Bir problem değil de... pekde hoş olmayan anılarım var orada...dediğim gibi mızıkçılık yapmak istemem ama ayaklarım son anda beni nereye götürürler bilmiyorum...
Molydeus wrote:Bir problem değil de... pekde hoş olmayan anılarım var orada...dediğim gibi mızıkçılık yapmak istemem ama ayaklarım son anda beni nereye götürürler bilmiyorum...
aslında dedikleriniz hoş tabi ki ama öncelikle orta dünyada buluşup daha sonmra başka bir yerede gidebiliriz.orta dünya bir buluşma noktası olur.daha sonra da başka birşeyler ayarlarız.o gün karar veririz artık....
cumartesi olmasın ben pazar günü diye planlamıştım yani ben böyle düşünmüştüm eğer cumartesi derseniz cumartesi de gelebilirim ama pazar günü olması daha iyi olur.çünkü haftanın en tatil günü pazar oluyor
en tatil günü diye bir kavramıda türkçemize yerleştirdiğim için de kendimle gurur duyuyorum
ANKARA TOPLANTISI:
14 MART 2004,PAZAR GÃ?NÃ?.....
SAAT:13.OO VE İLERLEYEN SAATLERDE..
YER:ORTA DÃ?NYA CAFE (ilerleyen saatlerde bu yer değişebilir)
Bu konuyu Tufan'a başka bir yolla haber verin. İnternetindeki sorunu hala devam ediyor.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Endişelendiğim şey oldu ve pazar gününe kaldı, cuma yapamadığımız konser. Özgünüm çok, ama herhalde şef asistanı olarak orada olmasaydım gittiğim son yer toplantı olurdu...
Orta Dünya Kafe'de başlayıp Sting Kafe'de devam eden toplantıda Türkiye'de rol yapma oyunları, oyuncular, OEK çevirisi, çeviri düşlem yazını, eleştiri ve pedagojik yaklaşımlar tartışıldı. Bu konuların çerçevesinde RYO ile uğraşanlar bir alt-kültür oluşturuyor mu, bu alt kültürün dil çerçevesinde tanımı yapılabilir mi soruları ele alındı. Ã?eviri romanların dili ve sorunlarının eğer varsa bir alt kültür ile koşutlukları nelerdir görüşüldü. Türkçe düşlem yazını üretilmesi için gerekenler - söylence araştırmaları, dile gereken vurgu, sözcük/terim tercihleri - ne olabilir tartışıldı. Bu noktada "frpworld" ağ sayfaları adından tutun, renk tasarımına kadar, işlev açısından ele alınıldı ve en başta tartışılan konulardan birisi aslında "işlev" tanımının gerekli olup olmadığıydı. Tarafımca dil tercihlerinin önemi, ryo ve yazının gelişmesi için Türkçe ve Türk yazını/söylencesi/kültürü ile bağının kuvvetlendirilmesi gerektiği sırayla herkesi -sigara içmeyenleri bile- sigara molasına çıkartacak vurgulandı. Sevgili "gandalfoftheday" biraderimiz dil konusundaki -tam tabiri ile - "laissez faire" tutumunu yineledi. Tarafımca kısır döngüye sokulan konu, hep beraber içilen ahududulu çay ve şeftalili buzlu çay eşliğinde sonlandı. En güzeli üretime duyulan ihtiyaç ve bu konudaki çalışmaların hızlandırılması/arttırılması yönündeki ortak kanıydı.
Bu güzel toplantı için katılan herkese teşekkür ederim.
Toplantı sonuçlarından bir kısmını, dilek kuyusu bölümünde, şu bağı takip ederek bulabilirsiniz: