Etbern, senin elf gözlerin ötedeki köprünün ötesinde aşağıdakine benzer yaratıklar olduğunu farketti; bunlar ork! Askeri kıyafetleri, zırhları filan var, sanki nöbet tutuyor gibiler.
şaşkın gözlerle etrafa bakınan Edmond (ki dışarıdan bakıldığında, şöyle biraz yandan, biraz da uzaktan, keskin bir bakış sanılabilirdi) etrafındakilerinin ne yaptığını anlamamıştı. Ã?ığlıklar, kırılan şişeler.
"Ben okuma yazmam bilmiyorum?"
Dedi sırıtarak sonra.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
etbern nehri incelerken gordugu birkac ork dikkatini cekti. "Hey! Suraya bakin. Bir kac ork var. Kesin birsey koruyorlar. Bence aradigimiz ilk elmas. Ya da o delige sokacagimiz sey. Her neyse onu bir an once bulmak istiyorum."
hemen blrlncl kata inip silahlarla zirhlarin bulundugu odaya kostu. Buyuk Yay ve Ince Deri Zirh aldi. Orda duran hancerlerden de birini beline takip "Neyi bekliyoruz?" dedi.
Etbern gulusmelere katilmadi. Aklinda sadece babasi, supheleri ve bir amaci vardi. Yayinin estetigini incelerken planini aciklamaya basladi. "Siz fazla yaklasmayin gittigimizde. Ben gizlice bi bakayim kac kisiler. Duruma gore yapariz hamlemizi."
sonucta ince bedenine ve keskin gozlerine guveniyordu...
Aegron savaşçının gülüşüne katıldı.
"Ama o tek ve genelde sinirlidirler" dedi gülümsemesine devam ederek. Sonra elfe döndü ve "Umarım birşeyler ters gitmez" dedi sonra elfi süzdükten sonra"hadi yola koyulalım artık" ded.
Thanks Mario but The princess is in another castle!!
"Belkide Ork arkadaşımız dışarıdaki diğerleriyle konuşup anlaşmaya çalışabilir. Açık bir arbede çıkarsa ne yapabileceğimden emin değilim, daha önce kavga bile etmedim ben. Tabii halamla yaptığım büyü düeollarını saymazsak ki bunlar da çok ciddi değildi. Sadece kendimizi eğlendiriyorduk."
şaşkın Ork'un yanına gidip dikkatle ona bakmaya başladı. Sinirli gözüküyordu. Bir orkla burun buruna olmaktan ürperse de, burada hep birlikte hapis kaldıklarını ve kurtulabilmek için takım çalışması yapmaları gerektiği biliyordu.
"Ne dersin şu dışarıdaki soydaşlarını bir yoklayabilirmisin?"[/i]
"Güzel fikir" dedi büyücü.
"Ama sen" cadıyı gösteriyordu. "Bu sefer olmasada buradan kurtulmak için halanla yaptığınız şu büyü düellolarını anımsamaya ihtiyacın olacak" hafif duraksadı ve cadının gözlerine baktı.
"KESSİNLİKLE!!"
Thanks Mario but The princess is in another castle!!
İyi fikirdi. Böylece Etbern menzilide kalacak şekilde Ork'u koruyabilirdi. Zaten bir aksilik çıksa Ork ve kendi diğerleri gelene kadar dayanabilirdi. "Ne de olsa 3-4 Ork var orda. Menzilimizde kalırsa aksi bir durumda yetişebiliriz. Hep birlikte mi gideceğiz? Yoksa Ork dostumuz yanlız mı gidecek?" Yanlız gitmesi fikri Etbern'i endişelendiriyordu.
bir anlık öfke nöbetinden sonra kendine gelen şaman derin nefes alıp veriyordu.
Bu arada kulağına bir takım sesler çalındı "ork keselim...."
sessizlik
"insan keselim..."
"gizlice gidelim"
"konuşalım"
son duyduğu mantıklı gelmişti, kendi ırkdaşları söz konusu olduğunda savaş, en son aklına gelecek şeydi.
Derin bakışlarla etrafı süzdükten sonra. Kahverengi ve nasırlı elleriyle siyah saçlarını başının arkasında topladı. Üzerindeki ayı postundan yapılmış deri zırhın tüylerinin üzerinde elini gezdirdi. Bu arada insanlar ve elfler aralarında konuşmaktaydılar. Onları dinledikten sonra.
- Korumanıza ihtiyacım yok, ben gidip ırkdaşlarımla konuşacağım. Bir süre uzak durun, ortalarda gözükmeyin. Onları kışkırtmayın.
"Evet, bence doğruyu söylüyor, gidip kendi ırkından olanlarla konuşmasına izin vermeliyiz."
Bu sırada dikkatle orkun üzerindeki hayvan kürkünü inceliyordu, biraz pisti gerçi ama pek güzel bir şeydi, hayvanı bütünüyle (kafa ve kulaklarıya) tabaklamış gibiydiler, bu da ilgisini çekmişti.