ZÖMRÖT GÖZYAşI (RP EKRANI)
Cleo askerin hareketlerini elinden geldiğince dikkatle izliyordu. Asker kılıcını yavaşça kınına geri soktu. Bunu yaparken ağzından kime olduğu bilinmeyen küfürleri saydırıyordu. Cleo'nun dikkatli bakışlarını bir an için farkeder gibi oldu ama Cleo son anda normal bir duruş alarak askerin dikkatle incelendiğini anlamasını engelleyebildi.
- Ustan seni sınav için mi gönderdi? dedi sinirlice. Seni sevmiyor olmalı.
- Bak. şu yukarıdaki kapıdan geçerek buraya geldik. dedi ve yerdeki cesetleri görerek. Çok fazlaydılar. dedi. Gözleri büyümüştü.
- Karşı koyamadık, çok fazlaydılar....
Bir süre gözlerini kapatıp yere baktı sonra sanki hiçbir şey hatırlamıyormuşcasına başını kaldırdı ve,
- Herneyse, geldiğimiz merdiven arkamızdan göçükler verdi. Burada da bir geçiş yoksa sanırım merdivene dönüp yukarı doğru ilerleyeceğiz. Geliyor musun? dedi.
- Ustan seni sınav için mi gönderdi? dedi sinirlice. Seni sevmiyor olmalı.
- Bak. şu yukarıdaki kapıdan geçerek buraya geldik. dedi ve yerdeki cesetleri görerek. Çok fazlaydılar. dedi. Gözleri büyümüştü.
- Karşı koyamadık, çok fazlaydılar....
Bir süre gözlerini kapatıp yere baktı sonra sanki hiçbir şey hatırlamıyormuşcasına başını kaldırdı ve,
- Herneyse, geldiğimiz merdiven arkamızdan göçükler verdi. Burada da bir geçiş yoksa sanırım merdivene dönüp yukarı doğru ilerleyeceğiz. Geliyor musun? dedi.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Andaras orka doğru koşmaya başlamıştı. Orklar arkasından geçiyor, Krondor Muhafızları sağından ve solundan geçiyordu. Tam bir ufak meydan savaşı... Etrafa kargaşa hakimdi. Kamp ateşlerinin aydınlattığı bir kaos...
Andaras orka doğru koşarken orkun clubını havaya kaldırdığını ve askere doğru indirdiğini gördü. Asker clubı bloklayabilmek için kalkanını çok geç kaldırmıştı. Club kafaya inanılmaz bir sertlikle indi. Sertlik askerin kafası boyunca taşındı ve Andaras askerin boynunun yan tarafından bir kemik çıkıntısı fark etti. Orkun darbesiyle askerin boynu kırılmıştı.
Anradas'ı bu görüntü biraz sarsmış olsa da orka doğru koşmaya devam etti. Kılıcını sağ elinde hazırlamıştı. Ork askeri öldürdükten sonra kendisine doğru koşan Andaras'ı son anda farketti. Ork Andaras'ın hamlesini savuşturmak için club'ını salladı ama ufak bir zamanlama hatasıyla kılıcı ıskalamıştı. Andaras'ın kılıcı orku yandan biçti. Zaten yaralı olan ork acı ile böğürdü. Vücudundan kanlar boşalıyordu ama hala ayaktaydı.
------
Ork : -10 hp
Yeni turn insiyatifleri:
Ork 3
Andaras 6
Ork clubını göğsüne doğru bir kez savuracak
Andaras orka doğru koşarken orkun clubını havaya kaldırdığını ve askere doğru indirdiğini gördü. Asker clubı bloklayabilmek için kalkanını çok geç kaldırmıştı. Club kafaya inanılmaz bir sertlikle indi. Sertlik askerin kafası boyunca taşındı ve Andaras askerin boynunun yan tarafından bir kemik çıkıntısı fark etti. Orkun darbesiyle askerin boynu kırılmıştı.
Anradas'ı bu görüntü biraz sarsmış olsa da orka doğru koşmaya devam etti. Kılıcını sağ elinde hazırlamıştı. Ork askeri öldürdükten sonra kendisine doğru koşan Andaras'ı son anda farketti. Ork Andaras'ın hamlesini savuşturmak için club'ını salladı ama ufak bir zamanlama hatasıyla kılıcı ıskalamıştı. Andaras'ın kılıcı orku yandan biçti. Zaten yaralı olan ork acı ile böğürdü. Vücudundan kanlar boşalıyordu ama hala ayaktaydı.
------
Ork : -10 hp
Yeni turn insiyatifleri:
Ork 3
Andaras 6
Ork clubını göğsüne doğru bir kez savuracak
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Casper taht odasından çıkıp kapının önündeki askerlerle konuştuktan sonra askerler onu başıyla onaylamış ve istediklerini sormuşlardı. Casper'dan aldıkları cevabı bir kağıda not etmişlerdi ve onu bir hizmetkarla odasına göndermişlerdi. Casper odaya girdiğinde odadaki yumuşak yatağı, yer ve duvar halılarını ve diğer süslemeleri ilginç bulmuştu. Kısa bir süre sonra da askerler istediği Krondor çevresi haritası hariç her şeyi (haritanın kalede bulunmadığını söylemişlerdi) ve bunları taşıması içinde büyükçe bir sırt çantasını getirmişlerdi.
Casper odada bir süre dolandıktan sonra uyumayı tercih etti. Bugün onun için bitmişti.
-------
Odanın camından giren güneş ışıkları Casper'ın sabahın erken bir saatinde kalkmasına neden oldu. Zaten ormanda geçirdiği sabahlardan da böyle erken bir saatte kalkmaya alışıktı. Kendine gelmek için odadaki derin bir tasta bulunan suyla yüzünü yıkadı ve ardından eşyaları uygun bir şekilde çantasına dizdi. Deri zırhını giyerek üzerine yeşil avcı pelerinini geçirdi. Ã?antanın yanındaki sadaklara oklarını yerleştirdi. Yayını eline aldı ve odadan çıktı.
Odanın dışında bir hizmetkar onu bekliyordu. Hizmetkarın yol gösterişiyle birlikte sahile, limana indiler. Limanda Casper geminin kaptanıyla tanıştı. Kaptanın adı Abraham'dı. 1,90 boylarında, kaslı, yanık tenli bir deniz kurdu...
Casper'ın Martin'i limanda bir süre beklemesi gerekti. Martin limana geldiğinde halkın arasından askerlerinin yardımıyla sıyrıldı ve Casper' yaklaştı. Kemerinden bir kese çıkartarak keseyi Casper'a verdi.
- İçinde 20 gümüş var. Sana uzun bir süre yetecektir tahminimce dedi. ve ardından bir mektup uzattı. Mektupun üzerinde Crydee mührü vardı.
- Bu mektubu Arutha'ya ver. Ona ulaşmış olmasından emin ol. dedi. Ardından iyi yolculuklar dileyerek geri çekildi.
Casper, Kaptan Abraham'ın gemisi Deniz Aslanı'na bindi. Kısa bir süre sonra Krondor'a doğru yelken açmışlardı.
Casper odada bir süre dolandıktan sonra uyumayı tercih etti. Bugün onun için bitmişti.
-------
Odanın camından giren güneş ışıkları Casper'ın sabahın erken bir saatinde kalkmasına neden oldu. Zaten ormanda geçirdiği sabahlardan da böyle erken bir saatte kalkmaya alışıktı. Kendine gelmek için odadaki derin bir tasta bulunan suyla yüzünü yıkadı ve ardından eşyaları uygun bir şekilde çantasına dizdi. Deri zırhını giyerek üzerine yeşil avcı pelerinini geçirdi. Ã?antanın yanındaki sadaklara oklarını yerleştirdi. Yayını eline aldı ve odadan çıktı.
Odanın dışında bir hizmetkar onu bekliyordu. Hizmetkarın yol gösterişiyle birlikte sahile, limana indiler. Limanda Casper geminin kaptanıyla tanıştı. Kaptanın adı Abraham'dı. 1,90 boylarında, kaslı, yanık tenli bir deniz kurdu...
Casper'ın Martin'i limanda bir süre beklemesi gerekti. Martin limana geldiğinde halkın arasından askerlerinin yardımıyla sıyrıldı ve Casper' yaklaştı. Kemerinden bir kese çıkartarak keseyi Casper'a verdi.
- İçinde 20 gümüş var. Sana uzun bir süre yetecektir tahminimce dedi. ve ardından bir mektup uzattı. Mektupun üzerinde Crydee mührü vardı.
- Bu mektubu Arutha'ya ver. Ona ulaşmış olmasından emin ol. dedi. Ardından iyi yolculuklar dileyerek geri çekildi.
Casper, Kaptan Abraham'ın gemisi Deniz Aslanı'na bindi. Kısa bir süre sonra Krondor'a doğru yelken açmışlardı.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Crydee de kaldığı odasına geldiğinde geniş ormanın be havadar klubesinin yanında bu oda daha sıcak ve güzenli olsada Casperın içinde bir huzursuzluk oluşmuştu. Suyunda taze kaynak suyunun tazeliğine hoşuna gitmeyen o koku eklenmişti.
Sabah kalktığında da odanın rahatsızlığını hissetmişti. Oldukça havasız bir kalmıştı. HAyatını ormana adamış biri için bu kadar havasızlık rahatsız ediciydi. Toplanma işini olabildiğince hızlı yaptı. Aslında şehirde doğmuş olmasına rağmen asla insanları içine çıkmayı sevmemişti. Biraz ironikti odadan bir an önce çıkmak istiyor ama insanların içine çıkmayı da o kadar geciktirmek istiyordu.
Gemiye kadar insanlığının bir özelliği olan merakı yüzünden bazen kafasını kaldırması dışında hep adamın sırtına bakarak yürüdü. Martin geldiğinde ise biraz rahatladı. En zaından tanıdık ve onu incalayen gözlerle bakmayan birisiydi Martin. Oysaki Crydee onun görünüşüne alışkın değildi. Peki Krondor olacakmıydı!
-Teşekkürler.
Gemi yolculuğunda şehire nazaran daha rahattı. O kimseyle konuşmadığı sürece kimse onunla konuşmuyordu. Herkesin meşgul olduğu bir iş kesinlikle vardı ve uzun yolculuklarını sesiz geçirmenin değerini biliyorlardı. Ancak Casper'ın aklında hala aynı soru vardı. Krondordoki insanlarda ona Crydee deki gibimi bakacaklardı?
Kaptanın bu konuda en bilgili olduğunu düşünerek oanun yalnız kaldığı bir zamanda yanında gitmeye karar verdi. Bu zamanı bulmak oldukça zordu ancak imkansız değildi.
- Abraham, kaptan Abraham, Krondordaki insanlarda Crydee deki insanlar gibimi? Crydee deki insanlar bana her seferinde şaşkın gözlerle bakıyorlar. Krondorda Prensin önüne çıkacağım. İyi görünümlü olmasam da onlar gibi görünmeliyim. ama nasıl bilemiyorum. Siz bana yardım edebilirmisiniz?
Kaptanın verdiği talimatlara uyarak en azından insanların bakışlarından kurtulabilecek ve Crydee'yi, hayır Martini en iyi şekilde temsil edecekti. En azından deneyecekti.
Sabah kalktığında da odanın rahatsızlığını hissetmişti. Oldukça havasız bir kalmıştı. HAyatını ormana adamış biri için bu kadar havasızlık rahatsız ediciydi. Toplanma işini olabildiğince hızlı yaptı. Aslında şehirde doğmuş olmasına rağmen asla insanları içine çıkmayı sevmemişti. Biraz ironikti odadan bir an önce çıkmak istiyor ama insanların içine çıkmayı da o kadar geciktirmek istiyordu.
Gemiye kadar insanlığının bir özelliği olan merakı yüzünden bazen kafasını kaldırması dışında hep adamın sırtına bakarak yürüdü. Martin geldiğinde ise biraz rahatladı. En zaından tanıdık ve onu incalayen gözlerle bakmayan birisiydi Martin. Oysaki Crydee onun görünüşüne alışkın değildi. Peki Krondor olacakmıydı!
-Teşekkürler.
Gemi yolculuğunda şehire nazaran daha rahattı. O kimseyle konuşmadığı sürece kimse onunla konuşmuyordu. Herkesin meşgul olduğu bir iş kesinlikle vardı ve uzun yolculuklarını sesiz geçirmenin değerini biliyorlardı. Ancak Casper'ın aklında hala aynı soru vardı. Krondordoki insanlarda ona Crydee deki gibimi bakacaklardı?
Kaptanın bu konuda en bilgili olduğunu düşünerek oanun yalnız kaldığı bir zamanda yanında gitmeye karar verdi. Bu zamanı bulmak oldukça zordu ancak imkansız değildi.
- Abraham, kaptan Abraham, Krondordaki insanlarda Crydee deki insanlar gibimi? Crydee deki insanlar bana her seferinde şaşkın gözlerle bakıyorlar. Krondorda Prensin önüne çıkacağım. İyi görünümlü olmasam da onlar gibi görünmeliyim. ama nasıl bilemiyorum. Siz bana yardım edebilirmisiniz?
Kaptanın verdiği talimatlara uyarak en azından insanların bakışlarından kurtulabilecek ve Crydee'yi, hayır Martini en iyi şekilde temsil edecekti. En azından deneyecekti.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Kaptan Abraham pruvada durmuş ellerini arkasında bağlamış ufku seyrederken Casper'a sert gözlerle baktı yanlız bu sertlik bir sinir işareti değil yıllarca denizde pişmiş bir tecrübenin sonucuydu. Abraham hafif bir kahkaha attı.
- Sana bakmak mı evlat! Ahhh Krondor. Ufak bir ülkedir orası. Herkesin kendi dertleri vardır orada. Emin ol kimse sana dönüp bakmayacaktır.
- Hem evlat, sana laf edebilecek tek insan saraydaki şu mabeyinci tayfasıdır. Onların laflarıda laf sayılmaz zaten. Bir deniz kabuklusundan daha zeki değildir hiçbiri. Ayrıca Prens Arutha geniş gönüllü biridir. Sorun yaşamazsın genç, merak etme. dedi ve Casper'ın sırtına bir şaplak patlattı. Casper darbenin şiddetine şaşmıştı. Abraham, güçlüydü.
- Ormanda balık bulmak zor olsa gerek ha evlat. Gel hadi sana dumanı üzerinde tüten bir balık çorbası vereyim. dedi ve Casper'ı mutfağa doğru iteledi.
- Sana bakmak mı evlat! Ahhh Krondor. Ufak bir ülkedir orası. Herkesin kendi dertleri vardır orada. Emin ol kimse sana dönüp bakmayacaktır.
- Hem evlat, sana laf edebilecek tek insan saraydaki şu mabeyinci tayfasıdır. Onların laflarıda laf sayılmaz zaten. Bir deniz kabuklusundan daha zeki değildir hiçbiri. Ayrıca Prens Arutha geniş gönüllü biridir. Sorun yaşamazsın genç, merak etme. dedi ve Casper'ın sırtına bir şaplak patlattı. Casper darbenin şiddetine şaşmıştı. Abraham, güçlüydü.
- Ormanda balık bulmak zor olsa gerek ha evlat. Gel hadi sana dumanı üzerinde tüten bir balık çorbası vereyim. dedi ve Casper'ı mutfağa doğru iteledi.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
-
BrokenBlade
- Süresiz Banlanmıştır
- Posts: 441
- Joined: Mon Aug 01, 2005 10:00 am
- Location: GraveYard
- Contact:
Cleo tüm zihnini berraklaştırmaya çalıştı.Kendini bir anda ilginç bir olayın içinde buluvermişti.Bu adamın kendi kendini yönetemediği açıktı.
Matarasından biraz su içti.Sonrada savaşçıya :
evet,iyi fikir...Hadi o zaman gidelim,önden gitmeye ne dersin?
Sihirbaz ayrılmadan önce goblin cesetlerini kontrol etti.Bir arma veya şekile benzer bir şeyler görebilirdi belkide.Veya küçük bir not.
Matarasından biraz su içti.Sonrada savaşçıya :
evet,iyi fikir...Hadi o zaman gidelim,önden gitmeye ne dersin?
Sihirbaz ayrılmadan önce goblin cesetlerini kontrol etti.Bir arma veya şekile benzer bir şeyler görebilirdi belkide.Veya küçük bir not.
*Andaras*
Lanet olsun diye geçirdi içinden muhafızı kurtaramamıştı. İlk kez bir düşmanın kardeşlerini öldürdüğüne de zafer çoşkusunun ardından acıyla tanıklık etti. Ve içini bir öfke bürmüştü.
Ork onca yara almış fakat hala ayaktaydı. Bir darbeye daha dayanamayacağını tahmin ediyordu Andaras. Güvenecek pek fazla birşeyi de yoktu. Her zaman yaptığı gibi hareket avantajını yakaladığı zaman. Düşmanın boş anında vuracak daha sonra darbesini karşılamaya çalışacaktı.
Kanında kaynayan öfkeyi bir narayla dışarı vurdu. Gücünü topladı ve kılcıını orka doğru ölümüne savurdu.
Lanet olsun diye geçirdi içinden muhafızı kurtaramamıştı. İlk kez bir düşmanın kardeşlerini öldürdüğüne de zafer çoşkusunun ardından acıyla tanıklık etti. Ve içini bir öfke bürmüştü.
Ork onca yara almış fakat hala ayaktaydı. Bir darbeye daha dayanamayacağını tahmin ediyordu Andaras. Güvenecek pek fazla birşeyi de yoktu. Her zaman yaptığı gibi hareket avantajını yakaladığı zaman. Düşmanın boş anında vuracak daha sonra darbesini karşılamaya çalışacaktı.
Kanında kaynayan öfkeyi bir narayla dışarı vurdu. Gücünü topladı ve kılcıını orka doğru ölümüne savurdu.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Tanımadığı adamlar gelip Adun u ve arkadaşlarını kurtarmışlardı..
ipleri çözülünce Adun ona özgürlüğünü veren adama , kan avını kurtaran ve ruhuna huzur bulma şansını veren cesur ruhun yüzüne baktı. Dikkatlice baktı ki daha sonra hatırlamalıydı..
Ã?bür hadatilere de sessiz olmalarını işaret etti ve gözü etrafı yokladı.. Siklah yığını bir köşedeydi. Eliyle silah yığınını işaret etti ve hepbirlikte o tarafa koyuldular.
Silah yığınında Adun un kudretli kılıcının sapı görünüyordu kavradı ve yavaşça çekti...
ve en yakındaki yeşil derilinin arkaşından yatay bir yay çizerek kaburgalarına doğru salladı...
ipleri çözülünce Adun ona özgürlüğünü veren adama , kan avını kurtaran ve ruhuna huzur bulma şansını veren cesur ruhun yüzüne baktı. Dikkatlice baktı ki daha sonra hatırlamalıydı..
Ã?bür hadatilere de sessiz olmalarını işaret etti ve gözü etrafı yokladı.. Siklah yığını bir köşedeydi. Eliyle silah yığınını işaret etti ve hepbirlikte o tarafa koyuldular.
Silah yığınında Adun un kudretli kılıcının sapı görünüyordu kavradı ve yavaşça çekti...
ve en yakındaki yeşil derilinin arkaşından yatay bir yay çizerek kaburgalarına doğru salladı...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Cleo yaratıkların cesetlerini yaklaştı ve cesetleri incelemeye başladı. Yeşil yaratıkların üzerinde silahlarından başka bir şey yoktu. Herhangi iki şekildiler. Burada ne aradıkları tam bir soru işaretiydi.
- Gel o zaman. dedi asker ve spiral merdivenlerin sol taraftakinden yukarı çıktı. Balkondaki kapıyı da açtı ve içeri girdi.
Cleo ve asker bu seferde mağara tarzı bir odaya gelmişlerdi. Duvarlar işlenmemiş ve pürüzlüydü. Küçücük kare şeklindeki odanın hemen ilerisinde merdivenler uzanıyordu. Dört metre kare bile olmayan odanın iki duvarında karşılıklı birer meşale etrafı aydınlatıyordu.
Asker merdivenlere doğru ilerledi ve aşağıyı gösterdi. Cleo çökmüş merdivenleri görebiliyordu.
- İşte bunlar biz çıkarken oldu. Bir kaç arkadaşımızı orada kaybettik. dedi ve merdivenlerin devamını gösterdi, yukarıya giden kısmı.
- Hadi. dedi ve merdivenlerden çıkmaya başladı.
Dar merdivenlerin sağ tarafı duvara yapışıktı ama sol tarafında trabzan yoktu ve derin bir boşluğa bakıyordu. Duvara yapışarak ilerlemek zorunda kaldılar. Soğuk kulede yukarı doğru çıkıyorlardı.
Cleo tam kulenin çok yüksek olduğunu düşünmeye başlamıştı ki düz bir alana geldiler. Bir süre de bu düz alanda ilerledikten sonra karşılarına devasa metal bir kapı çıkmıştı. Asker kapıyı omuzladı ama kapı yerinden kıpırdamamıştı. Gerildi ve tekrar omuzladı. Kapıyı yine açamamıştı.
- Gel o zaman. dedi asker ve spiral merdivenlerin sol taraftakinden yukarı çıktı. Balkondaki kapıyı da açtı ve içeri girdi.
Cleo ve asker bu seferde mağara tarzı bir odaya gelmişlerdi. Duvarlar işlenmemiş ve pürüzlüydü. Küçücük kare şeklindeki odanın hemen ilerisinde merdivenler uzanıyordu. Dört metre kare bile olmayan odanın iki duvarında karşılıklı birer meşale etrafı aydınlatıyordu.
Asker merdivenlere doğru ilerledi ve aşağıyı gösterdi. Cleo çökmüş merdivenleri görebiliyordu.
- İşte bunlar biz çıkarken oldu. Bir kaç arkadaşımızı orada kaybettik. dedi ve merdivenlerin devamını gösterdi, yukarıya giden kısmı.
- Hadi. dedi ve merdivenlerden çıkmaya başladı.
Dar merdivenlerin sağ tarafı duvara yapışıktı ama sol tarafında trabzan yoktu ve derin bir boşluğa bakıyordu. Duvara yapışarak ilerlemek zorunda kaldılar. Soğuk kulede yukarı doğru çıkıyorlardı.
Cleo tam kulenin çok yüksek olduğunu düşünmeye başlamıştı ki düz bir alana geldiler. Bir süre de bu düz alanda ilerledikten sonra karşılarına devasa metal bir kapı çıkmıştı. Asker kapıyı omuzladı ama kapı yerinden kıpırdamamıştı. Gerildi ve tekrar omuzladı. Kapıyı yine açamamıştı.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Andaras orkun kendi vücuduna doğru yapacağı hamleyi farketmişti. Ork adeta delirmiş gibiydi. Ã?fkeyle clubını kaldırdı. Defans yapmayı düşünemeyecek kadar öfkeliydi ama arkadaşının düştüğünü gören Andaras'ta içinde öfke taşıyordu. Andaras'ın kılıcı korkunç bir hızla savruldu ve orkun karnını buldu. Ork daha darbeyi indiremeden karnına giren kılıçla kasıldı. Kılıç orkun karın kaslarını yararak vücuduna girdi ve iç organlarını vahşice parçaladı. Orkun karnında oluşan gedikten Andaras'ın üzerine kan boşalmıştı. Az önceki rakibinden de üzerine boşalan kan yüzünden Andaras'ın üzeri resmen kıpkırmızıydı.
Onu böyle kıpkırmızı gören bir ork yeni hedefini seçmişti. Andaras'a doğru koşmaya başlamıştı.
-------
Ork -18 damage = dead
Yeni turn insiyatifleri
ork 5
Andaras 8
Ork üzerine yaptığı charge dan sonra clubını kafana savuracak
Onu böyle kıpkırmızı gören bir ork yeni hedefini seçmişti. Andaras'a doğru koşmaya başlamıştı.
-------
Ork -18 damage = dead
Yeni turn insiyatifleri
ork 5
Andaras 8
Ork üzerine yaptığı charge dan sonra clubını kafana savuracak
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Adun kurtarıldıktan sonra kendisini kurtaran adamın yüzüne dikkatle bakmıştı. Her ne kadar karanlıkta kim olduğunu görmek zor olsa da bir daha gördüğünde tanıyacağına emindi.
Adun Hadati kardeşleriyle beraber silah yığınına doğru koştu. Devasa silahının kabzası yığının içinde rahatça görünüyordu. Koştu ve silahı yığının içinden çekip çıkarttı. Arkasına dönüp savaş alanına girdi.
Savaş başlayalı henüz 10 sn kadar olmuştu ama orkların çoğu yerdeydi. Yer yer askerlerden de düşmüş olanlar vardı.
Adun orkların bir miktar geri çekildiğini ve onların bir miktar ön tarafında bir hat oluşturmaya çalıştıklarını gördü ama Hadatilerden habersizmiş gibi hareket ediyorlardı.
Adun sessizce ön tarafındaki orka doğru hareketlendi. Ork, savaşın gürültüsü içinde arkasından gelen sesi duymamıştı. Adunla beraber diğer Hadatiler de orklara saldırmıştı.
Adun kılıcını kaldırdı ve orkun bedeniyle buluşturdu. Devasa kılıç orkun sağ omzundan girdi ve kaburgasına kadar indi. Ork acıyla kasıldı ve bağıramadan yavaşça yere yığıldı. Diğer ork hareketi gördüğünden Adun'a doğru dönüyordu.
-----------------------------
Ork -16 HP = dead
Yeni turn insiyatifleri
Ork 3
Adun 12
Ork dönerek clubını önce kafana sonra göğsüne savuracak.
Adun Hadati kardeşleriyle beraber silah yığınına doğru koştu. Devasa silahının kabzası yığının içinde rahatça görünüyordu. Koştu ve silahı yığının içinden çekip çıkarttı. Arkasına dönüp savaş alanına girdi.
Savaş başlayalı henüz 10 sn kadar olmuştu ama orkların çoğu yerdeydi. Yer yer askerlerden de düşmüş olanlar vardı.
Adun orkların bir miktar geri çekildiğini ve onların bir miktar ön tarafında bir hat oluşturmaya çalıştıklarını gördü ama Hadatilerden habersizmiş gibi hareket ediyorlardı.
Adun sessizce ön tarafındaki orka doğru hareketlendi. Ork, savaşın gürültüsü içinde arkasından gelen sesi duymamıştı. Adunla beraber diğer Hadatiler de orklara saldırmıştı.
Adun kılıcını kaldırdı ve orkun bedeniyle buluşturdu. Devasa kılıç orkun sağ omzundan girdi ve kaburgasına kadar indi. Ork acıyla kasıldı ve bağıramadan yavaşça yere yığıldı. Diğer ork hareketi gördüğünden Adun'a doğru dönüyordu.
-----------------------------
Ork -16 HP = dead
Yeni turn insiyatifleri
Ork 3
Adun 12
Ork dönerek clubını önce kafana sonra göğsüne savuracak.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
*Andaras*
Andaras öfkeyle kavruluyordu. TEk düşünebildiği şey öldürmekti artık. Savaşı ilk kez hissediyordu ve ne olduğunu anlıyordu.
Üzerine doğru koşan orku gördü. Silahını yukarı kaldırmış üzerine koşuyordu. Kafasına geçirmeye hazırlanıyordu fakat o kadar kolay olmayacaktı. YErinde yine sıkıca durdu. Ork tam hamlesini yapmaya kalkarken sğa hamle yapacak ve ıskalamasını sağlayacaktı. Zamanlamayı tam ayarlayamaması ihtimaline karşı kalkan zaten solunda gerekli yerde duruyordu. Sonra Ork kendini toparlayana kadar kılıcını onun bedeniyle bütünleştirecekti.
Artık bunları düşünmesi için çaba sarfetmesi bile gerekmiyordu. Herşey adeta bi refleks olmuştu...
Andaras öfkeyle kavruluyordu. TEk düşünebildiği şey öldürmekti artık. Savaşı ilk kez hissediyordu ve ne olduğunu anlıyordu.
Üzerine doğru koşan orku gördü. Silahını yukarı kaldırmış üzerine koşuyordu. Kafasına geçirmeye hazırlanıyordu fakat o kadar kolay olmayacaktı. YErinde yine sıkıca durdu. Ork tam hamlesini yapmaya kalkarken sğa hamle yapacak ve ıskalamasını sağlayacaktı. Zamanlamayı tam ayarlayamaması ihtimaline karşı kalkan zaten solunda gerekli yerde duruyordu. Sonra Ork kendini toparlayana kadar kılıcını onun bedeniyle bütünleştirecekti.
Artık bunları düşünmesi için çaba sarfetmesi bile gerekmiyordu. Herşey adeta bi refleks olmuştu...
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Adun kendisine doğru gelen clubı rahatlıkla farketmişti ve kendisini savunması için gereken o birkaç saliseyi elde edebilmişti. Adun ork clubıyla dönerken ilk hamleyi savuşturabilmek için geriye doğru sıçrayarak orkla arasına clubın yetişemeyeceği kadar bir mesafe koymaya çalıştı ve bunda da başarılı olabildi (jump check:success). Geriye doğru sıçrarken ise devasa uzunluktaki silahının boy avantajını kullanarak orkun clubının menzilinin dışından silahı orka savurdu. Devasa silah orkun sağ omzunu yararak çapraz bir şekilde içeri vücuduna girdi ve ciğerlerine parçaladı. Adun, bu orku da sadece tek bir hareketle saf dışı etmeyi başarabilmişti.
Sağında ve solunda Hadati kardeşleri diğer orkları halletmişlerdi. Bazıları yaralıydı ve öfkeyle burunlarından soluyorlardı. Adun, ırkının bu konudaki lanetini biliyordu. Vücutları artık dayanamayacak kadar yara aldığın, kendisi de dahil olmak üzere, deliriyorlardı. İnanılmaz bir güce sahip oluyorlardı ama dost düşman dinlemiyorlardı. Burnundan soluyanlara dikkat etmeliydi.
Meydanda çok az ork kalmıştı. Hadatilerin önünde savaşmayan herhangi bir ork yoktu. Bununla birlikte Adun'un hemen önünde bir ork bir askeri sıkıştırmıştı.
------
Ork : -15 HP=dead
Sağında ve solunda Hadati kardeşleri diğer orkları halletmişlerdi. Bazıları yaralıydı ve öfkeyle burunlarından soluyorlardı. Adun, ırkının bu konudaki lanetini biliyordu. Vücutları artık dayanamayacak kadar yara aldığın, kendisi de dahil olmak üzere, deliriyorlardı. İnanılmaz bir güce sahip oluyorlardı ama dost düşman dinlemiyorlardı. Burnundan soluyanlara dikkat etmeliydi.
Meydanda çok az ork kalmıştı. Hadatilerin önünde savaşmayan herhangi bir ork yoktu. Bununla birlikte Adun'un hemen önünde bir ork bir askeri sıkıştırmıştı.
------
Ork : -15 HP=dead
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Andaras kendisine doğru koşan orku dikkatli gözlerle izliyordu. Uygun zamanda kendisini yan tarafa doğru atacak ve orka kılıcını saplayacaktı. Elinden geldiğince soğukkanlı durmaya çalışarak bekledi.
Ork böğürerek tüm öfkesiyle Andaras'a doğru koşuyordu. Clubını bu çirkin surata geçirmek, klandaşlarının öcünü almak ve onuruyla yurduna dönmek... Neden olmasın?
Ork tam Andaras'a varacaktı ki koşarken ona doğru kaykılmış bedeninin dengesini kaybetti. Clubını alakasız bir yere salladı. Andaras böyle bir hata beklemediğinden zamanlamasını tam ayarlamadı. Yine de kendisini yana atarak bodozlama hareket eden orkun ona çarpmasını engelledi ama orka yaptığı saldırı başarısız olmuştu.
---------
Andaras insiyatif sende ork bu turn doğrulup sana dönmeye çalışacak.
Ork böğürerek tüm öfkesiyle Andaras'a doğru koşuyordu. Clubını bu çirkin surata geçirmek, klandaşlarının öcünü almak ve onuruyla yurduna dönmek... Neden olmasın?
Ork tam Andaras'a varacaktı ki koşarken ona doğru kaykılmış bedeninin dengesini kaybetti. Clubını alakasız bir yere salladı. Andaras böyle bir hata beklemediğinden zamanlamasını tam ayarlamadı. Yine de kendisini yana atarak bodozlama hareket eden orkun ona çarpmasını engelledi ama orka yaptığı saldırı başarısız olmuştu.
---------
Andaras insiyatif sende ork bu turn doğrulup sana dönmeye çalışacak.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
