Sensei gecenin karanlığında ve sessizliğinde tapınaktan yanına aldığı beş kişiyle birlikte ayrılıyordu. Üç kişi at arabasının önünde durmuş bekliyorlardı. Sensei arabaya yaklaştığında hepsi birden eğildiler ve saygıyla Sensei"nin geçmesini beklediler. Kırmızı gözlü siyah atlar gecenin sesizliğini Sensei"nin oraya gelmesiyle çığlıklarıyla bozdular.Yanına aldığı 5 kişiden biri at arabasının kontrolünü sağlayacağı yere oturdu. Diğer dördü de atlarına bindiler. Sensei ise arkasında gelen iki yüzü kapalı cüppeli kişin taşıdığı üzeri siyah bir örtüyle kapanmış heykel gibi nesnenin arabaya yüklenmesini dikkatlice izledi.Ardından kendisi de arabaya bindi, ve kapıyı hızlıca çektiYola koyulma zamanı gelmişti. Sürücüye ilerlemesini emretti. Araba hızlı bir şekilde hareket etmeye başladı. Atların çığlıkları gecenin sesizliğini bölerken , ayaklarını yere vurunca çıkarttığı gök gürültüsüne benzeyen sesleri duyanlara büyük bir ürperti veriyordu.
Sürücü ulaşacakları yere çok az kaldığını seslendi. Sensei parlak yeşil gözleriyle dışarı baktı.Her taraf pislik, bataklık, bataklık,yıkılmış ağaçlar, ayakta duranları çürümüş ağaçlar ve kırılmış dallarla doluydu.Goblinlerin yaşaması iyi daha iyi bir yer olamazdı.
Atlar sürücünün kayışlarını sertçe çekmesiyle , çığlıklar içinde inleyerek durdular.Sürücü geldiklerinş seslendi ve aşağıya inip Sensei"nin kapısını açtı.Sensei aşağı inerken tüm adamları eğilmiş, büyük bir saygıyla onu bekliyorlardı.Sensei arabadan indiğinde ay ışığı sanki zırhını okşuyordu ve üzerinde parlak bir iz bırakıyordu. Bakıldığı zaman zırhtan gözünüzü almak çok zordu. Sensei atın önünde durmuş, hem kendi aralarında fısıldayan hemde ona bakan beş adet gobline doğru ilerlerdi. Sensei"nin onlara doğru yaklaştığını fark edince hepsi birden silahlarını Sensei"ye doğrulttular. Sensei"nin yeşil gözleri sanki alev almış gibi parlamaya başladı.Göğsünde bulunan siyah madalyon etrafa soğuk kara bir ışık yaymaya başladı.Goblinler bunu gödüklerinde oldukları yerde , fal taşı gibi açılmış gözleriyle Sensei"ye bakıyorlardı. Sensei goblinlere yaklaştılarında goblinler titremeye başladılar, ellerindeki silahları düştü. Hepsi birden Sensei"ye karşı secdeye durdular. Sensei el hareketiyle hepsinin kalkmasını emretti"
--Ayağa kalkın ve beni efendinizin yanına götürün.HEMEN!!!!!
Sensei"nin sertçe verdiği bu emir kşısında goblinler irkildiler ve geriye doğru birkaç adım attılar. Sensei arkadaki adamlarına el hareketiyle heykeli getirmelerini emretti. Adamlar heykeli çok dikkatlice arabadan indirdiler ve hepsi birden omuzlarına aldılar. Sensei"nin arkasanına doğru ilerlediler ve birkaç adım kala durdular. Sensei goblinlere ilerlemelerini emretti. Goblinler önde Sensei ve adamları arkada karanlıklara karıştılar"
Yollar çok pis ve yürünmesi çok zordu. Sensei heykelin zarar görmeden taşınmasına dikkat ediyordu. Yolda yürürken etraftaki karanlıklardan gelen fısıldaşmaları,konuşmaları duyabiliyordu. Sensei arkasına baktığında 100 kadar goblinin onu arkadan takip ettiğini görmüştü, aynı yolda yürüyorlardı. Ã?nde giden goblinler birden durdu. Bir tepede durmuş aşağıyı birbilerine işaret ediyorlardı.Sensei uçurum şeklindeki tepede goblinlerin olduğu yere doğru ilerledi. Aralarında fısıldaşmaları Sensei"nin hiç de hoşuna gitmemişti. Goblinlerin yanına geldiğinde Sensei goblinlerin ona baktığını fark etti, goblinler ona aşağıyı işaret ettiler.
Sensei aşağıya bakarken onun yanında onun rahatça bakabilmesini engelleyen goblini tekmeyle uçurumdan aşağıya attı.Bunu gören goblinler onun ve adamlarının etraflarından belli bir uzaklığa kadar geri çekildiler. Düşen goblinin çığlıkları ve düşerken kemiklerinin çıkarttığı kırılma sesleri hepsini korkutmuştu. Sensei aşağıya baktığında, yüzlerce siyah,pis bezlerden ve örtülerden yapılmış çadır türü goblin evleri gördü. Hepsinden ısınmak için yaktıkları ateşin ışığı yayılıyordu. Gerçekten gecenin karanlığında iğrenç bir görüntü oluşturuyordu bunlar. Sensei bu durum karşısında sırıttı , arkasını dönüp goblinlere devam etmelerini işaret etti.
Sensei aşağıya inen dar ve yürünmesi zor yoldan , şekilsiz kayalarla oluşturulmuş dz bir yola girdi. Bu yol oratadaki en büyük çadıra gidiyordu. Sensei etrafına bakındı; goblinler şaşkınlığın verdiği ifadeyle onu, adamlarını ve taşıdıkları nesneyi izliyorlardı.Ortadaki çadır diğerlerinden daha büyük ve daha heybetliydi. Bu çadıra yaklaştıkça çadırın üstünde merdivenlerle çıkılan bir taht olduğunu görmüştü.Tahtta oturan bir goblin lordu vardı ve Sensei"yi dikkatlice izliyordu.
Sensei çadırın önüne geldiğinde ona öcülük yapan goblinlerden biri koşaradım goblin lordunun yanına gitti. Uzun mızrakları x şeklinde yapmış iki goblini itip lordunun yanına geldi ve kulağına bir şeyler fısıldadı.İşittikleri üzerine goblin lordunun gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Sensei arkasını dönerek heykeli yavaşça bırakmalarını emretti ve merdivenlere doğru ilerledi. Gözleri lordun gözleriyle kesişti.Lord oturduğu tahtından geriye doğru çekilmiş, Sensei"nin merdivenlerden ona yaklaşırken bakışlarından kaçmaya çalışıyordu. Onu koruyan iki mızraklı donup kalmış, Sensei önlerinden geçerken ağızları açık onu izliyorlardı.Lord , Sensei tam onun önüne geçmişken kılıcıyla Sensei"ye vurmaya kalkmış fakat Sensei çok çevik ve hızlı bir hareketle sırtından çektiği katanasılya bu saldırıyı savurdu , lordun elindeki kılıç yere düştü. Sensei kafasını kaldırıp Lordun gözlerine baktı ve ona doğru eğildi sanki kulağına bir şeyler fısıldayacaktı. Sensei kafası goblin lorduyla aynı hizaya geldiği sırada katanasını lordun boğazına yavaşça iterek soktu. Bu sırada Sensei can çekişen lordun gözlerine bakıyordu, gözlerinde ölümün ve çaresizliğin verdiği ifadeden başka hiçbir şey yoktu.Lord titreyerek can çekişirken, ondan izinsiz ayrılıp lordla konuşan goblinin kafasını bir kılıç darbesiyle uçurdu.Tüm goblinler çığlıklar içinde olanları izlemekteydiler. Sensei lordu ve kafası olmayan goblini merdivenlere doğru fırlattı. Kılıcını aşağıda şaşkınlıkla bakan goblinlere doğru kaldırıp"
--Artık sizin efendiniz benim ve benim efendim de kötülüğün hakimi, kontrolünü elinde tutan YEMİNER"dir.Bundan böyle tüm bedeniniz, benliğiniz,ruhunuz ve iradeniz ona aittir.
Sensei aşağıdaki adamlarına heykeli açmasını emretti. Heykel kan kırmızısı renge sahip , biçimsiz bir taşa benziyordu.Sensei havaya doğru baktı , kılıcını havaya kaldırdı ve kutsal sözcükleri bağırdı. Söylenen sölzlerle taş kıpkırmızı parlamaya ve büyümeye başladı. Goblinler olanlar kaşısında kaçışmaya başladılar. Taş yeterince büyüdüğünde tam oratasında yavaşça kararan bir portal oluşmaya başladı. Sensei bu durum kaşısında silahını kınına yerleştirdi ve secdeye yattı"
--Efendimiz , emirleriniz yerine getirilmiştir"
Goblinler bu sözcükle donakalmış ve taştan yayılan bu büyük güce kendilerini kaptırmışlardı"
KARANLIK BÖYÖYOR...
KARANLIK BÖYÖYOR...
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
Yeminer diyarların üzerindeki temsilcisi Sensei yi izliyordu. Bu başarı takdire değerdi. Büyük bir cesaret örneği ve faydalı bir davranıştı. Yeminer Diyarlara kapısı olan taşın aktifleştirildiğğini hissetti.
"Beni dinleyin sefiller... Eğer pis varlığınızı devam ettirmek istiyorsanız... Lanetimden korkacak kadar aklınız varsa hizmetçime itaat edin. Ona itaat etmeyenler lanetimin tadına bakacaklardır. " dedi Yeminer. Goblinler dehşete kapılmış ve hepsi yere kapanmışlardı. yeminerin karanlık varlığı tüm benliklerine hükmetmişti. Kötülük içlerini dahada pisletmiş saygı ve nefretle doldurmuştu.
"Devam et Sensei... Bu şekilde devam et.. Dünyaya hükmedeceğim zaman çok yakın " dedi yeminer.. Sensei bunu benliğinde hissetmiş ve kalbindeki kötülük bir kat daha artmıştı.
"Beni dinleyin sefiller... Eğer pis varlığınızı devam ettirmek istiyorsanız... Lanetimden korkacak kadar aklınız varsa hizmetçime itaat edin. Ona itaat etmeyenler lanetimin tadına bakacaklardır. " dedi Yeminer. Goblinler dehşete kapılmış ve hepsi yere kapanmışlardı. yeminerin karanlık varlığı tüm benliklerine hükmetmişti. Kötülük içlerini dahada pisletmiş saygı ve nefretle doldurmuştu.
"Devam et Sensei... Bu şekilde devam et.. Dünyaya hükmedeceğim zaman çok yakın " dedi yeminer.. Sensei bunu benliğinde hissetmiş ve kalbindeki kötülük bir kat daha artmıştı.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
