kadar hızlıki aklım karıştı. Ardımda komutan önümdekilere tehditler yağdırdı. Nerede olduğumu bilmeden koştum ve herkes bana düşmandı.
İzimi kaybettirince günlerce ağladım. Kendimi kral sanırken artık zavallıydım. Elimde avcumda ne vardı ki bana yardım edecek. Yüksek duvarların tehdidini o zaman kavradım. Anını kolladım, kapılar açılınca tüccarlara bende dışarıya kaçtım.
Ne kadar engindi dışarısı. Ne kadar büyüktü. Ne kadar korkunç ve ne kadar yalnızdım ben. Ama bulduğum ilk lokmada anladım aslında o kadar da korkunç olmadığını. Mücadele etmediğim ilk lokmamdı hayatımda. Gözlerimi bir tüccarın arabasında açtım tekrar. Oldukça halsiz, oldukça güçsüz ve bir o kadar da utanmıştım. Gözlerimin önünde şimdiye kadar gördüğüm en güzel kadın vardı. Zincirlenmiş kollarımı, midemdeki sancıyı ve açlığı hissettim ama kimin umurunda.
Dilim kıvrak ve yüzüm asilmiş. Duyularım oldukça gelişmiş. Yalanları kapıyor ağzına tıkıyordum kişilerin ama ticarette bazen bilerek yalanlara inanmak gerektiğini de öğrendim.
Sadece bu değil . Denizlerin büyük gemilerle nasılda aşıldığını gördüm. şehirleri, düzeni, güçsüzlerin de yandaşları olduğunu ve bizim ülkedeki kadınların ne kadar çirkin olduğunu da öğrendim. İnsanların aslında nerelere gelebileceğini ve herşeyi başarabilecek inanılmaz bir ırk olduğunu gördüm. En iyi dostlar insanlardan çıkar. Güzel elflerin ormanlarında nasılda hür olduklarına ve nakış işler gibi işledikleri büyülerine şahit oldum. Gnomların simya ile doğayı nasılda birleştirdiklerini gördüğümde kendimi beceriksiz hissettim. Cücelerin yorulmadan çalışmalarını izlerken yoruldum ve en az karımı bu halkta yaptım ne yazık ki. Bu şekilde geçen yıllar boyunca şehrin büyümesini seyrettim. Grimburg büyüyordu benimle birlikte.
Artık saçlarıma aklar düştü dik duran belimi yalanlarcasına. Yüzümdeki kırışıklar derinleşti ve eskisi gibi çatılarda dolaşmak sadece ruhumda mümkün ama bedenimde değil. Yine şehirdeyim ve askerlerin beni kovaladıkları sokakları bir kere daha geçiyorum. Artık şehri pek çok kişiden daha iyi biliyorum dışarıları da bildiğim gibi. Buradaki insanlar küçük geliyor yüzüme. şehirlerinde tıkılmış insanlar bana baktıkça hayran hayran, daha da iğreniyorum bu bakışlardan. Onlara bildiklerimi anlatamamak, görmediklerini gösterememek ve onların köle gibi bu şehirde yaşayıp ölmelerini seyretmek.
Bu kadar hikaye yeter değil mi? Para yedirdiğim bir kaç asker ve gözcü ile görüşmeye gitem gerekiyor. Eski bir dostum yarın sabah asılacak. O sebeple acele etmeliyim...
Pelerinini taktı adam sırtındaki hançeri gizlemeye. Rambo misali her yerinden bir silah çıkabilirdi aslında. Ancak bu silahlar öylesine masumlardıki sadece bir araya getirildiklerinde silah şeklini alan parçalardı. Dili kıvrak, cebi dolu, arkası sağlam ve geçmişi böyle birisi neden yanında silah taşısın ki? Hele yanında koruması da varken.
“Belki de DM’nin her an ne yapabileceğini daha kestiremediğinden.”
Held Handler
Işık savaşçıları maali destekçisi ve dış ülkeler temsilcisi
Ben de bir suçlu olarak başladım hayatıma bu duvarların ardında. Suçlununda suçlusu, en suçlu oldum burada. Hırsızlık yaptım, adam dövdüm ve tecavüz ettim elflere. Adil cüceleri suçladım yok yere, kendilerini savunamadıklarını biliyordum. Bir korkağım, ama kafam çalışır. Bir suçluyum ama iyi kaçarım, bir insanım ama kanımda elfler dolaşır.
Hırsızlıkla suçlandım ve çok hızlı kaçtım. O kadar hızlı ki benimle rüzgar yarıştı. O kadar hızlıki aklım karıştı. Ardımda komutan önümdekilere tehditler yağdırdı. Nerede olduğumu bilmeden koştum ve herkes bana düşmandı.
İzimi kaybettirince günlerce ağladım. Kendimi kral sanırken artık zavallıydım. Elimde avcumda ne vardı ki bana yardım edecek. Yüksek duvarların tehdidini o zaman kavradım. Anını kolladım, kapılar açılınca tüccarlara bende dışarıya kaçtım.
Ne kadar engindi dışarısı. Ne kadar büyüktü. Ne kadar korkunç ve ne kadar yalnızdım ben. Ama bulduğum ilk lokmada anladım aslında o kadar da korkunç olmadığını. Mücadele etmediğim ilk lokmamdı hayatımda. Gözlerimi bir tüccarın arabasında açtım tekrar. Oldukça halsiz, oldukça güçsüz ve bir o kadar da utanmıştım. Gözlerimin önünde şimdiye kadar gördüğüm en güzel kadın vardı. Zincirlenmiş kollarımı, midemdeki sancıyı ve açlığı hissettim ama kimin umurunda.
Dilim kıvrak ve yüzüm asilmiş. Duyularım oldukça gelişmiş. Yalanları kapıyor ağzına tıkıyordum kişilerin ama ticarette bazen bilerek yalanlara inanmak gerektiğini de öğrendim.
Sadece bu değil . Denizlerin büyük gemilerle nasılda aşıldığını gördüm. şehirleri, düzeni, güçsüzlerin de yandaşları olduğunu ve bizim ülkedeki kadınların ne kadar çirkin olduğunu da öğrendim. İnsanların aslında nerelere gelebileceğini ve herşeyi başarabilecek inanılmaz bir ırk olduğunu gördüm. En iyi dostlar insanlardan çıkar. Güzel elflerin ormanlarında nasılda hür olduklarına ve nakış işler gibi işledikleri büyülerine şahit oldum. Gnomların simya ile doğayı nasılda birleştirdiklerini gördüğümde kendimi beceriksiz hissettim. Cücelerin yorulmadan çalışmalarını izlerken yoruldum ve en az karımı bu halkta yaptım ne yazık ki. Bu şekilde geçen yıllar boyunca şehrin büyümesini seyrettim. Grimburg büyüyordu benimle birlikte.
Artık saçlarıma aklar düştü dik duran belimi yalanlarcasına. Yüzümdeki kırışıklar derinleşti ve eskisi gibi çatılarda dolaşmak sadece ruhumda mümkün ama bedenimde değil. Yine şehirdeyim ve askerlerin beni kovaladıkları sokakları bir kere daha geçiyorum. Artık şehri pek çok kişiden daha iyi biliyorum dışarıları da bildiğim gibi. Buradaki insanlar küçük geliyor yüzüme. şehirlerinde tıkılmış insanlar bana baktıkça hayran hayran, daha da iğreniyorum bu bakışlardan. Onlara bildiklerimi anlatamamak, görmediklerini gösterememek ve onların köle gibi bu şehirde yaşayıp ölmelerini seyretmek.
Bu kadar hikaye yeter değil mi? Para yedirdiğim bir kaç asker ve gözcü ile görüşmeye gitem gerekiyor. Eski bir dostum yarın sabah asılacak. O sebeple acele etmeliyim...
Pelerinini taktı adam sırtındaki hançeri gizlemeye. Rambo misali her yerinden bir silah çıkabilirdi aslında. Ancak bu silahlar öylesine masumlardıki sadece bir araya getirildiklerinde silah şeklini alan parçalardı. Dili kıvrak, cebi dolu, arkası sağlam ve geçmişi böyle birisi neden yanında silah taşısın ki? Hele yanında koruması da varken.
“Belki de DM’nin her an ne yapabileceğini daha kestiremediğinden.”
Held Handler
Işık savaşçıları maali destekçisi ve dış ülkeler temsilcisi
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
.
Darkgnome çok güzel olmuş, eline sağlık, tam puan!
Bu girişi şu oyunun devamına yapıştırman lazım ama, kaybolmasın çünkü, karakterin geçmişi de öykünün bir parçasını oluşturuyor.:
http://www.frpworld.com/modules.php?nam ... pic&t=8175
.
Darkgnome çok güzel olmuş, eline sağlık, tam puan!
http://www.frpworld.com/modules.php?nam ... pic&t=8175
.

