Oyun/Sanat

Herkesin kürsüye çıkıp özgürce tartışma başlatabilmesi için…
Post Reply
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara

Oyun/Sanat

Post by Lydronk »

Kimi masaüstü oyunlar, oyun sistemleri çok sanatsal olabiliyor. Bunlar hani D&D gibi daha vur kır parçala sistemleri değil de, doğası gereği gereçkliği sorgulayan, insan zihnini, ilişkilerini ve insanlığını sorgulayan sistemler. Bahse varım bu dediğim aklınıza ya WoD'un Mage'ini, Changeling'ini, Vampire'ını ya da hiç olmadı Werewolf'unu getirmiştir. Bunlar işte zaten doğası gereği sanatsal oyunlar. Ama bahse varım WoD dışında bir sürü 'sanatsal oyun' vardır.

Söz konusu eğlence sektörü olunca, işin sanat kısmını çoğunlukla bağımsız yapımlarda görüyoruz. En basit örnek Dwaxer'ın bir iki sene önce oluşturduğu basit ama eğlenceli Böcükozmos sistemi. Kendisi her açıdan Dwaxer'ın yazdığı hikayeler kadar sanatsaldı. Bundan sanırım onun bahsetmesine izin vermek daha doğru olur.

Ama vkp(vur kır parçala) sistemleri de sanatsallığı ancak bir yere kadar sınırlandırabiliyor. Bahse varım aranızda inanılmaz sanatsal bir D&D senaryosu oynamış olan, oynatan vardır.

şimdi tabii burada sanatın tanımı da işin içine giriyor, ama felsefe yapmayalım lüften :D

Benim sanatsal oyun deneyimim Böcükozmos ve WoD'un ötesine geçmiyor. D&D'de de sanatsal şeyler oynatmaya çalıştım, ama oyuncu bulamayınca olmadı :D Halbuki hareketli de bir şeydi, yazık oldu senaryoya :D

Eh, neyse, siz de başlığa katılın bari. Sanatsal oyun oynadınız mı, oynattınız mı, oynatacak mısınız? Bir oyunu ne sanatsal yapıyor falan. Dinliyorum (psikolog gibi oldu böyle :D Biraz yani. Olmadı mı?)
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

Sanatsal oyun biraz değişik bir tanımlama olmuş ancak başlık senin olduğuna göre bu şekilde isimlendirmeye gidilebilir. şahsen ben "rol ağırlıklı" gibi bir isim seçerdim.

bu tarz oyunların en değişiğini Saco'nun da katıldığı bir METUCON'da oynamıştım. Klüp başı bize tek oturumluk çok kişilik sadece rol ağırlıklı şimdiki zaman, fantastik bir oyun teklif etmişti. Baya bir "Call of Chuthulhu" havasındaydı. Herbirimizin kend meslek veya ilgi alanlarına yönelik mesleklerimiz vardı ve bu oyun sırasında daha derin bir rol yapmamızı sağlamıştı. Oyun boyunca zar adından bir nesneye elimizi sürmedik... ve hayır oyun efendisi de zar atmadı. Ne yapıyorsak rollerimiz ile yapıyorduk.

Sanırım bunu bir ötesi live action oluyor, ki bence live actionda bir miktar sanat girer işin içine.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Dura
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 281
Joined: Tue Jan 27, 2004 10:00 am
Location: Derfas

Post by Dura »

role play ağırlıklı oyunlar her zaman tercih sebebidir benim için.. kombat bile yapıyor olsan ona göre yaparsın çünkü.. tasvirlerle, hatta çoğu zaman DM, oyuncular ayağa kalkıp bire bir mizansen yaparlarsa dövüş sahnesi müthiş olur/oluyor.. şiddetle tavsiye ederim.. sonra oturup zarınızı atarsınız ama sık sık kalkın masadan.. karakter şiiti unutun..

jestler ve mimiklerle oynattığınız karakteri zenginleştirin.. ses tonunuzla keza.. bunlar oyunun kalitesini arttırır ki çok da "sanat" içerip sıkıcı olacak şeyler değildir inanın ki.. bilakis sizi oyunun içine daha çok çeker.. orada arkadaşınız ahmeti mehmeti değil karşınızdaki göbekli, babacan hancıyı görürsünüz DM elini karnına koyup "ho ho ho" diye gülerken..

velhasılı kelam, masadan kalkın azizim.. size deliymişsiniz gibi bakacaklardır eğer dışarda bir cafede vs oynuyorsanız..

sahi, bu kimin umrunda ki..?
Aurë entuluva...!!
SacoKhan
Forum Yöneticisi
Posts: 2585
Joined: Thu Mar 10, 2005 10:00 am
Location: Yalnızlığın hüküm sürdüğü yerden

Post by SacoKhan »

O oyunu hatırlıyorum, çok hoştu hakikaten. Sanatsal oyun diyince aklıma sistem olarak In Nomine geldi. Bir deneyin ya da araştırın derim.
And i still wonder if you ever wonder the same!...
occultsearcher
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 368
Joined: Thu Jun 26, 2003 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by occultsearcher »

Ben şahsen WoD oyunlarını pek "sanatsal" olarak tanımlamam mesela. Fakat konu hakkında bir kısım fikirlerim varmışcasına.
Bu fikirleri beyan etmeden önce, Lydronk, rica etsem, konuyu biraz daha açar mısın? Yani buradaki "sanatsal oyun" ile tam olarak ne kast ediyorsun, bunu iyice bir anlamak istiyorum... Mümkünse örnekler de vererek, mesela "mage sanatsaldır" değil de, "şu şu şu sebeplerle mage'i sanatsal buluyorum" gibi...
şimdiden zaman ayırıp yanıtladığın için teşekkür ederim.
M - There is indeed such a conspiracy
"When you see filth, call it filth"
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara

Post by Lydronk »

Madem peşinen teşekkür etmişsin, bana da cevaplamak düşer (yani teşekkür etmeseydin cevaplamayacaktım :P )

Sanatsallık da son derece göreceli tabii, o yüzden çok geniş bir tanım oldu belki cidden 'sanatsal'. Ama zaten herkes kendi sanat anlayışına göre yorumlasın oyunları, bakış açımız genişlesin amaç. Onun gibi bir şey yani :D

Bana sorarsan Mage şöyle sanatsal, sonuçta ortada kabul edilen gerçekliğin aslında yalan olması gibi bir durum var. Mageler gerçekliğin ötesini görebiliyorlar, ama o 'yalan gerçeklikle' yaşamak, ona uyum sağlamak zorundalar. Bir tip gerçeklik sorgulaması var burada, ve her ne kadar parmak uçlarından alev topları fırlatabilen insanlar olsalar da büyücülerin de sıradanlaşmaya çalışması gerekiyor. İnsanın inandığı şey ve aslında olan şeyi inceliyormuş gibi Mage. Aynı zamanda bir çeşit 'ya böyle olsaydı' sorusu da var gibi: "Ya dünya büyüyü zorlanmadan kaldırabilseydi, ya herkes uyanık, büyücü olsaydı?" ya da: "Ya hepsi bir yalansa?" (HAYIIIIIIRR! diye bağırmak geldi içimden bunun üzerine :D )

Vampire da öyle mesela, kan emmeyi; ateşten, ışıktan zarar görmeyi; ölümsüzlüğü zaten tarih boyunca metafor olarak yorumlamışlar insanlar, sanatsal bir değer katmışlar. Bir anlamda ölü vampirler aslında 'normal insanlardan' daha diri değiller mi? Daha serbest yaşamıyorlar mı? Belki hayatın basit zevklerinden mahrumlar, ama hayatın özüne sahipler sonuçta. Bu çeşit bir özgürlüğün bedeli ne?

Werewolf'u da eklemem lazım. Bir 'kişi' ne zaman insan olur, ne zaman hayvan olur? Vahşi olmak düzensiz olmayı gerektirir mi? Vahşet haksız mıdır, sebepsiz midir, gerekli midir?

Hah, nWoD'da bir de Promethean var, sistemi çok detaylı bilmiyorum, ama konu olarak yine insanlık üzerinde duruyor. Golemlerin insan olma mücadelesi. Yaşama isteği insan olmak için yeterli mi mesela? Yoksa insanlığı arayıp bulmak mı gerekiyor? Ã?ğrenilebilir bir nitelik mi insanlık?

Yani genel olarak WoD oyunları bu tarz şeyleri sorguladığından, oyuncuları ve oyun yöneticisni bu tarz şeylerle uğraşmaya ittiğinden bana sanatsal geliyor. Ha tabii bunları sanatsallıktan uzak oynamak da pekala mümkün, ama temel sistem mantığı bu tarz sorular üzerine oturduğundan çoğu WoD oyununun, sanatsal diyorum ben.

Peki, hazır mesaj yazmışken bir de soru atayım ortaya. Rol yapmak her zaman sanatsal mı? Hem zarlara sadık kalıp, hem sanatsal bir biçimde yürütülebilir mi bir oyun, yoksa şu şeyleri masadan silkmek mi lazım illa? (Ben de ne çok soru cümlesi kurdum ha... :D )
Calengil
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 24
Joined: Thu Feb 21, 2008 10:00 am
Location: Maladomini - Baator

Post by Calengil »

Peki, hazır mesaj yazmışken bir de soru atayım ortaya. Rol yapmak her zaman sanatsal mı? Hem zarlara sadık kalıp, hem sanatsal bir biçimde yürütülebilir mi bir oyun, yoksa şu şeyleri masadan silkmek mi lazım illa? (Ben de ne çok soru cümlesi kurdum ha... Very Happy )


Rol yapmak her zaman sanatsal değil aslında. Rolü yapan kişiye göre değişir bence. Hem zarlara sadık kalınıp, hem de sanatsal yürütülebilir mi oyun. Evet tabi yürütülebilir. Zarlar sadece gidişatı değiştirir.

Ben birine kılıcımı savururken, zaman durur zarımı atarım sonuca göre tasvirimi yaparım. Ki DM'le karşılıklı gerçekleşmektedir bu olay. DM olduğum zamanda oyuncumun saldırısını tasvir etmesini isterim.

Bunun en güzel örneğini şu anki partimde görüyorum zaten. Combat esnasında bile hareketleri, tavırları, taktikleri ile sanatsal bir biçimde savaşıyorlar. Bir noktada aslında savaşta bir sanat sayılabilir. Oyuncum harala gürele dalıpta sadece zar atan tipten değil. Böyleleri var mıdır evet? Ama savaşırken Dnd dediğimiz (sizlere göre Vur, Kır, Parçala Sistemi) sistemde kendi içerisinde savaşta role imkan tanıyor.

Action dalgaları ile yapıyor bunu hemde. Minör, Standart, Move Action'dan oluşan turumuzu değerlendirelim.

Oyuncu: Göğsüme yediğim darbeyle, ağzımda biriken kanı yere tükürdüm. (Minor) Ve Düşmanıma atılarak (Move) Kılıcımı soldan bir yay çizecek şekilde göğsüne savurdum. (Standart)

Gibi düşünülebilir.

Kısacası, işin "Sanat" dediğimiz kısmı bence bu oyunu oynayan kişilerde bitiyor. Ve genel olarak sorulan soruya cevabım; Her sistem ya da oyun, kendince sanata imkan tanıyor.
Wolves are always alone..
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

Son mesajından sonra, benim mesajımın soruna cevap olmadığını anladım. Sanatsal derken sanırım belli bir düşüncenin insanlara nakledilişini sağlayan, eğlencenin yanında farklı görüş ve düşünceleri de oyunculara vermeye çalışan oyun sistemlerini sormuşsun.

Buna cevap veremeyceğim bile...
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara

Post by Lydronk »

N'ooldu kurudun kaldın? :D

Yok be Darkgnome, illa ki bir fikrin vardır ya! Hadi ya! Lütfen ya! O kadar oyun sistemiyle uğraşıyorsun, bir fikrin vardır mutlaka?
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

Mesela fikir olarak son mesajımda hata yaparak "kurulum" yerine "sistem" yazmışım diyebilirim sanırım. Kurulumların hepsine biraz mühendisliklik, biraz sanatsallık var.

Sanata sevk eden sistem olarak, forum oyunlarını verebilirim. Gördüğüm en iyisi ise Meleran sistemi. Duyuguları, düşüncelerin ve hareketlerin tasvirini ne kadar iyi yapar isen, karakterin de o miktarda başarılı oluyordu.

Bence ticari odaklı yapılmamış her sistem bir sanat eseridir. Her birinde anlatılmak istenen bir görüş ve/veya alternatif bir durumda neler olacağı insanlara gösterilmeye çalışılmaktadır.

Misal forgotten realms hala ortaçağ teknolojisinde olmasına rağmen bazı açılardan da çok gelişmiştir. Bu kadar büyünün olduğu ve zeki insanların büyü yolunu seçtiği bir dünyanın nasıl bir yer lacağını göstermektedir.

Buna alternatif olarak teknolojik bir atılım ile büyülü dünyada nasıl bir değişimin meydana gelebileceğini, büyü ile teknolojinin nasıl da birbirine düşman olabieceğini gösteren ARCANUM bilgisayar oyunu da değişik bir sanatsal deneme gibidir.

Bilmeden konuşma ve bilerek insanları yanlış bilgilendirme, nükler savaş sonrası dünya ve savaş sonrası insanlık konularına inen FALLOUT dünyası da sanatsal ve insanlara bazı düşünceleri iletmeye çalışan bir kurulumdur.

RP oyunlarının hepsinde bence insanların bize iletmek istedikleri bir takım görüşleri ve hayali benzetmeleri vardır. Hepsinin ortak amacı ise hayal güçlerinin birleşerek, birlikte ve daha verimli bir şekilde çalışmalarını sağlamalarıdır. Buna Ticari kaygıları fazla ağır basmış kurulumlar ulaşamaz. Sanırım D&D kurulumlarında bu görülebilir, ancak bir forgottn realms dünyasında ülkeler arası ilişkiler ve bazı olayların birbirine olan etkileri o kadar güzel irdelenmiştir ki bence muazzam bir sanat eseri olmasa dahi kesinlikle küçümsenmemesi gereken çok büyük bir çalışmanın sonucudur.

Tüm bu yazdıklarımdan sonra demek istediğimi sanırım daha iyi anladın Lydonk...

Sanatsal kurulumlar, sistemler konusunda ben yorum dahi yapamayacağım. Bunun sebebi sadece sistem ve kurulumlar konusundaki bilgisizliğim değil, yetersiz bilgim ile yapacağım yorumlarda bazı güzel düşüncelere haksızlık etme korkumdur.

Sanatsal derken eğer rol ağırlıklı demek istemişsen zaten ilk mesajımda cevap vermiş oluyorum herhalde :D
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
occultsearcher
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 368
Joined: Thu Jun 26, 2003 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by occultsearcher »

şimdi ben tüm şu muhabbetten, temel olarak "sanatsal"dan öte, "meselesi olan" ve "deneysel" oyunları anladım.
"Sanatsal oyun" düşünemiyorum. Belki bu hobinin tamamını "sanatsal" olarak tanımlanabilecek bir aktivite olarak gördüğümden filandır. Emin değilim.

Neyse, genel olarak bağımsız oyunlar (indie diye bilinir) epey "deneysel" oyunlardır. Gerek mekanik olsun, gerek şu, gerek bu.

Bu tarz oyunların içinde "meselesi olan" oyunlar da ortaya çıkıyor sıklıkla. Mesela Dogs in the Vineyard, esasında oyuncuların ahlaki yargılarını incelemek için güzel bir materyaldir. Çok ilginç sonuçlar verir. Oyuncuların, çözmeleri gereken konular oluşu ve onları sorgulayabilecek hiçbir gerçek iradenin olmayışı, büyük kötü için küçük kötüye göz yumup yummadıkları vesaire gibi şeyler. Bunlar oyunun içinde kendiliğinden ortaya çkabilecek, görebileceğimiz şeyler.
Bir başka bağımmsız oyun olan My Life With Master, bir archvillain ve henchmanleri üzerinden, "şiddete dayalı, sorunlu ilişkiler"i inceler. İlişkinin bir yanının, diğer kişiyi mutlak tehdit ve saldırılar ile sindirmesini ve ezilen tarafın da bu ilişkiden kurtulmasını anlatır.
Schizonauts, yapısı gereği kimliği sorgulayan bir oyun aynı şekilde. Zira oyunun sonuna kadar, oyuncular bile karakterlerinin tam tarafını bilemiyorlar... İlginç, kafa karıştırıcı ve paranoyak bir oyun.

Gerçekten ilginç oyunlar çıkabiliyor bu tarz...
M - There is indeed such a conspiracy
"When you see filth, call it filth"
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara

Post by Lydronk »

Lütfen sayın Karagnom, devam ediniz, iyi gidiyordunuz! Demek istediğini anladım anlamasına, ama daha fazla anlamaya da hayır demezdim, daha çok anlat! :D Haksızlık yapsan ne olur zaten, şu koca forumda kaç kişiyizi kim gücenecek. Maksat konu dönsün.

Hmm, Occultsearcher, bak dediklerin çok iliginç. şu dediğin sistemler hakkında bilgilendirici linkler almak hoşuma giderdi. Ama şimdi, söz konusu doğaçlama oyunculuğumsu bir şey olunca, sanatsallık için bir 'mesele' gerekli değil mi? Ã?bür türlü nasıl 'sanat yapmaya' getireceksin ki oyuncuları (ve hatta oyun yöneticisini)? Deneysellik şart değil sanatsallık için derim ben, ama çok eğlenceli oluyor şüphesiz.
Androner
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 808
Joined: Wed Jan 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul

Post by Androner »

biraz geç kalmışım konuya yorumda bulunmak için ama yeni gördüm başlığı.

Rol yapma oyunlarının, Oyun mu Sanat mı olduğunu sorarsanız, Oyun derim. Adında geçiyor da, böyle olmasının esas sebebi ortada bir seyirci kaygısının olmamasıdır. Tüm sanat türleri seyirciye (okuyucu, izleyici, dinleyici) bir şeyler vermek, bir şeyler hissettirmek kaygısı taşır. RYO'da böyle bir kaygının olmaması onun sanat olmasını engelliyor.

Ama oyuncu olarak, yaptığınız roller, tasfirler, oyun yöneticisi olarak yazdığınız senaryolar, tabii ki "sanatsal"dır. Herbiri, diğer sanatlarda kullanılan şeyler aslında.
Image
fmc
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Wed Sep 30, 2009 10:00 am
Location: antalya

Post by fmc »

beğendim yorumu. sanat değil ama sanatsal. güzel bir betimleme oldu.
Zaman, kayan bir yıldız. Atmosfer ise; ben..
Post Reply