DİRİLİş...!!!!

Anlatacak komik veya enteresan FRP anıları olanlar için. Geyiğin sınırları burada belirlenecektir...
Ayyaş Porsuk Hanı'nın bu güzide salonu, tüm ziyaretçilerimize açıktır.
Post Reply
Sensei
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 399
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Location: Sakarya

DİRİLİş...!!!!

Post by Sensei »

Sabırla bekleyişi artık bir son bulacağa benziyordu. Onu çağıran çok güçlü ve gittikçe yükselen bir sesi duyuyordu; kendisi çağrıldığı yere doğru yavaşça ama büyük bir güçle çekiliyordu. Sese doğru ilerlerken sanki aynalardan oluşmuş bir deliğe düşmüş gibi baktığı her yerde kendi yüzünü görüyordu, bir an görüntü kayboluyor ve eski yaşadığı anılar gözlerinin önüne geliyordu. Bazıları çok iyiydi, hatırladıkça zevk alıyordu. Basıları ise çok kötüydü, hayatını işkenceye çeviren onun tüm hislerini yok eden görüntüleri görüyordu. Aşağı doğru hızla çekilmeye başladıkça bu görüntülerin her biri her bakışında sanki binlerce iğnenin insana her yerinden batırılmasına benzer bir acı hissettiriyordu. Her geçen an hızlanan bir hareketle düşerken aşağıdan mavi, solgun bir ışığa doğru yaklaştığını gördü. Mavi ışığa çarpacağını düşünüyordu, bağırmaya başladı. Bu korkunun bağırışları değildi, burada bitmemeliydi, o kadar sabırlı bekleyişin sonu bu olmamalıydı.
Tam mavi ışığa çarpacakken havada sabit bir şekilde durdu, tam anlamıyla süzülüyordu. Etrafına bakındı ve artık baktığı yerlerde yüzünü göremiyordu. Bir adamı görüyordu, onu anımsıyordu. O yüzü, o kılıcı ve öldüğü an gözlerinin önüne geldi, o adamı gördü, bütün gücüyle vücuduna sapladığı kılıcı gördü, ellerinde kendi kanını gördü. Onu çağıran ses en yüksek halini almıştı, etrafındaki görüntüler silinip sadece o adamın görüntüsü karşısına geldi. Sensei"nin ölmüş bedeninden koparttığı başını saçından tutmuş ve gözlerine bakarak sırıtıyordu. Bu görüntülere saldırmaya kalkıştı. Her vurduğu görüntü ikiye bölünüp aynı görüntüden iki tane oluşturuyordu.
Ses çok yükseldi, vücudu sanki hafif bir çöl rüzgarının kumu yavaşca ittirmesine benzer bir şekilde mavi ışığa doğru çekiliyordu. Sanki donup kalmıştı. Ses durduğu anda donup kalmıştı,ses durduğu anda gördüğü tek şey karanlıktı, daha önce görmediği kadar siyah ve gizemli bir karanlıktı.Etrafında yayılan sıcak ama ürperti verice sıcaklığı hissediyordu. Etrafında fısıldaşmalar duyuyordu, gözlerini açmaya çalıştı ama gözlerinin bağlandığını farketti, Duyduğu iki ses de ona tanıdık geliyordu. Gözlerindeki bağı açtı ve ilk gördüğü şey elleri oldu. Donuk grimsi bir renge sahiptiler, parmakları ve tırnakları uzamış ama daha da güçlenmişlerdi. Ama şu anda onun tek istediği kandı,bu his ona zevk vermekle birlikte onu ürkütüyordu, daha önce bu kadar büyük bir şekilde kana açlık duymamıştı.
Etrafına bakındı,kırmızı bir çift göz önünde durmuş ona doğru bakıyordu, onu tanıyordu daha önce ona saldırılarında yardım etmiş olan kişiyi tanıyordu. Yeminer"i varlığını burada hissetmek bile insanın ölmesine neden olabilecek bir korkuya sebep olabiliyordu.
Tam ayağa kalkıp doğrulacaktı ki, arkasında ona doğru yaklaşan bir hareket farketti. Arkasına döndü. Güçlü ve yapılı bir adam ona doğru ilerliyordu. Adam bir adım önünde durdu. Parmağıyla ileriyi işaret ediyordu. İşaret edilen yöne doğru kafasını çevirdi ve orada bir aynanın ona doğru çevrilmiş olduğunu gördü. Aynaya yaklaştı ve gördüğü görüntü karşısında irkildi. Aynadaki yüz ona aitti ama çok değişmişti. Gözleri kedi gözüne benzeyen bir şekildeydi, yeşil renk sanki bir ışık edasıyla parlıyordu. Yüzümdeki deriye dokundu, deri çok sertti, güçlüydü, ama yılların vermiş olduğu bir eskilik de vardı. Kulakları incelmiş ve uzamıştı.Eleri kalbine doğru kaydı, artık onu hissedemiyordu, atmıyordu.
Bulunduğu lahitten ani bir zıplama yaptı ve yükseğe umduğundan daha yükseğe zıpladığını hatta havada süzüldüğünü farketti. Yere ani bir hışımla indiğinde yerdeki mermerlerin ayaklarının altında ezilme seslerini duydu.
Yeminer karşısında durmuş, ona bakıyor ve başını sallıyordu, yanındaki adam ise başarının vermiş olduğu bir edayla sırıtıyordu. Sensei onlara doğru ilerlemeye başladı, tam önlerinde durdu ve bir yılan misali konuşmaya başladı sesi bir tıslama halindeydi.
- Yeminer beni geri çağırdığına göre artık beklanan zamanın geldiği ortadadır. Yapılacak olan saldırılar artık tamamlanmalı.(Yeminerin yanındaki şahsa bakarak) o ses senindi. Beni yeniden dünyaya çağıran , ölü bedenime ruhumu yerleştiren ses, vahşet ve katliam artık tüm gücüyle dünyada gezecek, adımları dünyayı kasıp kavuracak. şimdi işe koyulma zamanı"
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
Post Reply