.
Eldon:
"Ben hemen yatmaya gitmeyeceğim; araştırmaya giden arkadaşların dönmesini bekleyeceğim!" dedi. Gece yarısını 1 saat geçene kadar dönmezlerse, bir şeyler yapacaktı.
.
Marlong Tehdidi-Oyun Ekranı
Büyücü önce siyah kapişonlulara göz ucuyla baktıktan sonra kadına dönüp baktı.Aegron Linwelin wrote: Büyücü ve Ladt Faelha:
şehrin içinde aksam saatleri olmasına rağmen hala şenlik havası devam ediyordu. Etrafa ilgiyle bakınan yabancıları halkın içinde çabucak sezmek o kadar da zor değildi. Uzaktan hanı farkettiniz ve oraya doğru yürümeye başladınız. Tam bu sırada Hana siyah kapişonlu 5 adamın girdiğini farkettiniz ve arkalarından sizde içeriye girdiniz. Ahşap bir yapı olan hana ilk girdiğinizde ilerde ki masaya yerleşmiş ve aralarında fısır fısır konusan siyah kapişonlular dikkatinizi çekti. Onlarında dışında kendinden geçmiş mırıldanan bir sarhoş birde hafif uykulu kafasını duvara yaslamış bir yaşlı vardı. Sizin geldiğinizi gören ufak boylu bir çocuk yanınıza gelip şirin bir ses tonuyla:
'' Buyrun ne alırsınız'' dedi. Tam bu sırada arkadan bir kadın sesi geldi.
'' Buraya gel...'' Ã?ocugu tutan kadın arka tarafa götürdü ve tekrar yanınıza geldi.
''Buyrun efendim ne alırdınız..? Kalacak bir yere mi ihtiyacınız var..?'' dedi sarı saçlı bayan.
- Yolculuk için erzak almak istiyoruz, bize temin edebilir misiniz?
Gözü kadında olmasına karşı kulağı konuşan kapişonlulardaydı.

.
Eldon:
“Beklerken bari bir iki gösteri yapayım da yolumu bulayım!”
Eldon masaların üzerine çıkarak müzik çalmaya, şarkı söyleyerek, dans etmeye ve çeşitli sihir numaraları, hokkabazlıklar yapmaya başlar...
--Master Trickster; Ghost Sound (encounter)(s158)
--Mage Hand; (s158)(minor)
--Prestidigitation; (s159)(standart)
--Streetwise (Cha): +13
Eldon birden biraz ötedeki birkaç adamın masasına zıpladı ve anında arpını tıngırdatarak müzikal bir şiir okumaya başladı. Herkesin ilgisi bu defa ozana döndü.
Ay Tapınağı ortasında ormanın
Yüzlerce yıldır, yalnız ve uğursuz;
Yaşayan ölüler halkıdır oranın,
Sonsuz kiracıları doyumsuz acının
Kafasını hızlı hızlı sağa sola çeviriyor, gözlerini faltaşı gibi açıyor, kaşını gözünü oynatıyordu. Arpından çıkan melodiler, mezar taşlarına çarpan kemik seslerini çağrıştırıyordu.
Susmaz şarkılar ve iniltiler
Rüzgarın esmediği o yerde
Gece hayaletler, gündüz periler
Yabancıyı düşman bilirler
Birden hanın ışıkları söndü! Bu arada bir iki bayan çığlık atmıştı. Sadece sağda solda birkaç mum yanıyor, bir de ozanın elindeki küçük arp parıldıyordu. Arptan gelen fosforlu ışık alttan Eldon’un yüzüne vurdukça korkunç bir efekt oluşturuyordu. Gözbebekleri kaybolmuş, bembeyaz aklarından yansıyordu ışık. Adamın sesi de ürpertici bir hal almıştı.
Nice maceracı gitti fütursuzca
Hazine, şan şöhret uğruna
Ya da aşkına elmas bulmaya
Katıldılar o meçhul güruha
Dışarıda hava aslında iyi olmasına rağmen fırtına çıkmış gibi rüzgar uğultuları ve çarpan kepenklerin sesleri duyulmaya başlamıştı.
Dönemedi çoğu kahramanlar
Divane oldu sağ kurtulanlar
Neye yarar hazineler paralar
Kalmadıysa aklın harcayacak kadar
Dışarıdan gelen uğultulara kurt ulumaları ve canavarımsı sesler eşlik etmeye başlamıştı. En son sanki bir kurt adam tarafından parçalanıyormuş gibi feryat eden insanların sesleri de gelmeye başladığında handaki bütün kadınlar korkuyla çığlık attılar ve yanlarındaki şanslı erkeklere sarıldılar.
Yatar cesurlar ve aptallar
Gölgesinde karanlık tapınağın
Gündüz yanar gece ağlar
Dönen olmadı şimdiye kadar.
şarkı bittiğinde han tekrar aydınlandı ve bütün o ses efektleri şıp diye kesildi. Eldon dinleyicilerin alkışlarını abartılı reveranslarla kabul ediyordu. Tecrübeli Ozan yine mükemmel bir gösteri sunmuştu izleyicilere ve şapkasını dolaştırarak sunduğu gösteri için para toplamaya başlar.
.
Eldon:
“Beklerken bari bir iki gösteri yapayım da yolumu bulayım!”
Eldon masaların üzerine çıkarak müzik çalmaya, şarkı söyleyerek, dans etmeye ve çeşitli sihir numaraları, hokkabazlıklar yapmaya başlar...
--Master Trickster; Ghost Sound (encounter)(s158)
--Mage Hand; (s158)(minor)
--Prestidigitation; (s159)(standart)
--Streetwise (Cha): +13
Eldon birden biraz ötedeki birkaç adamın masasına zıpladı ve anında arpını tıngırdatarak müzikal bir şiir okumaya başladı. Herkesin ilgisi bu defa ozana döndü.
Ay Tapınağı ortasında ormanın
Yüzlerce yıldır, yalnız ve uğursuz;
Yaşayan ölüler halkıdır oranın,
Sonsuz kiracıları doyumsuz acının
Kafasını hızlı hızlı sağa sola çeviriyor, gözlerini faltaşı gibi açıyor, kaşını gözünü oynatıyordu. Arpından çıkan melodiler, mezar taşlarına çarpan kemik seslerini çağrıştırıyordu.
Susmaz şarkılar ve iniltiler
Rüzgarın esmediği o yerde
Gece hayaletler, gündüz periler
Yabancıyı düşman bilirler
Birden hanın ışıkları söndü! Bu arada bir iki bayan çığlık atmıştı. Sadece sağda solda birkaç mum yanıyor, bir de ozanın elindeki küçük arp parıldıyordu. Arptan gelen fosforlu ışık alttan Eldon’un yüzüne vurdukça korkunç bir efekt oluşturuyordu. Gözbebekleri kaybolmuş, bembeyaz aklarından yansıyordu ışık. Adamın sesi de ürpertici bir hal almıştı.
Nice maceracı gitti fütursuzca
Hazine, şan şöhret uğruna
Ya da aşkına elmas bulmaya
Katıldılar o meçhul güruha
Dışarıda hava aslında iyi olmasına rağmen fırtına çıkmış gibi rüzgar uğultuları ve çarpan kepenklerin sesleri duyulmaya başlamıştı.
Dönemedi çoğu kahramanlar
Divane oldu sağ kurtulanlar
Neye yarar hazineler paralar
Kalmadıysa aklın harcayacak kadar
Dışarıdan gelen uğultulara kurt ulumaları ve canavarımsı sesler eşlik etmeye başlamıştı. En son sanki bir kurt adam tarafından parçalanıyormuş gibi feryat eden insanların sesleri de gelmeye başladığında handaki bütün kadınlar korkuyla çığlık attılar ve yanlarındaki şanslı erkeklere sarıldılar.
Yatar cesurlar ve aptallar
Gölgesinde karanlık tapınağın
Gündüz yanar gece ağlar
Dönen olmadı şimdiye kadar.
şarkı bittiğinde han tekrar aydınlandı ve bütün o ses efektleri şıp diye kesildi. Eldon dinleyicilerin alkışlarını abartılı reveranslarla kabul ediyordu. Tecrübeli Ozan yine mükemmel bir gösteri sunmuştu izleyicilere ve şapkasını dolaştırarak sunduğu gösteri için para toplamaya başlar.
.
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Kadın hafif gülümseyerek;Androner wrote:Büyücü önce siyah kapişonlulara göz ucuyla baktıktan sonra kadına dönüp baktı.
- Yolculuk için erzak almak istiyoruz, bize temin edebilir misiniz?
Gözü kadında olmasına karşı kulağı konuşan kapişonlulardaydı.
''Elbetteki'' dedi ve eliyle siyah kapşonluların yanındaki masayı işaret ederek.
'' Siz oturun '' dedi ve gözden kayboldu.
Tam bu sırada fısır fısır konusan kapişonlular sizin geldiğinizi görünce birden sustular. Bir süre bekledikten sonra da hepsi birden kalkıp ilerideki merdivenlerden yukarı çıktılar..
Thanks Mario but The princess is in another castle!!

