Yıkımdan Sonra (Fallout oyun)
Depoya getirmeden önce Dean'e kulaklığından konuşur.
"Bak bu adamı sadece depoya getir. Depoda onu ikna edebiliriz sanıırm. Yarın da onunla birlikte gide alacağımızı alırız."
"Bak bu adamı sadece depoya getir. Depoda onu ikna edebiliriz sanıırm. Yarın da onunla birlikte gide alacağımızı alırız."
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Billy:
"Bana birde bir masa gerekli. Tahtadan. Korkunun sınırları zorlamak lazım. Bizden ne kadar korkarsa o kadar şey söyler. Ayrıca onu o kodar kolay da salmayacağımızı bilsin. Yoksa yalan söyleyip tüymeye çalışır."[/b]
"Bana birde bir masa gerekli. Tahtadan. Korkunun sınırları zorlamak lazım. Bizden ne kadar korkarsa o kadar şey söyler. Ayrıca onu o kodar kolay da salmayacağımızı bilsin. Yoksa yalan söyleyip tüymeye çalışır."[/b]
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Albert Einstein
Billy bu tip işleri kendisinden daha iyi bildiğinden ona bırakması da iyi olacaktı.
"Ehehehe ıhhh! ben yaşamıyorum desene eski dostum."
"Gidipte oranın tiryakileri ile bir konuşsak mı ki? Belki onlar başka şeylerde biliyorlardır. Hatta yanımıza tilki gibi birini de alabilirsek daha iyi olabilir."
"Dean ve Billy bu adamı konuşturur, konuşturmasa dahi altına yapana kadar korkututrlar. Ama Dean biraz sakin ol. O adama e azından yarınki işimiz bitene kadar ihtiyacımız var."
Sonrasında Karaböcek'in yanına gider.
"Bana bak. Yanlış bölgede yanlış işi yapıyorsun. Ya bunu adabıyla yapacaksın ya da sana yemeklik et muamelesi yapabilecek bir adam var burada. şİmdi çıkıyorum. Döndüğümde istediğim cevapları duyamazsam o zaman..."
Başparmağı ile sırtını arkasındaki Biliy'i gösterdi.
(Oyun dışı: Sadece gittiniz bunu buldunuz ya da bulaadınız diye yazsan da olur. Uzun uzadıya araştırma yapıpta oyunu yavaşlatmayalım bence.)
"Ehehehe ıhhh! ben yaşamıyorum desene eski dostum."
"Gidipte oranın tiryakileri ile bir konuşsak mı ki? Belki onlar başka şeylerde biliyorlardır. Hatta yanımıza tilki gibi birini de alabilirsek daha iyi olabilir."
"Dean ve Billy bu adamı konuşturur, konuşturmasa dahi altına yapana kadar korkututrlar. Ama Dean biraz sakin ol. O adama e azından yarınki işimiz bitene kadar ihtiyacımız var."
Sonrasında Karaböcek'in yanına gider.
"Bana bak. Yanlış bölgede yanlış işi yapıyorsun. Ya bunu adabıyla yapacaksın ya da sana yemeklik et muamelesi yapabilecek bir adam var burada. şİmdi çıkıyorum. Döndüğümde istediğim cevapları duyamazsam o zaman..."
Başparmağı ile sırtını arkasındaki Biliy'i gösterdi.
(Oyun dışı: Sadece gittiniz bunu buldunuz ya da bulaadınız diye yazsan da olur. Uzun uzadıya araştırma yapıpta oyunu yavaşlatmayalım bence.)
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Dışarıda dolaşıp bilgi toplamaya çalıştığınızda kaliteli Jet satan Karaböcek Jamie'nin de dahil olduğu farklı isimler duyuyorsunuz. Bunların bir kısmının doğru olmadığını bile varsaysanız Karaböcek'in ismi kulağınıza çok çalındığından doğru iz üzerinde olduğunuzdan emin oluyorsunuz. Diğer adamları ise şansınız yaver gitmiyr ve bahsedilen yerlerde bulamıyorsunuz.
Billy on santim kalınlığındaki tahta masayı kafasıyla vura vura parçaladı Jamie'nin gözleri önünde. Sonrasında kanlı suratıyla konuşturmaya çalıştı.
Karaböcek Jamie'nin yarım olan aklı hepten gitti büzüşüp salya sümük ağlamaya başladı.
Billy on santim kalınlığındaki tahta masayı kafasıyla vura vura parçaladı Jamie'nin gözleri önünde. Sonrasında kanlı suratıyla konuşturmaya çalıştı.
Karaböcek Jamie'nin yarım olan aklı hepten gitti büzüşüp salya sümük ağlamaya başladı.
"Bak diğer arkadaşlarının adını, nasıl çağırıldıklarını, nerede yaşadıklarını, bu uyuşturucuyu temin ederken nasıl davrandığınızı, bu işi nasıl bulduğunuzu ve sana bu uyuşturucuyu veren adam hakkında bildiğin her şeyi istiyorum. Eğer bir şeyi atladığını ya da yalan söylediğini anlayacak olursam o masanın yerinde sen olacaksın."
"Eğer bize doğru ve işe yarar şeyler söylersen bizim gözümüzde daha iyi bir yere geleceksin. Senin işi daha rahat yapmanı, daha çok kişiyle tanışmanı sağlayacağız. Belki ileride kendine ait bir evin dahi olur."
"Seçim senin Karaböcek."
Bundan sonra yarını beklerç Yarınki teslimatta Karaböceğin odaya girmesini düşünmektedir. O gelirse asıl adam da ortaya çıkacaktır. Miktar olarakta 700 adet isteyecektir. Bu mebla karşısında kendisini asıl kararları alan adama götüreceklerini düşünüyordur.
"Eğer bize doğru ve işe yarar şeyler söylersen bizim gözümüzde daha iyi bir yere geleceksin. Senin işi daha rahat yapmanı, daha çok kişiyle tanışmanı sağlayacağız. Belki ileride kendine ait bir evin dahi olur."
"Seçim senin Karaböcek."
Bundan sonra yarını beklerç Yarınki teslimatta Karaböceğin odaya girmesini düşünmektedir. O gelirse asıl adam da ortaya çıkacaktır. Miktar olarakta 700 adet isteyecektir. Bu mebla karşısında kendisini asıl kararları alan adama götüreceklerini düşünüyordur.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Jamie salya sümük ağlamaya devam etmekteydi.
"Bu Heisenberg adını duymuştum ama inanmamıştım şehir efsanesi gibi bir şeydi. Sonra sokaktaki keşlerden biri Boklu Joe'ydu galiba Yeni Umut kilisesine takıl dedi. Gittim orada öyle takıldım bir süre sonra sabah bir kalktım cebimde bir not buldum anlaşma yapmak istiyorsam çarşamba onikide dört numaralı günah çıkartma odasında beklememi söylüyordu, sonra hep orada malı takas ettim yemin ederim benim tek bildiğim bu."
Bölüm 6:
Heisenberg
Ertesi gün kiliseye biraz daha erken giderek etrafı kolaçan ettiler, giren çıkan olmamıştı. Sonrasında diğerleri Jamie'yi takip ederek kiliseye kadar geldiler Jamie içeri girdi onbeş yirmi dakika sonra çıktı. Yanlarına gelip "Tamamdır takası yaptım nolur gidim ben yemin kimseye bir şey söylemeyeceğim söz. Bahsettiğiniz malı da haftaya aynı saatte hazırlayacamış." dedi. Sonra ardına bile bakmadan koşarak kaçtı.
Dışarıda beklemeye devam ettiler kilisenin tek kapısı olduğu için gözlemek kolaydı. Saat ikibuçuğa doğru kilisede bulunması garip kaçan bir adam çıktı.
Zayıf, kel, takım elbise giymiş zorla yürüyen bir adam çıkıyordu kapıdan. Etrafında bir sürü çocuk toplanmış sorular soruyorlardı, uzak olduklarından konuşmaları tam duyamıyorlardı.
-Ã?ğretmenim pekiiii bu .... ... ne olcak?
-....nu ne zaman yapacağız?
-Yarın gelcek misiniz öretmenim?
-Ã?rtmenim Timmy benim saçımı çekiyoooo!
Yaşlı adam gülümseyerek çocuklara sıkılmadan cevap veriyordu. Bir süre sonra rahiplerinde yönlendirmesiyle çocuklar adamın peşini bıraktı, yaşlı adam kiliseden ayrıldı ve ilerlemeye başladı.
"Bu Heisenberg adını duymuştum ama inanmamıştım şehir efsanesi gibi bir şeydi. Sonra sokaktaki keşlerden biri Boklu Joe'ydu galiba Yeni Umut kilisesine takıl dedi. Gittim orada öyle takıldım bir süre sonra sabah bir kalktım cebimde bir not buldum anlaşma yapmak istiyorsam çarşamba onikide dört numaralı günah çıkartma odasında beklememi söylüyordu, sonra hep orada malı takas ettim yemin ederim benim tek bildiğim bu."
Bölüm 6:
Heisenberg
Ertesi gün kiliseye biraz daha erken giderek etrafı kolaçan ettiler, giren çıkan olmamıştı. Sonrasında diğerleri Jamie'yi takip ederek kiliseye kadar geldiler Jamie içeri girdi onbeş yirmi dakika sonra çıktı. Yanlarına gelip "Tamamdır takası yaptım nolur gidim ben yemin kimseye bir şey söylemeyeceğim söz. Bahsettiğiniz malı da haftaya aynı saatte hazırlayacamış." dedi. Sonra ardına bile bakmadan koşarak kaçtı.
Dışarıda beklemeye devam ettiler kilisenin tek kapısı olduğu için gözlemek kolaydı. Saat ikibuçuğa doğru kilisede bulunması garip kaçan bir adam çıktı.
Zayıf, kel, takım elbise giymiş zorla yürüyen bir adam çıkıyordu kapıdan. Etrafında bir sürü çocuk toplanmış sorular soruyorlardı, uzak olduklarından konuşmaları tam duyamıyorlardı.
-Ã?ğretmenim pekiiii bu .... ... ne olcak?
-....nu ne zaman yapacağız?
-Yarın gelcek misiniz öretmenim?
-Ã?rtmenim Timmy benim saçımı çekiyoooo!
Yaşlı adam gülümseyerek çocuklara sıkılmadan cevap veriyordu. Bir süre sonra rahiplerinde yönlendirmesiyle çocuklar adamın peşini bıraktı, yaşlı adam kiliseden ayrıldı ve ilerlemeye başladı.
"Ben de seninle geleyim kendimi farkettirmem merak etme." dedi Cabal.
Dean ve Cabal arkadaşlarından ayrılıp adamı takip etmeye başladılar. Adam aşağı yukarı yirmi dakika yürüdükten sonra ufak villa tipi gösterişsiz bir eve geldi. Kapıyı hamile bir kadın açtı, adam içeri girdi. Belli ki burası adamın eviydi.
Dean ve Cabal arkadaşlarından ayrılıp adamı takip etmeye başladılar. Adam aşağı yukarı yirmi dakika yürüdükten sonra ufak villa tipi gösterişsiz bir eve geldi. Kapıyı hamile bir kadın açtı, adam içeri girdi. Belli ki burası adamın eviydi.
