ZÖMRÖT GÖZYAşI (RP EKRANI)

Farklı sistemler ve dünyalar üzerine hazırlanan aktif oyunlarımızın bulunduğu bölümdür.
Locked
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul

Post by Andero »

Cleo odaya girdiğinde oda gözlerinin önünde dalgalanmaya başladı. Duvarlar, halılar, zemin, her şey ama her şey dalgalanıyordu. Dalgalanıyor ve değişiyordu. Cleo'nun gözü önünde pırıl pırıl halılar eskidi, zemin ve duvarlarda çatlaklar oluştu. Etrafta kızıl lekeler görülmeye başladı. Dalgalanmanın hızı Cleo'nun başını döndürmüştü. Arkasını dönüp baktığında girdiği kapının yerindebir duvar durduğunu gördü. Tavana yakın yerleştirilmiş camlar demir parmaklıklarla desteklenmişti. Birden dışarında gelen ışığın artık güneş ışığı değil ay ışığı olduğunu fark etti. Ve etraf, bir kan gölüydü.

Görüntü Cleo'nun midesini kaldırdı. Etrafta yatan paramparça cesetler kendi bedenlerinden akmış kanın ortasında uzanıyordu. Ay ışığının çok az aydınlattığı odada merdivenlerin arasındaki boşluk karanlık gözüküyordu.

Cleo merdivenlerin arasındaki boşluktan ufak bir çınlama sesi duydu ve karanlıktan bir savaşçı çıktı. Sağ elinde kılıcı vardı. Biraz yaralı gibi görünüyordu.

- Bana yardım et! dedi adam alçak bir sesle ve ardından öne tökezledi. Sonra sanki bir şey duymuş gibi dikleşti ve

- DİKKAT ET! diye bağırdı etrafına bakarken.

O sırada adamın iki yanında bulunan sütunların üzerinde ufak şekiller belirdi. Karanlıkta ne oldukları anlaşılamıyordu. Ufak yaratıklar ellerinde bir şey taşıyordu ama o bölge karanlık olduğundan bunun ne olduğu anlaşılamıyordu.

Yaratıklar perdelerden yardım alarak kendilerini sütunlardan aşağı attılar. Cleo o an ufak yaratıkların yeşil derilerini ve ellerinde taşıdıkları topuzları gördü. Yaratıklar adama saldırıya geçmişti.

İnsiyatif:
Cleo 8
Savaşçı 19
Sağdaki goblin: 13
Soldaki golin: 11

(Cleo yapacağını söylemeni bekliyorum)
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul

Post by Andero »

Efla insiyatif: 21
Orc insiyatif: 7

Orc sana doğru koştuktan sonra elindeki clubı kafana doğru savuracak.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

*Andaras*
Andaras yüksek sesle çıkan çınlamaya içinden bir küfür savurdu. Lanet olsun kendisi de acemiydi ama böyle "öküzlükler" yapmıyordu. Yapıcak pek birşey kalmadığı açıktı. Ellis'in saldırın komutuyla beraber herkes gibi ork kampına doğru koşuyordu. Tasfir edemiyceği bir duyguydu. Tüyleri resmen diken diken olmuştu. Askerler Bir coşku dalgasıyla beraber koşuyordu. Ne gaipti. Ölüme böyle koşa koşa gitmek...

Lanet olsun diye geçirdi içinden yeniden. Krondor muhafızları ölüyordu. Bu orklar gerçekten güçlüydüler.En sonunda kamptaydı. Bir orkun askeri öldürdüğünü gördü ve şimdi üstüne geliyordu. Nefreti hissetti. Orka karşı nefret duyuyordu. Evet onu öldürmek istiyordu. şüphesiz bunun için artık hayatını riske atmaktan çekinmeyecekti. Zaten ölümden korkan biri için askerlik saçma bir meslek olurdu.

Ã?nce hiçbirşey düşünemedi. Ã?aresiz ve yalnız hissetti. Ork o asker gibi onu da öldürecekti. Ama hayır. Doğadaki her canlı gibi kendini koruma güdüsü galip geldi. Artık düşünebiliyordu. Hem korkuyu duyuyordu hem de inanılmaz bir soğukkanlılıkla öğrendiklerini hatırladı.

Sol kolundaki kalkanla sağ elindeki kılıç dengede durmasını sağlıyordu. . DEngesini iyice sağladı. Planı saldıran orkun vuruşunu bir kalkan darbesiyle karşılamaktı. Bunun onu bir an için boş bırakacağını düşünüyordu. Kılıcını iseSağ tarafta germiş ve sıkıca tutuyordu. İşte o anda kuvvetli bir darbe vuracaktı orka ölümcül olmasını umuyordu. Kas gücü yerindeydi. Ortalamanın oldukça üstünde. Karşısındaki ork olsa bile bunu başarabileceğine güvendi. Peki ya kalkanla karşılayamazsa... Hayır bunu düşünmüyordu. Savaşta bir karar verdikten sonra başarısızlığıun düşüülmemesi gerektiği ona öğretilmişti. Ölümüne sebep olabilirdi... Hem sayı üstünlüğü de onlardaydı. Kİmden nasıl bir yardım geleceği belli olmazdı.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul

Post by Andero »

Andaras orkun kendisine doğru saldırmasını beklerken sağ kolunda tuttuğu kalkanı kopçasından sıkıca kavramış ve bilinçsizce saldıran orkun hamlesini savuşturmak için doğru zamanı beklemeye başlamıştı. Ork amansızca Andaras'a doğru koştu ve clubını havaya kaldırarak Andaras'ın kafasına vurmaya çalıştı. Ama Andaras hazırlıklıydı ve kalkanını zamanında kaldırarak inanılmaz sertlikte inen clubı başarıyla bloklayabildi ve şimdi sahne onundu. Sağ elinde tuttuğu kılıcı dengesi bozulmuş orkun sol yanından soktu ve kılıç kaburganın altından içeri girdi. Acıyla böğüren ork yeni bir hamle için hazırlandı.

(Turn özeti)

Ork -6 HP

Yeni turn insiyatifleri

ork: 5
efla: 13

Ork clubını kafana doğru savuracak ve ardından clubı çevirik göğsüne sertçe vuracak.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
BrokenBlade
Süresiz Banlanmıştır
Posts: 441
Joined: Mon Aug 01, 2005 10:00 am
Location: GraveYard
Contact:

Post by BrokenBlade »

Cleo yeşil derili pis goblinlere bakarak Gereken büyü sözlerini söylemeye başladı.


Güçlendirilmiş büyü oku(Magic Missile) büyüsünü sağ taraftaki gobline doğru yapıyorum turn sırası bana geldiği zaman.
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul

Post by Andero »

Cleo'nun önünde asker ve yaratıklar birbirine girmişlerdi. Cleo'nun solundaki yaratık askerin vücuduna doğru topuzunu salladı ama asker kendisini yana çekerek topuzdan sıyrıldı ve aynı anda kılıcını yaratığın omzundan içeri soktu. Omuzdan giren kılıç göğüs kafesine kadar indi ve yaratık cansız yre yığıldı. Bu sırada diğer taraftaki goblin askere kendi topuzunu savurdu ve askeri göğsünün yanından vurdu. Asker acıyla yana doğru yalpaladı.

Bu olaylar olurken Cleo büyüsünü yapması için gereken sözleri söyledi.... Ama büyüyü yapamamıştı.

(2. round için hareketin bekleniyor)
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

Daha önce hiç çıkmadığı tipte bir yolsuluktu. Ormanın içinde gezmek ile deniz yolculuğu ile Krondora gitmek arasında büyük fark vardı. Daha önce duyduğuna göre Krondor Crydee'den dahi daha büyük bir şehirdi. Hayalinde canlandırdığında onu oldukça korkutan bir şehir.

Daha önceden kara elfler sakinleştiği için yeşil yürek ormanında araştırma ve savaş sonrası tekrar harita yapımı için diğer kolcu çırakları ile birlikte görev aldığından Yeşil yürek ve ilerisine gitmiş gri kuleleri kendi gözleri ile görmüş, acı denizden yüksek yaylaya pek çok yeri araştırmıştı, ancak şehirlerin yakınlarına kadar gitmesine hiç gerek kalmamıştı.

şimdi ise hız için bir deniz yolculuğu ile daha önce gitmediği ancak sadece çalıştırıldığı topraklara gidecekti. Biliyordu ki bir kişi ne kadar bilirse bilsin pratik olmadan pek yardımı dokunmayacaktı.

- Parasal işler ve seyahatin ayarlanması ile benden daha bilgili biri ilgilenecek sanırım. Ben sadece Krondora kadar benim için gerekli olanları alacağım. Oraya götüreceğim başka bir şey varmı. Üstüme ona göre bir şeyler bulmam gerekecek.

Daha kalın bir fazladan giysi fena olmazdı. Denizlerdeki fırtınaların çok soğuk geçtiği söylenirdi. Biraz oaraya ihtiyacı olacaktı sabahhalledilirdi orası. Ama ne kadar paraya? şehir büyüdükçe gereken parada büyücekmiydi? Belki bıçağını bileletebilirdi, yeni bir çakmak taşı alırdı, bir su matarası gerkli olabilirdi. Kış dolayısı ilede çamdibi mavi yosunu bulunmuyordu, belki ona bakardı.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul

Post by Andero »

- Sen sadece ihtiyaç duyduklarını al Casper. dedi Martin.

- Maddi durumları merak etme. Kaptan gemini hazırlamaya başladı bile. Neyse ki şanslısın, bahardayız. Fırtınaya yakalanma ihtimaliniz çok az. diye tamamladı.

- Bugün yolculuk hazırlıklarıyla uğraş, kalede kal ve yarın sabah buraya geri gel. Bir miktar paraya ihtiyacın olacaktır. Bunu sana yarın yola çıkmadan hemen önce sağlarım. Onun dışında söyleyebileceğim bir şey yok. dedi ve Casper'ı süzerek

- Zaten gördüğüm kadarıyla yayını yanına almışsın. dedi.

- şimdi izin verirsen yapmam gereken işler var. Askerlere seninle ilgili emirleri verdim. Herhangi bir yardım istemine anında cevap vereceklerdir. Yarın görüşmek üzere. dedi ve odanın kapısına giderek kapıyı açtı, dışarı çıkarttığı insanları geri davet etti.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
BrokenBlade
Süresiz Banlanmıştır
Posts: 441
Joined: Mon Aug 01, 2005 10:00 am
Location: GraveYard
Contact:

Post by BrokenBlade »

Büyüsünün bozulmasına morali bozulan sihirbaz çabucak kendini toparladı aynı büyünün sözlerini bir kez daha söyledi(Büyü oku).Goblinin bir daha savaşçıya vurmasını engellemeliydi.
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul

Post by Andero »

Cleo'nun önünde birbirine girmiş asker ve yaratık savaşıyorlardı. Asker kılıcını yaratığa sol alttan savurdu ama yaratığa kendisini sağa atarak bu saldırıdan kurtuldu. Savaşçı silahı bileğinde çevirdi ve yaratığa tekrar savurdu. Aynı anda yaratık da kendi topuzunu askere doğru savurmuştu. Askerin kılıcı yaratığı yandan biçti. Bu darbeyle sarsılan yaratığın topuzu ise sadece havayı yarabildi.

Bunlar olurken Cleo ilk büyüyü yapamamanın siniriyle ikinciyi hazırlamıştı. Vücudundan geçen büyü dalgası elleri boyunca şekillendi ve ellerinden geçen büyü birer misil olarak şekil aldı. Grimsi misiller korkunç bir hızla havayı yararak yaratığın bedenini sardı. Yaratık acı içinde yere devrildi.

Asker kılıcının üzerinde kalan kanı yaratığın yeşil bedenine sildi ve yüzünü Cleo'ya döndü.

- Yardımın için sağol. dedi. Sesi biraz kalın sayılabilirdi.

- Buradan çıkmanın yolunu arıyorum. dedi ve yerdeki bedenlere baktı. "Lanet olsun sir Barret" gibi bir şeyler geveledi ağzında. Cleo bunları zar zor duyabilmişti.

- Sen burada ne arıyorsun? diye sordu asker.

Cleo o an fark etmişti ki, askerin dudaklarının oynayışı ile ağzından çıkan sözcükler birbirine uymuyordu.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

*Andaras*
Andaras'ın beklediği olmuştu. Fakat savaşın coşkusu içerisinde sevincini haykıracak değildi. Henüz düşmanını yenememişti. Yaralı olması onun için avantajmıydı bunu tam bilemiyordu. Can havliyle savaşabilirdi. Fakat bu yarayı avantajına kullanabileceğini umuyordu.

Orkun soluk almasından sinirli olduğu anlaşılıyordu. Bu kez saldırmasını engellemişti. Birdahaki seferde de yapabileceğini umuyordu. SAvaşta hareketleri refleks gibiydi. Fakat karar verebildiği refleksler. Orkun yine boş anını yakalamıştı.Orku kesen ve bu sefer solunda olan kılıcı biraz daha sola gerip soldan sağa sallayacaktı. orkun boynuna doğru. Vursa da ıskalasa da birsonraki hamlesi kalkanla orkun saldırısını karşılamak olacaktı. Kalkanın ardından gücünü hissetmişti. Kesinlikle insandan farklıydı. Ve o silahın bedenini ezdiğini düşünmek istemiyordu...[/b]
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul

Post by Andero »

Andaras karşısındaki orkun hareketlerini tecrübesizliğine rağmen başarıyla takip ediyordu. Orkun sağ eliyle tuttuğu clubı kafasına indireceğini anladığı anda kılıcını sağ açıklıktan orkun boynuna doğru savurdu. Kılıç daha ork clubını indiremeden orkun boynuyla buluştu ve orkun boynundan Andaras'ın yüzüne kan fışkırdı. Andaras ilk kez bir düşman öldürmüştü. Ork, ses bile çıkartamadan yere yıkıldı.

Andaras etrafına baktığında savaşın tüm şiddetiyle devam ettiğini gördü. Etrafta delirmiş ve birbirine saldıran orklar bile vardı. Andaras'ın hemen sağ tarafında bir ork bir Krondor Muhafızıyla savaşıyordu, hemen karşısı resmen ana baba günüydü, sağ tarafında ise iki muhafız bir orku sıkıştırmışlardı.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
BrokenBlade
Süresiz Banlanmıştır
Posts: 441
Joined: Mon Aug 01, 2005 10:00 am
Location: GraveYard
Contact:

Post by BrokenBlade »

Sihirbaz bir şeylerin döndüğünü anlamıştı.Ne yazikki biraz yorulmuştu ve yapabileceği sınırlı sayıda büyü kalmıştı.Bu savaşçı biri tarafından yönetiliyor olabilirdi..
Sanırım bu oyunu sürdüreceğim


-Beni buraya büyücü ustam bir sınav olmam için gönderdi.Peki sen ne yapıyosun burada?Eğer çıkış arıyorsan benim geldiğim tarafta çıkış yok.Senin geldiğin yönde ne var?


Bu arada savaşçının hareketlerini dikkatle izliyorum.
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

*Andaras*
Andaras ilk kez öldürmüştü. Bir asker olarak ilk başarısı. Ve sonradan hatırladığında korkabileceği kada da soğukkanlıydı. Belki çocukken oyun icabı yaratıkları öldürürdü. Ama o zamanlar gerçek bir öldürmeyi hayal edemezdi. şimdi ise yüzüne sıçrayan ork kanı zafer sarhoşluğuyla hoşuna bile gitmişti...

Fakat savaş deevam ediyordu. Kendine güveni biraz daha arttı. Etrafını inceledi. En yakınında katılabileceği 2 mücadele vardı. Biri şu anda teketek diğeri 2ye tek gerçeklleşiyordu. İki kişinin yanında savaşmak can sağlığı açısından daha iyi olabilirdi. 3e bir bir orkun bile şansı pek az olurdu...Fakat kefeleri eşitlemeye karar vermişti. O bir kişinin düşebilmesi ihtimalini göz önünde bulndurdu. VE bunu yapmazsa vijdan azabı duyabilirdi. Fazla düşünmedi aklına ilk gelen düşüncelerle hareket etti. Ve teke tek savaşam muhafız ve orkun yanına ilerledi. Koşuyordu bir yandan çevresinde ork olmadığından emin oluyordu. Karşısındaki orkun onu mümkün olduğunca geç farketmesini umuyordu. 2ye tek iyi bir avantaj elde edebilirlerdi fakat savaş alanında orklar da adam devirebiliyorsa sayı avantajının beklediği gibi olmadığı açıktı. Fakat kendisi teke tek yenebilmişti... Korkmuyordu...

Arkasını orkların yoğun bulunduğu tarafa vermemeye çalışarak saldıracaktı. Fakat aynı zamanda savaşan muhafızdan da mümkün olduğunca açıkta duracaktı. Böylece ork 2 kişnin darbelerine karşı birden kendini koruyamayacaktı. Bu öğrendikleri en basit savaş taktiklerindendi. Zamanın ne kadar hızlı aktığını anlayamadan koştu... Ve içindeki o coşkuyla saldıracaktı...
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

Casper diğerleri içeri girmeden dışarı çıkmak için hızla kapıya doğru adımladı. Bunca insanla bir arada olmak onu huzursuz etmişti. şehirin kalabalığına ormanın rahatlığını neden tercih ettiğini tekrar hatırladı.

Ã?ıkışta bekleyen askerlerin Martinin belirttiği askerler olduğunu düşündü ama emin olamadı.

*Ya onlar değilse*

diye geçirdi içinden. Ancak yapabileceği bir şey yoktu. Onlarla konuşmalıydı.

- şey Martin, yani dük Martin sizin bana yardım edeceğinizi söyledi, yani bahsettiği sizseniz.

Yüzünde beceriksiz bir gülümseme ile adamların karşısındaydı.

RP dışı: Klübemden aldıklarım dışında 2 sadak daha ok alacağım. Biri 15lik normal uçlu diğeri 10luk ağır uçlu oklardan. Sırt çantamı yan kısımlarına sadak takılan cinste olanla değiştireceğim. Ã?akmak taşımı yenileyeceğim. Bir su matarası alacağım. Sırt çantamın içine koyulabilecek yeşil başlıklı kalın bir pelerin alacağım. Pelerin sıcak tutması için olacak ancak ormanda kamufle olmamı sağlayacak gibi bir renk olmasını istiyorum. Ağaçların bu dönemde hangi renk olduğunu bilmediğimden yazamıyorum. 2 harita alcağım olabildiğince ayrıntılı olması gerekiyor. Krondor ve çevresi için ve krallık arazilerinin hepsini kapsayan bir tane. Son olarakta bir biley taşı alacağım. Büyük olmasına gerek yok. Sadece gerekirse diye. Ayrıca iyileştirmek için acı kesici etkisi olan bitkilerden ve kanamayı durdurucu tozlardan almayı düşünüyorum. Biraz dolu olacak üstüm ama bilnmeyen bir yere gidiyor karakterim.
Birde sırt çantam içinde bir ince halat yada kalın ip nasıl isimlendirirsen var. Bir tane misinam var. Bir tane kalın deri iç kısmı yüzeye yapışır şekilde ve kalın eldivenim var. 3 adet çengel var. Bir tane küçük çapa bulunmakta. Bir adet ok ucu çıkartma çubuğu. Zehire karşı bir tüp pan zehir ve yukaıda yazdığım tozlardan, birde sargı bezi.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Locked