Darkgnome wrote:James zihninden yaratığının uçmasını emretti. Ardından karşı tarafa konmasını ve koridorun sonuna kadar koşmasını emretti. Ardından bir kağıt kalem çıkartarak şimdiye kadar geldikleri yolu ve her koridorda kaç adım attıklarına göre bir harita çıkartmaya başladı.
Fazla gitmediklerinden bu iş uzun sürmeyecekti. Tabutları incelemeye ve üstlerinde yazılanları okumaya başladı. Buradaki cüceler nasıl ölmüş ve haklarında bilgiler var mıydı bakalım? Belki buradan çıkış biletleri bu yazılarda gizliydi.
Yaratık önce uçup kendini kurtardıysa da üzerine yapışan asit yakıcı etkisini devam ettirerek onu öldürür.
Tabutları incelediğinde bu mezarların 3000 sene önce yapıldığını anlıyorsun. Hemen hepsi de "kahramanca savaşırken öldü" filan yazıyor. Bunlar klanlarının ileri gelenleri, cücelerin soyluları yani.
"Offf! Bu asitler adama bir kere yapıştımı bir daha bırakmıyor. Öldürene kadar kalıyor. Ucundan bile değmememiz gerekecek. Ancak kalıcı olduğuna göre büyülüden çok büyüsüz bir tuzak olduğu aklıma geliyor. 3000 sene önceki cücelere göre tuzakalar. Bu da basit düşünülmüş daha çok mekanik aksamlı tuzaklar anlamına geliyor."
Tabutlara baktıktan sonra
"Anlaşılan bu klandaki cüceler pek ecelleriyle ölmüyorlar. Hep kahramanca ölmüşler. Hepsi de soylu kanından."
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
"Bu mezarların biraz kutsal olduklarını düşünüyorum. Bence mezarları olduğu gibi bırakmak en akıllıcası olacaktır."
Ã?nce önerindeki yola sonra geldikleri yola baktı.
"Asit havuzunu geçmemiz biraz zor gibi. Bence geri dönüp diğer yolları deneyelim. Mesela... şu taraftan"
derken geldikleri yoldan ilk sağa sapışı gösterdi.
"Eğer büyülü ya da mühendislik harikası bir oyun yok ise aynı yere çıkacağız."
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
"Ben sizi geçirebilirim karşıya tek tek." dedi Yolverin iyice uzamış ve büyümüş kollarını göstererek.
"Girişte 'Kendini usüle uygun tanıtırsan' diyordu. Siz kendinizi usule uygun tanıtmadığınız için tuzaklar açılıyor olabilir mi? Gerçi benimki de usule uygundu ama kendi ismimi vermemiştim."
dedi Xan.
"Bunu denemek için seni tuzakların üstüne sürecek de değiliz Xan!"
Yolverin'e
"Peki aklındaki fikir nedir? Bizi karşıya fırlatmak mı?"
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
"Pek iyi bir fikir değil. Bu tuzaktan devam etmeyi tercih ederim, ne demişler yıldırım aynı yere iki kere düşmez." dedi Xan.
"Kalas müsaadenle seni karşıya geçireyim öncelikle tuzağın hemen arkası güvenli mi kontrol et güvenliyse seni bırakırım. Sanırım bir tek seni taşıyamam bu şekilde Yolverin."
Konsantre olup Kalas'ı tuttu yavaşça asit havuzunun üzerinden geçirdi. İleride Kalas'ı hala tutuyordu ayağıyla yeri kontrol edebilmesi için.
James Astral construct yaparak tekrar etrafı araştırttı. Yine bir dev kanatlı karınca benzer çıkmıştı ortaya. Sağdaki tabutlu kısma doğru ilerletti ve buradan da sağa döndü.
James Böceği yönetse de önünde birinin bulunmasını istediği için Kalas hep onun ilerisinden gidiyor ve bir yandan kendisi de etrafı kolaçan ediyordu.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Küçük yaratık sağ tarafa doğru ilerlerken birden koridorun o kısmında 3 ft kadar bir çukur oluşarak alevler ortalığı kaplar ve yaratık yanar.
Bu arada sol taraftan gölgelerin arasından iki soluk benizli tip çıkar; sanki biri insan biri dwarf gibidir ama donuk bakışları ve kül rengi ciltleri bunların da bir çeşit undead olduklarını belli ediyor.