Tanrıların ölümlülüğü
Üstün bir güce sahip varlık da hata yapabilir Aonun bile bariz yaptığı hatalar var ama hata onun aptalca düşündüünü göstermez bence.. Avatar üçlemesindeki kötü anlatım yüzünden bence tanrıları bu kadar acımasız yargılamıyalım.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
kendisine tapınanların bile yapmadığı yerine "yapamadığı" ya da "yapmaya fırsat bulmadığı" dersek daha doğru olur sanırım. hangimiz daha fazla güç istemeyiz ki?yeminer wrote:ama bu onun saçma şeyler yapmasına gerek olmaz bunun sebebi ancak kendi düşünme özürlülükleridir. kendisine tapınan bir kimsenin bile yapmadığını yapan bir tanrı ya ne kadar saygı duyulabilir ki?
War, war never changes...
Her şeyden önce yaratılış geriği insanlardan daha bilgeler zaten onların bilgeliği biraz da yaratılışlarından ileri geliyor bizden kat kat bilge varlıkları hayal etmeye çalışıyotr ve onların neler yapabileceklerini tasvir etmeye çalışıyoruz. Kolay değil. Ama tanrıların bizden katlarca bilge bir varlık olsa nasıl olurdu şeklinde bir hayal olarak düşünebiliriz.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
yaratılış? yaratılış? ben boşuna mı laf ediyorum burda.. onlar yaratılmadı.. tanrı doğulmaz olunur hatırlatırım. bu bir rütbe gibidir. yeterince ilerlerseniz ve şanslıysanız tanrı olursunuz. birisi sizi tanrı yaratmaz...
tanrılık bir görevdir alınır verilir..
tanrılık bir görevdir alınır verilir..
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Bana daha çok farklı bir bedene girmek gibi geliyo ama etten kemikten bir bedene değil. Bir bebek örneğin bir yetişkine göre daha az bilgedir. Bir tanrı bedeni ise çok daha fazlasını algılama gücüne sahiptir. En azından bunun böyle olduğu inançlar bana daha doğru geliyor.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
böyle kesin genellemelere gitmek pek doğru olmuyo. bazı diyarlarda tanrılık doğuştan gelir, bazılarında ise yükselinip düşülebilecek bir mertebedir. bazılarında ise her ikisi birden.yeminer wrote:yaratılış? yaratılış? ben boşuna mı laf ediyorum burda.. onlar yaratılmadı.. tanrı doğulmaz olunur hatırlatırım. bu bir rütbe gibidir. yeterince ilerlerseniz ve şanslıysanız tanrı olursunuz. birisi sizi tanrı yaratmaz...
tanrılık bir görevdir alınır verilir..
War, war never changes...
Aslına bakarsanız başka bir bedene giriyorsanız o bedenin beynini de kullanıyorsanız artık siz o kişisiniz eskiden hiçbir anınız olamaz. Avatar işinde mutlaka başka bir şey olsa gerek çünkü zeka hafıza ruhta saklanan şeyler değildir bedeb taşır bunları. O yüzden frp kurallarında bir açık olabilir bu konudan tam emin değilim. başkasının bedenini kullanma işine tam bir mantık bulunmalı. Bu arada tanrı olduğunda beden değişiyor mu ben sanmıyorum sadece daha güçlü oluyorsun fakat aynı bedende. hiç değilse ben böyle biliyorum yanlış mı?
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Evet bilgileri aktarmak için büyülü bir yöntem kullanılabilir ama yeni aktarılan varlığın beyni silinmezse ve onun beyni kullanılmaya devam edilirse beyni aktarılan kişi artık kendisinden farklı bir varlıktır. çünkü artık aynı benliği yoktur. çarpık bir hafızası vardır. eski anlıarı ve yeni bilgileri çatışır ve doğabilecek sonuçların hiç te bir tanrıya yakışır şeyler olduğunu düşünmüyorum.
Size bir Mind flayer'in beynini verirseler siz artık bir insan olarak kalamzsınız artık bir mind flayer insan arası varlıksınızdır ve bu tür değişimlerde belli bir süre çatışma olur ve sonunda baskın güç diğerin alt eder. Bir tanrıya daha büyük bir düşünme gücü verirsen onda da olacak olan çok farklı şey değildir bence.
Size bir Mind flayer'in beynini verirseler siz artık bir insan olarak kalamzsınız artık bir mind flayer insan arası varlıksınızdır ve bu tür değişimlerde belli bir süre çatışma olur ve sonunda baskın güç diğerin alt eder. Bir tanrıya daha büyük bir düşünme gücü verirsen onda da olacak olan çok farklı şey değildir bence.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Ã?yle o nedenle çoğu yeni tanrının ellerindeki güü kaldıramayıp çıldırdığı yalan değildir. Ama bunun yerine beyni yavaşça gelişse.. Ã?rneğin tanrılık bilgeliğine yavaş yavaş ulaşan misnight nisbeten daha normal kalırken güçleri bir anda elde eden Cyric çıldırıyo.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Hımmm evet haklısınız. Yavaş yavaş tanrı olmak sanırım daha kontrollü olurdu. Bir anda o kadar güce erişmek bünyesini zorlayabilir. Ama yine Midnight'ın daha zeki olduğunu kimse idda edemez sanırım. Sadece büyüler üzerindeki kontrolü artıyor.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Ã?yle ama bana sanki aynı zamanda bilgelik seviyesi de artıyormuş gibi geldi.. Daha zekice hareket ediyor. Ancak tabii ki o kitap tanrıları anlatmak için kötü bir kitap tanrılık idealini çok kötü yansıtmış. Lloth bile avatarlara inanmayan salvatore un kitabında çok daha saalam bir tanrıça olmuş.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
